{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/625 - Karar No:2025/208<br>                      T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t: 2024/625 <br>KARAR NO\t: 2025/208<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/04/2024<br>EK KARAR TARİHİ\t: 11.09.2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/536 E-2024/267 K<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 19.02.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19.02.2025<br>\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı davacı vekilince süresinde, davalı vekilince süresinden sonra ve 11.09.2024 tarihli ek karara karşı ise davalı vekilince  istinaf başvurusunda başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili özetle; müvekkili ...’un “...” firma ünvanı ile uzun yıllardan beri komple sıhhi tesisat ve taahhüt işleri alanında faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin ise Eskişehir'de inşaat müteahhitliği faaliyeti ile iştigal ettiğini ve müvekkilinin de davalı şirket tarafından imalatı yapılan çeşitli bina inşaat ve şantiyelerinde 2012 yılından itibaren sıhhi tesisat ve kalorifer tesisatı işlerini yaptığını, dilekçede yazılı faturalardan kaynaklı davalının müvekkiline borcu olduğunu, davalı şirketin alacaklarına karşılık ... plakalı aracı müvekkiline devrettiğini, ayrıca 1 adet 15.000,00 TL bedelli çek ve banka yoluyla 93.800,00 TL ödeme olmak üzere toplam 108.800,00 TL ödediğini, ancak bakiye alacaklarının halen ödenmediğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 180.000,00 TL alacağın doğduğu tarihten itibaren ticari işlere uygulanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. <br>\tDavalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.<br>\tMahkemece ilk olarak, 25.10.2022  tarih,  2021/687 E-2022/784 K sayılı kararı ile  davanın, davacı tarafından davalıya verildiği iddia edilen sıhhi tesisat ve kalorifer tesisatı işi bedeline ilişkin alacak davası olduğu, davacı tarafça, davalıya 2014 yılı ile 2020 yıllarını kapsayan şekilde sıhhi tesisat ve kalorifer tesisatı yapım hizmeti verildiği iddia edilip, bu hizmetlerin bedelinin başlatılan takipte talep edildiği, iddia edilen hizmetlere ilişkin hukuki ilişkinin taraflar arasında kurulduğu, faturadaki belirtilen hizmetlerin davalıya verildiğinin yazılı veya kesin delillerle ispat yükü davacı tarafa ait olup, davacı tarafça hukuki ilişkinin varlığı ve hizmetlerin verildiğine ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı, sadece fatura düzenlenmesinin hukuki ilişkinin varlığını ve hizmetlerin verildiğini ispata yeterli olmadığı, davacının incelenen ticari defteri, işletme defteri niteliğinde olup, detayları içermediğinden belirtilen bu hususları ispata elverişli olmadığı, davalı tarafça istenmesine rağmen verilen kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını sunulmadığı, bu nedenlerle davacı tarafça alacağa esas hukuki ilişki ve hukuki ilişkiye dayalı fatura konusu hizmetlerin verildiği ispatlanmadığından, davalının takibe yönelik itirazının mahkemece haklı kabul edildiği gerekçesi ile davacının itirazın iptaline ilişkin davasının reddine karar  verildiği, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 18.05.2023 tarih, 2023/217-601 E-K sayılı kararında özetle; \"Davacı davalı şirket tarafından imalatı yapılan çeşitli bina inşaat ve şantiyelerinde 2012 yılından itibaren sıhhi tesisat ve kalorifer tesisatı işlerini yaptığını düzenlemiş olduğu fatura bedellerinin kısmen ödendiğini belirterek, bakiye iş bedelinin tahsilini talep etmiş, davalı davaya cevap vermemiş, mahkemece davalı şirkete ticari defterlerine sunması için usulüne uygun olarak davetiye gönderilmiş, davalı şirketçe ticari defterleri incelemeye sunulmamış, Mahkemece; faturadaki belirtilen hizmetlerin davalıya verildiğinin yazılı veya kesin delillerle ispat yükü davacı tarafa ait olup, davacı tarafça hukuki ilişkinin varlığı ve hizmetlerin verildiğine ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı, sadece fatura düzenlenmesinin hukuki ilişkinin varlığını ve hizmetlerin verildiğini ispata yeterli olmadığı, davacının incelenen ticari defteri, işletme defteri niteliğinde olup, detayları içermediğinden belirtilen bu hususları ispata elverişli olmadığı, davalı tarafça istenmesine rağmen verilen kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını sunulmadığı, bu nedenlerle davacı tarafça alacağa esas hukuki ilişki ve hukuki ilişkiye dayalı fatura konusu hizmetlerin verildiğinin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı dava dilekçesinde davalı ile aralarında akdî ilişki bulunduğunu iddia etmiş ise de, davalı davaya cevap vermeyerek akdî ilişkiyi inkâr etmiş, davacı yazılı bir sözleşme sunmamıştır. Kurulduğu iddia edilen temel hukuksal ilişki TBK'nın 470. maddesinde tanımlanan eser sözleşmesidir. Kural olarak, eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Ancak, sözlü yapılan sözleşme inkâr edildiği takdirde, sözleşmenin yapıldığı zamandaki miktar veya değeri  HMK'nın 200. maddesindeki miktardan fazla ise akdî ilişkinin anılan Yasa hükmü gereğince davacı tarafından yazılı delille kanıtlanması zorunludur. Bu kapsamda akdi ilişkinin ispatı için tanık ve keşif deliline dayanılamaz. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/06/2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır.(Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Ticari defterlere kaydedilmemiş olsa dahi fatura karşı tarafça resmi bir kuruma beyan edilmiş ise, malın ve hizmetin alındığı hususunda bu beyan kendisini bağlayacaktır. Nitekim bu husus Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/06/2022 tarih ve 2021/442 Esas-2022/4573 Karar sayılı kararında da benimsenmiş olup, resmi daire olan vergi dairesine verilmiş olan beyan davalıyı bağlayacağından,  mahkemece davacı tarafından delil olarak ticari kayıt ve belgelere de dayanılmış olmakla, davaya konu edilen faturaların davalı şirketin bağlı olduğu vergi dairesinden BA formları celbedilerek, davalı tarafça vergi dairesine beyan edilmiş olup olmadıkları da tespit edildikten sonra  sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.\tAçıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine...” karar verilmiştir.<br>\tDairemizin kaldırma kararı sonrasında ilk derece mahkemesince; BAM kaldırma kararı doğrultusunda ek rapor düzenlemek üzere dosyanın daha önce rapor düzenleyen mali müşavir bilirkişi ...'dan 11/03/2024 tarihli rapor alınmış, bilirkişi raporunda gerekçelerini açıkladığı üzere sonuç olarak; \"Davacının davalıya düzenlediği tüm faturaların içeriğindeki hizmetlerin ve işlerin yapıldığının kabulü halinde davacının davalıdan 514.000,00 TL alacaklı olduğu, davalının beyan ettiği BA formlarındaki davacı  faturaların dikkate alınması halinde bu faturaların 312.800,00 TL olduğu, davalı ödemeleri olan 158.800,00 TL'nin mahsup edilmesi ile davacı alacağının 154.000,00 TL olduğu, kanaatindeyim.\" şeklinde mütalaada bulunduğu, bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun v hüküm kurmaya yeterli ve elverişliolduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarının davacının 154.000 TL'lik alacak talebini doğruladığı,  dava konusu faturaların  davalı tarafça  BA formuyla  beyan edilmiş olması karşısında fatura içeriğindeki malın davalıya teslim edildiği ve faturadaki satış bedelinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile  davacının toplam 154.000,00 TL alacağının 15/09/2021 günlü dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine  karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  davacının ... firma unvanı ile uzun yıllardır komple sıhhi tesisat ve taahhüt işleri alanında faaliyet gösterdiği, davalı ... Müt. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin ise Eskişehir ilinde inşaat müteahhitliği faaliyeti ile iştigal ettiği, davacının, ... Sıhhi Tesisat ticari unvanı ile 2012 yılından bu yana davalı şirket tarafından imalatı yapılan çeşitli inşaat ve şantiyelerin tesisat ve kalorifer tesisatı işlerini yaptığı, davalı firmanın, davacının yapmış olduğu işler sonucu kesilmiş olan faturalardaki tutarları ödemediği,  ilgili faturalardan dolayı davalı tarafından; davacının alacağına karşılık olarak ... plakalı bir araç ile 15.000,00 TL tutarında bir çek ve 93.800,00 TL banka ödemesi yoluyla olmak üzere toplamda 108.800,00 TL ödediği, anacak bakiye alacağın ödenmediği,  yapılan işlerin davalı şirketin şantiyelerinde yapılacak keşif ve alınacak bilirkişi raporu ile ispatlanabileceği, mahkemece sadece fatura üzerinden inceleme yapıldığı, işlerin keşif ile ve keşif mahallinde dinlenecek tanıklar ile kanıtlanacağını, eksik inceleme ile davanı kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanunun 266. maddesinin birinci fıkrasınında \"Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.\" düzenlemesinin bulunduğu, davaya konu şantiyelerde yapılan sıhhi tesisat ve ısınma işlerinin teknik bilgiyi gerektiren konu olduğu, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda; \"Davacının davalıya düzenlediği tüm faturaların içeriğindeki hizmetlerin ve işlerin yapıldığının kabulü halinde davacının davalıdan 514.000,00TL alacaklı olduğu,\" kanaatine varıldığı, fakat mahkeme tarafından verilen hizmet ve yapılan işlerin tespiti açısından hiçbir işlem yapılmadığı, mahkemece tanık dinletme taleplerinin reddedildiği,  her ne kadar mahkemece  incelenen ticari defterin, işletme defteri niteliğinde olması nedeni ile detayları içermediğinden dava konusu hususları ispata elverişli  olmadığı kabulünün ve  dosyaya delil olarak sunulan faturaların  ispata yeterli görülmemesinin hatalı olduğu, faturaların ispata yeterli olduğu, mahkeme farklı kanaate ise Hukuk Muhakemeleri Kanununun \"Delil Başlangıcı\" başlıklı 202. maddesindeki düzenleme uyarınca faturanın delil başlangıcı olduğu, yapılan işin bedelinin oldukça yüksek olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  gerekçeli kararın usulüne uygun olarak yazılmadığı, gerekçeli karardaki \"deliller\" hususunun ayrı bir başlık altında değerlendirmediği, genel geçer ifadeler kullanmak suretiyle hüküm oluşturulduğu,  oysa, dosyada toplanan her bir delilin tek tek değerlendirilmesi ve hangi delillerin hükme esas teşkil ettiğinin belirtilmesinin gerektiği, söz konusu hususun 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen \"hukuki dinlenilme hakkı\"na da aykırılık teşkil ettiği, dosyadaki tebligatların usulüne uygun yapılmadığı, tüm tebligatların e-tebligat adresine yapıldığı, tüm yargılama sürecinde hesabın kapalı olduğu, gerekçeli karardan dahi haberdar olmadıklarını, öncelikle tebligatların usulsüz olması nedeni ile kararın kaldırılması gerektiği, bilirkişi tarafından dava dilekçesinde devrinin gerçekleştiği beyan edilen ... plakalı araca değinilmemiş olup yalnızca fatura miktarlarına bakılarak hesaplama yapıldığı, ancak dava dilekçesinde de açıkça görüleceği üzere davalının, yapılan işe karşılık davacı tarafa araç devri gerçekleştirdiği, devrin gerçekleştirildiği ikrar edilen aracın değerinin hesaplanması, bunun ise alacak miktarından mahsup edilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, ayrıca davacının alacağına istinaden araç devrinin yanında davacının 6 dairelik inşaatının davalı tarafça yapıldığı ve 4 adet tapu verildiği, 6100 Sayılı Kanun'un 115. maddesi gereğince, dava şartının varlığı ya da yokluğunun incelenmesi, doğrudan mahkemeye verilmiş ödevlerden olması karşısında, önceden ileri sürülmemiş olsa bile temyiz aşamasında dava şartının var olup olmadığını kendiliğinden gözetilmesinde bir usuli engel bulunmadığı, davanın hukuksal niteliği ve somut olayın özelliği gereği davalının, temyiz aşamasında dava konusu borcu söndüren nitelikte bir belge vermişse, bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, diğer bir anlatımla, yargılama aşaması henüz tamamlanmamış ise böyle durumda, borcu itfa eden belge değerlendirmeye alınması gerektiği, bu nedenle devri gerçekleşen araç, 4 adet tapu ve banka kanalı ile yapılan ödemeler esas alınarak dosyanın yeniden incelenmesi, yapılan devirlerin dosya borcuna mahsup edilmesi ve bu haliyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.<br>\tMahkemece verilen 11.09.2024 tarihli ek kararda özetle; davalı  ... Müteahhitlik Besicilik Hayvancılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili Av. ... 05/09/2024 tarihli dilekçe ile istinaf yoluna başvurulduğu, istinaf  dilekçesinde yargılama süresince müvekkiline yapılan tüm tebligatların müvekkilinin aktif olmayan e-tebligat adresine yapıldığını, e-tebligat adresinin yeni aktif edildiğini, yapılan tebligatın usule aykırı olduğunu beyan ettiği, Posta ve Telgaraf Teşkilatı Anonim Şirketi Elektronik Posta Daire Başkanlığına davalının e-tebligat adresinin aktif olup olmadığı, hangi tarihte aktif olduğunun sorulduğu,  cevabi yazıda davalının e-tebligat adresinin 01.02.2021 tarihinde aktif hale getirildiğini, bu hesabın o tarihten itibaren kullanımda olduğunu, 18/05/2024  tarihinde de tebliğ alımına açık olduğunun belirtildiği, gerekçeli kararın davalının e-tebliğ adresine usulüne uygun olarak 18.05.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalının istinaf başvurusunun yasal sürede yapılmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 345. maddesi uyarınca davalı vekilinin  istinaf başvurusunun süre yönününden reddine karar verilmiştir.<br>\tDavalı vekilinin ek karara yönelik sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın usulüne uygun olarak yazılmadığı, gerekçeli karardaki \"deliller\" hususunun ayrı bir başlık altında değerlendirmediği, genel geçer ifadeler kullanmak suretiyle hüküm oluşturulduğu,  oysa, dosyada toplanan her bir delilin tek tek değerlendirilmesi ve hangi delillerin hükme esas teşkil ettiğinin belirtilmesinin gerektiği, söz konusu hususun 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen \"hukuki dinlenilme hakkı\"na da aykırılık teşkil ettiği, dosyadaki tebligatların usulüne uygun yapılmadığı, tüm tebligatların e-tebligat adresine yapıldığı, tüm yargılama sürecinde hesabın kapalı olduğu, gerekçeli karardan dahi haberdar olmadıklarını, öncelikle tebligatların usulsüz olması nedeni ile kararın kaldırılması gerektiği, bilirkişi tarafından dava dilekçesinde devrinin gerçekleştiği beyan edilen ... plakalı araca değinilmemiş olup yalnızca fatura miktarlarına bakılarak hesaplama yapıldığı, ancak dava dilekçesinde de açıkça görüleceği üzere davalının, yapılan işe karşılık davacı tarafa araç devri gerçekleştirdiği, devrin gerçekleştirildiği ikrar edilen aracın değerinin hesaplanması, bunun ise alacak miktarından mahsup edilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, ayrıca davacının alacağına istinaden araç devrinin yanında davacının 6 dairelik inşaatının davalı tarafça yapıldığı ve 4 adet tapu verildiği, 6100 Sayılı Kanun'un 115. maddesi gereğince, dava şartının varlığı ya da yokluğunun incelenmesi, doğrudan mahkemeye verilmiş ödevlerden olması karşısında, önceden ileri sürülmemiş olsa bile temyiz aşamasında dava şartının var olup olmadığını kendiliğinden gözetilmesinde bir usuli engel bulunmadığı, davanın hukuksal niteliği ve somut olayın özelliği gereği davalının, temyiz aşamasında dava konusu borcu söndüren nitelikte bir belge vermişse, bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, diğer bir anlatımla, yargılama aşaması henüz tamamlanmamış ise böyle durumda, borcu itfa eden belge değerlendirmeye alınması gerektiği, bu nedenle devri gerçekleşen araç, 4 adet tapu ve banka kanalı ile yapılan ödemeler esas alınarak dosyanın yeniden incelenmesi, yapılan devirlerin dosya borcuna mahsup edilmesi ve bu haliyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için açılan alacak davası olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekilince süresinde davalı vekilince süresinden sonra ve 11.09.2024 tarihli ek karara karşı ise davalı vekilince  istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tDavalı vekilinin ek karar yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; dosya kapsamında bulunan Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. Elektronik Posta Daire Başkanlığı'nın E-57937351-123.11.10 (123.11.10)-1471227 sayılı yazısında belirtildiği üzere davalıya ait UETS adresinin 01.02.2021 tarihinde aktif edildiği ve bu tarihten itibaren aktif olarak kullanımda olduğu dikkate alındığında davalı şirketin UETS adresine 18.05.2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, istinaf talebinin süreden çok sonra 05.09.2024 tarihinde sunulduğu, açıklanan nedenle mahkemesince davalının istinaf başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin verilen ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.  \t <br>\tDavacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine gelince; mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle; taraflar arasında yıllardan beri süregelen akdi ilişki kapsamında davacı tarafından kesilen ve davalıya tebliğ edildiği ihtilafsız olan faturalara dayalı iş bedelinin belirlenmesinde ve ispatlanan 158.800,00 TL ödemelerin mahsubu ile hüküm kurulmasının dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>              HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusu ile davalı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80  TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan ek karar yönelik olarak alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının kendileri  üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19.02.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br><br> <br><br><br>     Başkan                   Üye             Üye           Katip <br>  e-imzalıdır           e-imzalıdır          e-imzalıdır       e-imzalıdır<br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2fdf1e4f241af7e1","SID":"09308bb50b801add"}}