{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1284 Esas<br>KARAR NO:2025/212<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:17/05/2022<br>NUMARASI:2021/461 E. - 2022/319 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava talepli dilekçesinde özetle; müvekkilinin icra takibine konu çekten tebliğ edilen ödeme emri ile haberdar olduğunu, çekinin ön ve arka sayfasında bulunan imza ve kaşenin müvekkiline ait olmadığını, İlk takibin ... Sayılı dosyası olup ... Bankası' na ait çalıntı çeklerle başlatılan bir takibi olduğunu, bu takibe karşı İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/270 E. Sayılı dosyası ile menfi tespit davası ve İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/251 E. Sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açıldığını, imzaya itiraz davasında teminatsız olarak icra takibinin durdurulması kararı verildiğini,  müvekkilinin icra takibinde yer alan borçlulardan hiçbirini tanımadığı gibi ne çekin keşidecisi olan ... Şti. ile ne de ciro silsilesinde kendisinden sonra yer alan ... Şti. ile hiçbir ticareti olmadığını, Daha önce müvekkili aleyhine başlatılan icra takiplerinin birinde de kargoda çalınan çeklerle işlem yapıldığı çeki gönderen banka tarafından verilen kayıp ve çeklerin sorguya kapatıldığına dair yazı ile de sabit olduğunu, davalı veya 3. kişiler tarafından kötüniyetli olarak sahte imzalarla çek düzenlediğini ve icra takibine konulduğunu, bu hususla ilgili savcılığa suç duyurusunda da bulunulacağını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile daha önce de müvekkili sahte imza ve kaşeyle icra takipleri başlatıldığı ve daha evvel yine  teminatsız olarak tedbir ve durdurma kararı verildiğini, imzanın ve yazıların müvekkiline ait olmadığının çıplak gözle dahi belli olan ve kötüniyetle başlatılan icra takibinin karşı tarafın farklı saiklerle hareket ediyor olması neticesinde dosya bedelinin ödenmesi durumunda istirdadının imkansız olacağından dolayı ve ticari hayatın zorluğu dolayısı ile teminat yatırmanın zorluğu ve müvekkilinin sürekli sahte kaşe ve imzalar nedeniyle bu şekilde takiplere maruz kaldığı gözetilerek öncelikle İstanbul ... İcra Dairesinin ... Sayılı dosyasından başlatılan takibin teminatsız olarak durdurulmasına, aksi kararda uygun görülecek teminat oranında takibin durdurulmasına ve yatırılan teminat sonrasında icra dosyasında tahsil edilecek bedellerin alacaklı tarafa tedbiren ödenmemesine karar verilmesini,  talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı... Şirketi arasında imzalanan 15.12.2020 tarihli genel faktoring sözleşmesi kapsamında, ciro yoluyla tevdi alınan dava konusu çeke ilişkin müvekkili tarafından ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, akabinde davacı tarafından işbu takibe ilişkin olarak huzurdaki dava ikame edildiğini, müvekkili şirket tarafından borçlular aleyhine başlatılan ... sayılı dosyası dosya borçlularından...Şirketi tarafından ödeme yapılması üzerine infaz edilmiş olup huzurdaki davanın konusuz kaldığını, bu sebeple karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmekte olup davanın açıldığı tarih itibariyle müvekkili şirketin haklı olup vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, söz konusu çek, müvekkiline ciro yoluyla geçmiş olduğu ve müvekkilinin çekin yetkili ve iyi niyetli meşru hamili olduğunu, çekin ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığını,  müvekkilinin çekin iyi niyetli yetkili hamili olduğunu, müvekkilinin takibe konu çekin ibraz tarihinde karşılığının bulunmaması nedeniyle borçlular aleyhine ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkilinin söz konusu çek hakkında icra takibi başlatmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, 3. müvekkil şirket tarafından usulüne uygun faktoring işlemi yapıldığını, dava konusu çekte yer alan imza davacıya ait olmasa dahi işbu hususu müvekkili şirketin bilmesi mümkün olmadığını, müvekkili şirket bir faktoring şirketi olup imzanın sıhhatini bilebilecek durumda olmadığını, usul gereği de çekin üzerinde düzenleyene izafe edilebilecek bir imza şeklen mevcut olmasına rağmen bu imzanın sahte/taklit olması, imzaların bağımsızlığı ilkesi (TTK M. 677) gereği tedavül eden çekin geçerliliğine engel olmayacağını, müvekkili şirket mevzuat çerçevesinde usulüne uygun olarak faktoring işlemi gerçekleştirmiş olup davacıyla da doğrudan bir ilişkisi bulunmadığını, şirket, iktisap ettiği dava konusu çekteki ciro silsilesinde, çeki veren kişinin, devralınan faturada alacaklı gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın da faturadaki borçlu ile aynı olduğu, fatura ile kambiyo senedi arasındaki tutarların uyumlu olduğu hususlarında gerekli araştırmaları yaparak çeki iktisap ettiği, davanın kabulüne karar verilse dahi müvekkilinin kötüniyetli olmadığı beyan ederek; fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"Tüm dosya kapsamına göre; davacı dava konusu çekin lehdarı olup, davalı... A.Ş çekin hamili durumundadır. Çekin davalıya ... Şti. tarafından ciro yolu ile intikal ettiği ve bu ciranta ile davalı arasında faktoring sözleşmesi bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Çekteki alacağın.... Şti ile bir önceki ciranta ... Şti arasındaki mal satış bedelini içeren faturadan kaynaklandığı ve böylece çekteki alacağın önceki alacaklı ile borçlu arasındaki mal satışından kaynaklandığının sunulan fatura ve alacak bildirim formu ile  belgelenmiş olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.  Davacı tarafça senedin çalındığı iddia edilmişse de dava konusu çek hakkında ceza soruşturması veya alınmış ödemeden men yasağı kararı bulunmamaktadır. Mevcut bu durumda  faktoring işleminin Yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, çekin ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, davalının yetkili hamil olduğu, ...şirketinin çekin çalıntı olduğunu  bilebilecek durumda olmadığı, davalının kötüniyetli olduğuna dair iddiaları teyit eder tarzda bir delil bulunmadığı anlaşıldığından davacı tarafça açılan davanın reddine\"  karar verilmiştir.Davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın REDDİNE,<br>İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çekte alacaklı olduğunu iddia eden davalı ... Şirketi ile çekteki cirantalar ... Şti. ve ... Şti. ile davacı müvekkilin hiçbir ticari ilişkisi olmadığını, delil niteliğine haiz olan ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde sabit olduğunu, bilirkişi raporu lehlerine olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesi haksız ve hukuka aykırı şekilde davanın reddine karar verdiğini, sunulan imza sirküsünden ve şirket yetkililerinin diğer imza örneklerinden de anlaşılacağı üzere çekteki imza müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, çek keşidecisi ile müvekkili arasında veya alacaklı olduğunu iddia eden davalı ile hiçbir şekilde borç ve alacak ilişkisi bulunmadığını, ayrıca çekin arkasında bulunan kaşenin de müvekkili şirketin kullandığı bir kaşe olmadığını, ekte sunulan müvekkili şirket kaşesinde unvanında bulunan \"Otomotiv\" kısmının her zaman kısaltılmış halde kullandığı, ancak çekte kısaltılmadan hazırlanan bir kaşe kullanıldığını, diğer yandan müvekkilin kullandığı kaşe de adres kısmı tam ve uzun adres iken ve Mersis numarası bulunurken çekte kullanılan kaşe de bunlar bulunmadığını, davalı şirket, cirantalardan \"... Şti.\"nin çeki nasıl aldığını ispat edemediği ve bilirkişi raporuyla davacı müvekkilin bu firmayla ticareti olmadığının sabit hale geldiğini, bilirkişi raporu hükme esas alınmadığını ve müvekkili icra takibinde yer alan borçlulardan hiçbirini tanımadığını, ne çekin keşidecisi olan .. Şti. ile ne de ciro silsilesinde kendisinden sonra yer alan ... Şti. ile hiçbir ticareti olmadığını, çek sahte kaşe ve imza ile piyasaya sürüldüğünü, müvekkilin borçlu kabul edilebilmesi mümkün olmadığını, mahkeme imza incelemesi dahi yapılmadan davanın reddine karar verildiğini, davacı müvekkilin ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda,  mahkeme ilamının davacı müvekkili  lehine kaldırılması ve yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye iadesini veya davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek; davacı müvekkilin her türlü fazlaya ilişkin talep ve yasal hakları saklı kalmak kaydı ile eksik ve hatalı incelemeye dayalı olarak tanzim edilen, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05//2022 tarih ve  2021/461 E. 2022/319 K. sayılı ilamının istinafen tetkiki ile davacı müvekkili lehine kaldırılmasına ve yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye iadesine veya davanın kabulüne karar verilmesini, talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava dışı faktoring müşterisi tarafından genel faktoring sözleşmesi kapsamında davaya konu çek ciro yoluyla tevdi alındığını, davacı eldeki dava ile çekin kargo şirketinin aracında gerçekleşen hırsızlık sonucu kendilerinin cirosu bulunmaksızın çalındığını, çek, müvekkili ile müşterisi arasında imzalanan dosyada mübrez genel faktoring sözleşmesi kapsamında alacağı tevsik eden belgelere binaen ciro yoluyla müvekkili şirkete intikal etmiş olduğunu, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığını, dava konusu çek üzerinde müvekkilinin cirosu bulunduğunu ve müvekkili çekin yetkili hamili olduğunu, davacı tarafın çek üzerinde yer alana imza ve kaşenin kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, müvekkili tarafından usul ve yasaya uygun şekilde faktoring işlemi yapıldığını iddia ettiğini, müvekkilinin ara cirolardaki ciroların sıhhatini araştırma yükümlülüğü bulunmadığı gibi böyle bir yükümlülüğü olsa dahi hakkında ödemeden men kararı dahi olmayan bir çekin çalıntı olup olmadığını bilmesi mümkün olmadığını, müvekkili şirketin kötü niyetinden ve sorumluluğundan da söz edilemeyeceğini, dava konusu çeke ilişkin alınan herhangi bir ödemeden men kararı, devir yasağı ve yahut savcılığa  yapılan bir suç duyurusu bulunmadığını, hal böyle iken davacı yanın müvekkilin araştırma  yükümlülüğüne aykırı davrandığı yönündeki iddialarının haksız olduğunun dikkate alınması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından borçlular aleyhine başlatılan ... sayılı dosyası dosya borçlularından ... Şirketi tarafından ödeme yapılması üzerine infaz edildiğini,  bu sebeplerle davacının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı ... Sayılı icra dosyasına konu ...bank ... şubesine ait ... çek seri numaralı, 15/04/2021 keşide tarihli ve 33.500,00 TL bedelli çekin çalıntı olduğunu imzanın ve kaşenin kendisine ait olmadığını ileri sürmektedir.... sayılı dosyasında;  davalı takip  alacaklısı tarafından 04.08.2021 tarihinde, dava konusu 15.04.2021 keşide tarihli 33.500,00TL tutarlı ... numaralı çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Dava konusu çekin; ...bank ... İstanbul şubesine  ait keşidecisi  ...Şti  olan 15/04/2021 tarihli  ... seri numaralı 33.500,00 TL bedelli olduğu,  lehdarın davacı ... Şti ,cirantaların ... Şti, ... Şti ve son hamilin  ...  A.Ş olduğu süresi içinde bankaya ibraz edildiği karşılığının çıkmadığının bildirildiği görülmüştür.Faktoring sözleşmesi davalı ile dava dışı ciranta... Şti arasında düzenlendiği, davalının faturaya istinaden çek tevdi bordrosu ile çeki teslim aldığı,  icra dosyasının dava dışı  ... Şti tarafından21/12/2020 tarihinde ödendiği görülmüştür.Mahkemece,  Davacı tarafından ceza soruşturması veya alınmış ödemeden men yasağı kararı bulunmadığını, davalının yetkili hamil olduğu, ...şirketinin çekin çalıntı olduğunu  bilebilecek durumda olmadığı, davalının kötüniyetli olduğuna dair iddiaları teyit eder tarzda bir delil bulunmadığı  gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Somut olayda; Davacı tarafından takibe konu çekteki  lehdar imzası ve kaşesinin kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, imzaya itirazın mutlak itirazlardan olduğu herkese karşı ileri sürülebileceği, davalının iyi niyetli veya kötü niyetli olmasının sadece kötü niyet tazminatı yönünden değerlendirmede etkili olduğu mahkemece anılan gerekçe ile imzanın aidiyeti konusunda  hiç bir bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın eksik inceleme neticesinde davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Mahkemece,  İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/1109 Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu getirtilerek, bilirkişi incelemesi yaptırılıp  yaptırılmayacağının takdir edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2022 tarih, 2021/461 E. 2022/319 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"532a12f30d260607","SID":"2bb31f6d4cded340"}}