{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/466 <br>KARAR NO: 2025/114<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/11/2021<br>NUMARASI: 2018/657 Esas - 2021/918 Karar<br>DAVA: İade-Tazminat (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, davalının Ankara bayiisi ... A.Ş.'den 27/12/2012 tarihli ... nolu faturayla davalının ürettiği ... model araç satın aldığını, araçta navigasyon güncelleme sorunu olduğunu, defalarca yetkili servise götürülmesine rağmen sonuç alınamadığını, ayıbın giderilmesi için Noterden davalıya gönderilen ihtara olumsuz cevap verildiğini ileri sürerek, ayıbın giderilmesini veya yenisiyle değiştirilmesini, bu mümkün olmazsa bedelin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 22/11/2017 tarihli dilekçesiyle, navigasyon fiyatının 14.368,87-TL+2.586,40-TL KDV olmak üzere toplam 16.955,27-TL olduğunu beyan etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, aracın üretim kaynaklı bir sorunu olmadığını, navigasyon firmalarının bazen ülke bazında güncellemeleri yapmadığını ve güncellemenin tamamen haritaya sahip olan markanın sorumluluğunda bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacının 27/08/2014 tarihinde aracın 31.510 km'deyken yetkili servise \"navigasyon oku yanlış gösteriyor\" şikayetiyle başvurduğu, TTK'nın 23/c maddesine göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda ayıp ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü bulunduğu; aracın davacıya 27/12/2012 tarihinde satılıp teslim edilmesine rağmen, araçla ilgili şikayetin 27/08/2014 tarihinde, ayıba ilişkin ihtarın ise 01/11/2016 tarihinde yapıldığı, teslimden sonraki muayenenin süresinde yapılmadığı ve ihbarın TTK 23/c'ye göre yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, araç ilk satın alındığında navigasyonunda bir sorun olmadığını, aracın garantisinin iki yıl olduğunu, bu süre içinde ve uzun bir süre sonra navigasyon güncellenemediğinden yanlış yönlendirme yaptığı tespit edilir edilmez satın alınan bayiiye 27/08/2014 tarihinde götürüldüğünü, ayıbın bildirildiğini, bu ihbarın geçerli olduğunu, bu nedenle mahkemenin gerekçesinin doğru olmadığını; defalarca servise götürülmüş aracın sorunun çözülmeyeceği anlaşılınca 01/11/2016 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini belirterek, hükmün kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak ayıpsız benzeriyle değişim veya bedel iadesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. Somut olayda, davacı tarafça  araçtaki dahili navigasyonun güncelleme yapılamadığı uyarısı verdiği ve bu şikayetle davacının aracın 2 yıllık garanti süresi içinde 27/08/2014 tarihinde 31.510 km'deyken yetkili servise başvurduğu,ancak bir işlem yapılmadığı, navigasyonun güncellenememe durumunun devam ettiği ileri sürülmüş,bilirkişi heyetinin kök raporunda, davaya konu araçta yapılan incelemede navigasyonun mevcut haritalarıyla kullanılabilir durumda olduğu, davalının cevap dilekçesinde belirttiği üzere navigasyon firmalarının Türkiye'deki araçlara güncelleme vermediği de gözetilerek, güncellemesi yapılmayan ve araca entegre edilmiş cihazın değiştirilemeyeceği, bu durumun aracın değerinde 15.000-TL tenzili gerektiği görüş olarak ifade edilmiştir. Bilirkişi raporunun ekindeki fotoğraflara göre, davacının aracının iç paneline entegre edilmiş dijital multimedya ekranında radyo, müzik oynatıcısı (player), klima uygulaması, navigasyon, telefon ve ayar fonksiyonlarının olduğu, yani söz konusu ekranın sadece navigasyon hizmetine özgülenmediği anlaşılmaktadır. Ayrıca söz konusu ekranın ve aracın satın alındığı haliyle yüklü olan navigasyon uygulamasının haritasının çalıştığı belirlenmiştir. Araçta yüklü navigasyon programının, lokasyonlardaki-haritadaki yeniliklerin gösterilmesi için güncelleme yapılmadığı ve bu durumun da davacı tarafından ayıp olarak nitelendirildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, aracın üreticisi olan ve navigasyon hizmeti vermeyen davalının, davacıya sağladığı donanım-cihaz çalışmakta olup, davalının davacıya söz konusu navigasyon programının sürekli bir şekilde güncellenmesi hizmetini sağlayacağı hususunda bir garanti veya taahhüdü bulunmamaktadır. Mahkemenin 11/11/2020 tarihli müzekkeresine davalı tarafından verilen cevapta, güncellemelerin harita firmasından internet üzerinden satın alınarak gerçekleştirilebileceği, bu durumun da araç satıldığında alıcıya verilmiş radyo kitapçığında yönlendirme işlemleriyle belirtildiği bildirilmiştir. Davacının 27/08/2014 tarihli servis başvurusu ayıp ihbarı olarak değerlendirilse dahi, davacının araçtaki navigasyon özelliğinin güncellenmemesine yönelik iddiasının davalı üreticinin sorumluluğunu gerektirecek ayıp olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenlerle sonucu itibariyle, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70‬-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f1a72d31ac379a4","SID":"552aac0b1fdf46c2"}}