{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/2035 <br>KARAR NO: 2025/242<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/05/2024<br>NUMARASI: 2023/124 Esas - 2024/355 Karar<br>DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/02/2025<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin, davalının işletmecisi olduğu mağazadan 29.11.2022 tarihinde 1 adet takım elbise ve 4 adet de ceket satın aldığını, alınan ürünlerde tadilat gerektiğinden ürünlerin mağazada bırakıldığını, 26.12.2022 tarihinde ürünlerin teslim edildiğini, ancak tadilat hatalı yapıldığından giysilerin şirket yetkilisine uymadığını,yapılan provalarda tadilatın hiç yapılmadığının ya da yanlış yapıldığını mağazaya telefon ile haber verilerek bildirildiğini,davalı şirket çalışanı ...’ün müvekkili şirkete gelerek elbiselerin kullanacak olan müvekkili şirket yetkilisine uymadığını bizzat müşahede ettiğini, yapılan denemelerde de elbise ve ceketlerin tadilatlarının yanlış yapıldığının ve bu hali ile elbiseyi kullanacak şirket yetkilisinin kullanmasının mümkün olmadığını gören ...’ün  gereğini yapacaklarını bildirip elbiseleri iade alarak bedeli de iade edeceklerini beyan ettiğini ve 30.12.2022 tarihli beyanında da yazılı olarak belirttiğini, bunun üzerine 30.12.2022 tarihli iade faturası düzenleyerek davalı şirkete gönderdiğini, ancak davalı şirket tarafından iadenin yapılmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin kilo almış olabileceğini beyan ettikleri, esasen uygunsuzluğun sadece kilo yönünden değil genel olarak uymama şeklinde olduğunu, TBK’nın 219 maddesi gereğince davalının ayıplı ifa nedeni ile sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmadığını belirterek, ayıplı ürünlerin iade alınarak satış bedeli olan 39.025-TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, davacının bu ürünleri üzerinde deneyerek memnun kaldığını, akabinde tadilat için davacının bizzat üzerinde ölçüler alındığını ve bu ölçülere davacının onay vermesi sonucu tadilata götürüldüğünü, ürünlerin müşteri özelinde tadilatı yaptırıldığından tekrar perakende satışa sunulmasının mümkün olmadığını, aradan zaman geçtikten sonra ürünlerin dar geldiğini belirterek iadesini istemesinin de hukuka uygun olmayıp esasen ürünün ayıplı olmadığının ve davacının kötüniyetli olduğunun göstergesi olduğunu, ürünlerde yalnızca kol boyu tadilatı yapıldığını, davacının ürünlerin dar geldiği iddiası ile tadilatın ayıplı olduğunu veya hiç yapılmadığını iddia ederek seçimlik haklarını kullanarak sözleşmeden dönme talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, ...’ün müvekkili şirket nezdinde uzman satış danışmanı olarak görev aldığını, şirketi borçlandırma noktasında herhangi bir yetkisi olmadığını  ürünlerde mevzuatta tanımlanan anlamda bir ayıp bulunmamakla beraber, ürünün niteliksel ve niceliksel vasıflarında maddi, hukuki veya ekonomik bir eksiklik taşımadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; uyuşmazlığın, fatura karşılığında davalı şirketten alınan elbiselerin  satış bedeli olan 39.025-TL'nin ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi istemine ilişkin olduğu, ispat yükünün davacıda bulunduğu, bu hususun tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK nın266 madde gereği bilirkişi incelemesi kararı verildiği; dava konusu takım elbise ve ceketler 03.01.2024 tarihinde yapılan bilirkişi incelemesine sunulmadığı, bilirkişi incelemesi dosya üzerinden yapıldığını, davalı tanığı ...'ün 21/11/2023 tarihli duruşmada dinlendiği, davacı şirket yetkilisinin işyerinde beğendiği ürünlerin kol boyu ve paça boyunun tadilatı yapıldığını, ancak tadilattan sonra götürdüğünde beğendiği ürünler olmadığını, kendisine imza attırmadan oradan ayrılmasına müsaade etmeyeceklerini beyan ettiği, tanık anlatımları ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu takım elbise ve ceketlerin 29.11.2022 tarihinde satın alındığı zaman davacı şirket yetkilisi ... tarafından giyilerek denendiği, beden olarak üzerine uyduğu ve satın alındığı, ürünlerin satın alındıktan sonra davalı tarafından ceketler ve takım elbise ceketinin kol boyu ve  pantolonun paçasına tadilat yapıldığı, ceketlerin bedenine tadilat yapıldığının davalı tarafça kabul edilmediği, davacının aksi yönde ceketlerin bedenine yönelik tadilat yapıldığını gösteren herhangi bir delil sunulmadığı davacı, davalının takım elbise ve ceketlerin tadilatını yanlış yaptığından davacı şirket yetkilisinin bedenine uymadığından giyemediğini ve kullanamadığını, ayıp nedeni ile ödenen ücretin iadesini talep etmiş ise de, bu husus davacı tarafından usulüne uygun deliller ile ispatlanamadığından davacının davasının reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; ürünlerin, davalı şirket uhdesinde olduğunu, bilirkişi  incelemesine dahi sunulmadığını ve  ürünler görülmeden  tahmini ve varsayıma dayalı rapor hazırlandığını, dava dilekçesi ekinde sunulan 30 Aralık 2022 tarih saat 13:27'de, davalı tarafın tanığı tarafından yazılan mesaj içeriğinde “Aslı hanım merhaba ben şimdi ürünleri mağazaya getirdim.” şeklindeki beyandan, aleyhe hususlar kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı tarafın dava dilekçesinin delilleri ekinde belirttiğini, 21.11.2023 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararında “Davalı vekiline dava konusu elbiseleri keşif incelemesi öncesi mahkemeye sunması için keşif incelemesine kadar süre verilmesini,” şeklinde karardan, 03.01.2023 tarihli Bilirkişi teslim tutanağında davalı vekilinin “Merkez depo ve ilgili mağaza kontrollerinde ürünün müvekkil şirkette de olmadığı anlaşılmıştır.” Şeklindeki beyanından da anlaşılacağı üzere söz konusu ürünler müvekkil şirkette olmadığı gibi ürünleri teslim alan davalı şirkette  bulunmadığını, mahkemece karara esas alınan raporda “Davacı tarafından ceketlerin bedenine yönelik tadilat yapıldığını gösteren herhangi bir delil sunulmamıştır.” denilerek müvekkil şirketin uhdesinde olmayan ürünlere ve davalı tarafından yapılan tadilatlara istinaden delil sunulması beklenmesinin hakkaniyete, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu alışveriş işlemi için ürün karşılığı ücret ödendiğini, ürünlerin davalı tarafından teslim alınarak mağazaya götürüldüğünü, ayıp ihbarı gönderildiğini, sonrasında ürünler de ücret iadesi de müvekkil şirkete yapılmadığını  TBK’nun 219. md.  gereğince davalının ayıplı ifa nedeni ile sorumluluktan imtina etmesinin mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın  kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava; satım sözleşmesinden dönülmesi nedeniyle; satım bedelinin davalıdan tahsiline ilişkindir. İlk derece mahkemesince; bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş; bilirkişi incelemesi sırasında her iki taraf vekili ürünlerin kendilerinde bulunmadığını belirterek dosya üzerinde inceleme yapılmasını talep etmiş, alınan bilirkişi raporu üzerine ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça davalıdan ürün satın alındığı; tadilatın hatalı yapıldığı bu sebeple ürünlerin kullanılmasının mümkün olmadığından iadesi ile bedelin iadesi talep etmiştir. Davacı tarafça sözleşmeden dönülmüş, sebep olarak da tadilatın hatalı olması gösterilmiştir. Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi içeriğinde ürünlerin teslim alındığı ellerinde bulunduğu  beyan edilmiş,cevap dilekçesi ekinde davalı vekili tarafından  sunulan davalı şirket çalışanı ... ile davacı şirket sekreteri arasında yapılan watshap görüşmelerinde  28 aralık 2022 tarihinde davacı sekreteri tarafından ...'e yazılan mesajda ... bey'in takımların olmadığı bildirilerek  şirkete gelmesini istediği, karşı yanın \" cuma günü olur mu \"diye sorduğunda, karşı yanın tamam dediği, 30 Aralık 2022 tarihinde saat 10.30 gibi geleceğini bildirdiği, aynı gün saat 13.30 da ...'ün \"takımları mağazaya getirdiğini, ancak tadilat yapıldığından Mağaza Müdürü'nün ürünü geri alamayacaklarını sekretere bildirdiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili; cevap dilekçesinin aksine bilirkişi  incelemesi  günü takımların kendilerinde olmadığını beyan etmiş, istinafa cevap dilekçesinde de çok sayıda mağaza olduğundan beyanlarının yanılgıya dayalı olduğunu  belirtmiştir. Buna göre davalı taraf sattığı ürünleri iade almış, satım bedelini  iade etmemiştir. HMK'nın 199/1 maddesine göre belge niteliğinde olan watshap yazışmalarına göre ürünlerin davalı taraf personeli tarafından teslim alındığı, inceleme sırasında kendilerinde olmadığının beyan edilip, davaya cevap dilekçesinin yanılgıdan ibaret olduğunu beyan etmesi karşısında davalı vekiline inceleme için yeniden süre verilmesinin bir yararı olmayacaktır. Davalı elinde olduğu belirlenen ürünlerin incelemeye sunulmadığı, ancak inceleme  ile tespit edilebilecek olan hatalı tadilat yapılması olgusunun davacı tarafından ispatı hakkı da davalı tarafça imkansız hale getirilmiştir. Bu halde  davacının sözleşmeden  haklı döndüğünün kabulü ile ödenen ürün bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi gerekirken, davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmek gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığı, ürünler davalı yedinde bulunduğundan davalıya teslim hususunda bir hüküm verilmesine gerek olmadığından davanın kabulüne cevabi ihtar tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,  karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2024 Tarih 2023/124 Esas 2024/355 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın kabulüne; 39.025-TL'nin 06.03.2023 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine,\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Alınması gereken 2.665,79-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 666,45-TL harcın mahsubu ile kalan ‬‬1.999,34‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 846,35‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.500-TL bilirkişi ücreti ve 691-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.191-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.120-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Davacı vekili için takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\" Yatırılan 1.094,05‬-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 433-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"77babd2cef2086c1","SID":"77f406031c9100f6"}}