{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1094 <br>KARAR NO: 2025/166<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/10/2021<br>NUMARASI: 2020/497 Esas - 2021/700 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit <br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin ortağı olduğu davalı... San.ve Tic. Ltd. Şti. adına davalı bankadan 2016 yılında 50.000-TL KMH kredisi ile 25.000-TL ticari kredi olmak üzere toplam 75.000-TL kredi kullanıldığını, kredinin teminatı olarak şirket ortakları olan müvekkili ile diğer ortak ...'ın 100.000-TL'lik bir bonoyu davalı bankaya verdiğini, müvekkilinin 2016 yılı Ekim ayında ortaklıktan ayrıldığını, ancak davalı bankanın 2019 yılında diğer davalı ... şirketine yeni krediler kullandırdığını, bu kredi borcunun ödenmemesi üzerine takibe geçildiğini ve müvekkilinin ortaklığı zamanında teminat olarak verdiği bono dayanak gösterilerek müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, müvekkilinin ilgisi olmadığı halde başlatılan takibin haksız  olduğunu belirterek 31/08/2016 vade tarihli bonoya dayalı olarak başlatılan İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20'den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkili bankanın kredi müşterisi olan davalı  ...Ltd. Şti. lehine aralarında davacının da bulunduğu borçluların müteselsil kefaletiyle krediler kullandırıldığını, kredi kat ihtarında detaylı açıklandığı üzere kullandırılan kredilerin geri dönüşünün gerçekleşmemesi nedeniyle, borçluya ait kredi hesaplarının kat edilerek alacağın muaccel hale geldiğini, kullandırılan kredilerin geri ödenmesi amacıyla,  ...Ltd. Şti. tarafından müvekkili bankaya ciro edilen senedin 31/01/2020 vade tarihinde ödenmediğini, protestoya rağmen ödenmeyen senede istinaden İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibinin başlatıldığını, takibe konu bononun, yasanın aradığı tüm sekil şartlarını taşıdığını, davacı tarafından takibe dayanak teşkil eden bononun teminat niteliğinde olduğu iddia edilmiş ise de söz konusu bononun teminat senedi olmayıp, müvekkili bankaya kredilerin geri ödenmesi amacıyla kredi ödeme vasıtası olarak ciro edildiğini, senedin sonradan müvekkil banka tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının davacı tarafından yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini, ortaklıktan ayrılmanın kefalet sorumluluğunu sona erdirmediğini, belirterek davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ltd Şti'ye tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap verilmemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı banka ile davalı asıl borçlu ...Ltd. Şti arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, takibe konu bononun teminat senedi olduğunu iddia eden davacının bu iddiasını ispatla yükümlü olup, bononun hangi ilişkinin teminatı olduğunu yazılı bir belge ile kanıtlayamadığı, senedin genel kredi sözleşmesi uyarınca ödeme amacıyla alındığı, senedin bedelsiz olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; davalı... ...Ltd. Şti. adına 2016 yılında 50.000-TL KMH kredisi ile 25.000-TL ticari kredi olmak üzere toplam 75.000-TL kredi kullandırıldığını, kredinin teminatı olarak şirket ortakları olan müvekkili ile diğer ortak ...'ın 100.000-TL'lik bir bonoyu davalı bankaya verdiğini, müvekkilinin 2016 yılı Ekim ayında ortaklıktan ayrıldığını, müvekkilinin ortaklıktan ayrıldıktan 3 yıl sonra davalı asıl borçlu şirkete kredi kullandırıldığını, 2016 yılından sonra müvekkilinin herhangi bir belgeye imza atmadığını, müvekkilinin 27/03/2018 tarihli kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığını, bahsi geçen bononun 31/08/2016 tarihli sözleşme için verildiğini, ancak 2018 yılında kullandırılan kredinin 31/08/2016 tarihli sözleşme ile bağlantısının bulunmadığını, dolayısıyla dava konusu bononun sonradan kulandırılan krediyi teminat altına almadığını, müvekkilinin davalı bankaya borcunun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkilinin, ortağı olduğu davalı  ...Ltd Şti ile davalı banka arasında imzalanan 31/08/2016 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında 31/08/2016 keşide tarihli 100.000-TL bedelli teminat senedini diğer ortak ile birlikte düzenleyerek davalı bankaya verdiklerini, 2016 yılında kullanılan toplam 75.000-TL kredinin ödendiğini, müvekkilinin 2016 yılında şirket ortaklığından ayrıldığını, ancak davalı şirkete 2019 yılında yeniden kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine senedin vade kısmı doldurularak müvekkili aleyhine takibe konulduğunu, bahsi geçen senedin teminat senedi olduğunu belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 31/08/2016 tarihli, 100.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davacının aynı limitle genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığı, yine davacının kefili olduğu 31/08/2016 tarihli sözleşmeye atfen davalı asıl borçlu şirket tarafından 31/08/2016 tarihinde 100.000-TL limitli, 14/12/2017 tarihli 60.000-TL limitli, 12/04/2018 tarihinde 500.000-TL limitli, 25/01/2019 tarihli 500.000-TL limitli cari hesap kredisi sözleşmelerinin imzalandığı, bahsi geçen sözleşmelerin hepsinde 31/08/2016 GKS'ye atıf bulunduğu, davalı şirkete davalı banka tarafından 25/01/2019 tarihinde 360.300-TL kredi kullandırıldığı, kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine 10/12/2019 tarihinde hesabın 349.079,79-TL ana para, 18.094,29-TL işlemiş faiz, 904,72-TL BSMV olmak üzere 368.078,80-TL üzerinden kat ettiği, kat ihtarnamesinin davacıya 23/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Kural olarak bono “kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedeli ödemek vaadini” içermektedir. Bunun aksini iddia eden tarafın bononun teminat amacıyla verildiğini HMK’nun 200’üncü maddesi uyarınca senetle ispat etmesi gerekir.(Yargıtay 19.HD’nin 27/01/2015 tarihli 2014/10822 E., 2015/1076 K. sayılı emsal kararı)  Yine TTK hükümlerine göre açığa bono düzenlenmesi mümkün olup, bononun boş kısımlarının anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden borçlunun bu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerekir. (Yargıtay 19.HD’nin 17/11/2016 tarihli  2016/4254 E., 2016/14849 K. sayılı emsal kararı). Somut olayda; davacı bahsi geçen senedin 2016 yılında kullandırılan 75.000-TL kredi için teminat amacıyla verildiğini, kredinin ödenmesi ile senedin bedelsiz kaldığını, senedin boş olan vade kısmı doldurularak takip başlatıldığını ileri sürmüş ise de davacının bu iddiasını sabit kılan yazılı bir delil ibraz edilmemiştir. Ayrıca, senet borçlusunun şirket ortaklığından ayrılması senet borcundan sorumluluğunu kaldırmamaktadır. Diğer taraftan, 25/01/2019 tarihinde kullandırılan 360.300-TL kredi ile ilgili limit artırımı niteliğindeki 25/01/2019 tarihli cari hesap kredisi sözleşmesinde açıkça 31/08/2016 tarihli GKS'ye atıf yapılmıştır. Bu durumda dava konusu senedin 31/08/2016 tarihli GKS'nin teminatı olarak verildiği kabul edilse dahi bahsi geçen 31/08/2016 tarihli GKS'ye atfen sonradan kullandırılan kredi nedeniyle davacı bankanın senet tutarından fazla alacağı sabittir. Bu durumda senedin teminat senedi olduğunun kabulü halinde dahi davacının davalı bankaya karşı senet bedeli ile sorumlu olduğu açıktır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eec4d690ed46caa7","SID":"395b683cfa5f6ddb"}}