{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ     <br>T.C.<br>ANKARA<br>\t1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2024/297 <br>KARAR NO\t: 2024/358<br>HAKİM\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ...  <br>VEKİLİ\t:  Av. ... - ...<br>DAVALI \t: 1- ...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...\t<br>DAVALI \t: 2- ... -  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br><br>DAVA\t: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br>DAVA TARİHİ\t: 24/08/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 18/07/2024 <br>KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH  \t: 19/08/2024<br>Mahkememizden verilen 26/01/2021 tarih ve ... sayılı kararı ...  Dairesi'nin 17/05/2024 tarih ve ... sayılı kaldırma ilamı gereğince iade edilmiş ve dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmış olmakla:<br>DAVA:<br>Davacı vekil dava dilekçesiyle;  müvekkili ve davalı şirketin birbirleriyle kardeş olan kişilerin sahipliğinde ve yöneticiliğinde faaliyet gösteren yurdun önemli sanayi ve ticaret kuruluşlarından olduğunu, taraflar arasında görülen ...  E. sayılı davasına sunulan eklerden davalı şirketin 07.12.2010 tarihli ve ... sayılı başvurusuna istinaden rastgele bir ... markasının 556 sayılı KHK’nın 7/1-i maddesi çerçevesinde tanınmış marka olarak tespit edildiğinin öğrenildiğini, bu tespite yaptıkları itirazın önce ..., ardından ise ... tarafından reddedildiğini, bu kararın iptali için huzurdaki davanın açıldığını, dava konusu olan tespitte ... San. ve Tic. A.Ş.’nin hangi ... markasının tanınmış marka olarak tespit edildiğinin belli olmadığını, ... San. ve Tic. A.Ş.’nin gerçekte tanınmışlığı tespit edilen markasından daha önceki tarihlerde tescil edilmiş ... esas unsurlu başkaca markalarının da bulunduğunu, 2003 yılından beri himaye görmekte olduğu anlaşılan ve tanınmışlığına her nasılsa karar verilmiş olan ... markasından başka, bu markanın yanında öncelikle müvekkili şirketin 2002 yılından beri hüküm ifade eden ... nolu “...” markasının, 1994 yılından muteber olmak üzere ... no ile tescilli “...” ve 2007 yılından muteber olmak üzere ... no ile tescilli “...” markalarının bulunduğunu, yine ihtilafın dışında kalan başkaları adına tescilli olan ... nolu “...”, ... nolu “...” ve daha bunlar gibi başkaca şahıslar adına tescilli “...” markalarının da bulunduğunu, dolayısıyla tanınmışlığına hemen karar verilmiş bulunan ...’ya ait “...” markasının sadece bu kişiye (şirkete) ait piyasada başka bir benzeri olmayan bir marka olmadığını ve en az 100 yıllık “bir şahsa veya müesseseye sıkı sıkıya bağlı marufiyet” şartını daha başlangıçta sağlanamadığını, müvekkilin tanınmışlık tespitine itirazının üçüncü kişilerin itiraz ve iptal talebinde bulunma yetkisi olmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, iptali istenilen ... sayılı ... kararındaki .... nolu paragrafta ortaya konulmaya çalışılanlara gelinceye kadar karar metninde sadece laf kalabalığı yapıldığını, ihtilafla ilgili olarak müvekkilinin yapmış olduğu itiraza cevap teşkil edebilecek herhangi bir hususun ortaya konulmadığını, içeriğine dayanılmak istenen ...’nin 10.12.2012 tarihli ve ... sayılı kararının her yönden kesinleşmiş olduğuna dair bir bilgi ve evrakın olmadığını, işbu davanın incelenmesi sırasında işin-ihtilafın her yönüyle göz önünde bulundurulması ve müvekkilinin ihlal edilen hakkının tekrar iade edilmesi gerektiğini iddia ederek; davalılardan ... ... tarafından müvekkili itirazının reddi yolunda verilmiş bulunan ... sayılı kararının iptaline ve diğer davalı adına tescilli ... markasının tanınmış marka olduğu yolundaki kararının iptali ve hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, müvekkili Kurum’un tanınmışlık tespitine ilişkin kararlarının ...  dikkate alınarak oluşturulan kriterler esas alınarak verildiğini, tanınmışlık tespiti başvurularının ilan edilmesi, ilan süresi, ilana üçüncü kişilerin itiraz etmesi ve bu tarz bir itirazın dayanacağı hukuki gerekçelerin tanınmışlık tespitinin iptali veya hükümsüzlüğü, iptal veya hükümsüzlük gerekçeleri gibi hususların ilgili mevzuatta tanımlanmadığını, tanınmışlık tespit kararının sadece ilgili markanın sunulan deliller çerçevesinde tanınmışlığının tespit edilmesine yönelik bir karar olduğunu, bu tespitin mutlak bir hak doğurmadığını, bir markanın tanınmış olduğunun tespitine ilişkin ...’in vermiş olduğu kararın mahkemeler açısından da bağlayıcı olmadığını, 5000 sayılı Kanun m. 15/C/1 ve ...  m.4 hükmüne göre itiraz edilen kararın tarafı olmayan ve bu karardan menfaati etkilenmeyen kişilerin ... nezdinde itirazda bulunabilmesinin mümkün olmadığını, tanınmışlığın tespiti yönündeki kararlara karşı üçüncü kişilerin itiraz ve iptal talebine ilişkin herhangi bir yasal dayanağın bulunmadığını, tanınmışlık tespitinin tek taraflı bir hukuki işlem olması ve davacı yanın söz konusu işlemin tarafı olmaması sebebiyle davacı itirazlarının ve iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığını ileri sürerek ... sayılı ... kararının iptali isteminin reddi ile ... sayılı markanın tanınmış markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesine ilişkin istemin reddine ve davacı vekilinin aleyhe olan sair istemlerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle, müvekkili şirketin 07.12.2010 tarihinde ... sayılı ...markasının ...’nun tanınmış markalar siciline kaydı için ... sayı ile başvuru yaptığını, başvurunun kabul edilerek müvekkili markasının tanınmış olduğunun tespit edildiğini, davacı yanın söz konusu karardan müvekkili tarafından davacı tarafa karşı açılan ve ... ’de görülmekte olan davalar sırasında haberdar olduğunu ileri sürerek karara itiraz ettiğini ve itirazının reddi üzerine işbu davayı açtığını, mutlak bir hak tanınmayan ve 3. Kişilerin haklarını da etkilemeyen tanınmışlık sicil kayıtlarının 3. kişilerin itirazlarına da açık olmadığını, ilgili hukuki işlemde davacı yanın taraf sıfatının olmadığını, davacı yanın itiraz hakkı olmayan bir konuda ...’ten bir ... kararı almayı başardığını ve ilgili kararı yine usulsüzce Mahkeme önüne getirdiğini, tanınmışlık tespit talebinin tek taraflı bir işlem olduğunu ve kararın da müvekkili markası hakkında verildiğini, davacı yanı etkilemeyen bir karar olduğunu, davacı yanın alenen Mahkemeyi yanıltma çabasında olduğunu, davacı yan tanınmışlık kararını bazı şekil eksiklikleri yönünden eleştirmişse de bu eleştirilerin yersiz olduğunu, ileri sürülen eksiklikler olmamakla birlikte, olsaydı dahi bu tür şekli eksikliklerin müvekkili başvurusu yönünden oluşturulan kararı maddi yönden sakatlayacak yahut iptalini gerektirecek eksiklikler olmadığını, müvekkili firma ile davacı firma yetkililerinin kardeş olduğunu, 2000 yılında müvekkili firmanın şirket kurucularından baba ....’in sağlığında aile içinde miras paylaşımının yapıldığını, miras paylaşımında kardeşlerden davacı firma kurucusu  ... ve dava dışı diğer kardeş olan ... ...’in müvekkili şirkette bulunan hisselerinin tamamını müvekkili şirket ortaklarına devrederek müvekkili firmadan ayrıldığını, bu paylaşım sonucunda şirketten ayrılan ortakların, hisselerinin karşılığını aldığını, şirkete ait olan her türlü varlığın da marka haklarının dahil olmak üzere müvekkili şirkete kaldığını, müvekkili şirketin kurucusu olan ... ...’in aile içerisinde yapılan miras paylaşımında bu firmayı ve ... markasını kimseye devretmediğini, ... markalarının tek gerçek hak sahibinin 1974 yılından bugüne kadar tüzel kişiliği olan müvekkili şirket olduğunu, davacı yanın müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra her ne kadar ... markaları üzerinde herhangi bir hak iddia etmesi hukuken mümkün olmasa da kardeşler arasında aile içerisinde yapılan sözlü bir mutabakat gereği yalnızca “canlı hayvan, tavuk, piliç, yem ve yumurta” ürünleri üzerinde ... markasını kullanmasına izin verildiğini, davacı yanın mutabakat dışında kalan sınıflardaki ürünler üzerinde ... markasını kullanmamayı taahhüt ettiğini, davacı firma kurucusunun zaman zaman mutabakata uymayarak eşya listesini genişleterek bir takım başvurularda bulunduğunu ve müvekkili şirket tarafından bu girişimlerin hukuki yollarla püskürtüldüğünü, gereken hükümsüzlük davalarının açıldığını ve markaların kullanılmadığı ve davacı yanın kötü niyetli hareket ettiği de dikkate alınarak hükümsüz kılındığını ve kararların kesinleştiğini, müvekkilinin ... markasının tanınmış marka olarak kabul edildiği ve korunduğu pek çok karar bulunduğunu, müvekkilinin ... markası üzerinde 40 yılı aşkın süredir gerçekleştirdiği yoğun kullanım neticesinde markasını tanınmış marka olma statüsüne yükselttiğini, aksi yöndeki davacı iddialarının yersiz ve kötü niyetli olduğunu belirterek;  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>YARGILAMA:<br>Mahkememizce, 26/01/2021 tarih ve ... . sayılı karar ile; dava konusu ...  markasının,  başvuru tarihi olan  07/12/2010 tarihi itibariyle ''un ve unlu mamuller'' sektöründe özellikle işlenmiş ''un'' emtiası bakımından tanınmış marka statüsünde olduğundan tanınmış marka olarak tescil edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>.... 'nin 17/05/2024 tarih ve ... . sayılı kararıyla; ''Dava, tanınmışlık kararına itirazın reddine dair ... kararı ile davalının markasının tanınmışlığına ilişkin kararın iptali ve hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir (6100 sayılı HMK'nın 114 - 115. maddeleri). Bu kapsamda, 6100 sayılı HMK’nın 114/1-h maddesinde, “Dava açmakta hukuki yararın bulunması” dava şartlarından sayılmıştır. Hukuki yarara ilişkin dava şartının sonradan tamamlanması da mümkün değildir. ... Dairesi'nin 05/02/2020 tarih ve ...  sayılı ilamında da açıklandığı üzere, her ne kadar ... tarafından, kendisine başvuru halinde başvuru konusu markanın tanınmışlık niteliğini haiz olup olmadığı konusunda inceleme yapılarak, bu nitelikte gördükleri markalar için sicil oluşturulmuş ise de; anılan Kurumun kanunen böyle bir sicil oluşturma yetkisi bulunmadığı gibi tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmadığından, herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerekmektedir. O halde somut uyuşmazlık bakımından davalı Şirketin markasının davalı Kurum tarafından tanınmış marka olarak kabul edilmesine dair kararının ve tescilinin hukuki  bir sonucu olmadığı ve bu bağlamda davacının davalı Kurumun tanınmışlık kararına itirazının reddine dair ... kararı ile tanınmışlık kararının iptali ve tanınmış markanın hükümsüzlüğü istemiyle eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, HMK'nın 114/1-h maddesinde dava şartı olarak öngörülen hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, Dairemizce HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince işin esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesiyle ''Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-4  maddesi gereğince KABULÜ ile ...  Mahkemesince verilen 26/01/2021 gün ve ... . sayılı kararın KALDIRILMASINA; Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına (...)'' şeklinde karar verilmiştir. <br>Dava mahkememizin ... E. Sırasına kaydedilmiştir.<br>GEREKÇE:<br>6100 Sayılı HMK'nın 114. Maddesinde dava şartları şu şekilde sayılmıştır. <br>a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.<br>b) Yargı yolunun caiz olması.<br>c) Mahkemenin görevli olması. <br>ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.<br>d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.<br>e) Dava takip yetkisine sahip olunması.<br>f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.<br>g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.<br>ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.<br>h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.<br>ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.<br>i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.<br>(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.<br>6100 Sayılı HMK'nın 115. Maddesine göre, <br>(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.<br>(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. <br>(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.<br>Davalı kurumun, tanınmış marka sicili oluşturarak, tanınmış markaları bu sicile kayıt yetkisi bulunmamaktadır. Zira, ...'na bu yönde yetki ve görev veren bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere,  tanınmışlık sabit bir olgu olmayıp, her somut olayda münferiden ispatlanması gereken bir vakıadır. Bu nedenle, iş bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığının kabulü gerekir. ...  Dairesinin 05.02.2020 gün, .... sayılı ilamında da aynı sonuçlara ulaşılmıştır. Hukuki yarar ise dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re’sen göz önüne alınması gereken bir husustur. Bu itibarla,  iş bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:<br>1-DAVANIN HUKUKİ YARAR YOKLUĞUNA DAYALI DAVA ŞARTI YOKLUĞU<br>   NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,       <br>2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel  peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından  yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),<br>Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.   18/07/2024<br><br>Katip ...\t\t                                                   Hakim ...<br>e-imzalıdır                                                      ¸                         e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4b6dc9ae5b19d52d","SID":"54e5fc9429999873"}}