{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2021/1883 <br>KARAR NO:2025/109<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:03/11/2020<br>NUMARASI:2018/244 Esas, 2020/683 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Maddi-Manevi Tazminat)<br>KARAR TARİHİ:05/02/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davacı ile davalı arasında ... Projesi kapsamında cafe'nin dekoratif saç asma tavan uygulaması icrası davalı şirketle anlaştığını, davalının Proje müdürü ile 55 USD artı KDV montaj ve nakliye dahil anlaştıklarını, davalıya sözleşme gereği ödemesi gereken ücretin % 50 si ödendiğini, ancak davalı kendi üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, işi süresinde teslim edemediğini bu yüzden... gibi büyük müşterisini kaybettiğini, iş geç teslim edildiğini, davalı tarafından işe karşı ilgisiz davranıldığını, sözleşmede işin teslim edilme tarihinde öncede dönme hakkı olmasına rağmen dayalı son bir kez daha uyarıldığını, yapılan dekoratif tavan uygulaması ayıplı olduğunu, bu nedenle davalıya işin başında ödenen işin % 50 si olan 6.287, TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile panellerin yeniden sökülerek tavanın nazır hale getirilme masrafları olarak 5.000 TL'rtin işin yapıldığı tarihinden itibaren yasal faizi ile şantiye masraflarının fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak koşulu ile davalıdan tahsiline, yeni yapılan uygulama için 10.250 TL, 555 TL noter masrafı ve 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, taraflar arasında asma tavan yapımı işleri yapma sözleşmesi imzalandığını, davacının bütçelerinin çok kısıtlı olduğunu söylediklerinden yaptıkları ödemeler hammadde masrafını dahi karşılayamadığını, yapılacak yeri ayıplı teslim ettiğini kabul etmediklerini, bir tespit bile yaptırmadan tavanı söktürdüğünü kabul ettiğini, davacının hayali ile yaptırmak istediği iş maddi karşılıkları incelenmesi gerektiğini, herhangi bir tespit yapılmadan dava konusu işin dağıtılması sebebiyle karartılmış delillerle ispat olunamayacak davanın reddini, davacının tüm tazminat taleplerinin reddini talep etmiştir.Mahkemece; Davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşmeden ayıp nedeniyle dönülmesi ve davacı şirketin uğramış olduğu zararların tazmini için şimdilik 21.502,00- TL maddi 30.000,00- TL manevi tazminatın davalı tarafından tahsiline karar verilmesi talep edildiğini, davacının dayandığı ve sureti mübrez ... Modüler Tavan Fiyatı Teklifi metni üzerinde \"Satış Koşullan\" yazılı ise de ve işlemi eser sözleşmesi olarak tavsife bu haliyle imkan vermese de, dava sürecinde yanlar arası anlatımların ilişkinin \"eser sözleşmesi\" olarak tavsifine imkan verebileceği; kaideten, TBK md. 475/1 hükmünün koşullan tekemmül ettiğinde sözleşmeden dönmeye imkan verdiği düşünülebilirse de, bu hak, hakimin takdiri içinde kalmak üzere TBK 475/son hükmü gözetilerek değerlendirilmek gerektiği, yani yapılıp tamamlanmış bir eser varsa, somut olayın özelliklerine göre davacının sözleşmeden dönemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davalı işe başlama bakımından özen borcuna aykırı davranmasından ve davacı ile müşterisinin ticari ilişkisinin bozulmasına sebebiyet vermesinden sonra her ne kadar uygulamayı gerçekleştirmiş olsa da, yapılan dekoratif asma tavanda bir çok ayıp mevcut olduğunu, normalde aynı kotta ve hizada olması gereken paneller, panel kasalarının üretimindeki ve montaj işçiliğindeki kusurlardan dolayı farklı yüksekliklerde ve hizalarda bulunduğunu, panellerden bazıları diğerlerine göre daha aşağıda kaldığını, bazılarının derzleri tutmamakta, bazı paneller ise diğer panellerle birleşmeyip ayrı durmakta ve dalgalı bir görüntü oluşturduğunu, iş sahibinin sözleşmeden dönebilmesi için ayıplı eserin iş sahibi tarafından kullanılamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı şartlarından bir tanesinin olması yeterli olduğunu, itiraza konu mahkeme kararında davacı bakımından dava dilekçesi ile söz konusu ayıbın önemi izah edilmişse de davacı, davalının sabit ayıplı eylemi nedeniyle TBK. 475 hilafına eseri ayıplı halde kullanılamayacağı ortada iken kabule zorlandığını, ayrıca asma tavan işlemi söz konusu ... içerisindeki bir mağaza içerisinde planlanan eserden ibaret olup ekonomik anlamda da  inşaat vb. gibi bir değer taşımadığından sökülüp kaldırılmasının büyük bir zarar yol açmayacağının kabulü gerekirken TBK 475/son fıkrasına göre hüküm kurulması hukuka aykırı olduğunu, ancak ısmarlanan işin önemi sayın mahkeme tarafından daha irdelenmiş olsa idi ayıbın çeşidi tespit edilerek kanundan doğan dönme hakkının kullanılması kabul göreceğini, kaldı ki eserdeki ayıbın onarım yoluyla ortadan kaldırılmasının mümkün olduğu hallerde, bu onarıma razı olmak iş sahibinden beklenemediğini, iş sahibi sözleşmeden dönme hakkını yine de kullanabileceğini, bu noktada davalının özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışları içinde sayılacağını, işe geç başlamasını, zamanında teslim etmemesini, yetkilileri tarafından sergilenen tutum ve en sonunda işin kendisinde de böyle bir ayıbın söz konusu olması karşısında davacı zaman, itibar ve para kaybetmesi ile neticelenmiş olduğunu, buna göre davacıdan davalının ayıplı eserini onarmasını beklemek hakkaniyet ölçüsüne sığmayacağını, tüm dilekçesinde sayılan nedenlerle taraflar arası anlaşma ve işin devamı  artık katlanılmaz bir hal aldığını, davacı tarafından haklı ve hukuka uygun olarak ayıba karşı tekeffülden doğan haklarından dönme hakkı kullanılarak aşağıdaki taleplerde bulunduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.Davada davacı, taraflar arasında davacıya ait ... projesi kapsamında bulunan kafenin dekoratif saç asma tavan uygulamasının yapılması için anlaştıklarını bu kapsamda davalı tarafından 14.12.2017 tarihli fiyat teklifini gönderdiklerini, sipariş onayı yapıldığı, böylece taraflar 55 USD + KDV montaj dahil nakliye ile birlikte yapılması konusunda anlaştıklarını, teklif fiyatının %50 kısmı davalı banka hesabına havale edildiğini, davalı özensiz davranışlar ile hareket ettiğini, eksik ve ayıplar olduğunu, davacı kendi asıl iş sahibine süresinde ayıpsız teslim edememesi sebebiyle müşteri kaybı yaşadığını, davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanmaktan başka çaresi kalmadığını, teklifte görüldüğü üzere iş 7-10 gün içinde teslim edilmesi gerektiğini ancak davacının 14.12.2017 tarihli kabulünden 16 gün sonra 30.12.2017 tarihinde teslim yapıldığını, işi zamanında başlamayarak ve teslim etmeyerek davalı zarara sebebiyet verdiğini, 29.01.2018 tarihinde davalı şirket yetkelisi ile yapılan görüşmede uygulamanın yapılması için 31.01.2018 tarihi belirlendiğini, ancak uygulama yapacak usta başka yerde olması sebebiyle yerine getirilmediğini, 01.02.2018 tarihli ihtarname çektiklerini, 09.02.2018 tarihli sözleşmeden döndüklerini ve tüm zararların giderilmesi gerektiği noter ihtarı ile bildirdiklerini,   iş bedelinin %50 olan 6.287,00 TL iş başında ödendiğini, bu bedelin iadesi gerektiğini, davalının ustalarının delmiş olduğu tavan yeniden uygulamaya hazır hale getirilmesi ve panel sökülmesi sebebiyle 5.000,00 TL masraf yaptıklarını, dava dışı şirketi işi yeniden yaptırılması sebebiyle ödenen 10.260,00 TL bedelin tahsilini, manevi zararın tazminini ile noter masrafı 555,00 TL tahsilini talep etmiştir.  Davalı vekili, edimlerini tamamladıklarını ve işi davacıya teslim ettiklerini, iş tesliminden sonra sözleşmeden dönme sözkonusu olamayacağını, talepleri yerinde olmadığını, ödenen bedelin iade talebi, işin sökülmesi için harcanan bedel, dava şirkete yaptırma bedelinin talep edilmesi haksız talep olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, TBK 475/1 ve 475/son maddesi gereğince; tamamlanmış bir eser varsa somut olayın özelliklerine göre davacının sözleşmeden dönemeyeceği kanaati ile davanın reddine karar vermiştir.Dosyaya sunulan banka dekontları itibariyle, davacı tarafından davalı banka hesabına 14.12.2017 tarihinde iş bedelinin %50 oluşturan 6.287,00 TL  ödenmiş olduğu görülmüştür.Taraflar arasında davalı tarafın 14.12.2017 tarihli ... Modüler Tavan Fiyat Teklifi davacı tarafından kabul edilmesi ile eser sözleşmesi ilişkisi kurulmuştur. Sözleşmesi gereğince davalı edimini sipariş onayından itibaren 7-10 gün içinde teslim etmesi, sipariş onayı ile işin %50 iş bedelinin ödenmesi kararlaştırılmıştır. Dava dilekçesinde, yer tesliminin 30.12.2017 tarihinde yapıldığı, gelen ekibin mevcut tavandaki profillerin uygulamaya konu asma tavan için olmadığını belirterek şantiyeden ayrıldıklarını, davalı şirket yetkilisi ile uygulamanın 31.01.2018 tarihinde yapılması kararlaştırıldığı ancak uygulamanın yapılmadığı ve 05.02.2018 tarihinde yapılacağı bildirildiği ve böylece 3. Kez uygulama geciktirildiğini, 01.02.2018 tarihli ihtarname ile işin yapılması istenilmiş ancak edim yerine getirilmediği, 09.02.2018 tarihli ihtarname ile sözleşmeden dönüldüğü bildirdiklerini beyan etmiştir.İş sahibinin ayıptan doğan hakları TBK'nın m. 475'te düzenlenmiştir. Bu haklar; sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim ya da ücretsiz onarım isteme hakları ile genel hükümlere göre tazminat isteme hakkıdır. Bunlarda ilk üçü, yani dönme, bedelden indirim ve ücretsiz onarım isteme hakları seçimlik haktır.Tazminat isteme hakkı ise, iş sahibinin zarar görmesi şartıyla her üç seçimlik hakla birlikte istenebilir. Bu haklar sınırlı olarak sayılmış olduğu için bunlar genişletilemez.Somut olayda, taraflar arasında 14.12.2017 tarihinde eser sözleşmesi ilişkisi kurulmuş olup, iş bedelin %50 oluşturan bedel bu tarih itibariyle davacı tarafından davalı tarafa banka havalesi ile ödenmiştir. Davacı, davalı süresinde edimini tamamlamadı, edim ayıplı yapıldı ve sökülerek dava dışı üçüncü kişiye edim tamamlattırıldığını beyan ederek, sözleşmeden dönme sebebiyle ödenen bedel ile yapılan masraflar ile manevi zararının tazmini talep edilmiştir. Davacı tarafından sözleşmeden dönme iradesini 09.02.2018 tarihli ihtarname ile davalı tarafa bildirmiştir.Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda belirtildiği gibi, davalının ayıplı imalatları sökülmesi ve yerine yenisinin yapılması sebebiyle bir tespit ve belirlemede bulunulmamıştır. Davalı tarafından ayıplı imalat kabul edilmemesi sebebiyle bu hususta ispat külfeti davacı tarafta bulunmaktadır. Ancak davacı tarafından davalının edimini ayıplı yaptığı ve kullanılamayacak nitelikte olduğuna ilişkin bir delil dava dosyasına sunulmamıştır. Dava öncesi yapılmış bu hususta bir tespitte bulunmamaktadır. Davacının sözleşmeden dönmesini gerektirir ayıp ve eksikler yönünden dava dosyasına delil sunulmadığından davacı iddiasını ispat edemediği kabul edilmelidir. Mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2020 tarih ve 2018/244 Esas, 2020/683 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"de83caaf5e1612e8","SID":"be103aae58c0eb64"}}