{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1283 <br>KARAR NO: 2024/2003<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/05/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2015/139 Esas<br>TALEP: İhtiyati Tedbir<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2024<br>İlk derece mahkemesince verilen  22/05/2024 tarihli ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. <br>TALEP: Davacı asil ... tarafından 17/05/2024 tarihli dilekçesi ile detayları istinaf sebepleri kısmında yazılı sebeplerle ihtiyati tedbir/haciz ve TBK'nun 76.maddesi uyarınca geçici ödeme kararı verilmesi ,vekilinin vekaletten yasaklanması ,hakkında hiç bir icra takibi yapılmamasını vs ..talep etmiştir. <br>ARA KARAR: Mahkemece; 13/05/2024 tarihli ara kararı ile \"Mahkemenin 07/06/2019 tarihli ara kararı ile; \"1-Davacı şirketin adli yardım isteminin reddine, ... 2-Davacı ...'in adli yardımın isteminin yalnız HMK'nun 335(1)/a maddesi uyarınca nispi harç yönünden kabulüne, diğer giderler yönünden reddine, karar verildiği, itiraz üzerine İstanbul Anadolu 6. ATM'nin 2019/573-573 Değişik İş-Karar sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, 05/06/2020 tarihli ara kararı ile; davacının 6100 sayılı HMK 335/1 maddesinde belirtilen hakların tümünden yararlanmasına, karar verildiği, davacı gerçek kişi ve/veya yetkilisi olduğu şirket tarafından açılan 6 adet dava dosyası mahkemenin işbu dosyası ile birleştirildiği, bu dosyaların bir kısmında adli yardım talebinde bulunulduğu, adli yardım kararı kapsamında bir kısım birleşen davalarda davacılar tarafından harç yatırılmadığı, adli yardım talep edilmeyen bir kısım birleşen dosyalar yönünden de dahil olmak üzere yargılama sırasında yapılan yargılama giderleri suçüstü ödeneğinden karşılandığı, davacı olan şirket yönünden verilmiş bir adli yardım kararı bulunmadığı, diğer yandan asıl dava ve birleşen bir kısım davalarda davacı olan gerçek kişi yönünden verilmiş adli yardım kararı bulunduğu, gerçek kişi ve tüzel kişi şirket tarafından birlikte açılan davalarda, davacı gerçek kişi lehine adli yardım kararı bulunduğundan davacı tüzel kişi şirketi de kapsayacak şekilde harç ve yargılama gideri alınmadığı, gelinen aşamada; davacı gerçek kişinin 01/09/2011 tarihinde SGK emeklisi olarak aylığa bağlandığı, adına tapuda kayıtlı dükkan bulunduğu, alınan nüfus kaydına göre eşinden boşandığı ve üç kızından birinin evli olduğu, diğer iki kızının ise reşit yaşta oldukları, geçimlerini sağlamakla yükümlü olduğu kimse bulunmadığı, davacının bir kısım davalarda alacak talep ettiği, talep ettiği alacak miktarları nazara alındığında, bu miktarlarda alacak-borç ilişkisi içerisine giren bir kişinin bu davalara ilişkin harç ve diğer yargılama giderlerini karşılayamayacak durumda olması da hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı gerçek kişi tarafından bu madde kapsamında muhtardan alınmış fakirlik belgeleri sunulmuş ise de, muhtarın o tarihlerdeki hatalı kaydi verilere (2016 ve 2017 yıllarında verilen fakirlik belgelerinde maaşının olmadığı belirtilmiş ise de, SGK kayıtlarına göre 01/09/2011 tarihinde maaş bağlanmıştır) ve komşu beyanına göre verdiği fakirlik belgelerine, yukarıda açıklanan nedenlerle ve dosya giren davacının mali durumuna ilişkin belgeler gözetildiğinde gelinen aşama nazara alınarak itibar edilmediği, HMK'nın 338.maddesine göre adli yardımdan yararlanan kişinin sonradan mali durumunun yeteri derecede iyileştiği anlaşılırsa adli yardım kararı kaldırıldığı, HMK'nın 334 ve devamı maddelerinde düzenlenen adli yardımdan yararlanabilmenin temel koşulu; kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olmak olduğu, buna göre mal varlığı olmaksızın zor duruma düşmeksizin geçimini sağlayacak kadar geliri olanlar ile mal varlığı olanlar adli yardımdan yararlanamayacağı, bunun yanın da ikinci temel koşul icra takibinde yada isteminde yada açtığı davada haklı olduğu yolunda kanaat oluşmuş olması olduğu, HMK'nun 338.maddesi kapsamında yeniden yapılan değerlendirme sonucunda adli yardımdan yaralanan davacı gerçek kişinin mali durumunun yargılama giderlerini karşılayacak derecede iyileştiği sonuç ve kanaatine varılarak mevcut adli yardım kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 22/05/2024 tarihli ara karar ile; \"Davacı asil ...'in 17/05/2024 tarihli dilekçesi ile ihtiyati tedbir ve TBK'nun 76.maddesi uyarınca geçici ödeme talep ettiği, yine davacı asilin 20/05/2024 tarihli dilekçesi ile 13/05/2024 tarihli ara karardan rücu edilmesini, davacı ... Dış Tic. Ltd. Şti. hakkında adli yardım kabul kararı verilmesini, ara karara karşı itiraz yasa yolunun istinaf olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmesi üzerine \"05/04/2019 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati haciz/tedbir ve geçici ödemeye ilişkin tüm istemlerin reddine karar verildiği, tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolunun açık olduğu, davacı tarafından bu kararın istinaf edildiği, İstanbul BAM 12. HD'nin 2020/960 Esas - 2020/1160 Karar sayılı kararı ile davacı ...'in istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, davacı asilin tedbir talepleri ve geçici ödeme talepleri aynı mahiyette olup, mahkemeden verilen kararlar ile bu taleplerin reddedildiği, bu kararların bir kısmı istinaf incelemesinden geçmiş, son karar ise henüz istinaf aşamasında olduğu, davacı tarafça tedbir talebini yeniden değerlendirmeyi gerektirir bir delilde sunulmadığı gerekçesiyle, 17/05/2024 tarihli dilekçe hakkında davacının ara karara karşı itiraz yasa yolunun açılması talebi yönünden ise; mahkemece verilen karar yasal mevzuat çerçevesinde verildiği, anılan karar için yasada itiraz veya kanun yolu gösterilmediğinden, mahkemece de yasa yolu açılması gibi bir olanak hukuken mümkün olmadığı; davacı asilin 17/05/2024 tarihli dilekçesi ile talep ettiği ihtiyati tedbir ve TBK'nun 76.maddesi uyarınca geçici ödeme talepleri yönünden mahkemece daha önce karar verildiği, bu kararların istinaf incelemesinden geçerek kesinleştikleri yeniden değerlendirme yapılmasını gerektirir yeni bir delil de sunulmadığından bu taleplerin tümü hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı asilin 20/05/2024 tarihli dilekçesi ile talep ettiği ara karara karşı itiraz yasa yolunun açılması ve davacı şirket hakkında adli yardım kararı verilmesi talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı  ...  istinaf dilekçesinde özetlenmiş haliyle; \"17/08/2005 tarihli kurucusu ve %91 hakim ortağı olduğu kozmetik sektöründe iştigal eden 45 çalışanları ile kurumsal nitelikteki Davacı Medikal Kozmetik ile Davalı ... tarafından 2011/2012/2013 yıllarına ilişkin 215.000-Euro dolandırması ile başlayan husumet ve ihtilaflarda şirketin markayı 08/01/2014 tarihli konumlandırdığı ...-... Grubu nezdindeki yatırımlarına atfen 18/06/2014 tarihli protokol ile 261.000-Euro karşılığı ürünler davalı yedinde bulunduğundan davalıya teslim hususunda bir hüküm verilmesine gerek olmadığından 757.000-TL'si sıralı evrakların tehdit-baskı ve santaj nedeniyle vermek zorunda bırakıldığı sürede ilgi ithalat siparişine ilişkin 74.996-EURO karşılığı 218.058,36-TL'si ürün gönderilmesi ve ellerinde bu şekil olmayan alacaklara dayalı 540.000-TL'sı sıralı senetlerin bir kısmı ile nakit sermaye edinilerek ve plan gereği de yine süreçte 40.000-Euro olması planlanan ithalata ilişkin 21.001-EURO Karşılığı 64.985,16-TL'si ürün gönderilmesi ve en son 45.110-Euro olması planlanan ithalata ilişkin de 31.000-Euro peşin ithalat avans bedelin de dolandırılması ile Anayasa ve sair yasaların varlık-güvence ve teminatlarına dayalı olarak kurulan ve aynı güvence ile de 2006 yılından itibaren Mersin ilindeki şahsı ve tüm aile efradıma ait taşınmazların-kutsallarının periyodik olarak 2006-2011 ve 2014 Yıllarında ... adına gayri menkul ipotekleri olarak verildiği ve şirketin kuruluşundan itibaren bu taşınmazların ipotek edilmeleri ile sağlanan ticari krediler ile şirketin idame ve idare ettirildiği ve aynı şekilde şahsına ait tüm birikimlerin-altınların yaklaşık 20 Civarında BES Poliçelerinin, 600.000-Usd değerinde ayrıca ... SİGORTA A.Ş nezdinde 5 adet hayat sigortası ve 45 çalışanın hak ve hukuklarının olduğu, asgari hadden 5.000.000-Euro değeri olan davalı şirketler ... ve ...-... Grubu nezdinde 35 adet satış lokasyonlarının beher lokasyon adedi 100.000-EURO, yaklaşık 2.000.000-EURO satış ürünleri, 3 Adet şirket araçları olduğu ... Ltd. Şti.'ni - protokole dayalı olmayan alacaklara ilişkin 31/01/2015 tarihli 40.000 euro karşılığı 116.000 EURO 28/02/2015 Tarihli 41.000 EURO karşılığı 119.000 TL'sı ve18/02/2015 Tarihli 58.000 TL'sı çek ile ilgili menfi tespit davası olarak en son dolandırılan 31.000 EURO'nun ise alacak talebi olarak yani 132.000 EURO'nun dava konusu edildiği ve tüm davalılar yönlerinden 6102 Sayılı TTK 54.Md'si ... yönünden TTK'nın 613.md'si ve sair ilgili yasa md.'leri ile ilgi menfi tespit talebi konusu edilen evraklara ilişkin olarak da 6100 Sayılı HMK 389.Md'si gereği verilmesi %100 yasal zorunluluk olan tedbir talepli dava ile ...ltd şti'ni İst. 16. ATM'si 2015/86 esas sayılı dava ile TC Devleti Yargı Erk'ine teslim ve emanet ettiğini, 19/01/2015 tarihli İst. 16.ATM'nin 2015/86 esas ve akabinde sahte senet'e ilişkin İst. 8.ATM'nin 2015/172 D İş sayılı ihtiyati haciz karar'ı ve yine İst. 8. ATM'si 2015/417 esas sayılı davalar üzerinden fail-sanık Av. ...'ın tüm yargı yerleri ve yargıçlarını bilinçli kast ile iğfal etmesi kaynaklı ...Ltd Şti.'nin şirket tüzel kişiliği yok edilerek batırılmış ve verilmeyen tedbir kararları nedeniyle de İstanbul ... İcra Dairesinin ..., 5321 İst. ...İcra Dairesinin ... sahte senet'e ilişkin İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyalarında ise sahte faturacı ...'in tanzim ettiği-bilirkişiler tarafından tanzim edilen sahte kıymet takdir raporları ile şirketimin içi nitelikli yağma yolu yaklaşık 2.000.000-Euro değerinde olan ürünlerin yağma edilerek şirketin içi boşaltıldığını, yine bilirkişi Kamil Şamdanlı tarafından tanzim edilen sahte kıymet takdir raporu ile 1748 adet ürünleri ve ayrıca ... Güzellik Merkezinden 93.578,20-TL'si üzerinden yağma edilen bedeller 525.608-TL'sıdır. EURO olarak ta 1748 Adet ürünleri 187.717-EURO 214 Adet 65.000 TL'sı yağma ise 23.214 EURO toplam yağma 210.931 Euro olduğu, işbu bedel ... mağazaları nezdinde ki yatırımın sabote edilmesi ve 31.584-Euro bedelli 11.367 adet ürünlerin ayrıca çalındıkları ve 600.000-USD Bedelli ... sigorta poliçelerim zararları harici olduğunu, bağlantılı İst. ... İcra Dairesinin ..., ... sayılı takip dosyalarında ise 3678 adet ürünler bilirkişi tarafından tanzim edilen sahte kıymet takdir rapor'u ile 135.360-TL'si üzerinden yağma edilen gerçek bedeller ise 938.053-TL'sı karşılığı 335.018-Euro olduğu, yine 193 adet ürünlerin 11.962,82-TL'sı üzerinden yağma edildiği gerçek değer 52.795-TL'sı karşılığı 18.855-euro olduğu, sahte senet ile ... nezdinde ki mağazalar stantlarından yağma edilen 2753 adet ürünlerin ise 681.484-TL'sı karşılığı 243.387-Euro olduğu, ... Grubu mağazasından yağma edilen 201 adet ürünlerin ise 48.494 TL'sı karşılığı 17.319-Euro olduğu, şirket merkezinden yağma edilen sadece ... ve ... markalı ürünlerin 3.158 adet, değerinin de 857.282-TL'sı karşılığı 306.172-EURO olduğu, toplam değerleri ise  3.149.225 TL karşılığı 1.124.723,21 EURO olduğu, İst. And. 5.ATM'si 2015/139 esas sayılı dava da birleşen İst. And. 8.ATM'si 2016/420 esas sayılı dava ile de  05/08/2015 tarihli ara karar ile iğfalleri kaynaklı 331 adet satış ve 512 adet tester ve kabin bakım ürünlerin ise yaklaşık 86.500-Euro olduğu ve İst. And. 6.ATM'si 2018/1293 E sayılı dava da yağma edilen teknik ekipmanlar ile tüm tester ve kabin bakım ürünlerinin 1.761.000 TL'sı karşılığı  yaklaşık 630.000-Euro olduğu ve toplam 1.841.223-Euro ve takip dosyalarındaki tespit edilen 6226 adet ürünlerin 2.467.223-Euro ürünlerinin olduğu, 26/12/2016 Tarihli İst. And. 6.ATM'si 2016/1428 esas ve sahte senet ile sabote ettikleri ...-... Grubu yatırımlarına atfen İST 8.ATM'si 2015/417 e sayılı dava dosyası 03/05/2017 tarihli yine İst. And. 6.ATM'si 2016/1428 e sayılı dava ile birleştirildiğini, bu failler tarafından şirketin batırılması ile yağma edilen ve ettirilen kutsalları taşınmazlarına ilişkin dava ise İst. And. 6.ATM'si 2017/78 esas sayılı dava olduğu, davanın halen Yargıtay 11.HD nin 2024/1856 e sayılı dosyada  temyiz incelemesinde olduğu, ... Sigorta nezdinde katledilen poliçelerim zararlarına ilişkin ve şirketin batırılması ile ayrıca yağma edilen 630.000-EURO değerindeki tüm teknik ekipmanlarımız -tester ve kabin bakım ürünlerimize ilişkin davanın ise yine İst. And. 6.ATM'si 2018/1293 esas  sayılı dosyası olduğu, süreçte batırılmalarında aracı kılınan sahte fatura ve dolandırıcılık şirketi ... ile ... Ltd. Şti. arasındaki hesap hareketlerinin Ağustos 2016 tarihli olarak tanzim edilen karşıt inceleme raporu ve ilgi ödemelerin ilgili tüm bankalardan ıslak imza ve kaşeli olarak elde etmesi ve yargı yerlerine ibraz etmesi üzerine HMK 190.maddesi gereği tartışmasız bir tespit ise ... üzerinden İST ANA 6.ATM'si 2016/1428 esas sayılı dava dosyası EMANET KASAYA Teslim ettiği 08/01/2014 Tarihli 215.000 EURO'nun dolandırılmasına ilişkin protokol aslı gereği 215.000-Euro yasal borçları olduğu ve Ağustos 2016 tarihli karşıt inceleme tutanağı ile de sabit olduğu üzere ... şirketinin yani ...'in 31/12/2014 tarihi itibarıyla 2.630.596,43-TL'si yasal borçları olduğu İST CBS'cılığının 2018/59318 sayılı sor dosyasına ibraz edilen 10/04/2018 Tarihli SOR Rapor'u ile de ilgi borç tespit ve tevsik edildiğini, İstanbul Anadolu 5.ATM'nin 2015/139 e sayılı dava dosyası 19/03/2015 tarihli ilk dava ve birleştirilen 7 ayrı alacak ve tazminat talebi davası konuları olduğunu, İst. And. 5. ATM'si 2015/139 esas sayılı dava dosyası talihsiz ve hukuki maddi hatalı ara karar ve ilgi 13/05/2024 tarihli ara karar ise davalılar nezdinde tedbir ve yaşam hakkım kapsamında geçici ödeme taleplerinin reddine ilişkin ara kararda atfedilen ara karar ise 05/04/2019 tarihli olduğu, bu tarihten sonra mahkemece 3 adet bilirkişi rapor'u yaptırıldığı ve her 3 raporda  atfedilen ... borçları tespit ve tevsik edildiğini, sadece ilgi 1. ve 2. rapor ile alacak talebi dava konuları hukuk gereği tam ve hukuka uygun incelenmemiş ve 29/04/2024 tarihli 3.ek-rapor bu yönde birleşen İst. And. 8.ATM'si 2017/490 esas ve grup şirketi olduğu nedeniyle batırılan ... Ltd. Şti. ile ilgili dava dosyası ise incelenmemiş ve ancak bu dosyanın takdire dayalı tefrik edilmeleri İle diğer 5 dava yönünden esas hk'ında karar verilebilir nitelikteki 29/04/2024 tarihli rapor ise eksik ve hatalı yönleri olsa da hukuk'a uygun hukuki denetime elverişli sağlıklı karar ve hüküm tesis etmeye yeterli olup..-yaşam hakkım kapsamında yiyecek ekmeğe muhtaç hale gelmem ve kızlarım-... ve ... tarafından faturalarımın ödendiği ev kira bedelinin ödenmesinde dahi sıkıntılarımız olduğu bahisle rapor'a karşı beyanlarım ile yaşam hakkım kapsamında 6098 Sayılı TBK 76. ve 77.md'lerinin de kesin cevaz verdiği nedeniyle tam 9 yıl 6 ay süre sonunda tespit edilen alacak kalemleri şirketin EURO üzerinden iştigal ediyor olması ve sair ekonomik parametre gereği ıslah edilmekle esas hakkında karar ile de  geçici ödeme talebimin karara bağlanmasını talep ettiğini,\tYargıtay 11.HD'si 2021/6 esas sayılı dava da Adalet Bakanlığına karşı bu şahsa avukatlık yaptırılması ayrıca dava konusu edildiğini, mahkemece adı geçenin avukatlık yapmasının yasal olduğuna dair itiraz yolu açık olarak ara karar tesis edilmesi gerektiğini, ... Ltd. Şti. tarafından perakende satışların yapılması TTK 54.Md'si ve TTK 613.md'sine aykırılık olmakla davalı ... Ltd Şti'nin %100'ü suçtan elde edilen gelirlere dayalı kurulan ve kurdurulan şirket olup hukuk gereği 6100 Sayılı HMK 389.Md'si gereği davalılar ... ve ... ltd şti nezdinde ayrı ayrı tedbir kararları verilmesi yasal zorunluluk olduğunu, BAM 12.HD'sinin 2020/960 E 2020/1160 karar  sayılı karar ilamı üzerinden tam 4 yıl geçtiğini ve 2 adet hatalı ve eksik hususlar olsa dahi taleplerine kesin cevaz verdiği, 29/04/2024 tarihli 3.ek-rapor ile de haklı taleplerimin HMK 190.Md'si gereği %100 haklı olduğunu, 17/05/2024 tarihli  %100 haklı-hukuk'a uygun taleplerimde İst. And. 5.ATM'si tarafından 27/05/2024 tarihli ara kararda hakkaniyet ve hukuk güvenliği ve yaşam hakkıma saygı olmadığı şeklindeki bu ara karar nedeniyle 05/04/2019 tarihli mahkemelerinin ara kararına ilgi ara karar 2019 yılı tarihli yeni talep 2024 yılı tarihli atıf yapılamayacağını, aynı şekilde BAM 12.HD'nin karar ilamınında tam 4 yıl öncesine dayalı olduğu ve atıf yapılamayacağı, istinaf başvurusunda talepleri 1-)... Hakkında  haklı adli yardım kararı verilmesinin yasal zaruret olduğunun % 100 ispat hukuk'u ile tespitli olduğu, 2-İst. And. 5.ATM'sinden hak-hukuk gereği 17/05/2024 tarihli taleplerim gibi ön sorun olarak Fail-Sanık ...'ın yasal avukatlık görevinden kesin el çektirilmesine bu konuda İST 39.ACM'si 2023/238 esas  sayılı davaya müzekkere yazılmasına, 3-Davalı sahte faturacı ... ve ... ltd şti haklarında gelinen aşama tüm dava dosyası münderecatına uygunluk ve 29/04/2024 tarihli bilirkişiler kurulu 3.ek-rapor ile tespit ve tevsik edildiği üzere tahsil kabiliyetliğine ilişkin İİK 257 Md'si delaleti ile 6100 Sayılı HMK 389.Md'si gereği davalı ... ve ... ltd şti nezdinde ayrı ayrı ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz karar'ı verilmesine, 4-Yaşam hakkım kapsamında olmak üzere 6098 Sayılı TBK nın  76. ve 77.md'lerinin hukuk gereği işletilmesi ile bu aşamada aylık düzenli ve muntazam ödemeler şekli ile 300.000 TL'sının dava kesinleşinceye kadar düzenli ve muntazam ödemeler şekli ile tarafıma ödenmesine dair karar'a bağlanmasına, 5- İst. And. 6.ATM'si 2016/1428 esas sayılı dava ile zararlarımın telafi edilmesine ve tahsil etmeme kadar 6183 sayılı yasa dahil tüm icra ve haciz işlemlerinden ayrıca muaf tutulmama, geçici ödemenin denetime tabi tutulmasına karar verilmesi ile İST ANA 5.ATM'si 2015/139 esas sayılı davaya ilişkin 13/05/2024 tarihli, 22/05/2024 tarihli ara karar'ların usül ve esastan istinafen kaldırılmasına karar verilmesini\" talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Davacının istinaf başvurusunda talepleri özetle ;-... şirketi lehine adli yardım kararı verilmesi,- 6098 Sayılı TBK 76. ve 77.md'leri gereği 300.000-TL geçici ödeme talebi, alacakları için davalılar aleyhine ihtiyati haciz ve tedbir kararı verilmesi, Avukat ...'ın Avukatlıkdan yasaklanması, eldeki dava bitip alacaklarını tahsil edinceye kadar  davacılar hakkında hiç bir icra takibi yapılmamasına karar verilmesi taleplerine ilişkindir. HMK.'nın 341/1 maddesine göre; ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Mahkemece 13/05/2024 tarihli ara karar  ile davacı gerçek kişinin HMK'nın 338. maddesi gereği adli yardım ara kararının kaldırılmasına ilişkindir. Davacı şirketin adli yardım talebi  mahkemece  07/06/2019 tarihli ara kararı ile reddedilmiş, itiraz üzerine İstanbul Anadolu 6. ATM'nin 2019/573-573 Değişik İş-Karar sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle  adli yardım talebinin reddine ilişkin kararın yasada düzenlendiği şekilde denetimden geçmek suretiyle kesinleştiği, istinaf incelemesinde artık bu hususun tekrar incelenemeyeceği, davacı ...'in adli yardım kararının kaldırılmasına ilişkin bir istinaf nedeni ileri sürmediği; HMK 338.maddesi uyarınca verilecek kararlara  karşı itiraz veya istinaf yasa yolu öngörülmediğinden  davacının şirkete adli yardım  kararı  verilmesi talebinin reddine ilişkin ara kararı istinafı kabil değildir. Davacı ... ; 13.05.2024 tarihli  ara karara;  22/05/2024 tarihli ara karara ilişkin olarak davacı şirket bakımından adli yardım kararı verilmesi; Av. ... bakımından meslekten men kararı verilmesi  yolunda ki taleplerinin reddine ilişkin  ara kararı istinafı kabil değildir. Eldeki davada talepleri karara bağlanıncaya kadar hakkında  6183 sayılı kanun gereği de dahil olmak üzere  hiç bir icra takibi yapılmamasına ilişkin istemi yasalarda tanımlanmış ihtiyati tedbir niteliğinde olmadığından bu yolda ki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Mahkemece  22/05/2024 tarihli ara karar ile \"05/04/2019 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati haciz/tedbir ve geçici ödemeye ilişkin tüm istemlerin reddine karar verildiği, tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolunun açık olduğu, davacı tarafından bu kararın istinaf edildiği, İstanbul BAM 12. HD'nin 2020/960 Esas - 2020/1160 Karar sayılı kararı ile davacı ...'in istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, davacı asilin tedbir talepleri ve geçici ödeme talepleri aynı mahiyette olup, mahkememizden verilen kararlar ile bu talepler reddedilmiş, bu kararların bir kısmı istinaf incelemesinden geçmiş, son karar ise henüz istinaf aşamasındadır. Davacı tarafça tedbir talebini yeniden değerlendirmeyi gerektirir bir delilde sunulmadığı nazara alınarak17/05/2024 tarihli dilekçe hakkında karar verilmesine yer olmadığına  karar verilmiştir. Davacı 20.02.2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararından sonra 17.05.2024 tarihli dilekçesi yeni bir talep olduğundan olumlu olumsuz bir karara bağlanması gerekir. İlk derece mahkemesinin 05/04/2019 tarihli ara kararının istinaf edildiği, Dairemizin 2020/960 Esas - 2020/1160 Karar sayılı kararı, 20.02.2024 tarihli ara kararına karşı istinaf başvurusunun Dairemizin 2024/920 esas/914 karar sayılı ilamı ile esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki geçici hukuki koruma kararlarına ilişkin ara kararları geçicidirler, kesinleşmeleri söz konusu olmaz. Bu niteliklerinde ötürü 22/05/2024 tarihli ara karar ile  17.05.2024 tarihli dilekçesinde ki talepleri aynı olduğundan mahkemece; davacı asilin 17/05/2024 tarihli dilekçesi ile talep ettiği ihtiyati tedbir ve TBK'nun 76.maddesi uyarınca geçici ödeme talepleri yönünden mahkemece daha önce karar verildiği, bu kararların istinaf incelemesinden geçerek kesinleştikleri yeniden değerlendirme yapılmasını gerektirir yeni bir delil de sunulmadığından bu taleplerin tümü hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacının bu hususa yönelik istinaf nedeni haklı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle; davacının ihtiyati tedbir /haciz ve geçici ödeme talepleri hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmek üzere 22.05.2024 tarihli ara kararın anılan taleplere ilişkin olarak kaldırılmasına, dosya kapsamı incelenerek denetime uygun bir ara kararı verilmek üzere kaldırılmasına, kararın ara kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ...'in istinaf başvurusunun kabulülüne; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/05/2024 tarih 2015/139 Esas sayılı ara kararın ihtiyati tedbir/haciz ve geçici ödemelere ilişkin kısımlarının yeniden inceleme yapılmak üzere HMK'nın 353/a-6 gereği KALDIRILMASINA; diğer kısımlara ilişkin istinaf başvurusunun HMK 341/1, 346/1 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, 13.05.2024 tarihli  ara karara  ilişkin istinaf başvurusunun  HMK nın  341/1, 346/1 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, \"Talep yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\" Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"637acc888932dc48","SID":"cf6367e1904044b0"}}