{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ....<br>KARAR NO\t: ....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/01/2024<br>NUMARASI\t\t: ....... Esas ....... Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ...  <br>VEKİLLERİ\t\t\t\t: Av. ... & Av. ...  Av. ...  <br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: .......  <br>VEKİLLERİ\t\t\t\t: Av. ... & Av. ... Av. ...  <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 21/01/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 22/01/2025<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 16/01/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA:  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla İzmir ..... İcra Müdürlüğü'nün ....... sayılı dosyası ile davalıya takip başlattığını, davalı borçlunun takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu,  davalının itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı borçlu şirketten alacaklı olduğunu, bu hususun davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu beyan ederek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itiraz sebebi ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davada Konya Mahkemelerinin kesin yetkili olduğunu, itirazın iptali davasının bir yıllık sürede açılmadığını, davalı şirketin yönetiminin 24/03/2014 tarihine kadar davacıda ve bu yıllara ait ticari defterlerin davalının denetiminde ve sorumluluğunda olduğunu, davacının söz konusu dönemlere ilişkin ticari defterlerini usulüne uygun olarak tutmadığını, davacının yönetimde tutulan ticari kayıtlara itibar edilemeyecek nitelikte olduğunu, ticari defterlere sonradan gerçeğe aykırı kayıtların işlendiğini, davacı şirkete para getirdiğini, sermaye getirdiğini, borç para verdiğini ispat etmesinin gerektiğini, davacının, yönetim yetkilerini kötüye kullandığını ve bir hakkın suiistimalini kanunun himaye etmeyeceğini, davacının kötüniyetli olduğundan bahisle  davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, davacının haksız ve kötüniyetli olduğu için %20 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...Konya BAM .....Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı kapsamında davacı tarafça iddia edilen alacağın davalı şirketin İzmir ilinde bulunan taşınmazının otele dönüştürme işlemi sırasında yapılan harcama olup olmadığı ve yap- işlet- devret usulüyle yapılıp yapılmadığı yönünde otelde keşif yapılmak suretiyle değerlendirme yapılması düşünülmüş ise de otelin İzmir ilinde 30/10/2020 tarihinde gerçekleşen deprem nedeniyle ağır hasar alması ve ilgili belediye tarafından yıkılması nedeniyle bunun mümkün olmadığı, taraflarca da otelin yap-işlet- devret modeline göre  yapıldığına dair herhangi bir sözleşme sunulmadığı, her ne kadar Konya Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 05.02.2021 tarih ve ....... Esas ....... Karar sayılı kaldırma kararında ; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19/01/2012 tarih  ....... Esas  .... Esas sayılı ilamını kaldırma gerekçesi olarak yapmış ise de anılan Yüksek yargı kararının esasen mahkememizin  29/01/2019 tarih ve ....... Esas .... Karar sayılı ilamında benimsenen davalı şirketin ticari defter kayıtlarının hükme esas alınmadığı yönündeki gerekçesiyle örtüştüğü,  <br>Davacı tarafın takibe konu borcu ödediğini yazılı bir belge ile ispat edemediği gibi yemin deliline dayandığından mahkememizce davalıya yemin teklifine yönelik beyan için kesin süre verildiği, davacı tarafın yemin deliline dayandığına yönelik herhangi bir beyanda bulunmadığı, davalıya yemin teklif etmemesi nedeniyle yemin delilinden vazgeçmiş sayıldığı, davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine, davalı tarafından davacının kötüniyetinin varlığının ispat edilemediği İİK.67/2. maddesi gereğince şartları oluşmadığından reddine  karar vermek gerekmiştir....\" gerekçesiyle davanın reddine, davalı tarafın tazminat talebinin reddine  karar verilmiştir. <br> İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkili icra takibinin alacaklısı olup borçlusu olmadığını, ayrıca takibe konu borcu ödediğini yazılı bir belge ile ispat edemeyen davacı müvekkil değil davalı olduğunu, taraflarına yemin teklifi yapılmadığını, mahkemenin gerekçeli kararında bunun yanlış yazıldığını, kararın dosya kapsamına aykırı olduğunu, yerel mahkeme dosyadan alınan bilirkişi raporlarının açıkça aksine karar verdiğini, dava konusu alacağın, şirkete ait olan adresi: ....... Mah. ....... Sk. No:....Bayraklı-İzmir, Tapu kaydı: İzmir İli, Bayraklı İlçesi, ....... Mah. ....... ada ...parsel'de kayıtlı 1.264,00 m2, bodrum katı olan sekiz katlı kargir iş yeri (Eski tapu kaydı: Bornova ilçesi, ....... Mah, ....... ada ...parsel) olarak geçen iş hanının 2010 yılında başlanan  88 odalı otele dönüştürülmesi projesi kapsamında, otel inşaatı nedeniyle müvekkilin inşaat masraflarını şirket adına kendisinin bizzat yapmasından kaynaklandığını, davalı şirketin sahibi olduğu sadece taşınmazın kendisi olduğunu, müvekkili en yakın akrabaları olan şirket ortaklarına güvenip bu harcamaları kendi uhdesinden gerçekleştirdiğini, ortada somut olarak yapılmış büyük çaplı bir inşaat işi ve yatırım bulunduğunu beyanla eksik incelemeye dayalı hukuka aykırı olan yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın  kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Katılma yoluyla istinaf talebinde bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle;  yerel mahkemece eksik değerlendirmede bulunulduğunu, davacının yönetiminde tutulan ticari kayıtlara itibar edilemeyeceğini, ticari defterlere sonradan gerçeğe aykırı kayıtlar işlendiğini, davacının tek dayanağının, kendisi tarafından usulsüz olarak tutulan defter kayıtları olduğunu, davacının yönetim yetkilerini kötüye kullandığını, Yargıtayın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklının kötüniyetli olduğunun kabul edildiğini, davalı şirket yönetiminin 24.03.2014 tarihine kadar davacıda olup bu yıllara ait ticari defterlerin de davalının denetimde olduğunu, açıklanan nedenlerle tazminat hakkı doğduğu açık olup ilk derece mahkemesi kararının tazminat yönünden bozularak yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; davacı şirket ortağının davalı şirkete borç olarak verdiğini iddia ettiği paranın tahsili için yaptığı takibe davalının yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Dairemizin 05/02/2021 tarih ....... Esas ....... karar sayılı kararından önce ve sonra mali müşavirden alınan bilirkişi raporlarında; ortak görüş olarak;  davalı şirketin uyuşmazlık dönemine ait ticari defterlerin birbirini takip ve teyit etmediği, hatalı ve eksik kayıtların bulunduğu, tasdik sayfalarının eksik olduğu, yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, böylece kayıtların usulüne uygun tutulmadığı tespitimiz yer almakta olup, bu hususun Maliye Bakanlığı Vergi İnceleme Raporunda da paylaşıldığı, davalı şirketin 2011-2012-2013 yılı defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahını doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olduğu, taraflarından ihticaca salih bulunmadığı belirtilmiştir. <br>Mevcut dava dosyasındaki deliller, istinaf talepleri doğrultusunda incelenip yapılan değerlendirme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre davacının davalı şirkete borç para verdiğini yazılı delillerle ispat edemediği, davacıya yemin delili hatırlatılmasına rağmen yemin teklifinde bulunmadığı, buna göre mahkemece davanın reddine, davacının kötüniyetli takip yaptığının ispat edilemediğinden, davalının tazminat talebinin de reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf incelemesi sonucunda kamu düzenine aykırılık tespit edilmediğinden; usul ve yasaya uygun olar ilk derece mahkemesi kararına yönelik tarafların istinaf başvuru taleplerinin HMK'nın 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Tarafların istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,  <br>5- İstinafa başvuranlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>7- Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine  21/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br> <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br>....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ee4319da5d51adf","SID":"ecc26d7e809b3f07"}}