{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/1430 Esas<br>KARAR NO:2025/251 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:17/12/2019<br>NUMARASI:2017/560 E. -  2019/464 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:19/02/2025<br>Dairemizin  04/07/2022 tarih ve 2020/918 Esas 2022/1274 sayılı kararı Yargıtay, 11. Hukuk Dairesi'nin 18/03/2024 tarih ve 2022/5896 Esas, 2024/2183 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, duruşmalı yapılan inceleme sonucu; <br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin Türk Patent nezdinde ... sayı ile tescilli tasarımın ve ... sayı ile tescilli markanın sahibi olduğunu, müvekkili firmanın söz konusu tasarım ve markasına konu ürününün “...” ismi ile lanse edilmiş olup, tüm Türkiye genelinde gribe karşı enfeksiyon blokeripastil olarak tanıtıldığını ve satışa sunulduğunu, davalı yanca müvekkilinin tescilli endüstriyel tasarımının ve markasının, hem marka hem de tasarım açısından ayırt edilemeyecek derecede benzerinin izinsiz olarak, “...” adıyla eczanelerde satışa arz edildiğinin tespit edildiğini, eyleminin müvekkilinin endüstriyel tasarım ve marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini beyan ederek, davalı yanın fiillerinin, müvekkiline ait ... sayı ile tescilli tasarımlar ile ... sayılı markasından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalı yanın müvekkiline ait ... sayı ile tescilli tasarımlar ile ... sayılı markasından doğan haklarına tecavüz teşkil eden fiillerinin durdurulmasına ve önlenmesine, bu sınai haklara tecavüz suretiyle üretilen ürünlere, bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasına, masrafları davalı yanca karşılanmak üzere, davalı yanın ihlal fiillerinin devamını önlemek üzere el konulan ürünlerin ve araçların imhasına, davalı yan fiillerinin, müvekkiline ait ... sayı ile tescilli tasarımlar ile ... sayılı markasından doğan haklarına TTK anlamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin önlenmesine, müvekkilinin ... sayı ile tescilli tasarımı ile ... sayılı markasından doğan haklarına tecavüz eden ve haksız rekabet yaratan davalı yan aleyhine verilecek mahkeme kararının, masrafları davalı yan tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya ilan yoluyla duyurulmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>SAVUNMA:Davalı vekili beyanlarında; davalının piyasadaki ürününün ... no ile tescilli olduğunu, davacı iddialarının yerinde olmadığını ve davanın reddi gerektiğini  beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17.12.2019 tarih ve 2017/560 Esas - 2019/464 Karar sayılı kararıyla; \"...alınan raporlar, ürün görselleri, marka ve tasarım dosyası ile birlikte incelendiğinde; dosyada davacıya ait ürünlerin yapılan endüstriyel tasarım incelenmesinde, her iki ürün arasında ciddi derecede farklılıklar göze çarpmaktadır. Gerek kullanılan kutuların boyutları gerek ölçüleri ve kullanılan renkler gerekse kullanılan markalar birbirinden farklıdır. Ürünler üzerindeki marka ibarelerinin de farklı olduğu görülmektedir. Ürünler üzerindeki virüs şekilleri anonim olduğundan bu görüntünün tüm firmalarca kullanabileceği bilinmektedir. Ayrıca ürünler üzerindeki virüslerin şekil itibarı ile de birbirine birebir benzemediği ve ürün üzerinde kullanılan yerlerinin farklı olduğu, ürünler üzerindeki çizgiler itibari ile de boyut olarak da ürünlerin  birbirlerinden farklı olduğu, keza davacı taraf ambalajında 'enfeksiyon blokerî' şeklinde bir ibare bulunmaktayken davalı tarafın ambalajında bu yönde bir ibare bulunmadığı, davalı ambalajında farklı olarak  'bitkisel gıda takviyesi ilaç değildir' ifadesinin  yer almakta olduğu, her iki tarafın ürünü üzerinde ... ibaresi yer alsa da bu ibarenin ambalajın içindeki ürünü belirten bir ibare olup bu ibarenin yazı tipi boyutu her iki ambalajda da farklılıklar gösterdiğinden bu iki ürün birbirinden farklı olduğu dolayısıyla davalı ambalajının davacının marka ve tasarım tescillerinden kaynaklanan haklarını ihlal etmediği ve bu yolla haksız rekabete sebep olmadığı alınan her iki rapor kapsamı ile de anlaşıldığından subut bulmayan davanın reddine...\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; \"Davalı kendisini vekille temsil ettirmemesine rağmen, mahkemece davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Davalı ürününün müvekkilin tescilli tasarımına ve tescilli markasına ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, davalı ürününün tescil edilmiş olmasının müvekkilin tescilli haklarına tecavüz teşkil etmeyeceği anlamına gelmediğini,Davalı yanca kullanılan ürün ile müvekkilin tescilli tasarımının ve markasının kullanıldığı  ürün yazı formu, rengi ve kullanım şekli ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalı yanın ambalaj tasarımında yer alan her unsur, rengi, virüs şekilleri, markanın yerleştiriliş şekli, tüm bu ibarelerin konumlandırılması müvekkile ait tescilli markadan birebir taklit edilerek tasarlandığını,Ürün ambalajı açıldığında ise içinde bulunan pastillerin renk ve şekli açısından da müvekkil pastilleriyle aynı olduğunu, bu halde müvekkil ürününün görüntüsünün de taklit edildiğini ve bu yolla haksız rekabet yaratıldığını,Ürünlerin aynı tüketici kitlesine, aynı amaçlarla, aynı satış yerlerinde, aynı reyonlarda, aynı rahatsızlığın tedavisi için piyasaya arz edildiğini, özetle ortalama tüketicinin yanılabileceğinin ve taraf markalarının karıştırılabileceğini, bu hususa raporda da değinildiğini, Markaların karıştırılmasında bir bütün olarak bıraktıkları intibanın dikkate alınması gerektiğini, tüketicinin aklında kaldığı kadarıyla benziyor olmasının ayırt edilemeyecek kadar benzediği anlamına geleceğini ve iltibas için yeterli olduğunu,Bilirkişi raporlarında bütünlük ilkesinin yok sayıldığını ve unsurların tek tek karşılaştırılarak hukuka aykırı bir sonuca ulaşıldığını, SMK.7.maddesindeki karıştırılma ihtimaline ilişkin değerlendirmenin dahi yapılmadığını, Ürünlerin görsel benzerliklerinin yanı sıra her iki ürünün de antivirüs pastil olmasının ve iç - dış tasarımlarının aynı olmasının açıkça müvekkil ürününün taklit edilerek sınai haklarına tecavüz edildiğinin göstergesi olduğunu.Davalıya ait dava konusu ürünün, müvekkil ürünü ile ayırt edilemeyecek kadar benzer bir tasarıma sahip olup, be eylemin SMK.59 ve 81.maddelerin ihlali niteliğinde olduğunu, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yaratılan genel izlenim açısından tasarımlar arasında belirgin bir farklılık olmadığını ve ürünlerin görsellerinin benzer olduğunu.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. <br>DAİREMİZ KARARI:Dairemizin 04/07/2022 tarih ve 2020/918 Esas 2022/1274 Karar sayılı kararı ile; \"...Mahkemece toplanan deliller ile aldırılan ve denetime elverişli bulunan her iki bilirkişi raporu uyarınca; davaya konu davalı kullanımındaki ambalajın davacının ... tescil numaralı şekil markası ile bir benzerliğinin bulunmadığı, bu yönüyle SMK m. 7/2-b anlamında marka hakkına tecavüzün şartlarının oluşmadığı, yine davalıya ait ürün ambalajının davacının ... tescil numaralı pastil kutusu ambalajı tasarımı ile benzerlik göstermediği ve bu yönüyle SMK m. 81 anlamında endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün şartlarının oluşmadığı, davalı kullanımının, davacı tasarımının koruduğu diğer hususlar dışında da davacı ürünü ve davacı ürün kutusundan farklılıklar arz ettiği, davalı yanın dürüstlük kuralına aykırı bir ticari uygulamasının bulunmadığı, dolayısıyla TTK m. 54 vd. anlamında haksız rekabetin de söz konusu olmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Ancak, davada davalının kendisini vekille temsil ettirmemesine rağmen mahkemece davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesi hatalı olduğundan...\"gerekçesiyle, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Dairemiz kararı,  davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br>YARGITAY BOZMA KARARI:Yargıtay 11.HD'nin  18/03/2024 tarih ve 2022/5896 Esas, 2024/2183 Karar sayılı ilamıyla; \"... davacının ... nolu markası ''...'' ibaresi+renk şekillerinden oluşmaktadır. Davacı bu markasının aynısını ... tescil numarası ile tasarım olarak da tescil ettirmiştir. Davalının ... no.lu markası ise ''...'' ibaresi sarı alan üzerinde mavi, kırmızı renk şeklinden oluşturulmuştur. Davalı kullanımı kendi markasını gölgeleyecek şekilde dolayısıyla tescil edilmiş halin dışında davacının şekil ve renk markası ve tasarımına benzeterek kullandığı görsellerden anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı kullanımının davacının hem markasına hem de tasarımına tecavüz oluşturduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken somut olaya ve görsellere uygun düşmediği anlaşılan bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilmesi doğru olmamış...\" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar vermiştir.Dairemizce, Yargıtay bozma ilamı taraf vekillerine tebliğ edilmiş, duruşmaya katılan davacı vekili yargıtay bozma ilamına uyulmasını talep etmiş, davalı taraf duruşmaya katılmamıştır.Dairemizce usul ve yasaya uygun görülen bozma kararına uyulmasına karar verilerek, bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılmıştır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Bilirkişiler ..., ... ve ...'dan oluşan heyetin 10.1.2019 tarihli raporunda; \"...Davalı kullanımında yer alan ambalaj incelendiğinde davacının ... tescil numaralı şekil markası ile bir benzerliğinin bulunmadığı, bu yönüyle SMK m. 7/2-b anlamında marka hakkına tecavüzün şartlarının oluşmadığı.Yine davalı tarafın ürün ambalajının, davacının ... tescil numaralı pastil kutusu ambalajı tasarımı ile benzerlik göstermediği, bu yönüyle SMK m. 81 anlamında endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün şartlarının oluşmadığı, davalı kullanımının, davacı tasarımının koruduğu diğer hususlar dışında da davacı ürünü ve davacı ürün kutusundan farklılıklar arz ettiği, davalı yanın dürüstlük kuralına aykın bir ticari uygulamasının bulunmadığı, dolayısıyla TTK m. 54 vd. anlamında haksız rekabetin söz konusu olmadığını...\" bildirdikleri anlaşılmıştır.Bilirkişiler..., ... ve ...'dan oluşturulan yeni heyetin 14.6.2019 tarihli raporunda; \"...Davacı ve davalı ambalajlarının bütününe bakıldığında, ambalaj üzerinde kullanılan unsurların genel yerleşimi konusunda bir benzerlik bulunduğu, ancak bu yerleşimin İlgili sektördeki farklı firmalar tarafından da kullanıldığı, davalı tarafın ambalajında kutu zemininde kullanılan farklı şekiller, markanın yazılı olduğu sarı zemin, farklı marka ibaresi, üretici firmanın adı gibi farklı unsurların ambalajlar arasındaki benzerliği ortadan kaldıran unsurlar olduğunu, incelenen ürünler ve dava dosyasında yaptıkları inceleme sonucunda;  davalı ambalajının davacının marka ve tasarım tescillerinden kaynaklanan haklarını ihlal etmediği ve bu yolla haksız rekabete sebep olmadığını...\" bildirdikleri anlaşılmıştır.Dava,  marka ve tasarım haklarına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile hükmün ilanı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından, \"... dosyada davacıya ait ürünlerin yapılan endüstriyel tasarım incelenmesinde, her iki ürün arasında ciddi derecede farklılıklar olduğu, ürünler üzerindeki marka ibarelerinin de farklı olduğu,  bu iki ürün birbirinden farklı olduğu dolayısıyla davalı ambalajının davacının marka ve tasarım tescillerinden kaynaklanan haklarını ihlal etmediği ve bu yolla haksız rekabete sebep olmadığı anlaşıldığından subut bulmayan davanın reddine\"karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; davacının ... nolu markasının ''...'' ibaresi+renk şekillerinden oluştuğu, davacının bu markasının aynısını ... tescil numarası ile tasarım olarak da tescil ettirdiği, davalının ... no.lu markası ise ''...'' ibaresinin sarı alan üzerinde mavi, kırmızı renk şeklinden oluşturulduğu, davalının kullanımının kendi markasını gölgeleyecek şekilde, dolayısıyla tescil edilmiş halin dışında davacının şekil ve renk markası ve tasarımına benzeterek kullandığının görsellerden anlaşıldığı, bu durumda davalı kullanımının davacının hem markasına, hem de tasarımına tecavüz oluşturduğu gözetilerek, davalının bu kullanımlarının davacının marka ve tasarım haklarına tecavüz teşkil ettiğine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince somut olaya ve görsellere uygun düşmediği anlaşılan bilirkişi raporlarına dayanılarak davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Her ne kadar davacı tarafça, davalının bu eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilmişse de, tescilli marka ve tasarımın sadece 6769 sayılı Kanun kapsamında korunması mümkün olup,  6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin anılan özel hükümler yanında ve aynı anda uygulanması söz konusu olamayacaktır.Diğer bir ifade ile bu kapsamda kümülatif koruma uygulanmayacaktır. Bu nedenle davacı vekilinin haksız rekabete ilişkin istinaf talebi yerinde bulunmamış, marka ve tasarım haklarına tecavüzün tespiti ve önlenmesine ilişkin istinaf talepleri ile, davada davalının kendisini vekille temsil ettirmemesine rağmen mahkemece davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar saklı tutularak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davacı vekilinin istinaf talebinin  kısmen KABUL kısmen REDDİNE, 2-İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17/12/2019 tarih, 2017/560 E. - 2019/464 K. sayılı kararının  HMK: 353/1-b-2,3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davalının eylemlerinin  davacının Türk Patent nezdinde tescilli ... nolu tasarımı ile ... sayılı tescilli  markasına tecavüz teşkil ettiğinin TESPİTİNE,-Davalının eylemlerinin  davacının Türk Patent nezdinde tescilli ... nolu tasarımı ile ... sayılı tescilli  markasına tecavüz teşkil eden fiilerinin durdurulmasın,ve önlenmesine, sınai haklara tecavüz nedeniyle üretilen ürünlere, bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasına,masrafları davalı yanca karşılanmak suretiyle davalı yanın ihlal fiilerinin devamını önlemek üzere el konulan araçların ve ürünlerin imhasına,-Hüküm özetinin masrafı davalı yandan alınarak ilanına,-Davalı yanın fiilerinin ayrıca TTK hükümleri gereği haksız rekabet tespitine ilişkin davacının  talebinin reddine,4-İlk derece mahkemesi yargılaması yönünden; a-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile, 584,00 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,b-Kabul edilen marka hakkına tecavüz davası nedeniyle karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince; davacı vekili için takdir edilen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Kabul edilen tasarım hakkına tecavüz davası nedeniyle karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince; davacı vekili için takdir edilen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesin ç-Davacı tarafından ödenen 31,40 TL başvuru ve 31,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 62,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davacı tarafından yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 981,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.981,50 TL yargılama giderinden  davanın ret ve kabul oranına göre (2/3) 4.654,33 TL'sinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,e-Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına5-İstinaf yargılaması yönünden; a-Davacı vekilinin istinaf istemi kabul olunmakla, istinaf peşin harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, b-Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan 148,60TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 112,00 TL tebligat ve posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmakla, yapılan celse sayıda dikkate alındığında 32.000,00 TL vekalet ücretinin kendisini vekil olarak temsil eden davacı yararına, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ç-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, duruşmalı  yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 19/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f82a1decd7a665c","SID":"5b67ae9e6f39a792"}}