{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1631 Esas<br>KARAR NO: 2025/206<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 16/09/2020<br>NUMARASI: 2018/783 Esas, 2020/411 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ <br>KARAR TARİHİ: 06/02/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin uluslararası taşımacılık işi yapan davalıya gümrük hizmeti verdiğini, ayrıca davalının talebi ile davalıya ait araç sürücülerine avans olarak 5.360,00 Euro verdiğini ve bu tutarları davalı cari hesabına işlediğini, davalının alacağı ödememesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevabında; müvekkili şirket ile davacı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili şirketin yurtdışında çalışan şoförlerinin anlık ihtiyaçları için Avusturya'da kurulu bulunan dava dışı ... adlı şirketin alacaklı olduğunu, şoförlere ödenen bedellere ait belgeler üzerindeki kaşe ve imzaların da bu şirkete ait olduğunu, dava dışı şirketin çalışanı sıfatında olan davacının kendisine ait olmayan alacağı kendisine aitmiş gibi göstermek istediğini, davacının alacağını yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, e-posta yazışmalarının delil olarak kabul edilemeyeceğini, kaldı ki e-posta yazışmalarında davacının alacaklı olduğunu kabul etmediklerini, müvekkili ile arasında hiçbir ticari bağı olmayan davacının kötü niyetli takip başlattığını savunarak davanın reddine, % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile HMK 329 maddesi uyarınca disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı taraf, davalı şirketin yurtdışında çalışan şoförlerinin anlık ihtiyaçları için kendi hesabından  para aktardığını iddia etmiş ise de, dosya kapsamında sunulan ticari defter, bilgi ve belgeler ile banka kayıtlarından, bu ödemelerin dava dışı ... firması tarafından yapıldığı, bu durumun davalının ticari defterleri ile uyumlu olduğu, davanın değeri itibariyle yazılı delille ispatlanması gerektiği, davacının davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlayacak yazılı delil sunamadığı, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair delil de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı borçlunun kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar, yasal süre içerisinde davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; İMEX Customs Service Gmhb'nin birden fazla şirketi bünyesinde barındıran üst organizasyon olup, müvekkilinin anılan şirket bünyesinde kendi nam ve hesabına gümrük hizmetleri ile iştigal eden ticari bir işletme olduğunu, e-posta yazışmalarına göre, davalının taleplerini bizzat müvekkiline ya da müvekkilinin eşine ilettiğini, sözkonusu yazışmaların müvekkiline ait e-posta üzerinden yapıldığını ve ...'in bu işlemlerle bir ilgisi olmadığını,  bu yazışmalarda davalının 5.360,00 Euro borcu olduğunu kabul ettiğini, dava dışı ...'nin alacaklı olduğu kabul edilse dahi davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilerek maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu  belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı katılma yolu ile istinaf nedenleri olarak; davacının kendisine ait olmayan bir alacak için kötü niyetli takip başlattığını, mahkemenin de alacağın ...'ye ait olduğunu kabul etmesi nedeniyle, davacının kötü niyetli takip başlattığını dolaylı olarak kabul ettiğini, bu nedenle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca davacının HMK'nın 329. maddesi uyarınca cezalandırılması talepleri ile ilgili hiçbir karar verilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve davacının HMK'nın 329. maddesi uyarınca disiplin cezası ile cezalandırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. Davacının 5.360,00 Euro'nun TL karşılığı 22.073,55 TL'nin tahsili için davalı şirket aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itirazın iptali ve takibin devamı için bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı borçlunun kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davacı ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Davacı vekili, davalı şirket ile aralarındaki ticari ilişki gereği, davalının yurtdışındaki şoförlerine ihtiyaçları için ödeme yaptığını ileri sürerek bu ödemelerin davalıdan tahsilini istemiş, davalı ise davacı ile aralarında herhangi bir ilişki olmadığını, söz konusu ödemeleri şoförlerine dava dışı ...'nin yaptığını savunmuştur. İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda; davaya konu alacağın dayanağı olarak gösterilen ödemelerin tümünün davalının yasal defterlerinde yer aldığı, ancak dava dışı ...'nin cari hesabına kayıtlandığı, davalının yasal defterlerine göre dava dışı şirketin takip tarihi itibariyle 14.965,63 TL alacağı bulunduğu, davalı defterlerinde davacı ile ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı, davalı ile dava dışı ... arasındaki e-posta yazışmalarında davalının 5.360,00 Euro borcu kabul ettiği, ancak alacağın davacıya ya da dava dışı ...'ye ait olduğunun anlaşılamadığı, davacının yurt dışında mukim olması nedeniyle yasal defter ve dayanak belgelerin sunulmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi ek raporunda; davalının davacının banka hesabına şoför avansı açıklamasıyla ödemede bulunduğuna dair banka dekontları bulunduğu belirtilmiştir. Buna göre alınan rapor ve ek rapora göre, davalı defterlerinde davacı ile davalı şirket arasında herhangi kayıt bulunmaması, davacının defterlerini ibraz etmemesi, e-posta yazışmalarının da alacaklının davacı olup olmadığının tespit edilememesi karşısında, mahkemece ispat olunamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Ayrıca mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verildiğine göre, davalı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de yerindedir. 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Davalı vekili, davacı alacaklının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine ve HMK'nın 329 maddesi gereği para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesine talep etmişse de; davacının kötü niyetli takip başlatığına ve davacının hiçbir hakkı olmadığı halde dava açtığına  dair dosyada bilgi ve belge bulunmaması karşısında davalının bu taleplerinin kabul edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/783 Esas, 2020/411 Karar ve 16/09/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 561‬,00 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununu gereğince alınması gereken 615,40 TL  harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 06/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7574685d0c2ac451","SID":"15b78c4af96762da"}}