{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/2002 - 2025/120<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/2002 <br>KARAR NO\t: 2025/120<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                   K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/39 E.  -  2022/293 K.<br><br>DAVACI\t:   <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/09/2022 tarih ve 2022/39 Esas - 2022/293 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2017/95735, 2018/25450, 124363, 2018/25480, 2018/18599 sayılı ve \"...\" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"...\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2020/25530 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, itirazın kısmen kabul edildiğini, davalının bu kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından kabul edilerek bu kez başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılmasına karar verildiğini, oysa dava konusu markanın müvekkili markalarına görsel, işitsel ve kavramsal olarak ciddi düzeyde benzediğini, bu haliyle markaların ortalama tüketicilerce ilişkilendirilmesi ve karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, davalının başvuru markasının müvekkili şirket markaları ile benzer mal ve hizmetlerde tescil edilmek istendiğini, emsal marka başvurularının davalı kurum tarafından reddedildiğini, müvekkili markalarının tanınmışlığı nedeniyle SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların da oluşacağını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ... YİDK'nın 2021-M-10728 sayılı kararının iptali ile dava konusu 2020/25530 başvuru numaralı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, davacının öne sürdüğü 2017/95735, 2018/25450, 91/000502, 2018/25480 sayılı \"...\" ibareli markalarda bu kelime ya tek başına ya da kelimenin başında kullanılmış olduğunu, \"...\" kelimesinin Yunanca'da \"bitki\" anlamına geldiğini, müvekkili ... Ltd. Şti.'nin kuruluşunda emek veren akademisyenlerin GETAT dalında çalışan, tıbbi uzmanlıklarını geleneksel tıbba yönelterek belirli tedavi yöntemlerini benimsemiş olan kişiler olduğunu, davacı şirketin tekelinde tutmak istediği \"...\" kelimesinin geleneksel tıp uzmanlarının uyguladıkları bir tedavi çeşidinin tanımlayıcısı olduğunu, dava konusu markanın \"...\" markası altında toplanacak ürünlerin mahiyetini açıklamak ve tıp jargonunda oldukça iyi bilinen fitoterapi uygulamalarına dikkat çekebilmek amacıyla bilinçli ve amacına uygun olarak seçildiğini, \"...\" ve \"...\" ibarelerinin bir araya gelerek yeni bir anlam oluşturduğunu, müvekkili markasının bir bütün olarak ayırt edicilik taşıdığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalıya ait dava konusu markanın kapsamındaki dava konusu; “05. Sınıf: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. 35. Sınıf: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.”nin davacıya ait redde gerekçe markaların kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı;  somut uyuşmazlığın \"...\" ibaresinin ortaklığından kaynaklandığı, dava konusu markada yer alan \"...\" ibaresinin \"canlı, hayat\", \"...\" ibaresinin ise biyoloji alanında kullanılan ve \"bitkilerle ilgili\" anlamına geldiği, dolayısıyla, \"...\" ibaresinin dava konusu mallar/hizmetler ve özellikle 5. sınıfa ait mallar bakımından ayırt edici niteliğe haiz olmayan veya ayırt edici niteliği zayıf bir ibare olduğu sonucuna varıldığı; her ne kadar dava konusu markanın kapsamında yer alan dava konusu mallar/hizmetler ile redde gerekçe markaların kapsamındaki mallar/hizmetler aynı/ aynı tür/ benzer olsa da, dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, davacıya ait markalar ile davalıya ait dava konusu markanın arasında özellikle ilaçlar bakımından uzman tüketici olan doktor ve eczacılar ile ortalama tüketiciler olan hastalar bakımından iltibas ihtimali bulunmadığı, zira ilaçların farklı etken maddeleri içermesi ve farklı hastalıkların tedavisinde kullanılması durumunda iltibas oluşmayacağı, aynı etken maddeleri içermesi ve aynı hastalıkların tedavisinde kullanılması durumunda da doktor ve eczacılar gerek eğitim düzeyleri, gerekse sahip oldukları mesleki bilgiye bağlı olarak ilaç markaları yönünden ortalama tüketiciye nazaran çok daha yüksek bir algıya sahip oldukları, bu nedenle iki markayı karıştırmayacakları, ortalama tüketici açısından da ilaç seçiminin tüketicinin insiyatifinde olmadığı, doktorun reçeteye yazdığı ilacın eczaneden alındığı, ilacın reçetesiz satılması durumunda da ortalama tüketicinin 05. sınıf emtia yönünden daha dikkatli olduğu, bu durumlarda eczacıya rahatsızlığını söyleyerek ilacı istediği ya da istediği ilacın kutusunu getirerek satın alındığı, bu durumda da araya uzman tüketici eczacı girdiği için iltibas ihtimali bulunmadığı, dava konusu 5. sınıfın 02 ila 07. alt gruplarında yer alan ürünlerin alıcılarının belli uzmanlık seviyesine sahip, bilinç düzeyi yüksek tüketicilerden oluşması, 35. sınıfta yer alan dava konusu hizmetlerin tüketici kitlesinin de belirli düzeyde özen göstermek suretiyle bu hizmetlere ulaştığı dolayısıyla benzer değerlendirmenin bu mallar/hizmetler bakımından da geçerli olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı; davacı tarafından dava konusu markanın esas unsuru konumundaki \"...\" ibaresinin Türkiye’de uzun süredir dava konusu mallar/hizmetler üzerinde kullanıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı, dolayısıyla davacının eskiye dayalı kullanımının bulunmadığı; dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı; davalı şirketin kötü niyetli olmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br><br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, marka uzmanı bilirkişilerin zıt görüşüne rağmen yeni rapor alınmamasının HMK'nın 266. maddesine aykırı olduğunu, somut uyuşmazlığın bilirkişilerce çözümlenmesi gereken teknik bir konu olup karşıt görüşün davanın haklılığını ortaya koyduğunu, \"...\" ibaresinin biyolojinin kısaltması olarak algılanacağını, tanımlayıcı nitelikte olduğunu ve markaları farklılaştırmadığını; her iki taraf markasının esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğunu, bu ibare bitki anlamına gelse de ortalama tüketicinin anlamını bilmeyeceğini, markanın yıllardan yaygın olarak kullanılması nedeniyle ayırt edicilik kazandığını, zayıf marka olduğu kabul edilse bile iltibasın gerçekleşeceğini, ... ibaresinin canlı anlamına geldiğini, davalı markasının müvekkili markasının devamı gibi algılanacağını, ayrıca zayıflığın her bir mal için ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, tüketici kitlesinin bilinç seviyesinin yüksek olmasının doğrudan iltibasın gerçekleşmeyeceği anlamına gelmediğini, marka kapsamlarında sadece ilaçların bulunmadığını, kaldı ki ilaçların büyük çoğunluğunun reçetesiz temin edilebildiğini, SMK'nın 6/3-5-9. fıkraları uyarınca da davanın kabulünün gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin \"...\" ibaresinin, 01, 03, 05, 30, 31, 35, 41, 42 ve 44. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının \"...\" ve \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas, gerçek hak sahipliği, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek başvurunun kapsamından 05. sınıf mallarla 35/05. alt sınıfta bu malların perakendeciliği hizmetleri reddine karar verildiği, davalı yirketin bu karara karşı yaptığı itiraz üzerine ise YİDK'nın 2021-M-10728 sayılı kararıyla davalı şirketin itirazının kabul edilerek, başvuru kapsamından çıkartılan mal ve hizmetlerin başvuru kapsamına iade edildiği, anılan kararın davacıya 08.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 02.02.2022 tarihinde  açıldığı anlaşılmıştır.  <br>İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı, davacının eskiye dayalı hak sahibi olup olmadığı, SMK'nın 6/5 maddesindeki koşullarını gerçekleşip gerçekleşmediği ve dava konusu başvurunun kötü niyetli olarak yapılıp yapılmadığı noktasındadır.<br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.<br>\tBu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, ilk derece mahkemesi kararında da tartışıldığı üzere, dava konusu markanın kapsamındaki 05. ve 35. sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetlerin davacının itiraza mesnet markalarının kapsamında korunduğu, böylece emtia benzerliği şartının kısmen gerçekleştiği anlaşılmıştır.   <br>\tTaraf markalarındaki işaretlerin benzerliğine gelince; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalı şirketin \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacının \"...\" ve \"...\" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira, dava konusu markada \"...\" ibaresine eklenen \"...\" ibaresinin \"canlı, hayat\" anlamlarına geldiği ve ayırt ediciliğinin düşük olması nedeniyle ayırt ediciliği sağlayacak mahiyette olmadığı, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  21.10.2024 tarih ve 2023/6143 E.-2024/7394 K. sayılı kararında \"...\" ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı yönündeki Dairemiz kararının onanmasına karar verildiği; öte yandan her ne kadar dava konusu markada \"...\" ve \"...\" ibareleri birleşik olarak yazılmış ise de, bu ibarelerin birleşik yazılmak suretiyle yeni bir anlam kazandığının söylenemeyeceği ve başvuruyu oluşturan ibarelerin bağımsız anlamlarını korumaya devam ettikleri; yine \"...\" ibaresinin anlamının yaygın kullanımı bulunmaması nedeniyle bu kelimenin ortaklığının taraf markaları arasında iltibasa sebebiyet vereceği, ilgili tüketicilerin dava konusu başvuruyu gördüklerinde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayamayacağı, bu hali ile emtia benzerliği gerçekleşen mal ve hizmetler yönünden, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.05.2024 tarih ve 2023/452 E.-2024/3711 K. sayılı kararında \"...\" ibaresinin, 21.02.2024 tarih ve 2022/4960 E.-2024/1359 K. sayılı kararında \"...\" ibaresinin, 20.10.2020 tarih ve 2020/614-4248 E.-K. sayılı kararında \"...\" ibaresinin, 08.05.2019 tarih ve 2018/1801 E.-2019/3504 K. sayılı kararında \"...\" ibaresinin davacı markalarıyla benzer bulunduğu anlaşılmış, SMK'nın 6/1. maddesi koşullarının oluştuğu sonucuna varılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü ise isabetli bulunmamıştır.           <br>Her ne kadar, davacı vekilince dava konusu başvurunun SMK'nın 6/3-5-9. maddesi uyarınca de reddi gerektiği ileri sürülmüş ise de, davacının başvuru tarihinden önce \"...\" ibaresini tescilsiz kullanarak hak elde ettiğini, mesnet markalarının tanınmışlığı ile başvurunun tescili halinde SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların gerçekleşeceğini ve başvurunun kötü niyetle yapıldığını kanıtlayamadığı, açıklanan nedenle, davacı vekilinin bu itirazlarının ise yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. <br>Bu itibarla, taraf markaları arasında emtia benzerliği gerçekleşen mal ve hizmetler yönünden iltibas bulunması nedeniyle ilk derece mahkemesince bu mal ve hizmetler yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.   <br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 22/09/2022 gün ve 2022/39 Esas - 2022/293 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın  KISMEN KABULÜ ile; YİDK'nın  2021-M-10728 sayılı kararının “05. Sınıf: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. 35. Sınıf: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.”  yönünden KISMEN İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,  <br>\t3-Dava konusu 2020/25530 sayılı markanın “05. Sınıf: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. 35. Sınıf: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE<br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t6-Davalı ... ile davalı şirket kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t7-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.300,00-TL bilirkişi ücreti, 234,98-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 120,00-TL tebligat masrafı, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.875,68-TL yargılama giderinin, davanın kabul-red oranı takdiren 1/3 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 958,56-TL sine 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 1.119,96-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t8-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>   10-Davacıdan peşin olarak alınan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİ: 22/02/2025\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"78f102b030ec2428","SID":"b55e28b09b98aa6e"}}