{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1713 Esas<br>KARAR NO: 2025/216<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/09/2024<br>NUMARASI: 2023/986 Esas, 2024/720 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156))<br>KARAR TARİHİ: 06/02/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından açılan davada Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/1082 Esas 2023/923 Karar sayılı kesinleşen kararı ile hükmedilen alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, ilamın icrası yoluyla takipten herhangi bir sonuç alamadıklarını, bu sebeple İİİK'nun 43/2 maddesi uyarınca takibin iflas yolu ile yapılmasını talep ettiklerini belirterek davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı takip alacaklısının ilk gönderilen usulsüz ödeme  emrinden sonra 2. kez takip yolunu  değiştirdiğini, ayrıca davacı tarafından takip yolunun değiştirilmesi sonrasında müvekkili davalıya yeni ödeme emri gönderilmesi gerekmekteyken davaya konu icra takibinde müvekkile usulüne uygun olarak yeni bir ödeme emrinin tebliğ edilmediğini, yanlış düzenlenen ve ilk gönderilen ödeme emrinin üzerinden 1 yıl geçmesi nedeniyle iflas talebinin 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde yapılmadığını, müvekkilinin merkez adresinin Şişli/İstanbul olması sebebiyle takibin yetkisiz icra dairesinde açıldığı gibi davanın da yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, dava konusu icra takibinde müvekkiline icra emri tebliğ edilmiş ise de, icra dosyasında haciz ve başkaca işlem yapılmadan borca batık olduğundan bahisle müvekkilinin iflasının istenmesinin ilgili yasa ve yönetmeliklere aykırı olduğunu, müvekkilinin ticari itibarını da zedelediğini, davacı tarafından yüzlerce icra ve iflas dosyası aynı anda açılarak müvekkilinin ödeme sistemi ve ticari hayatının sekteye uğramasına neden olunduğunu, yani hem müvekkili şirketin borçlarını ödemeyecek hale getirildiğini hem de borçlarını ödemediği gerekçesiyle iflasının talep edildiğini belirterek davacı tarafından ikame olunan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 11/09/2024 tarihli ara karar ile İİK'nun 158. maddesi gereği icra müdürlüğü tarafından gönderilen güncel kapak hesabı nazara alınarak davalı şirkete depo emri düzenlenmesine karar verildiği, 11/09/2024 tarihli muhtıra düzenlenerek davalıya ve davalı vekiline 17/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğden sonra 24/09/2024 tarihinde borcun icraya ödendiği ve davaya konu takibin infazen kapatılarak davanın konusuz kaldığı, bu durumda yargılama giderlerinin, davanın açıldığı andaki haklılık durumuna göre belirlenmesi gerektiği, davacının ise dava tarihi itibariyle haklı olduğu gerekçelerine istinaden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına  karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin merkez adresinin ... Mah. ... Sk. ... Tic Mer. ... Blok No:... İç Kapı No:... Şişli/İstanbul olması sebebiyle takibin yetkisiz icra dairesinde açıldığı gibi işbu davanın da yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, dava konusu icra takibinde müvekkiline icra emri tebliğ edilmiş ise de icra dosyasında haciz ve başkaca işlem yapılmadan borca batık olduğundan bahisle müvekkilinin iflasının istenmesinin ilgili yasa ve yönetmeliklere aykırı olduğunu, müvekkilinin ticari itibarını da zedelediğini, davacı tarafından yüzlerce icra ve iflas dosyası aynı anda açılarak müvekkilinin ödeme sistemi ve ticari hayatının sekteye uğramasına neden olunduğunu, yani hem müvekkili şirketin borçlarını ödemeyecek hale getirildiğini hem de borçlarını ödemediği gerekçesiyle iflasının talep edildiğini, müvekkilinin depo emrine konu borcu ödemesine rağmen aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, yargılamaya sebebiyet vermeyen müvekkili aleyhine ve sırf iflas takibini ve davasını tahsilat için zorlayıcı bir yol olarak benimseyen davacı lehine bu şekilde hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, ilama dayalı alacak için başlatılan icra takibinde icra emri uyarınca alacağın ödenmemesi üzerine, takibin İİK'nun 43/2 maddesi uyarınca iflas yolu ile takibe çevrilmesi sonucunda iflas istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davacı tarafından içlerinde davalının da bulunduğu üç takip borçlusuna karşı Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/1082 Esas 2023/923 Karar sayılı ilamına dayalı 29.000,00 TL asıl alacak, 41,50 TL yargılama gideri, 5.184,00 TL ilam vekalet ücreti ve 7.327,26 TL  faiz olmak üzere toplam 41.552,76 TL'nin tahsili amacıyla takip başlatıldığı, icra emrinin davalı borçluya tebliğinden sonra davacı vekilinin talebi üzerine İİK'nun 43/2 maddesi uyarınca takibin iflas yoluyla adi takibe çevrildiği, ödeme emrinin davalıya 06/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının takibe itiraz etmediği, davacının ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde 22/12/2023 tarihinde işbu dava ile davalının iflasını talep ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, depo emrine konu borcun ödendiği ve davacının dava tarihi itibariyle haklı olduğu gerekçeleri ile konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.2004 sayılı İİK uyarınca davacı tarafından iflas avansı yatırıldığı gibi Mahkemece iflas ilanlarının yaptırıldığı anlaşılmıştır.Ticaret sicil kayıtlarına göre davalı şirketin merkezinin dava tarihi itibariyle Ataşehir/İstanbul olması nedeniyle davada İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğundan mahkemenin yetkisine yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 43/2 maddesi hükmüne göre, iflas veya haciz yoluyla takip talebinde bulunan alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere harç ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir. \"...Alacak bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye bağlı ise, alacaklı doğrudan doğruya iflas yoluna başvurabilir (m.37 ; 177/4). Fakat alacaklı, böyle bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye dayanarak, (özellikle m.32'ye göre bir ilamlı icra takibi yapmadan) genel iflas yoluna da başvurabilir...\" (Prof. Dr. BAKİ KURU, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, Ankara 2013, s.1110). Somut olayda, ilama dayalı başlatılan haciz yolu ile icra takibinin, İİK'nun 43/2 maddesi uyarınca iflas yolu ile adi takibe dönüştürülmesinde usule aykırılık bulunmamaktadır. Diğer taraftan davalı borçlu iflas ödeme emrine yedi gün içinde itiraz etmediğinden ödeme emri ve iflas takibi kesinleşmiştir. Bu durumda davacı alacaklının İİK'nun 156/1 fıkrası gereği borçlunun iflasını istemesi mümkündür. Davacı vekilinin başka alacaklılar için birçok dosya için de davalı aleyhine takip başlatması ya da davacının iflas yoluyla takibe çevirmeden önceki haciz yoluyla takibinde herhangi bir haciz işlemi yapmaması, davacının İİK'nın 156/1 fıkrasına göre iflas istemesine engel olmaz. Diğer taraftan İİK'nun 156/1 maddesi uyarınca borçlunun iflasının istenmesi için borçlunun borca batık olmasına da gerek yoktur. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Borçlu, yedi günlük süre içinde faiz ve giderleri ile birlikte borcunu bizzat alacaklıya ödediğini kesin delillerle mahkemede ispat eder ya da borç mahkeme veznesine depo edilirse ticaret mahkemesi iflas davasının reddine karar verir (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. baskı syf. 4429). Somut olayda, depo emrine esas tutarın tebliğden itibaren 7 günlük süre içinde ödendiği anlaşılmakla iflas talebinin reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına  karar verilmesi doğru olmamıştır. Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/9096 Esas 2020/580 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Ayrıca davalı, dava tarihinde dava açılmasına sebebiyet verdiğinden davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. (Aynı yönde Yargıtay 23. HD'nin 2015/4842 Esas 2016/3663 Karar sayılı ilamı). Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine, kararın kaldırılma sebebi de dikkate alınarak istinaf kanun yoluna başvuran taraf aleyhine hüküm kurulamayacağı da gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle KABULÜ ile İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/986 Esas, 2024/720 Karar sayılı ve 25/09/2024 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, a)Davanın REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 ‬TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,c)Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ve 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d)Davacı tarafından sarfedilen toplam 6.210,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e)Davacı taraf yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>İstinaf Başvurusu Yönünden; 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80‬ TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından karşılanan 582,00 TL istinaf yargılama giderleri ile 427,6‬0 TL istinaf başvuru ve 1.169,40 TL. karar harcı olmak üzere toplam 2.179,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından sarf edilmeyen miktarın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nun 164. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta  içinde Yargıtay'da Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0aa699b35d1c1f0d","SID":"765bcab29aec6ac0"}}