{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1176 Esas<br>KARAR NO: 2025/194<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 04/02/2021<br>NUMARASI: 2018/454 Esas, 2021/73 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/02/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının maliki olduğu İstanbul Büyükada ... Mahallesi, ... Caddesi, ... pafta, ... ada, ... parsel üzerine inşa edilecek yapı kompleksinin müvekkilince yapı deneticiliği işinin üstlenildiğini; 21/12/2010 ile 19/12/2012 tarihleri arasında tam 12 adet yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalandığını; bu sözleşmeler gereğince davacı tarafça 31/12/2010 tarihinde düzenlenen tutanakla işin teslim alındığını, davacı müvekkilinin 31/12/2010 tarihinde teslim aldığı işi eksiksiz bir şekilde tamamladığını; 01/10/2015 tarihi itibariyle işin %100 seviyesinde bitirildiğine dair tutanağın imzalandığını, ancak yapı denetim sisteminde düzenledikleri faturalar gereğince hak edişlerinin tam ödenmediğini belirterek 802.039,82 TL ödenmemiş hak edişlerinin, hak ediş tarihleri olan 31/12/2015 ve 04/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak ediş alacağının ancak belediyeden istenebileceğini bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, kaldı ki, ikametgahlarının Sarıyer olması nedeniyle mahkemenin yetkisiz olduğunu, davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini, davacının hizmet verdiği dönemde 2013 yılı sonunda inşaatın %95 seviyesinde iken İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 2013/1059 sayılı davasında 12/12/2013 tarihinde tüm inşaat işlerinin durdurulmasına karar verildiğini, bu nedenle yapı kullanım belgesi de alamadıklarını, İdare Mahkemesince bu kararın 26/05/2015'de kaldırıldığını, sonra yaz çalışma yasağının devreye girdiğini, çalışmaların 30/09/2015'de yeniden başladığını, bu nedenle 12/12/2013 - 30/09/2015 arasında çalışma olmadığından dolayı bu döneme ait bedel istenemeyeceğini, işi bitirme tutanağının 01/10/2015'de alındığını, yapı kullanım belgesinin 15/07/2016'da alınabildiğini, davacının çalışmasının 11/11/2015'de bittiğini belirterek davacının hak ettiği tüm hak edişlerin müvekkili tarafından ödendiğini, ödemeler yapılmak suretiyle hizmet ilişkisinin sonlandırıldığını, davacının talebinin haksız zenginleşmeye yönelik olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının kendi imzasıyla kabulünde olan 01/10/2015 tarihli işi bitirme tutanağına kadar olan alacaklarının tamamını tahsil ettiği, zaten bunların dava konusu olmayıp bu tarihten sonra tek taraflı düzenleyip davalının imzasını içermeyen hak edişleri dava konusu ettiğinin belirlendiği, davacı, 01/10/2015 tarihli işi bitirme tutanağından sonra da denetim hizmetinin devam ettiğini beyan etmiş ise de, davalı tarafın bunu kabul etmediği; bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere kesin hak edişten sonra davacı firmanın yapı denetimine devam edeceği bir işin kalmadığının halin icabı olduğu; aksinin karşı tarafın imzasını içeren belgelerle ispatı gerektiği; mahkemece bununla da yetinilmeyip belediyeyle yazışma yapıldığı, 01/10/2015 tarihli iş bitirme tutanağından sonra inşaatın hiç bir şekilde devam etmediği ve bu tarihten sonra yapı denetim tutanağı düzenlenmesinin mümkün bulunmadığına ilişkin hususun belediye cevabıyla da anlaşıldığı; gerçekten davacı ile davalı arasındaki işin 01/10/2015'de imzalanan iş bitirme tutanağıyla ve açıkça sonlandırıldığı; bundan sonra davacının verebileceği bir yapı denetim hizmetinin kalmadığı, gelen belediye yazısı ile de bunun tevsik edildiği, davacının davalıdan herhangi bir hizmet alacağı kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davaya konu alacağın tanımlamasında hataya düşüldüğünü, kararın iddia başlıklı kısmında faturadan bahsedilmişse de, belediyenin hatalı olarak yapı denetim hizmet bedelinin bakiye kısmının ödenip ödenmediğini kontrol etmeden iskan belgesi verdiğini, davalının da ödeme yapmadığı için belediyenin ilgili hesabında müvekkili şirkete yapılacak bir ödeme olmadığından faturanın düzenlenmediğini, davaya konu yapı denetim hizmet alacağının doğduğu tarihin değerlendirilmesinde hata yapıldığını, taleplerinin iş bitirme tutanağından sonra da denetim işi yaparak ücrete hak kazanıldığı yönünde olmadığını, kanun ve sözleşmede açıkça % 100 iş bitirme tutanağından sonra % 5 oranında yapı denetim hizmet ücretinin doğacağını belirttiğini, hak ediş raporlarında davalının imzasının olmamasının bu hakkın doğumuna engel olmadığını, hak ediş raporlarının belediye tarafından hazırlanıp onaylandığını, hak ediş raporlarının oluşturulması için gereken belgenin seviye tespit tutanağı olduğunu, bunu da ilgili belediyenin tespit edip düzenlediğini, yapı denetim şirketinin ise sadece belediye tarafından hazırlanan seviye tespit tutanağındaki bilgileri sisteme girdiğini, hak edişin hiç bir kısmının yapı denetim firmasınca oluşturulmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 4 yıl için imzalandığını, inşaatın durdurulması nedeniyle inşaat ruhsatının iptal edilmediği müddetçe yapı denetim şirketinin sorumluluğunun devam ettiğini, yasal olarak inşaatın durdurulduğunun yapı denetim firmasına resmi olarak bildirilmediğini, inşaatın durdurulmasına rağmen inşaatın ruhsat süresi ve sözleşme süresi içinde tamamlandığını, müvekkilinin tüm aşamalardaki hizmetini yerine getirdiğini, Mahkemece delillerin eksik toplanarak karar oluşturulduğunu, dava tarihinden sonra Adalar Belediyesine Hakediş ödemesi yapıldığına ilişkin bilgi girişi yapıldığını, bu hususun ilgili belediyeden sorulması gerekirken sorulmadığını, bahse konu bilgi/belgenin sahteliği nedeniyle resmi evrakta sahtecilik ve sahte belgeyi kendi menfaati için kullanma nedeniyle Adalar belediyesi İmar işleri memurları ile davalı şirket yetkilileri için Savcılık nezdinde şikayetçi olduklarını, dosyadaki bilirkişi raporu ile farklılık taşıyan bir uzman raporu varken, raporlar arasındaki çelişkiyi gidermeden eksik inceleme ile karar oluşturulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; yapı denetim hizmetinden kaynaklı yıl sonu hakediş alacağı ile fesih hakediş alacağı istemine ilişkindir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. Taraflar arasında İstanbul ili, Adalar Belediyesi,  ... Mah. Çankaya adresinde bulunan ... pafta, ... adada kayıtlı arsa üzerinde yapılacak inşaatın yapı denetim kuruluşu tarafından projelerin incelenmesi, ruhsata ve eklerine uygun olarak yapılmasının denetlenmesi hizmeti olan 12 adet Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi imzalandığı anlaşılmıştır. 12.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda, işi bitirme tutanağının 01/10/2015 tarihinde imzalandığı, imzalı hak edişlerde ödemelerin tamamının alındığının yazılı olduğu, imzalı olmayan hak edişlerin ödemelerinin de beklemede olduğu; işi bitirme tutanağından sonra hazırlanan ve imza altına alınmamış olan hak edişlerin neden hazırlandığının anlaşılamadığı, örneğin dava konusu edilen otel \" YIBF NO: ... \" de işin %100'ünün tamamlandığı 31/12/2014 tarihli 8. hak ediş hazırlandığı ve ödendiği belirtilmiş ayrıca işin 01/10/2015 tarihinde tamamlandığı iş bitirme belgesi ile imza altına alındığı görülmüş olup; davacının dayandığı imzalanmamış 31/12/2015 tarihli 9 ve 04/12/217 tarihli 10. hak edişlerin ne için hazırlandığının anlaşılamadığı, 7 - 8 blok (YIBF NO: ... ) de icmalde gösterilen 9 numaralı hak edişin, 14 - 15 blok ( YIBF No: ... ) de icmalde 3 nolu hak edişin 4.870,79 TL, hak edişin kendisinden de 4.870,44 TL olduğu, köşk - müştemilat ( YIBF No: ... ) de 9 numaralı hak edişin imzalı olarak 11/11/2015 tarihli 15.311,67 TL'lik ve imzalı olmayan 04/12/2017 tarihli 32.218,31 TL olarak iki kez hazırlandığının görüldüğü, yapı sahibi, yapı müteahhidi ve teknik görevliler tarafından onaylı iş bitirme tutanaklarında söz konusu işlerin % 100 seviden tamamlandığı ve hakediş bedellerinin davacı tarafından alındığının tespit edildiği, denetim hizmet bedeline ait imzasız-onaysız hakediş raporlarının ise neye göre hazırlandığı belirlenemediğinden davacı tarafın herhangi bir yapı denetim alacağı olmadığı bildirilmiştir.  Davacı, taşınmaz üzerinde bulunan yapılar hakkında yasal düzenleme gereği % 5 lik kısma tekabül ve tahahhuk eden 9 ve 10 numaralı hak ediş bedellerinin ödenmediğini, ayrıca 04.12.2017 tarihli fesih hakediş bedellerinin ödenmediğini iddia etmiştir. Davacı şirket tarafından 01.10.2015 tarihinde iş bitirme tutanağının imzalandığı, iş bitirme tutanaklarında işlerin % 100 seviyede tamamlandığının belirtildiği anlaşılmıştır. Adalar Belediyesine yazılan müzekkereye verilen 16.11.2020 tarihli cevabi yazıda, ...  Denetim firmasınca Belediyeye % 100 iş bitirme ile ..., ...,..., ..., ... ,...,..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ...no'lu YIBF lerin % 100 seviyesinde onaylandığı ve Yapı Denetim hak ediş bedellerinin ödendiği ve 15.07.2016 tarihinde de Yapı kullanma izin belgeleri düzenlendiği bildirilmiştir. Davalı vekilinin 25/07/2021 tarihli davacının istinaf talebine karşı ek beyanlar konulu dilekçesi ekinde sunduğu, Adalar Kaymakamlığı'nın 2021/03 karar nolu 05/07/2021 tarihli kararında; Adalar Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğü ve ... bank İstanbul Büyükada Şubesi ile yapılan yazışmalar sonucunda kalan % 5 lik hakediş tutarının 02/08/2016 tarihinde ... Şirketinin ... Bankası A.Ş. hesabına aktarıldığı, hak kaybına yol açtığı ve sahte evrak yapıldığı iddia edilen 31/05/2018 tarihli girişin; 02.08.2016 tarihli ödeme ile % 100'ü tamamlanan ancak Ulusal Yapı Denetim Sisteminde % 5lik kısmının kapatılmaması nedeniyle açık görülen iş bitirmenin 31/05/2018 tarihinde fark edilerek sisteme 02/08/2016 tarihli belgeler esas alınarak veri girişi yapıldığı, ... Denetim Sistemine sahte ve yanıltıcı bir belgeyle giriş yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığından hakkında ön inceleme yapılan Belediye görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesine karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi, belge, bilirkişi raporu ile Adalar Belediyesi cevabi yazısına göre davacının yapı denetim hakediş bedellerinin ödendiği anlaşılmış, davacı bakiye kalan % 5 lik hakediş tutarının ödenmediği yönündeki iddiasını ispat edemediğinden Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Bununla birlikte, davacı dava dilekçesinde 04.12.2017 tarihli fesih hakediş bedellerinin de ödenmediğini iddia etmiştir.Davacı ile davalı arasında imzalanan Yapı denetim Hizmet sözleşmesinin hizmetin süresi başlıklı 3. Maddesinde hizmetin süresinin sözleşmenin imzalandığı tarihten yapı kullanım izninin alındığı tarihe kadar geçen süre olduğu düzenlenmiştir. Davacının yapı denetim hizmeti verdiği yapılara 15.07.2016 tarihinde yapı kullanım izin belgesi verilmiştir. Bu nedenle bu tarih itibariyle davacının hizmet süresinin sona erdiği anlaşılmıştır. Davacı, dosya kapsamında bulunan Kadıköy ....Noterliğinin ... yevmiye 04/12/2017 tarihli ihbarnamesiyle yapı denetim hizmetinden istifa ettiğini davalıya bildirmiş ise de, yukarıda belirtildiği üzerine, davacının hizmet süresinin yapı kullanım izin belgesi tarihi olan 15.07.2016 tarihi itibariyle sona erdiği dikkate alındığında, hizmet ilişkisinin bu tarihten sonraki 04/12/2017 tarihli istifa bildirimi sonucunda sona erdiği kabul edilmeyecektir. Bu nedenle davacının hizmet ilişkisinin sona erdiği tarihten sonra yaptığı bir fesih bildirimi ile 04/12/2017 tarihli fesih hakedişleri doğduğu yönündeki iddiasının yasal dayanağının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/454 Esas, 2021/73 Karar sayılı ve 04/02/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan  davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c1186ee65b91dfe","SID":"f5974a19e108e659"}}