{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2023/1861 Esas<br>KARAR NO:2025/73 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2021/648 Esas - 2023/535 Karar <br>TARİH:15/06/2023<br>DAVA:Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)<br>KARAR TARİHİ:23/01/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin  08.07.2020 tarihinde otomobil imalatçısı davalıdan  ...marka ...  model ve ...  şase numaralı aracı satın aldığını, ...plaka numarası ile tescil ettirdiğini, müvekkilinin  08/07/2021 tarihinde aracı 0 km aldığını ve bir süre kullanıldıktan sonra debriyaja basılınca ses kesilmesi ve aracın çok sesli çalışması sorunları ile 11/02/2021'de yetkili servis olan ... servisine götürdüğünü, yetkili servis gerekli incelemeleri yaptığında prizdirekt bilyaları uğultu yaptığının tespit edildiğini,müvekkilinin araçta tespit edilen hatalar ve eksiklikler sebebi ile üründen yararlanmada sorunlar oluştuğunu, aracın yetkili servisten 31/03/2021 tarihinde çıktığını, aracın 50 gün boyunca serviste kaldığını,  müvekkilinin  ...şirketi ile çalışmakta olup , sadece ve sadece ... şirketinin aramış olduğu kriterlere uygun olduğu için davaya konu aracı satın aldığını, araç arızasının sık sık tekrarladığını ayrıca arıza ve bakım sürecinde ikame olarak verilen aracın , ... şirketinin şartlarını taşımadığından işlerine devam edemediğini , karından da yoksun kaldığını, arızaların devam etmesi sebebiyle müvekkilinin aracı kullanamadığını, araçta mevcut gizli ayıpların davalı tarafça müvekkiline bildirilmediği gibi ağır kusur ve hile ile gizlendiğini, problemlerin imalat hatasından kaynaklanmakta olup, aracın serviste kaldığı günler ve kullanmadığı diğer günler için maddi kaybı olduğunu beyan ederek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, ayıplı satılan araç nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu şimdilik 25.000 TLnin arıza başlangıç tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ile davacı  arasında herhangi bir satım akdi bulunmadığını,  satıcı ile üretici ya da ithalatçının müteselsil sorumluluğunun sadece 6502 sayılı Kanun’da tüketiciler lehine düzenlendiğini, dava konusu uyuşmazlıkta 6502 sayılı Kanun uygulama alanı bulamayacağını,müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir hizmet akdi de bulunmadığını,  davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, dava konusu aracın  ticari garanti şartlarına tâbi bulunduğunu,“Ticari Garanti Şartları”na göre malın garanti süresi içinde gerek malzeme, gerekse montaj ve tasarım hatalarından dolayı arızalanması halinde, işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep edilmeksizin tamirinin yapılacağını,  ticari garanti kapsamında müvekkili şirketin sadece aracın ücretsiz onarımından sorumlu olup, ticari bir satım söz konusu olduğu için işbu davada davacının, aracı satın alırken kabul etmiş olduğu ticari garanti esasları gereği hiçbir zaman için araç değişimi talep etme hakkının bulunmadığını, dava konusu araçta herhangi bir arıza ve nihayetinde hukuken ayıp olarak nitelendirilebilecek bir sorun bulunmadığı,  müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesinin  esasen mümkün olmadığını, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp ya da ayıp olarak nitelendirilebilecek maddi bir hasar ya da eksikliğin  söz konusu olmadığını, araçta durur vaziyette motor ve yol sesi olmadığı için bir miktar çalışma sesi duyulmasının normal olduğunu, davacı tarafa da şikayeti üzerine ilk başta bu sesin normal olduğunun yetkili servis tarafından iletildiğini ancak davacı tarafın ısrarı ve talebi üzerine boş viteste hareketine devam eden giriş mili rulmanı değişiminin yapıldığını, üretimden kaynaklanan bir ayıp, teknik bir arıza bulunmayan, halihazırda sorunsuz kullanılmakta olan bir araç bakımından davacının araç değişimi ve zarar talebinin TMK m.2’ye aykırılık teşkil ettiğinin  dikkate alınması ve hakkaniyet ilkesine göre karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulü halinde davacının araçtan elde ettiği faydayı iadesi gerektiğini, aksi durumun davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, itirazları dikkate alınmaksızın araç değişimine karar verilmesi halinde, aracın her türlü borçtan ari bir şekilde iadesine karar verilmesi gerektiğini, bu sebeple ilgili Trafik Tescil Müdürlüğü ve Vergi Dairesi’ne müzekkere yazılarak araç üzerinde hak mahrumiyeti olup olmadığının, aracın muayenesinin yapılıp yapılmadığının, vergi borcu ve trafik cezası olup olmadığının sorulmasını talep etiklerini, somut olayda maddi zararın koşulları oluşmadığını,  hukuka aykırı bir eylemi bulunmayan müvekkilinin maddi zarar iddiasına muhatap kılınmasının hukuken mümkün olmadığını beyan ederek haksız davanın öncelikle husumet nedeniyle reddine, aksi kanaat halinde esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 15/06/2023 tarih ve 2021/648 Esas - 2023/535 Karar  sayılı kararında;\"Mahkememizce tensip zaptı ile ilgili tescil müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... plakalı aracın tescil kaydının, yetkili ... servisine müzekkere yazılarak ... plakalı araca ait servis iş emirlerinin , Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak dava konusu araca ait tüm kayıtların , dava konusu ... plakalı araç üzerinde takyidat bulunup bulunmadığına ilişkin ilgili trafik tescil şube müdürlüğü ve vergi dairesine müzekkere yazılmasına karar verilmiş olup, müzekkere cevapları dosya içeresine alınmıştır.Mahkememizce davacı vekiline  ... ile yapılan sözleşmeyi  sunmak üzere davacı  2 hafta süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekilince taşıma sözleşmesinin sunulduğu görülmüştür.Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... \"Ben davacı ...'ü ... firmasında birlikte çalışmamız nedeni ile tanırım. Tam tarihlerini hazırlamamakla birlikte ... firmasında çalışmak üzere almış olduğu dava konusu aracı aldıktan sonraki üç ay içerisinde aracın şanzıman arızası verdiğini ve şanzımanının değiştiğini biliyorum. Araç sıfır araç olduğundan ilk üç aylık kullanımda şanzıman arızası vermesi normal gelmedi. Aracın serviste bakımı sırasında ikame araç olarak otomobil verildi ancak ikame araç olarak verilen araç ticari araç olmadığı için ... firması tarafından çalışmasına müsade edilmedi. Davacının aracı tamirde iken ... firmasında çalışan iş arkadaşları olarak davacıya araçlarımız ile destek olduk ve ... firmasında onun yapması gereken işlere yardımcı olduk. Yani aracı tamirde iken ... firmasının kendisine verdiği işleri benim gibi diğer iş arkadaşlarının araçları ile yerine getirdi. Parasını da firmadan aldı. \" şeklinde;  tanık ... \"Ben davacı ...'ü ... firmasında birlikte çalışmamız nedeni ile tanırım. Hatırladığım kadarı ile pandemi sürecinde davacı ...,... firmasında çalışmak üzere ... firmasından sıfır araç aldı. Araç ilk üç ay içerisinde şanzıman arızası vererek tamir için servise gitti. Serviste kaldığı müddet içerisinde davacıya ikame araç olarak verilen araç ... firmasının sözleşmesine uygun ticari araç  olmadığından ikame araç ile çalışmasına izin verilmedi. Ancak ikame araç ile ... firmasından baskı görmesine rağmen çalışmasına da engel olunmadı. Davacının ... firmasındaki ikame araçla çalışma şartları zorlaştı. İkame araç panelvan tarzda olmadığından daha fazla sefer yapmak zorunda kaldı. Bu nedenle hem zaman hem de yakıt masrafı arttı. Ayrıca ... firması tarafından teslimatların gecikmesi nedeni ile davacıya baskı oldu.\" şeklinde beyanda bulunmuşlardır.Mahkememizce dosyanın otomotiv alanında uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdii edilmiş olup , alınan 19/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda dosyada mevcut araç servis formları incelendiğinde 24/12/2020 tarihli iş emri formunda davacı tarafa ait ... plaka nolu aracın 24/12/2020 tarihinde ve 15197 km de “Ayağı debriyaj pedalından çekince vuruntu oluyor.” şikayetiyle servise geldiği, serviste test edildiği, tırnağın yerine takıldığı, kapatıldığı işlemlerinin yapıldığı ve aracın teslim edildiği, 11/02/2021 tarihli iş emri formunda davacı tarafa ait ... plaka nolu aracın 11/02/2021 tarihinde ve 18.112 km de “Araçta ses var, depriyaja basınca ses kesiliyor, araç çok sesli çalışıyor, prizdirekt bilyaları uğultu yapıyor \"şikayetiyle servise geldiği,  aracın çekici ile servise alındığı,  19/03/2021  tarihli iş emri formunda davacı tarafa ait ... plaka nolu aracın 19/03/2021 tarihinde ve 18115 km de “Araçta ses var, debriyaja basınca ses kesiliyor ve çalıştığında çok sesli çalışıyor.” şikayetiyle servise geldiği, serviste vites kutusu, giriş mili, çıkış mili, diferansiyel, ara mil, vites grubu, contalar  keçe, şanzıman giriş çıkış mili, yatak giriş çıkış şaftları, silindir komple-debriyaj yardımcı işlemleri yapıldığı ve aracın teslim edildiği, 02/06/2021 tarihli iş emri formunda davacı tarafa ait ...plaka nolu aracın 02/06/2021 tarihinde ve 21385 km de “Rolentide çalışırken şanzıman içinden ses geliyor vitese geçerken takılma yapıyor.” şikayetiyle servise geldiği, giriş mili,çıkış mili, diferansiyel, ara mil, , contalar , transaks komple, vites kutusu söküp takma işlemi yapıldığı ve aracın teslim edildiği, 22/09/2021 tarihli iş emri formunda davacı tarafa ait ... plaka nolu aracın 22/09/2021 tarihinde ve 30070 km de servise geldiği, 30000 bakımının yapıldığı ve aracın teslim edildiği, aracın çok az bir kullanım sonucunda araçta önemli olan vites kutusu, şanzıman, diferansiyel, vs arızaların meydana geldiği ve bu arızaların devam ettiği , bütün bu tespitler birlikte değerlendirildiğinde dava konusu ... plakalı 2020 model ...marka ... tip kamyonetin ayıplı imalat olduğu ve gizli ayıplı olduğu, dava konusu ...plaka nolu kamyonetin  11/02/2021'de yetkili servis olan ...servisine götürüldüğü ,  aracın yetkili servisten 31/03/2021 tarihinde çıktığı , aracın 50 gün boyunca serviste kaldığını gösteren bir servis formunun mevcut olmadığı ancak serviste bir seferinde 7 gün ve diğerinde 9 gün olmak üzere iki gelişte toplam 16 gün serviste kaldığı , olay tarihinde aynı marka ve model kamyonetin net günlük kira bedelinin 400,00 TL/gün olduğu dikkate alındığında 16 gün x 400,00 TL/gün= 6.400 TL kira kaybı olduğu bildirilmiştir.Mahkememizce davalı şirkete müzekkere yazılarak davaya konu aracın garanti belgesinin mahkememize gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, müzekkere cevabı dosyaya  geldikten sonra garanti şartları ve kazanç kaybına ilişkin itirazların değerlendirilmesi için dosyanın daha önce rapor sunan  bilirkişiye tevdii ile  ek rapor tanzimine karar verilmiş olup, alınan 19/04/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda garanti kitapçığı incelendiğinde garanti koşulları, kullanma şartları, periyodik bakımları şartlarını ve koşullarının belirtildiği, aracın garanti süresinin kilometreye bakılmaksızın satış tarihinden itibaren 3 yıl olduğu , aracın çok az bir kullanım sonucunda, araçta önemli olan vites kutusu, şanzıman, diferansiyel, vs arızaların meydana geldiği ve bu arızaların devam etmesi nedeniyle  aracın ayıplı imalat olduğu ve gizli ayıplı olduğu , bu arızaların serviste garanti kapsamında onarım yapıldığı, aracın 16 gün serviste kaldığı, 6.400 TL kira kaybı oluştuğu  bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre; davanın,  üretim hatası nedeniyle  ayıplı olduğu iddia edilen aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve kazanç kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkin  olduğu,6098 sayılı TBK'nin 219.maddesinde; ''Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.'' şeklinde düzenlemenin yer aldığı, 6098 sayılı TBK'nun  227.maddesinde satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcının satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme veya imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik haklarından birini seçebileceği ve alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu , somut olayda  davacının, dava dışı ...'ten  ... marka ticari araç satın aldığı, 19/08/2022 tarihli bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre  aracın çok az bir kullanım sonucunda  vites kutusu, şanzıman, diferansiyel, vs arızaların meydana geldiği ve bu arızaların devam ettiği ,  aracın  ayıplı imalat olduğu ve  araçtaki ayıbın gizli ayıp teşkil ettiği, araçtaki ayıbın devam ettiği, -davacının,  aracı  ticari faaliyette kullandığını belirtmekle- davaya konu aracın  kullanım amacı düşünüldüğünde söz konusu ayıbın  davacının araçtan beklediği faydayı önemli ölçüde azalttığı, aracın garanti süresinin teslim tarihinden itibaren 3 yıl olduğu, garanti süresi içinde yapılan ve garanti kapsamına giren ayıplara ilişkin ihbarın süresinde yapılmış sayılacağı, davacının, TBK227.maddesinde yazılı haklarından satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme hakkını kullandığı, aracın ayıplı olması sebebi ile davacının bu hakkını kullanmakta haklı olduğu, misli ile değişimden , davaya konu araca üç  yıl süre ile garanti vermesi ve aracın  üretici- imalatçı firması olması nedeniyle davalının  sorumlu olduğu  anlaşıldığından davacının aracın ayıpsız  misli ile değiştirilmesi talebinin kabulü ile dava konusu ... marka ...  model ve  ... şase numaralı ... plakalı  aracın iade konusundaki masrafların davalı tarafından karsılanmak kaydıyla davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, ayıplı aracın ise takyidatsız olarak davacı tarafından davalıya iade ve teslimine; kazanç kaybı yönünden aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğunun belirlenmesi ve davacının aracını kullanamadığı döneme ilişkin olarak bakım giderleri, amortisman vs. tasarruf ettiği miktarların düşülmesi gerektiği , buna göre düzenlenen bilirkişi  raporuna göre  davacıya ait aracın  tamir süresinin 16 gün olduğu,  kaza tarihi itibari ile aracın günlük kira bedelinin  400,00 TL olduğu , aracın  ayıplı olması nedeniyle davacının talep edebileceği ve davalının sorumlu olduğu kazanç kaybı  bedelinin 6.400 TL olduğu anlaşıldığından  davacının kazanç kaybına ilişkin zarar talebinin kısmen kabulü ile 6.400 TL'nin  dava tarihi olan 30/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari  faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile,''Davacının aracın ayıpsız  misli ile değiştirilmesi talebinin kabulü ile dava konusu  ... marka ...  model ve  ...  şase numaralı... plakalı  aracın iade konusundaki masrafların davalı tarafından karsılanmak kaydıyla davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine,Ayıplı aracın ise takyidatsız olarak davacı tarafından davalıya iade ve teslimine,Davacının ayıplı satılan araç nedeniyle kazanç kaybına ilişkin zarar talebinin kısmen kabulü ile 6.400 TL'nin  dava tarihi olan 30/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari  faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket ... A.Ş'ye husumet yöneltilemeyeceğinin göz ardı edildiğini,Müvekkili şirket ... A.Ş'nin Davacı ile arasında herhangi bir satım akdi bulunmadığını; satıcı ile üretici ya da ithalatçının müteselsil sorumluluğunun sadece 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da tüketiciler lehine düzenlenmiş bir husus olduğunu; dava konusu uyuşmazlıkta  ise esas olarak TTK hükümleri uygulanacak olup, 6502 sayılı Kanun hükümlerinin uygulama alanı bulunmadığını; ayrıca, müvekkili şirket ile Davacı arasında herhangi bir hizmet akdi de bulunmadığını; bu itibarla, imalatçı olan müvekkili şirketin müteselsil sorumluluğuna gidilemeyeceğinden, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini,TTK mad.23 atfıyla TBK.mad 207 vd. hükümleri uyarınca da, malın ayıbı nedeniyle sorumlu tutulanın sadece satıcı olup, satış sözleşmesinin tarafı olmayan imalatçının müteselsil sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını; dava konusu araçta ayıp olarak nitelendirilebilecek olumsuz bir durum da bulunmadığını; gerçekten, alıcının seçimlik haklarını düzenleyen TBK m.227 hükmünde, söz konusu seçimlik hakların sadece satıcıya yöneltilebileceği belirlenmiş olup, üretici/ithalatçının sorululuğundan bahsedilmemiş olduğu gözden kaçırılmaması gerektiğini, Dava konusu aracın satıcısı, müvekkili şirket ...A.Ş. olmayıp, müvekkili şirketin dava konusu aracın satış işlemine taraf omadığını; bu itibarla, müvekkili şirketin taraf olmadığı bir sözleşmenin konusunu teşkil eden maldaki ayıp iddiasından dolayı sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmayıp, davanın her halükarda husumet yönünden müvekkil şirket lehine reddi gerektiğini,Gerekçeli kararda belirtilenin aksine dava konusu araçta ayıp olarak nitelendirilebilecek bir eksiklik, aksaklık söz konusu olmadığını,Ayıba karşı tekeffül borcunu düzenleyen TBK m.219 uyarınca ayıptan söz edilebilmesi için, ayıp sonucunda şeyin değerinin veya elverişliliğinin önemli surette azalması veya tamamen ortadan kalkması gerektiğini; gerçekten, öğretide de, \"satım akdinde kastedilen tahsis ve kullanma yönü bakımından onun değerini veya elverişliliğini kaldıran veya azaltan bir eksiklik bulunmalıdır\" (Tandoğan, H., Borçlar Hukuku, Özel Borç İlişkileri, Cilt I/1 s. 166). Bu açıdan malın değeri düşmediği ve kullanılmaya elverişliliği etkilenmediği sürece, bir özürden bahsetmek mümkün bulunmadığını; doktrinde malın ayıplı sayılabilmesi için ayıbın önemli olması, şeyin değerinin veya elverişliliğin önemli surette azalması veya tamamen ortadan kalkması gerektiği, önemsiz ayıplardan dolayı ise satıcının sorumlu tutulamayacağının ifade edilmekte olduğunu,(Tandoğan, H., a.g.e. s. 173).Somut olayda ise dava konusu araçta hukuki anlamda bir ayıp bulunmadığı gibi, herhangi bir arıza, üretimden kaynaklanan bir ayıp da bulunmadığını,Gerçekten, araç boş viteste motordan gelen hareket şanzımana iletilmekte olduğunu ancak tekerleklere iletilmemekte olduğunu; bu durumda şanzıman içerisinde hareketin devam etmekte olduğunu; araçta durur vaziyette motor ve yol sesi olmadığı için bir miktar çalışma sesi duyulmasının normal olduğunu; Debriyaja basınca motordan şanzımana iletilen hareketin kesilidğini, dolayısıyla çalışma sesinin de ortadan kalkacağını; normalde çalışma sesi olduğunu ve bir arıza olmadığını; davacı tarafa da şikâyeti üzerine ilk başta bu sesin normal olduğu yetkili servis tarafından iletildiğini ancak Davacı tarafın ısrarı ve talebi üzerine boş viteste hareketine devam eden giriş mili rulmanı değişimi yapıldığını,Ses duyulmasının göreceli bir kavram olduğunu; somut olayda müşteri memnuniyeti adına değişim yapıldığını ve araç sorunsuz olarak teslim edildiğini,Dava konusu aracın, ticari garanti şartlarına tâbi bulunmakta olduğunu,... ve Servis Kılavuzu'nda belirtildiği üzere, satın alınan ... aracın ticari veya mesleki amaçlı kullanılması halinde, \"Ticari Garanti Şartları\" geçerli olacak ve malın garanti süresi içinde, gerek malzeme, gerekse montaj ve tasarım hatalarından dolayı arızalanması halinde, işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep edilmeksizin tamirinin yapılacağını,Görüldüğü üzere, ticari garanti kapsamında, müvekkili şirketin, sadece aracın ücretsiz onarımından sorumlu olup, ticari bir satım söz konusu olduğu için, işbu davada Davacının, aracı satın alırken kabul etmiş olduğu ticari garanti esasları gereği hiçbir zaman için araç değişimi talep etme hakkının bulunmadığının gözden kaçırılmaması gerektiğini; bununla birlikte, dava konusu araçta herhangi bir arıza ve nihayetinde hukuken ayıp olarak nitelendirilebilecek bir sorun bulunmadığı üzere müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesi ise ticari garanti şartları çerçevesinde esasen mümkün olmadığını,Hükme esas alınan 19.08.2022 tarihli Bilirkişi Raporu'na ve 18.03.2023 tarihli Bilirkişi Ek Raporu'na yönelik itirazlarının giderilmediğini;19.08.2023 tarihli Bilirkişi Raporu'na yönelik itirazlarının 12.09.2022 tarihli dilekçeleri ile açıklanmış olmasına karşın 22.11.2022 tarihli duruşmada dikkate alınmadığını; oysa, yukarıda ve anılan dilekçelerinde değinilen itirazlarımız doğrultusunda halihazırda sorunsuz bir şekilde kullanılan araç için açılan işbu davanın reddi gerektiğini; Yerel Mahkemenin söz konusu itirazları gidermeden hüküm kurduğunu,Gerçekten, Yargıtay içtihadı gereği itirazlarının karşılanması için yeni bir rapor alınmış olması gerekli olduğunu; gerçekten de, somut olaya benzer biçimde, bilirkişi kök ve ek raporuna gerekçelerin de gösterilerek itiraz edildiğini ve yeniden bilirkişi raporu alınması talep edildiği ancak mahkemece itirazlar karşılanmadan hüküm tesis edilmiş bulunan bir olayda Yargıtay bu durumu bozma sebebi olarak gördüğünü,(Ek).Somut olayda Davacının taleplerinin kabulünün yerleşik Yargıtay içtihadı uyarınca da- haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Herhangi bir kabul anlamına gelmemek üzere, alıcılar için tanınan \"bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme\" şeklindeki seçimlik hakların, ayıbın ağırlığı ve/veya büyüklüğü dikkate alınarak TMK 2.'deki iyi niyet kuralları çerçevesinde kullanılması gerektiğinin kabul edilmekte olduğunu; dikkat edilirse, TBKda tanınan seçimlik hakların da, ayıbın ağırlığına göre belli bir sıralama içerisinde ifade edilmekte olduğunu,Yargıtay HGK 07.06.2017 tarihli kararında, \"…Ayıbın öneminin aracın kullanımına ve beklenen faydaya bir etkisinin olmaması, aracın ayıplı ve ayıpsız değeri arasındaki farkın araç bedeli nazara alındığında azlığı yani karşılıklı menfaatler dengesi ile hukukun temel prensibi olan hakkaniyet kuralları değerlendirilerek ayıp nedeni ile bedel indirimi veya  diğer seçimlik haklarını kullanıp kullanmayacağının tespit edilmesi zorunludur. Somut olay, yukarda belirtilen ilke ve kurallar ışığında aracın bagaj kapağında 1500 TL değerindeki boyama işlemi değerlendirildiğinde ayıp nedeni ile bedel indirimine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir.\" dediğini,Yargıtay 13. H.D., 16.11.2017 tarih ve 2015/18628E.-2017/11243K.,  s.lı. kararında da bu hususu bir kez daha ortaya koymakta olduğunu; Davacı eldeki davada ayıplı olan aracın ayıpsız misli ile değişimini istemiştir. Mahkemece, davacının talebinin bedel indirimi değil, yalnızca bedel iadesi olduğu gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemenin de dayandığı bilirkişi raporunda, \"dava konusu aracın motor kaputu ve sol arka çamurluktaki boya kalınlığının standart ölçülere uymadığı, gizli ayıp niteliğinde olduğu, ancak maldan sürekli yararlanmaya engel olmayıp yalnızca aracın değerinde 3000 TLlik değer kaybı meydana getirdiği\" tespit edilmiştir.Somut olayda aracın 2012 yılında satışının yapıldığı, dava tarihine kadar yaklaşık 1 yıl 5 ay boyunca kullanıldığı dikkate alındığında sözleşmenin feshi ve aracın bedeline hükmedilmesinin TMK2. maddesindeki hakkaniyet ilkesine aykırı olacağı açıktır. Bu durumda araçta oluşacak zararı telafi etmek için bedel indiriminin değerlendirilmesi gerekir. Dairemizin kural olarak uygulaması nispi metod yöntemi ile değer kaybının belirlenmesidir. Bu metoda göre zararın tazmini için, ayıplı değer ile ayıpsız değer arasındaki farka hükmetmek gerekir. (Bkz. Cevap Dilekçemiz EK-1).Somut olayda üretimden kaynaklanan bir ayıp, teknik bir arıza bulunmayan, Davacının şikâyetinin garanti kapsamında giderilmiş olduğu, halihazırda sorunsuz kullanılmakta olan dava konusu araç bakımından Davacının araç değişimi ve zarar talebinin kabulü TMK m.2'ye ve yukarıda belirtilen Yargıtay kararlarına, hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu,Gerçekten, Davacı tarafın seçimlik hakkını ücretsiz onarım yönünde tükettiğini; dava konusu aracın da Davacının mülkiyet ve zilyetliğinde sorunsuz bir şekilde kullanılmakta olduğunu; bilirkişi raporunda da devam eden bir arıza olduğuna ilişkin bir tespitte de bulunulmadığını; bu ititbarla Davacının misli ile değişim yönündeki talebinin reddi gerektiğini, Somut olayda maddi zararın koşullarının oluşmadığını, Yukarıda açıklanan gerekçelerle hukuka aykırı bir eylemi bulunmayan müvekkilinin maddi zarar iddiasına muhatap kılınmasının kabul edilemeyeceğini; gerçekten, somut olayda  müvekkili şirketin kusuru söz konusu olmadığından ortada, maddi tazminat ödemekle yükümlü tutulmasını gerektirecek kusurlu bir durum/illiyet bağı da bulunmadığını, Ayrıca Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği'nde ticari araçların azami tamir süresinin 45 iş günü olarak belirlendiğini; somut olayda, dava konusu aracın müvekkil şirket yetkili servisi tarafından azami tamir süresinden çok daha kısa bir sürede Davacıya teslim edildiğini; dolayısıyla, söz konusu maddi zarardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, İtirazları saklı kalmak kaydıyla, ayrıca dava konusu aracın tramer kaydı sorgusunun yapılarak, aracın herhangi bir kazaya karışıp karışmadığı ya da araçta değer kaybına sebebiyet verecek bir durumun oluşup oluşmadığının tetkiki için Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazıldığını; 16.06.2022 tarihli duruşmada geldiği görülen Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi müzekkere yanıtı ekinde hasar ve poliçe bilgisine göre araç çarpma nedeniyle hasarlı olduğunu; araçta müvekkili şirketin bir kusurlu bir eylemi ya da fiili olmaksızın meydana gelmiş olan bu çarpmanın bir değer kaybına yol açıp açmadığı, cevap dilekçelerinde talep edilmiş olmasına rağmen araştırılmadığını; oysa, bu durumun tespit edilerek iadesinin gerektiği,aksinin Davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini; hükmün bu açıdan da kaldırılması gerektiğini,İleri sürerek, yukarıda açıklanan gerekçelerle, kamu düzeninden olan hususlar ile resen nazara alınacak hususlar da dikkate alınmak suretiyle, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.06.2023 tarih ve 2021/648E.- 2023/535K. s.lı. davanın kabulü kararının kaldırılmasını, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını  talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacı tarafından dava dışı firmadan satın alınan davalının üretici ve ithalatçı olduğu dava konusu aracın ayıplı olduğu iddiası ile ayıpsız misli ile değişimine ve aracın serviste kaldığı süre boyunca uğranılan kazanç kaybı zararının davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda aracın misli ile değişim talebinin kabulüne ve aracın misli ile değişimine, uğranılan kazanç kaybı zararının kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut uyuşmazlıkta; dava konusu aracın davacı tarafından dava dışı ... firmasından 08/07/2020 tarihinde satın alındığı, davalının dava konusu aracın üreticisi ve ithalatçısı olduğu ve davacı tarafından aracın garanti süresi içerisinde yetkili servise götürüldüğü ve garanti süresi içerisinde dava açıldığı hususunda taraflar arasından ihtilaf bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki istinafa gelen temel ihtilaf; dava konusu aracın üretimden kaynaklı ayıplı olup olmadığı, davalının pasif husumetinin bulunup bulunmadığı, davacının kazanç kaybı zararının oluşup oluşmadığı ve miktarı hususundadır.Mahkemece dava konusu aracın servis kayıtları dosya arasında alınarak dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bilirkişi kök ve ek raporunda; servis kayıtlarına göre 0 km olarak satın alınan aracın satın alındıktan sonra 14 aylık süre içerisinde dört kez önemli arızalar için ve bir kez bakım için servise getirildiği, aracın satın alındıktan kısa bir süre sonra servise önemli arızalar sebebiyle getirildikten sonra arızaların tekrar etmesi üzerine tekrar servise getirildiği ve arızaların üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğunun ve arızaların garanti kapsamında giderildiğinin tespit edildiği, aracın davacının iddia ettiği gibi serviste 50 gün değil 16 gün kaldığı ve bu sebeple davacının 6.400,00 TL zarara uğradığı tespit edilmiştir.TBK’nın 227.maddesinde, \"(1)Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.(2) Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.(3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. (4)Alıcının,sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.(5)Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.\" düzenlemesi bulunmaktadır.Dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporu dava konusu araca ilişkin servis kayıtları incelenmek suretiyle hazırlanmış ve servis kayıtlarına göre arızaların garanti kapsamında giderildiği tespit edilmiş,Mahkemece uyuşmazlık konusu araç üzerinde servis ortamında teknik bilirkişiler eşliğinde inceleme yaptırılmasına karar verilmemiş ve davacının iddia edilen ayıpların halen devam edip etmediği, arızaların kalıcı bir şekilde daimi olarak giderilip giderilmediği, arızaların devam etmemesi ve kalıcı bir şekilde giderilmesi halinde aracın garanti kapsamında onarılması ile seçimlik hakkının tüketilip tüketilmediği, arızaların devam etmesi halinde arızaların giderilip giderilemeyeceği, giderilmesi halinde giderim bedelinin ne kadar olduğu, aracın misli ile değişim talebinin hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine uygun olup olmadığı, aracın misli ile değişimin haklı görülmesi halinde de garanti belgesi hükümlerine göre davalının garanti verdiği hususlar ve verilen garantinin kapsamı dikkate alındığında aracın değişiminden sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan, araçta değer kaybı olup olmadığına ilişkin sigorta bilgi ve gözlem merkezinden gelen kayıtlar ile halen kullanıldığı dikkate alındığında güncel kayıtlar celbedilerek ve davalı vekilinin rapora itirazları değerlendirilmeden eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmiş olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.Sonuç olarak davalının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda araştırma ve değerlendirilme yapıldıktan sonra oluşacak sonuca göre kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, davalının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2023 tarih ve  2021/648 Esas ve 2023/535 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Artan gider avansı olması ve talep halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/01/2025 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c0d91877edb75eb","SID":"e86ddbddfdc27368"}}