{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/4 <br>KARAR NO\t\t: 2025/226<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 29/11/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/895 Esas <br>TALEBİN KONUSU\t: İhtiyati Tedbir <br>KARAR TARİHİ \t: 12/02/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 12/02/2025                  <br><br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/11/2024 gün ve 2024/895 Esas sayılı ara kararın istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br> \tTALEP : Davacı vekili, şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemli açmış olduğu davasında, 27.11.2024 tarihli dilekçesiyle ...'nün verdiği 01.11.2024 tarihli cevap yazısı ekindeki belgelerin incelenmesinde, ... Ltd Şti'nin müdürlerinin ... ve ... olduğunu, başka müdür olmadığını, dava dışı şirketin, davacı yanında fer'i müdahil olacağı davada müdürler tarafından temsil edileceğini, ancak müdürler kurulundaki kişilerin tümü aleyhine \"hukuki sorumluluk\" davası açıldığından, dava dışı şirkette halen müdür olan davalıların, incelenen davada davacı yanında şirket tüzel kişiliği ile şirkette müdür olan davalılar arasında menfaat çatışması olduğu için fer'i müdahil olarak dava dışı şirketi temsil edemeyeceğinden, dava dışı şirkete, TMK' nun 426/1-b. 3 maddesinde belirtilen \"Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa\" temsil kayyımı atanması gerektiğine ilişkin hüküm göz önünde bulundurularak temsil kayyımı atanması gerektiğini, anonim ortaklık yönetim kurulunun görevdeki bütün üyeleri hakkında TTK m.553 vd. hükümleri uyarınca sorumluluk davası açıldığı takdirde bu davada şirketi temsil edecek ve şirketin menfaatlerini koruyacak bir temsil kayyımına ihtiyaç olduğunu, bu nedenlerle HMK' nun 61 vd. maddeleri gereğince fer'i müdahil olarak davacı tarafında yer alacak olan dava dışı ... Ltd Şti'ndeki temsil boşluğunun geçici koruma tedbiri olarak TMK' nun 426/1-b. 3 maddesi gereğince \"temsil kayyımı\" atanarak doldurulmasına, dava dışı şirkete fer'i müdahilliğe ilişkin beyanda bulunması ve delil bildirmesi için iki hafta kesin süre verildiğinin göz önünde bulundurularak, temsil kayyımı atanmasında ivedilikle  karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece 29.11.2024 tarihli ara kararla; temsil kayyımı atanması talep edilen şirkette organ boşluğu olmadığı, iş bu davada da ihbar olunan taraf olduğu, adı geçen şirkete temsil kayyımı atanması hususunda yasal koşulların mevcut olmadığı gerekçesiyle davacı tarafın dava dışı şirketteki temsil boşluğunun \"temsil kayyımı\" atanarak doldurulmasına yönelik 27.11.2024 tarihli talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ :  İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili 29.11.2024 tarihli ara karara yönelik vermiş olduğu istinaf dilekçesinde, TMK'nun 426. maddesi \"Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hâllerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atar\" şeklinde olduğundan, ve TMK' nun 426/1-b. 3 maddesi \"Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa\" şeklinde olduğundan, vesayet makamının temsil kayyımı atamasının emredici hüküm nedeniyle yasal bir zorunluluk olduğunu, şirketlerde temsil boşluğunu ve bu konudaki menfaat çatışmasını öğrenen ticari bir davada kayyım atamak konusunda görevli olan asliye ticaret mahkemesinin, re'sen hareket etme yetkisi ve görevi kapsamında bu boşluğu doldurmak ve şirkete bir temsil kayyımı atamak ile yükümlü olduğunu, mahkemenin dava dışı şirketin fer'i müdahil olarak davacı yanında davada yer aldığında, şirketi temsile yetkili olan müdürlerin aynı davada davalı oldukları hususunu göz önünde bulundurmadığını,  böyle bir durumda şirkette temsil boşluğu oluşacağını, bunun ancak atanacak temsil kayyımı ile doldurulması gerektiği hususunu hiç değerlendirmediğini, dava dışı şirkette müdür olan davalıların rekabet yasağına aykırı hareket ettikleri, sadakat borcunu ihlal ettikleri, şirkette kayıt dışı ticaret yaptıkları, şirkete ait olan parayı kendi banka hesaplarına geçirip şahsi harcamaları için kullandıkları yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde ispatlanmış olmasına rağmen, dava dilekçesinde belirttikleri davalıların şirket müdürlük görevinden TTK m.630 gereğince alınmaları taleplerinin reddedilmesinin de yasaya, usule ve dosya içeriğine uygun olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbire ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tİzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.11.2024 ve 29.11.2024 tarih 2024/895 E. sayılı kararlarının incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş dairemizce yapılan inceleme sonunda 15/01/2025 tarih 2024/1932 E sayılı ilamı ile 11.11.2024 tarihli karar yönünden, iddia ve talebin yargılamayı gerektirdiği, HMK 389 ve devamı maddeleri kapsamında yasal şartlarının mevcut olmadığı gerekçesiyle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine, 29.11.2024 tarihli karar yönünden, temsil kayyımı atanması talep edilen şirkette organ boşluğu olmadığı, iş bu davada da ihbar olunanın taraf olmadığı, adı geçen şirkete temsil kayyımı atanması hususunda yasal koşulların mevcut olmadığı gerekçesiyle davacı tarafın dava dışı şirketteki temsil boşluğunun \"temsil kayyımı\" atanarak doldurulmasına yönelik 27.11.2024 tarihli talebinin reddine yönelik kararlarında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmekle her iki karar yönünden HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan red kararı verildiği, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderildiği ancak, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilince 29/11/2024 tarihli aynı ara karara yönelik olarak 09/12/2024 tarihli dilekçe ile istinaf incelemesi yapılmasının talep edildiğinden bahisle, dosyanın Dairemize gönderildiğinin anlaşıldığı, Dairemizce aynı karara ilişkin 15/01/2025 tarihinde aynı konulu istem hakkında karar verilmiş olduğu görülmekle yeniden karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun dairemizce aynı karara ilişkin 15/01/2025 tarihinde aynı konulu istem hakkında karar verilmiş olduğundan KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/02/2025\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8652aaea5bfac090","SID":"83b676aecb648e7f"}}