{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/388 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/17<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 26/06/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 15/01/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkilinin 12/02/2019 düzenleme tarihli, 30/12/2022 ödeme tarihli 5.685 Dolar bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının, imzaların müvekkiline ait olmadığının, senedin kambiyo vasfına sahip olmadığının tespiti ile ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasının, ödeme emrinin iptaline karar verilmesi ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini dava ve talep etmiştir. <br>Davalı cevap dilekçesi özetle; Dava konusu senedin eski eşi ile davacı arasında gerçekleşen ticari ilişki sebebiyle düzenlendiğini, icra müdürlüğü aracılığıyla ödeme emri düzenlendiğini ve itiraz edildiğini, .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/... esas sayılı dosyası ile yetkiye, borca ve imzaya itirazların sunulduğunu, dava sonucunda davacının tüm itirazlarının reddedildiğini ve davacı aleyhine hüküm kurulduğunu, bu kararın kesinleştiğini ve onandığını, davacının menfi tespit istemlerini sunarken ortaya koyduğu tüm gerekçelerin itiraz davasında çürütüldüğünü ve haklılığı ortaya konduğunu, davacının sırf borcunu ödememek adına bu kere de menfi tespit davası açmasının kötü niyetli bir eylemden başkası olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>Dava, keşidecisi davacı, lehtarı davalı olan, 12/02/2019 düzenleme, 30/12/2022 ödeme tarihli 5.685 Dolar bedelli bonodan dolayı menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili her ne kadar dava dilekçesinde;  ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/...  Esas sayılı icra dosyasının, ödeme emrinin iptaline karar verilmesini,  ... İcra Dairesinin takipte yetkili olmadığını, takibin yabancı para birimi ile başlatıldığını, takipte alacağın TL cinsinden gösterilmediğini de iddia ederek talepte bulunmuş ise de;<br> ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/...  Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; uyuşmazlığa konu bonoya dayalı olarak davalının, davacı aleyhine takip başlattığı, davacının bunun üzerine .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/... esas sayılı dosyasında şikayet yoluna gittiği, açılan davada mahkemece \"imzaya ve borca itirazın reddine\" karar verildiği, kararın İstinaf edilmesi üzerine, ...  BAM ... HD. 2024/...  Esas, 2024/ ...  Karar sayılı kararı ile alacağın TL karşılığının ödeme emrinde gösterilmediği gerekçesiyle, \".... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/...  Esas - 2024/ ...  Karar sayılı, 13/03/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA, Şikayetin  KABULÜ ile  ... İcra Müdürlüğünün 2023/... sayılı icra dosyasında  davacı  adına düzenlenen ödeme emrinin İPTALİNE\" kesin olarak karar verildiği, kaldırma ilamı sonrasında ... İcra Müdürlüğünün 2023/... sayılı icra dosyasında ilama uygun ödeme emri düzenlenip davacıya tebliğ edildiği, davacının bunun üzerine ...  İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/...  Esas sayılı dosyada \"takipte  ... İcra Müdürlüğü'nün yetkili olmadığı belirterek, yetkili icra dairesine ilişkin itirazda bulunduğu\" anılan mahkemenin davacının yetki itirazını kabul ettiği ve takip dosyasının yetkili ...  İcra Dairelerine gönderilmesine karar verildiği, takibin ... İcra Dairesi'nin 2024/ ...  Esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiği, dolayısıyla mahkememizce yargılama aşamasında iken, davacının yetki itirazının ve takipte alacağın TL cinsinden gösterilmediğine, ödeme emrinin iptaline ilişkin itirazlarının icra mahkemelerince karara bağlandığı ve yetkili icra dairesince usule uygun ödeme emri düzenlenmesi nedeniyle davacının bu taleplerinin konusuz kaldığı, davacının bu taleplerini hem mahkememizde hem de icra mahkemelerinde ileri sürdüğü, ödeme emrinin iptalinde mahkememizin görevli olmadığı ancak davacının  zaten icra mahkemesinden ödeme emri iptali talebinde bulunduğu, davacının asıl amacının /talebinin uyuşmazlığa konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla menfi tespit olduğu anlaşıldığından, mükerrer talep olan ödeme emri iptali talebi yönünden tefrik/görevsizlik kararı verilmeden, imza iddiası üzerinde durmak gerekmiştir.<br>İkrar kesin delil mahiyetindedir. Kesin delil, yanları ve hakimi bağlayan, bu tip delillerle kanıtlanan olayın hukuksal doğru olarak kabul edilmesi gereken delillerdir. Hakimin kesin delilleri takdir yetkisi yoktur. Bu biçimde ispatlanan hususu doğru kabul etmek zorundadır. Hukukumuzda kesin deliller sınırlı olup bunlar, ikrar, senet, yemin ve kesin hükümdür (Hukuk Genel Kurulu’nun 14.11.2012 gün ve Esas:2012/20-583, Karar:2012/789 sayılı ilamı).<br>6100 sayılı HMK’nın 187. maddesinde; ispatın konusunun, tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalardan oluştuğu ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilebileceği, herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıaların çekişmeli sayılmadığı hükme bağlanmıştır.<br>Yargılama usulü bakımından ikrar, açıklayan tarafından hasmının karara bağlanmasını istediği hakkın veya hukuki durumun meydana gelmesine esas olan ve hasmınca ileri sürülen maddi olayların tümünün veya bir bölümünün doğru olduğunun bildirilmiş olması demektir ( YHGK 09.11.1955 gün E:4-79 K:78; YHGK 25.06.1975 gün E.4/681 K.879 ).<br>Davada bir tarafça ileri sürülen bir vakıa iddiasının, mahkeme önünde karşı taraf ya da vekili tarafından ikrar edilmesiyle artık o vakıa, taraflar arasında çekişmeli olmaktan çıkar ve bunun sonucu olarak ispatı gerekmez. (HMK 188/1.m) İspatın gerekmediği bir halde ise, delilden söz edilemez. İkrar, tek taraflı bir usûlî işlem olarak, delil ikame faaliyetini ve ispat ihtiyacını ortadan kaldıran bir taraf beyanıdır.<br>Mahkeme içi ikrarın, taraflardan ya da onların yetkili temsilcilerinden sadır olması ve ikrarın yargılama içinde, mahkemeye karşı yapılması gerekir. Mahkeme içi ikrar, mahkeme önünde sözlü olarak yapılabileceği gibi; bir dilekçe veya layiha ile de vakıa ikrar edilebilir. Mahkeme içi ikrar, bir kesin delildir. Önemle vurgulanmalıdır ki; bir davada yapılan mahkeme içi ikrar, başka bir davada da geçerli olup, kesin delil teşkil eder (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Altıncı baskı, İstanbul 2001, C:2, s:2045 ).<br>Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının  .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/... esas sayılı dosyasının 13/12/2023 tarihli 1. Celsesinde \"... bana imzaya da itiraz edersem takibin duracağını söylediler, senetteki imza bana aittir, takibi durdurmak için imzaya itiraz ettim, ancak senette ben ... ...'a borçluyum, ...'e borçlu değilim, ... ... evde huzursuzluk çıkmasın diye bana Kader'in de isminin senette alacaklı olarak yazılsın istedi, ben de kabul ettim, ancak şuan ... ... ... ile boşanmıştır, boşandığı içinde seneti takibe koymuştur, ancak benim asıl borçlu olduğum kişi ... ...'dır...\" şeklinde beyanda bulunarak uyuşmazlığa konu bonodaki imzasının kendisine ait olduğunu ikrar ettiği, mahkememize sunulan dava dilekçesinde ise \"heyecanla hataen\" İcra Hukuk Mahkemesinde imzanın kabul edildiğinin belirtildiği, ancak davacının İcra Mahkemesindeki beyanları dikkate alındığında TTK 188/2. madde anlamında maddi bir hata yapılmadığının anlaşıldığı, davacının İcra Mahkemesindeki, mahkeme içi ikrarının kesin delil teşkil ettiği dolayısıyla bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olduğu; davacının diğer iddiaları bakımından, uyuşmazlığa konu senedin kambiyo niteliğine haiz olduğu, davalının \"eski eşi ... ...'ın, kendisinin haberi olmadan (kendisine ait) dolar birikimini davacıya verdiğini\" iddia etmesi nedeniyle davacının borcu olmadığına ilişkin iddialarını artık yazılı delille ispat etmesi gerektiği, davacının bu iddialarını yazılı delille ispatlayamadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 3.332,36-TL'nin 615,40-TL maktu karar harcından mahsubu ile fazla 2.716,96-TL harcın kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde davacıya iadesine,<br>3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin \"...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır...\" hükmü gereği 3.600,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine, <br>Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize  gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle ...  BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/01/2025<br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır  <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır  <br><br><br><br>*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"20f6ade04cce1e9e","SID":"2cbbd3f786cb0e14"}}