{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T. C.<br>K A Y S E R İ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/2652<br>KARAR NO: 2025/384<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12.11.2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2024/885 Esas -<br>DAVA: Trafik Kazasından Kaynaklanan Ölüm Nedeniyle Tazminat<br>DAVA TARİHİ: 05.11.2024<br>İSTİNAF KARARININ<br>VERİLDİĞİ TARİH: 24.02.2025<br>YAZILDIĞI TARİH: 24.02.2025<br>Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/885 Esas sayılı dosyasında verilen ara kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti: Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin desteği ölen ...'nın ...tarihinde yaşadığı trafik kazası ile ilgili olarak araç sürücüsü davalı ...'un adına kayıtlı olan tüm taşınır ve taşınmaz mallarına ve bankada bulunan mevduat hesapları ihtiyati haciz şerhi konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince verilen 12.11.2024 tarihli ara karar ile; Davacıların maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden ihtiyati haciz taleplerinin reddine, ara kararın taraflara tebliğine karar verildiği görülmüştür. <br>Taraflarca İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacılar vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın yerinde olmadığını, davaya konu trafik kazasına ilişkin ekte sunulan belgeler ve ceza dosyası  incelendiğinde vakıanın trafik kazası olup temelinde haksız fiil olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından manevi tazminat taleplerinin somut bir miktar belirlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, oysaki; dosya kapsamından davalı araç sürücünün tam kusuru sebebiyle ölümlü trafik kazası gerçekleştiğinin sabit olması nedeniyle müvekkillerin manevi olarak zarara uğradığı, elem ve acı duymadıklarını yok saymanın mümkün olmadığını, zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminatın haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geldiğini, buradaki \"muacceliyet\" kavramının, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamında olduğunu, dosyada bulunan bilgi ve belgeler de nazara alındığında haksız fiilin ölüm tarihi itibarıyla müvekkillerinin maddi ve manevi tazminat alacaklarının muaccel hale geldiğini, ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir talep edilen davanın ilk açıldığı aşamada zararın miktarının kesin olarak belirlenmesini beklemenin hakkaniyetle bağdaşmayacağını, ancak hakimin takdirinde olan ve muaccel hale gelmiş bir alacağa ilişkin ihtiyati haciz konusunda uygun bir teminat karşılığında verilmesi gerektiğini, aksi halde müvekkilerinin oğullarının kaybı ile uğramış oldukları zararın davalının yargılama süresince mal kaçırması ve ileride hükmedilecek alacaklarının akim kalması halinde müvekkillerinin kat be kat zarara uğramasına mahal vereceğini, doya kapsamında mevcut, ölüm raporu, trafik kaza tutanağı, Adil Tıp Raporu ve diğer belgeler de nazara alındığında davacıların destekten yoksunluk ve manevi zararlarının olabileceğinin kuvvetle muhtemel olduğunu, haksız fiilin (ölüm) tarihi itibarıyla davacıların maddi (destek) ve manevi tazminat alacaklarının muaccel hale geldiğini, bu sebeple; manevi tazminat yönünden ihtiyati haciz talebinin reddi yönündeki kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından talebin 200,00 TL olduğu gözetilerek tedbirde ölçülülük ilkesi göz ardı eden bir karar olacağından bu yöndeki talebin reddine dair gerekçenin de yerinde olmadığını, dava haksız fiilden kaynaklı  belirsiz alacak davası olduğundan, davalının fiili olarak dava konusu alacağı muvazaa veya hileli devir gibi işlemlere konu etmek suretiyle müvekkillerinin dava konusu ettiği ve hüküm altına alınacak haklarına zarar vermesini önlemek adına ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, belirsiz alacak olarak talep edilen miktar yönünden mahkemece ölçülülük ilkesi nazara alınarak her iki taraf için ölçü olup, davalının bir  tüm mal varlığı yerine kazaya karışan araca veya başka bir aracına yada taşınmazına taşkın haciz oluşturmayacak şekilde tedbir uygulaması mümkün iken aksi yöndeki kararın hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi gereğince istinaf başvurusunun incelenebilmesi için öncelikle ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi zorunludur. Bu şartlar kamu düzeninden olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinafa konu dosya kapsamı incelendiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde düzenlenen ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davacılar vekilinin istinaf talebinin ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği görülmüştür.<br>Davacılar vekili, dava dilekçesinde özet olarak; davacılar desteği ...'nın ... tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında öldüğünü, davalı sürücü ...'un tamamen kusurlu olduğunu belirterek davacılar ...ve ... için 100,00 'er TL maddi tazminat ile 400.000,00'er TL manevi tazminat, davacılar ...ve ... için 200.000,00'er TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 1.200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketinden sadece maddi tazminat olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca davalı ...'un mal varlığı üzerine ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından 12/11/2024 tarihli ara karar ile davacıların ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verildiği, bu karara karşı davacılar vekilince süresi içinde istinaf yoluna başvurulduğu görülmektedir.<br>Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse uğradığı zararın ödettirilmesini isteyebilir. Destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir.<br>6098 sayılı TBK md. 56/2 uyarınca ölüm veya ağır bedensel zarar durumunda ölenin veya zarar görenin yakınlarının da manevi tazminat talep haklarının olduğu hüküm altına alınmıştır. Davacıların her biri yakınları ...'nın ölümü nedeniyle davalı ...'dan manevi tazminat talep etmektedirler.<br>İhtiyati haciz müessesesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İlgili kanun maddesi şu şekildedir;<br>İhtiyati haciz şartları:<br>Madde 257 – \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.<br>Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>2 -Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; <br>Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\"<br>Vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş alacakların zamanında ödenmesinin sağlanması amacıyla borçlunun mallarına geçici olarak hukuken el konulması şeklinde ifade edilebilecek olan ihtiyati haczin, kanunda düzenlenen istisnai hallerde vadesi gelmemiş alacaklar için tatbiki de mümkündür. Bu istisnalardan biri de 2004 sayılı İİK'nun 257/2. maddesinde yer alan, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemesi, kaçırması veya kendisinin kaçmaya çalışmasıdır.<br>Somut olayda; davacılar desteği ...'nın... tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında ölümü nedeniyle davalı ...'un kusurunun bulunduğu iddiasıyla davalı hakkında iddianame düzenlenmiş ceza mahkemesinde yargılama devam etmektedir. Soruşturma aşamasında alınan 13/12/2023 tarihli kusur raporunda ve kovuşturma aşamasında ceza mahkemesince alınan 11/06/2024 tarihli kusur raporunda davalı sürücü ...'un tam kusurlu olduğu belirtilmektedir. Bu durumda, 6098 sayılı TBK 117. maddesi gereğince olay tarihi olan ... tarihinde davacıların alacağının muaccel hale geldiği, anılan ceza dosyası kapsamına göre davacıların alacağının yaklaşık da olsa ispat edildiği belirlendiğinden; ilk derece mahkemesince davacı tarafın maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından ihtiyati haciz isteğinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacılar vekilinin ihtiyati haciz yönünden yaptığı istinaf başvurusu yerinde görülmüştür.<br>Ayrıca,  manevi tazminat isteminde zararın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince kısmi ve belirsiz alacak davası olarak açılmaya elverişli değildir. Bu sebeple davacıların manevi zararlarına karşılık ihtiyati haciz taleplerinin tamamının tek kalemde istenebileceği göz önünde tutularak ihtiyati haciz talebinin kabulü, hacizde ölçülülük ilkesi gereğince kısmen kabul-kısmen reddi veya reddine karar verilmiş olması ileride hükmedilecek olan manevi tazminat istemi için 6100 sayılı HMK'nun 36/1-b bendi gereğince davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması niteliğinde görülemez. Diğer bir anlatımla, ihtiyati hacizde verilen karar ne olursa olsun buna bağlı olmaksızın nihai kararda 22/06/1966 tarihli 7/7 sayılı İBK'da göz önünde tutularak manevi tazminatın hüküm altına alınması mümkündür.<br>Keza Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 2022/8964 esas 2022/15530 karar sayılı 28/11/2022 tarihli kararı da \"Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki muacceliyet kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Borçlunun temerrüdüne ilişkin 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin işlendiği tarih itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı düzenlenmiştir. Az yukarıda açıklanan yerleşik yargısal içtihatlarda da bu hususlara işaret edilmiştir. Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkündür.\" şeklindedir.<br>Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesinin geçici hukuki koruma tedbiri talebinin reddine ilişkin 12/11/2024 tarihli ara kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince kaldırılmasına, düzelterek yeniden karar verilmesi suretiyle; davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin 2004 sayılı İİK'nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca koşulları gerçekleştiğinden maddi tazminat yönünden dava değeri olan 200,00-TL ile manevi tazminat davası yönünden ise toplamda 500.000,00-TL ile sınırlı olarak davalı ...'un taşınır ve taşınmaz mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, 2004 sayılı İİK'nun 259/1. maddesi gereğince takdiren alacağın % 10'u olan (50.020,00-TL) tutarında nakdi teminat veya süresiz banka teminat mektubu alınmasına, ihtiyati haciz kararının talep halinde 2004 sayılı İİK'nun 261. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin yargı çevresi içerisinde bulunan icra dairesine ibrazla yerine getirilmesine şeklinde yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)<br>A-) Davacıların istinaf başvurusunun KABULÜNE, 6100 sayılı HMK md. 353/1-b-2 uyarınca hükmün düzeltilerek yeniden tesisi amacıyla Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/885 Esas sayılı ve 12.11.2024 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının KALDIRILMASINA, hükmün yeniden tesisi ile,<br>B-) 1-) Davacıların ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257. maddesi gereğince KABULÜ İLE, Davacıların maddi tazminat talebi yönünden dava değeri olan 200,00-TL ile manevi tazminat talepleri yönünden ise toplamda 500.000,00-TL ile sınırlı olarak davalı ...'un taşınır ve taşınmaz mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına,<br>2-) 2004 sayılı İİK'nun 259/1. maddesi gereğince takdiren alacağın % 10'u olan (50.020,00-TL) tutarında nakdi teminat veya süresiz banka teminat mektubu alınmasına,<br>3-) İhtiyati haciz kararının talep halinde 2004 Sayılı İİK'nun 261. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin yargı çevresi içerisinde bulunan icra dairesine ibrazla yerine getirilmesine,<br>4-) Kararın taraflara tebliğine,<br>C-) 1-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 hükmü dikkate alınarak davacılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>2-) Davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiği nazara alınarak; istinaf kanun yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde davacılara iadesine, davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının ise Hazineye irad kaydına,<br>3-) Davacılar tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı masrafı, 30,00 TL e-tebligat gideri 350,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.549,4‬0 TL istinaf yargılama giderinin davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine,<br>4-) İstinaf yargılaması bakımından taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatıranlara İADESİNE,<br>5-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin HMK m. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK md. 353/1-b-2 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK md. 362/1 - f uyarınca Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu kapalı (kesin) olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/02/2025\t<br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6874f8cbd6834e9b","SID":"24e182ac2de00c1f"}}