{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO:2024/423 Esas<br>KARAR NO:2025/65<br>DAVA: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)<br>DAVA TARİHİ: 30/06/2020<br>KARAR TARİHİ: 05/02/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle;----- tarihinden bu yana faaliyet gösteren bir aile şirketi olduğu, şirketin mevcut ortaklarının------ oluştuğu, şirket ortaklarının her birinin, aynı zamanda şirket kaşesi altına müdür olarak münferiden atacağı imza ile şirketi her hususta temsil ve ilzam etmeye yetkilendirildiği, şirket müdürlerinden ----- kendisine münferiden verilen imza yetkisini kötüye kullanarak şirketin mülkiyetindeki taşınmazların tamamını, diğer şirket ortaklarının bilgisi ve onayı dışında ve ----- dahi olmaksızın kendisi adına kurduğu ----- isimli şirkete muvazaalı olarak satmış gibi gösterdiği, bunun yanı sıra yine ------- izin ve onayı olmadan, muvazaalı ve TTK’daki kendisi ile işlem yasağına aykırı bir biçimde tamamında şirketin lehtarı olduğu ve şirket adına tahsilat makbuzu ile kendisinin tahsil ettiği toplam 5 (beş) adet 1.700.000 TL değerindeki çeki yine kendi adına ciro etmek suretiyle uhdesine geçirdiği, kendi çek takas hesabına koyduğu bilgisine tesadüfen ulaşıldığı, bütün bunlara ek olarak Şirket’in yürüttüğü ticari işlerde uzun süredir müşterileri, hatalı ve yanlış yönlendirerek Şirket adına tahsil etmesi gereken tutarları doğrudan kendi hesabına bankaya yatırtarak kendi adına tahsil ettiği ve ardından da bu tutarları Şirket’e borç diye göndererek Şirketi ortak olarak kendisine borçlu hale getirdiği, şirketin kirasında olan taşınmazı da kendisinin tek ortak olduğu Koray Botanik adına çevirmeye kalktığı, mal sahiplerini yanıltarak kira sözleşmesini yenilediği, son dakikada bu durumun farkına varan Şirketin müdürlerinin mal sahipleriyle konuşarak bu duruma engel oldukları, şirkete ait tüm taşınmazların muvazaalı ve hileli olarak davalı tarafından satış gösterilerek devredildiği, taşınmazların şirkette tek başına imza yetkilisi davalı------ tarafından imza yetkisini kötüye kullanarak aynı zamanda tek sahibi olduğu --- muvazaalı ve hileli olarak satış gibi gösterilip çok düşük bedellerle devredildiği, ------- dosyasında muvazaa nedeniyle hükümsüz olan tapu kaydının iptali ve Şirket adına tescili talepli dava açılmış ve mahkemece Şirket taşınmazlarının devrinin önlenmesi adına ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğu,  şirketin lehtar olduğu çeklerin yetkisiz, usulsüz ve muvazaalı olarak ciro edildiği, şirketin ticari faaliyetleri doğrultusunda lehtar olarak adına düzenlenen 5 adet çekin davalı ----- tarafından Şirket adına tahsilat makbuzu ile teslim alınmış ise de davalının Şirket emrine keşide edilen çeklerin tamamını kendi adına ciro ederek Şirketi kendisine borçlandırdığı, ------- sayılı dosyasında Şirket ile işlem yapma yasağına açık bir şekilde aykırı olduğu için batıl olan Şirketi kendisine borçlandırma anlamı taşıyan çek devrine karşı davalının kötü niyetli olması ve gerçek yetkili hamilin Şirket olması nedeniyle çeklerin iadesi ve tedbiren ödemesinin durdurulması talepli dava açıldığı,  davalının tutum ve davranışlarla, Şirket müdürlüğü görevini ve münferit imza yetkisini tamamen kendisine haksız kazanç sağlamak için kötüye kullandığından bahisle TTK m.630/2-f uyarınca davalı Şirket müdürü---------- müdürlük görevinden haklı sebeple azline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalı vekilince verilen cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ----- tarihine kadar yagırlamaya sebep olacak türden bir anlaşmazlığının bulunmadığını, bu tarihe kadar davacının ve müvekkilinin ve diğer ortak ---- yetkili bulundukları ---- tarihine kadar davalı şirket ortaklık yapısında müvekkilinin ----- isabet eden paylarının bulunduğunu, ------yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi  ile ------ değerindeki şirket paylarını müvekkiline devrettiğini, bu tarih itibariyle şirket ortaklık yapısının müvekkilinin ---- isabet ettiği paylar şeklinde vuku bulduğunu,----- tarihinden bugüne kadar müvekkil tarafından defaatle bildirilmesine rağmen davalı şirketin karar defterine işbu devrin gerçekleştiğinin yazılması karar defterini yedinde bulunduran diğer ortak-------- tarafından engellemeler yapılmak suretiyle işbu kurul toplanmasının önüne geçildiğini, ayrıca şirketin alacak ve borçları ile müvekkilinin temasa geçtiği üçüncü kişilerden gelen talepler neticesinde oluşan borç ve alacak durumun da müvekkilinin işin halli ile uğraşması sebebiyle ve salt şirketin ortaklık yapısından müvekkilin haksız ve mesnetsiz bir şekilde dışlamak amacıyla şirketin ticari defterlerin davacının yedinde bulunduğundan işlenemediğini, bu durumda şirketin daha fazla zarara uğraması maksadıyla müvekkilin şirket borçlarını birçok kez kendi mal varlığından ödemek durumunda kaldığını, bahse konu ödemelerin banka dekontları ile sabit olmasına rağmen borç kayıtlarının şirket ticari defterlerine işlenmesi zarureti davacı ve diğer ortağa bildirilmiş olmasına rağmen her defasında müvekkilinin haklı taleplerinin reddedildiğini, müvekkilin şirketten alacağı ve şirket namına yaptığı ödemelerin çok fazla olduğunu, alacağına mahsuben devir ve ciro işlemlerinin gerçekleştiremediğini,  davacı tarafın iddia ettiği şirketin tüm taşınmazları ve amaç konusu, doğrultusunda faaliyet gösterdiği taşınmazların satılmadığını, 22/07/2020 tarihli olağanüstü genel kurulun toplanmasıyla haksız ve geçerli olmayan sebep de olmaksızın müvekkilinin müdürlük sıfatına son verildiğini, müvekkili ile -----yevmiye numaralı--------- devri sözleşmesi ile yapılan devrin haklı bir sebep bildirilmeksizin reddini ayrıca----- arasında yapıldığı iddia olunan devrin onaylanmasına karar verildiğini, bahse konu genel kurulda alınan kararların iptali için işbu davayı ikame ettiklerini bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilince, cevap dilekçesi ile sunulan karşı dava isteminde özetle; ------ kuruluşundan ve tescilinden itibaren tüm ---- dikkatle incelendiğinde, şirketin kurucusu müvekkili -------- görüleceği, zamanla şirketin iş hacminin gelişmesi ve büyümesi ile birlikte tarafların öz kardeş olmaları da göz önüne alındığından müvekkilinin, karşı davalıya bir işinin olması maksadıyla şirkette bir iş tahsis edilerek her ay düzenli olarak alabileceği bir maaşın bağlanmasını, bununla da sınırlı kalmayarak kendi hissesinden pay vererek her yıl şirketten kar payı almasını sağlamış olduğu, aynı iyiniyeti, dava dışı diğer ortak ve öz kardeş ----- gösterildiği, müvekkilinin, yıllar içinde şirketin de iş hacminin artmasıyla öz kardeşlerinin ortaklık paylarını yine kendi hissesinden pay vererek karşı davalının da işlerin içinde yer almasını ve huzurlu bir aile şirketi şeklinde çalışmayı amaçladığı,--- tarihine kadar  karşı davalının ve müvekkilinin ve diğer ortak ---- ortak ve müdür sıfatıyla yetkili bulundukları------ ortaklık yapısında müvekkilinin ---- isabet eden payları bulunduğu,---- yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi ile ------ paylarına isabet eden ---- değerindeki şirket paylarını müvekkiline devrettiği, bu tarih itibariyle  şirketin ortaklık yapısının, müvekkili ---- isabet eder paylar şeklinde vukuu bulduğu, --- tarihinden bugüne kadar müvekkili tarafından defaatle bildirilmesine rağmen davalı şirket karar defterine işbu devrin gerçekleştiğinin yazılması karar defterini yedinde bulunduran diğer ortak----- engellemeler yapılmak suretiyle işbu devir üçüncü kişilere tescil ve ilan olunamadığı gibi devre onay verilmesi maksadıyla genel kurul toplanmasının da önüne geçilmiş olduğu, bununla da kalınmadığı gibi ---- tarihinde müvekkili dışındaki diğer ortakların hukuka aykırı bir şekilde olağanüstü genel kurulu aldıkları, bu sebeple; aynı gün müvekkilinin de şirket adresine gelerek karar defterini arayıp yine sonuç alamadığından güveni kötüye kullanma ve tehdit suçundan dolayı karşı davalı ve diğer ortak hakkında ----- giderek suç duyurusunda bulunduğu, işbu olayın hemen akabinde --- tarihinde karşı davalı ve diğer ortağın müvekkilinin şirkette bulunan ofisini duvar örerek kapattıkları ve müvekkilinin en büyük hissedar olarak kendi şirketinde çalışmasını fiilen engelledikleri,--- tarihinde düzenlenen ----tahkikat evrakı düzenlenerek ikmalen -----gönderildiği, bu suç duyuruları soruşturma numarası aldığında Mahkemeye  arz edileceği, ayrıca; hukuka aykırı bir şekilde alınan müvekkilinin müdürlük yetkisinin sona erdirilmesine ilişkin genel kurul kararının akabinde müvekkilinin, ---- hemen yanında faaliyet gösteren ve %100 hissesinin müvekkiline ait olduğu ---------tarihinde çalışmaya gittiğinde müvekkilinin işyerini terk etmesinin,  karşı davalı ve diğer ortak tarafından tehdit etmek suretiyle istendiği ve müvekkilinin kendi işyerinde çalışma hürriyetinin engellenemeyeceğini ifade etmesine rağmen karşı davalının, müvekkiline arkasından sert bir cisimle vurduğu, akabinde onu sıkıştırarak birkaç yere çarptığı ve sırtını ısırdığı, müvekkilinin, bu sebeple karşı davalı tarafından darp edilmiş olup işbu hususu tevsik eden darp tutanağının da  sunulmuş olduğu, müvekkilinin bu darp ile ilgili kasten yaralama suçundan karşı davalı ile ilgili ------ suç numaralı dosyasından şikayetçi olduğundan bahisle -----yönetimine bir kayyum heyetinin tedbiren atanmasına, asıl davanın reddine, karşı davamızın kabulüne, davacı ve karşı davalı ---- müdürlükten azline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı------- müdür olduğu sırada, şirkete ait 3 adet taşınmazı kendisini tek pay sahibi olduğu -------- şirketine diğer ortaklar ve aynı zamanda müdürlerin hiçbirini bilgisi ve onayı olmadan yolsuz şekilde devrettiğini,  ayrıca şirket adına keşide edilmiş toplam tutarı 1.700 TL tutarında 5 adet çeki yine diğer ortaklar ve yanı zamanda müdürlerin hiçbirini bilgisi olmadan şirketteki imza yetkisini kötüye kullanarak kendi adına cirolayarak takas ettiğini kısaca davalının müdürlük yetkisini kötüye kullandığını, davalı vekilinin taraflar arasında 30/11/2018 tarihine kadar herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını,  tüm uyuşmazlıkların şirket eski müdürü olan davalı ---------arasında yapılan ve şirket tarafından onaylanmamış olan hisse devri ile başladığını iddia ettiğini, ayrıca limited şirketlerde esas sermaye yapının  devrinin geçerli olabilmesi için ortaklar genel kurulunun onayının şart olduğunu, hisse devri sözleşmesinin tek başına payın devredilmesinin yeterli olmadığını, pay devrinin şirket ortaklar genel kurulunca onaylanması vaki pay sahipliği durumunun ortaklar pay defterinde güncellenmesi ve en sonunda da yeni pay sahipliği durumunun tescil ve ilan edilmesinin şart olduğunu, hisse devrinin geçerli olabilmesi için gerekli ortaklar genel kurulunda da genel kurul işbu durumların da göz önünde bulundurularak ve yasa gereği sebep göstermeksizin dahi onay vermeyi reddedebileceği gibi yasanın verdiği yetki  ile iddia olunan hisse devrini davalının da katıldığı 22/07/2020 tarihli ortaklar genel kurulunun onaylamadığını, davalı ----- kayıt  dışı ödemeler yaptığını, şirketten alacaklı olduğu iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, ------ hiçbir hak ve alacağının olmadığını, davalı vekilinin iddia ettiğinin aksine davacı müvekkilinin----------dava konusu taşınmazlardan başka gayrimenkulünün bulunmadığını, yani şirket eski müdürü davacının müvekkilinin tüm taşınmazlarını imza yeksinin kötüye kullanarak yolsuz bir biçimde devrettiğini, yapılan yolsuz tapu devrinin şirket müdürünün kendisi ile işlem yapma yasağına da aykırı olduğunu, davalının davacı şirkette münferit imza yetkilisi olarak müdür olup özen ve bağlılık yükümlüğünün ağır bir şekilde ihlal ettiğini öğrendiklerinde müdürlük görevine şirket genel kurulu tarafından usulüne uygun olarak son verildiğini, bu sebeple davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığını, tüm bu sebeplerle yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı/karşı davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve   beyan edilmiştir.Dava ve karşı dava hukuki niteliği itibariyle TTK 630/2 maddesinden kaynaklanan limited şirket müdürünün azli davasıdır.Mahkememizce alınan ----tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle; ------bedelli çekin ----- iade edildiği ve karara gerek olmadığı, ancak -----çeklerin davalıdan istirdatı ile ----verilmesine karar verilmiştir. Bu dürüm şirketi temsil etme yetkisinin iyi niyetli kullanımının ihlali olarak kabul edilebileceği,  ---- itibari ve beher hisse senedinin nominal değeri -----adet hisse senedi şirket sermayesinin %44,60'ını temsil etmektedir. ---- adet hisse senedi şirket sermayesinin %45.40'ını temsil etmektedir, ------ adet hisse senedi şirket sermayesinin 10'unu temsil etmektedir. Ortaklardan hiçbiri şirket genel kurulunda tek başına karar almasını sağlayacak hisse adedine sahip değildir.---- karar alabilmek için en az iki ortağın birlikte hareketinin gerektiği bunun alınacak kararlar için doğal bir kontrol mekanizması olarak değerlendirilebileceği,  Şirket merkezinde yapılan ----- göre; davalı ------ şirketi temsil yetkisinin kaldırıldığı görülmektedir. ----- yılları arasında şirketin mali durumu incelendiğinde kısa vadeli yükümlülüklerini karşılama kapasitesinde kayda değer bir bozulma olmadığı, finansal yapısma bakıldığında ise yine önemli bir değişiklik görülmediği ancak Yabancı kaynak kullanımının bir miktar arttığı, karlılık oranlarına bakıldığında ise ---- yılında dikkat çekici bir bozulmanın olduğu görülmektedir. Karlılık oranları şirketin cikin çalışıp çalışmadığını göstermesi bakımından önem arz etmektedir. Ancak mevcut ekonomik koşullar ve Covid 19 Pandemisi nedeniyle yaşanan zorlu süreç dikkate alındığında karlılık oranlarındaki bozulma anlaşılır hale gelmektedir. Bu bakımdan şirketin yönetiminin yetersiz olduğunu söylemek için yeterli şartların oluşmadığı, şeklinde rapor sunulmuştur. <br>Mahkememizin ---- sayılı ilamı ile asıl dava bakımından davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına , karşı dava bakımından davanın reddine karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık asıl dava yönünden dava tarihinden sonra yapılan genel kurulda alınan karar ile davalının müdürlük görevine son verilmiş olması nedeniyle asıl davanın konusuz kalıp kalmadığı, söz konusu olan genel kurul kararı iptalinin mahkememizin ------ sayılı davasının bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı hususundadır, istinaf mahkemesi kararı ile TTK kararı etkisi başlıklı 450. Maddesinde genel kurul kararının iptaline veya butlanına ilişkin mahkeme kararının kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade edeceğinin düzenlendiği, bu nedenle ---dosyasının bekletici mesele yapılması gerekirken asıl davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin isabetli olmadığına ilişkin kaldırma kararı verilmiştir. Mahkememizin ----kararı talep edilen ---- kurulda alınmış  kararların iptali sebepleri muhalefete ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği iş bu kararın --- vermiş olduğu esastan red kararı ile kesinleşmiş olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre asıl dava bakımından ---- tarihli olağanüstü genel kurulda alınmış olan kararların iptaline ilişkin olarak açılan mahkememizin ------ red  kararının kesinleşmesi nedeniyle davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı, karşı dava yönünden ise davacı ---- davalı----- şirket müdürlüğünden azline ilişkin olarak sürülen iddiaların kişisel anlaşmazlıklardan kaynaklandığı,------- yöneticilik sıfatı nedeniyle azil koşullarının oluşmadığı TTK 630 maddesinde gösterildiği şekilde özen ve sadakat yükümlülüğünü ne şekilde ihlal ettiğine dair somut belge sunulmadığı bu nedenle davacı tarafça ispat yükü yerine getirilmediğinden karşı dava yönünden de davanın reddine  karar vermek gerekmiş aşağıdaki  gibi hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Asıl dava yönünden ;<br>Davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, <br>2-Karşı dava yönünden ;<br>Davanın reddine,<br>3-Asıl davada alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL  harcın mahsubu kalan ile bakiye 561,00 TL nin davacı/karşı davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>4-Karşı davada alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL  harcın mahsubu kalan ile bakiye 561,00 TL nin davalı /karşı davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>5-Asıl davada Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı/karşı davacı vekili için takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı/karşı  davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya verilmesine, <br>6-Karşı davada  Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı/karşı davalı için takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin  davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya verilmesine, <br>7-Davacı /karşı davalı tarafından sarfedilen 1.093 TL posta giderinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine,<br>8- Davalı/karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, <br>Dair, Davacı Vekilinin ve  Davalı Vekilinin yüzlerine karşı  tebliğden itibaren 2 hafta  süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere  oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4460eca5bbf33f21","SID":"11cf671c4a4f92b8"}}