{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1976 <br>KARAR NO\t\t: 2025/248<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06.06.2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/545 Esas 2024/535 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 13.02.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13.02.2025<br><br>\tMuğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.06.2024 tarih 2023/545 Esas 2024/535 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davacının işletme hakkına sahip olduğu ...'nun 15.07.2018 tarihli devir ve 22.01.2018 tarihli satış Sözleşmesi ile 200.000,00-TL bedel karşılığında davalı şirkete devir ve teslim ettiğini, davalının  50.000,00-TL ödeme yapıldığını, 150.000,00-TL'nin ödenmediğini, bu miktarın tahsili için yapılan takibe davalının hakzı yere itiraz ettiğini, belirterek; itirazın iptali ile  takibin devamına,  % 20’ den az olmamak üzere icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili,  davacı tarafından arabuluculuk başvuru yapılmadan dava açıldığını, devir sözleşmesinin gereğinin yerine getirlmediğini, devir teslim yapılmadığını, davalı tarafından davacıya karşı sözleşmeden kaynaklı lacak davası açıldığını, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, belirterek davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,  davacı taraf dava açarken bir ara buluculuk anlaşamama tutanağı ibraz etmiş ise de bu tutanak davalı tarafça daha önce başvurulan bir talep için düzenlenmiş olup iş bu davanın konusundan farklı bir konuda düzenlendiği, davacı tarafın davanın konusunu oluşturan icra takibine yapılan itirazın iptali için ayrı bir ara buluculuk başvurusu olmadığı, belirtilerek; davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalının başvurucusu olduğu 2022/49253 Arabuluculuk dosya numaralı arabuluculuk son tutunağında uyuşmazlığın konusunun Ticari İşletmenin satılması veya devrinden kaynaklanan alacak şeklinde belirtildiğini, müzakere süreçlerinde de davacının davalıya borcu bulunmadığını aksine kendisinin davalıdan alacaklı olduğunu deklare ettiğini, her iki tarafın birbirinden alacaklı olduğu yönündeki iddiası üzerine arabuluculuk süreci anlaşamama ile neticelendiğini, dolayısıyla dava şartı arabuluculuk şartı yerine getirildiğini, buna rağmen davacı tarafından dava açılmadan önce 21.02.2023 tarihinde 2023/22266 Arabuluculuk dosya numarası ile Ticari İşletmenin satılması veya devrinden kaynaklı ticari alacak uyuşmazlığı  Arabuluculuk Bürosuna yeniden arabuluculuk başvurusu yapıldığını,  2022/49253 Arabuluculuk dosyasının konusu ve taraflarının aynı olması sebebiyle dosyanın arabulucu tarafından resen kapatıldığını, iş bu dava açılmadan önce davalı şirket tarafından, devir sözleşmesinden doğan borçlarını ifa etmediğinden bahisle Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1146 Esas sayılı dosyası ile davacı ... aleyhinde Ticari İşletmenin satılması veya devrinden kaynaklanan alacak davası açılmış olup dava derdest devam ettiğini, arabuluculuk tutanağının konususunun Ticari İşletmenin satılması veya devrinden kaynaklanan alacak olduğunu,arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğini, belirterek; kararın kaldırımasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, hisse devrinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili istemi ile ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tToplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı tarafından sunulan 2022/49253 sayılı arabuluculuk başvurusunun davalı tarafından davacıya karşı açılan davadan önce davalı tarafından yapılmasına, eldeki dava açılmadan önce davacı tarafça 21.02.2023 tarihinde 2023/22266 sayılı arabuluculuk başvurusu yapılmış ise de başvurucu vekili tarafından daha öncesinden arabuluculuk başvurusu yapıldığının belirtilmesi üzerine sehven kayıt olarak arabuluculuk son tutanağı düzenlenmesine,  bu hali ile davacının davasınına ilişkin davacı tarafından başvurusu yapılan ve usulüne uyğun şekilde tamamlanmış arabuluculuk sürecinin söz konusu olmamasına, eldeki davaya konu uyuşmazlığının ticari işletmenin devrine dayalı takip nedeniyle itirazın iptali istemine olup niteliği tibariyle  6102 sayılı TTK 4. maddesi uyarınca mutlak ticari dava olması nedeniyle dava tarihi itibariyle 7445 sayılı kanun ile değişik TTK'nın 5/A maddesi gereğince  arabuluculuk dava şartına tabi olmasına, davacı tarafından arabuluculuya başvurmadan dava açılmasına, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecek olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, tarafların istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,8‬0-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. \t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"700b5afaf916e757","SID":"64eb7119ee9beddd"}}