{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO:2024/404 <br>KARAR NO:2025/102<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/12/2023<br>NUMARASI:2023/804 Esas, 2023/1037 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Alacak<br>KARAR TARİHİ:05/02/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili: .... Şti. ile .... Şti. arasında 17/10/2007 ve 17/02/2009 tarihinde ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...projelerine ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşmede müvekkilince projelerin ön etüdü, yer seçimi, başvurusu, ön fizibilite raporunun hazırlanması, gerekli ölçüm çalışmalarının yapılması, değerlendirilmesi, enerji üretim analizlerinin yapılması, fizibilite raporu hazırlanması, revize fizibilite raporlarının hazırlanması, yatırım/yapım sırasındaki danışmanlık hizmetleri ile tesisin işletmeye alınması ve test üretimiyle ilgili danışmanlık işlerinin üstlenildiğini, müvekkili tarafından sözleşmenin gereği gibi ifa edildiğini, sözleşmenin birinci maddesinde davalılardan ... Şti'nin de sözleşme hükümlerinden sorumlu olduğunu, ilgili projelere başvuru yapan şirketlerin de sözleşme bedelinden sorumlu olacaklarının kabul edildiğini, sözleşmenin beşinci maddesinde her proje için ayrı ayrı olmak üzere belirlenen bedele ilişkin olarak icra takibi yapıldığını, sözleşmenin dokuzuncu maddesinde projelerine veya projeleri içinde barındıran şirketin/şirketlerin devredilmesi halinde eğer varsa sözleşmenin beşinci maddesinde hizmet bedelinin ödenmeyen kısmı ile satış/devir bedelinin %7 hissesine karşılık gelen tutarın bir ay içerisinde müvekkiline ödeneceğinin düzenlendiği, müvekkili şirket tarafından projelerin teslim edildiğini, EPDK nezdinde başvuruların yapıldığını ancak projelerden sadece ... ve ... projelerine lisans alındığını, müvekkili tarafından teslim edilen projelerden ... Projesi'nin ...'lık bir proje olduğunu, lisansının davalılardan .... Şti'nce alındığını, davalılardan ... Şti. Tarafından hangi bedeller ile devredildiğinin bilinmediğini, .... Şti.'nin yanı sıra .... Şti'nin de sorumlu olduğunu, davalılara Ankara ... Noterliğinin 25/04/2012 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin çekildiğini, sözleşmede belirlenen %7 devir bedeline karşılık olmak üzere 507.500,00 Euro+KDV'nin ödenmesinin talep edildiği, davalılardan ...Şti. Cevabi ihtarında sözleşmeleri bulamadıklarını ve sözleşmenin onaylı bir suretinin gönderilmesini istediklerini, sözleşmelerin ... Şti.'ne gönderildiğini, açıklanan nedenlerle sözleşmenin dokuzuncu maddesinde belirlenen %7 hissesinin tespiti ile 20.000 Euro'luk HMK HMK'nın 107. Maddesi çerçevesinde belirsiz alacak davası olarak kabulü ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; Dava, davacının dava dışı (Tefrik edilen dosya davalısı) ... Şti. ile yaptığı 2007 ve 2009 tarihli sözleşmelerdeki 9. maddesine dayalı olarak talep edilen hisse devir bedelinin tahsiline ilişkindir. Uyuşmazlık mahkememizin 2014/900 esas sayılı dosyası üzerinden görülmekte iken, asıl dosyada yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesi ve davalı ...'nin pasif husumeti bulunmadığından davalı yönünden yargılamanın uzamaması ve usul ekonomisi ilkesi gereğince dosyanın tefriki ile 2023/804 esasa kaydına karar verilmiştir. Uyuşmazlığa konu sözleşmenin tarafları dava dışı (Tefrik edilen dosyada davalı) .... Şti ile davacı ... Ltd. Şirketidir. Sözleşmede davalı ... Tic. A.Ş.'nin imzası bulunmamaktadır. Sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereği sözleşmeler sadece taraflarını borç altına sokabileceğinden sözleşmede imzası bulunmayan davalı ... Tic. A.Ş.'ye taraf olmadığı bir sözleşme ile kendisine borçlar yükletilemeyeceği anlaşılmakla davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinden itibaren ısrarla belirtildiği üzere; davalı şirketler arasında muvazaa, kanuna karşı hile, hakkın kötüye kullanılması yollarına müracaat edilerek bir şekilde davacı firmanın gerçekte hak ettiği bedellerin ödenmemesi için tüm hukuka aykırı iş ve işlemler yapıldığını, zira davalı şirketlerin kuruluş adresi, ortakları, kurucuları ve dilekçelerde sayılan onlarca delil gösterdiğini, esasen mezkur şirketlerin aynı olduğunu, aynı amaca yönelik olarak kurulup faaliyet gösterdiğini, öncelikle verilen husumet yokuluğu nedeniyle red kararını kesinlikle kabul edilmediğini, diğer yandan, dava henüz devam ederken birdenbire dosyanın tefrik edilerek asıl davanın devamına fakat davalılardan biri yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine yönelik verilen karar HMK ve ilgili yasal mevzuat hükümleri ile emsal yargı kararlarına da aykırı olduğunu, zira bir kabul anlamı taşımamakla birlikte, herhangi bir davalıyla ilgili husumet nedeniyle red kararı verilecekse dahi bu kararın esas hükümle birlikte verilmesi gerektiğini, anılan karara bu yönüyle de itiraz ettiğini belirttiğini, bu hususu özellikle dikkate almasını talep ettiğini, tüm değer ve kıymetler diğer davalı ... şirketi üzerine yapıldığını, dolayısıyla davaya konu projeden, yapılan sözleşmelerden esas yararlanan ve maddi kıymet elde eden taraf ... şirketi olduğunu, yalnızca ... firmasının sorumlu olduğu şeklinde oluşturulacak olan karar,  davalıların kanuna karşı hile yoluyla kurdukları bu düzenle amaçladıkları \"karşılıksız bırakma\" amaçlarına ulaşmalarını sağlayacak ve esasen tahsil kabiliyeti olmayan bir karar elde etmekten başkaca bir anlama gelmeyeceğini, yine dosya içerisine sunmuş olunan taraflar arasındaki yazışma içeriklerinden de görüleceği üzere, (müvekkil tarafından projenin devredildiği bilinmeden) ... şirketi tarafından projenin davalı şirkete devir edildiği tarihten sonra dahi davacı şirket anılan projeler için danışmanlık vermeye devam ettiğini, şayet davalı tarafın iddia ettiği gibi davalı taraf iş bu davada taraf sıfatı yok ise neden projenin devri yapıldığı halde davacı şirketten danışmanlık hizmeti alınmaya devam edildiğini, bu haliyle dahi, davalılar arasında bilerek ve isteyerek davacı alacağını karşılıksız bırakma gayesi güdüldüğünü, dolayısıyla, mahkeme tarafından davalının kötü niyetinin ödüllendirilmesini kabul etmediğini, ilki devir bedelinin gerçek dışı ve ticari gerçeklere aykırı biçimde çok düşük gösterilmesi ve  ikinci aşama ise  dava kabul edilecekse de \"bu durumda sadece ... firmasının sorumlu tutulacağı\" sonucunu elde etmeye yönelik kurgularla davacı şirketin yönünde alacaklarını karşılıksız bırakılması sağlanmak istendiğini, maalesef şu anki halde mahkemenin mezkur kararı ve yargılamadaki şu ana kadarki tutumu, tam da davalıların elde etmek istedikleri gayrı hukuki duruma uygun fakat adalete aykırı bir durumun ortaya çıkmasına sebebiyet verdiğini, mahkemenin bu hatalı kararının ortadan kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibi dava dışı şirketin birlikte hareket eden şirkettir.Davacı şirket ile dava dışı ,... şirketi arasında 17.10.2007 ve 17.02.2009 tarihlerinde yapılan sözleşme ile belirlenen yerlerde ...  projelerine ilişkin olarak sözleşme imzalanmıştır. Davacı taraf davalıları ... şirketi, ... Şirketi ve ... Enerji şirketine yönelik İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/900 sayılı dosyası ile, davacı ile davalı Kanatlar şirketi arasında imzalanan sözleşmelerin 9. Maddesi gereğince, projelerin içerisinde barındıran şirketin devredilmesi halinde eğer varsa sözleşmenin 5. Maddesinde belirtilen hizmet bedelinin ödenmeyen kısmı ile satış bedelinin %7 hissesine karşılık gelen tutarın bir ay içinde davacıya ödenmesi kararlaştırıldığı, davacının yapmış olduğu projelerden olan ... projesi ...'lik lisansı davalılardan ... şirketine alındığı , ... şirketi tarafından hangi bedelle devir edildiği bilinmediğini, ... projesinden davalı ... şirketi ve ...şirketi sorumlu olduğu, ... projesi ise ... itibariyle lisans alımında ... şirketi adına başvurulacağı, ... şirketinin sözleşme tarihindeki yetkilisi ... iletişim şirketi yetkilisi ile aynı kişi olduğunu belirterek sözleşme 9. Maddesi gereğince belirlenen %7 hissesinin tespiti ile şimdilik 20.000,00 Euro bedelin tahsilini talep etmiştir.İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/900 sayılı dosyasında davalı ... yönelik açılan dava tefrik edilerek mahkemenin 2023/804 esasına kaydedildiği ve mahkemece yapılan yargılama ile davacı şirket ile davalı ... şirketi arasında sözleşme bulunmaması sebebiyle davanın pasif husumet sebebiyle reddine karar verilmiştir.Somut olayda, İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/900 esas sayılı dosyaya sunulan dava dilekçesi incelendiğinde, dava dışı ... şirketi ile yapılan sözleşmenin 9. Maddesi gereğince %7 hisse bedelinin tahsili talep edilmiştir. Davalı şirkette dava dışı  ... şirket arasında organik bağ olduğu, şirket ortak ve yöneticilerinin aynı olduğu ve davalı ... şirketinin sorumlu olduğuna ilişkin dava açılmıştır.Davacı dilekçesi itibariyle, dava dışı şirket olan ... şirketi ve davalı ... Şirketi arasında organik bağ olup olmaması, ... şirketi doğrultusunda davalı şirketin sorumlu olup olmadığı yargılama ile belirlenecek olup, her iki şirkete yönelik davanın birlikte incelenerek hüküm verilmesi gerekmektedir. Mahkemece davalı şirkete yönelik açılan davanın önce asıl davadan tefrik edilmesi ve akabinde taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığı yönelik kabulü ile davanın reddine yönelik kararı hatalı olmuştur. O halde mahkemece, iş bu dava ile İstanbul 4.Asliye Ticaret mahkemesinin 2024/900 esas sayılı dava dosyasının birleştirilmesi yapılması sonucuna göre karar verilmesi  gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,   2-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2023 tarih, 2023/804 Esas, 2023/1037 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/02/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d70dc1dfc54afd2e","SID":"a19c691f592fa74b"}}