{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1027 <br>KARAR NO: 2025/244<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/03/2022<br>NUMARASI: 2021/466 Esas - 2022/208 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/02/2025<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; davalı tarafça müvekkili aleyhine kambiyo senedine dayalı başlatılan  takibe konu 15.03.2020 ödeme tarihli 35.000-TL bedelli keşidecisi ... Ltd. Şti. olan bonoya ilişkin olarak müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını,senedin ... Baskı Merkezi tarafından ticari ilişki sebebiyle düzenlenip müvekkiline teslim edildiğini, ... Baskı Merkezi'nin senede bağlı borcunu müvekkili şirkete ödediğini, müvekkilinin bonoyu iade edeceği zaman bulamadığını, taraflar arasında sürekli ticari ilişki olduğu için bonoyu teslim etmiş olabileceğini düşündüğünü, müvekkilinin bononun varlığından 11.06.2021 tarihinde davaya konu icra takibinde haberdar olduğunu, davalının bir şekilde eline geçirdiği senedi icra takibine koyarak haksız kazanç sağlamaya çalıştığını belirterek, müvekkilinin İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibinde davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; icra dosyasının infaz edilmesi sebebiyle davanın menfi tespit davası olarak görülemeyeceğini, icra dosyasına davacı şirket tarafından 05.08.2021 tarihinde 3.030,40-TL tutarında bir ödeme yapıldığı, süresinde borca ve imzaya itiraz etmediğini, mahkemenin aksi kanaate olması halinde ise davanın istirdat davası olarak görülmesi gerektiğini, senedin 3.030,40-TL’lik kısmı davacı şirket tarafından ödenmiş olup dava konusu harca esas değerin 35.000-TL olmasının mümkün olmadığını, borcun kesin olarak varlığını ortaya koyan senede karşı davacı tarafın iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği,istirdat davası olarak görülmesi durumunda ispat yükünün davacıya ait olduğunu, senede karşı  yazılı delilinin bulunmadığını, iddiaların tanıkla ispatının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonodan kaynaklanan alacaklarda ispat yükünün borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşeceği, davaya konu senet miktarı göz önüne alındığında bunun bedelsiz olduğunu ileri süren davacının bu iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiği,senede karşı olan her çeşit iddianın senetle ispat edilebileceği, davacının senede karşı senetle ispat koşulunu yerine getirmediği, davacı tarafça ticari defterlerin incelenmesi talep edilse de bononun ticari defterlerde kayıtlı olmamasının onu hükümden düşürmeyeceği gibi mücerretlik niteliğini de etkilemediği, davacının yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili;senet arkasında davalıdan önce müvekkilinin cirosu bulunduğunu, davalının da bir şekilde eline geçirdiği müvekkiline ait senedi icra takibine koyarak müvekkilinden haksız kazanç sağlama gayreti içerisine girdiğini, davalının müvekkili şirketten alacağı bulunmadığının ticari defterlerin incelenmesi sonucu ortaya çıkacağını, senetle ilgili yasal süresinde ödememe protestosu çekilmediğini, ciranta olan müvekkiline protesto çekilmeden icra takibi başlatılmasının mümkün olmadığını, mahkemece bu durumun da göz önüne alınmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava,icra  takibine konu edilen bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Kambiyo takibine ve davaya konu 17.12.2019 keşide ve 15.03.2020 ödeme tarihli 35.000-TL bedelli bonoda keşideci dava dışı ... Baskı Merkezi ve lehtar davacı olup, bononun arkasında sırasıyla davacının ve davalının ciroları yer almaktadır. Davalı tarafından davacı ile dava dışı keşideci aleyhine başlatılan takipte borcun 3.030,40-TL'lik kısmı davacı tarafından, 50.110,16-TL'lik kısmı ise dava dışı keşideci tarafından işbu dava tarihi sonrasında icra takip dosyasına ödenmiştir. Bu durumda sadece davacının ödediği 3.030,40-TL yönünden dava kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüş olup, kalan kısım yönünden ise menfi tespit davası niteliği devam etmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 778. maddesi yollaması ile bonolar hakkında da uygulanması gereken TTK'nın 714 ve 730. maddeleri uyarınca, belirli bir günde veya keşide gününden veya görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir bonoya dayanarak hamilin lehtara ve diğer cirantalara müracaat edebilmesi, ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senet keşidecisinin protesto edilmesine bağlıdır. Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında protesto keşide etmeksizin cirantayı takip edemez. Somut olayda takibe konu bonoda davacının lehdar birinci ciranta olduğu, davalının ise ciranta hamil olduğu görülmektedir. Yetkili hamil olan alacaklı davalının borçlu ciranta hakkında takip yapabilmesi için, bononun keşidecisine ödememe protestosu göndermesi zorunludur. Protesto çekilmemesi müracaat hakkının kaybına yol açar. Bu süre hak düşürücü nitelikte olduğu için hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir (Yargıtay 19. HD'nin 2006/934 esas 2006/6851 karar sayılı, 2014/8538 esas 2014/11550 karar sayılı ilamları). İcra dosyasında protesto evrakı yer almamaktadır.Mahkemece keşidecinin protesto edilip edilmediğinin üzerinde durulmadan  davanın reddine karar verilmesi  yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp değerlendirilmediğinden , davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, anılan husus incelenerek sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2022 Tarih 2021/466 Esas 2022/208 Karar  sayılı hükmün  HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; \"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\", Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd5a2f7d4f40b857","SID":"102b12727528481a"}}