{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1154 Esas<br>KARAR NO: 2025/135<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 21/03/2024<br>NUMARASI: 2023/59 E. - 2024/67 K.<br>DAVANIN KONUSU: Patent (Sözleşmeden Kaynaklanan Hak İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalılardan ... Patent ile \"Yüksek Dereceli Teşhisleri Tedavi Etme Yöntemi\" konulu patent başvurusunun yapılması için anlaştığını, bunun için davalı ... firmasına 1.770,00 TL patent müracaat işlem bedeli ödediğini, bunun karşılığında davalının 25.11.2010 tarihli fatura düzenlediğini, gerekli başvurunun 18.12.2010 tarihinde yapıldığını, bilahare davalılardan ... Danışmanlık ile 22.08.2012 tarihli özel vekaletname düzenlenip patent vekili olarak tayin edildiğini, vekaletname uyarınca patent tescil yenileme ve diğer işlerde davalı ... ve yetkilendirdiği diğer davalı ... firması yetkili ve sorumlu olmasına rağmen, patent başvurusu yıllık harç ücreti ödenmediğinden dolayı Türk Patent Enstitüsünce geçersiz kılındığı, oysa ki müvekkili işlemlerinin ve harcın ödenmesi için 3.000,00 TL tutarlı TUBİTAK kasasından kendisine sağlanan kasa/bütçe ile ilgili davalı ... Patente bilgi verdiğini ve şifre ile yıllık yenileme ücreti ve harcın buradan temin edilmesini istemesine rağmen davalı firma zamanında ilgili yenileme harç bedelini ödemediğinden, müvekkilinin patent hakkının yandığını, işin gereği gibi yapılmamasından dolayı şu anda sağlık alanında önemli bir buluşa imza atıp ilgili tedavi yöntemlerini uygulama hakkından patent hakkından mahrum kaldıklarını ve  bu konuyla ilgili tekrar başvuru yapma hakkını elinden kaçırmış olduğunu, müvekkilinin  patentini almak istediği akıllı gen tedavisini uygulayarak kendisi dahil ailesine ve yüksek risk taşıyan hastalara yardımcı olduğunu, ancak bu tedavi yöntemine ilişkin patent başvurusu ile elde edeceği resmiyeti kazandıramadığını, davacının zararının tespit edilmesini talep edeceklerini, davalılar arasında iş bölümü mevcut olduğunu, aldıkları işlerde birbirlerini yetkilendirdiklerini, ayrıca davalılardan ... Patentin davacıdan aldığı 1.770,00 TL patent müracaat işlem bedelini iade etmediğini, bu tutarın  tahsili için Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...  Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalının takibe ve borca itiraz ettiğini, davalılardan  ... Patent'in her ne kadar patent yenilemesinin sözleşme kapsamında olmadığını iddia etmekte ise de, her iki davalının birlikte çalıştığının göz önüne alınmasının gerektiğini, ayrıca ... Patent'in müvekkilinin şikayetvar.com davalıdan mağdur ve şikayetçi olduğuna dair yazısının kaldırılması karşılığında 1.770,00 TL'yi iade edileceği yönünde 06.11.2014 tarihli protokol metni hazırlayıp verdiğini,  ancak müvekkili tarafından bunun kabul edilmediğini, davalıların vekalet görevini gereği gibi yerine getirmediklerini, bu sebeplerden dolayı davacının madden ve manen zarara uğradığını iddia ederek, manevi tazminat ve fazlaya dair hak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile şimdilik 24.000,00 TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 05.11.2012 tarihinde işlenmiş faizi ile avukatlık ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili sunmuş olduğu cevap dilekçeleri ile, müvekkilinin davacı ile yapmış olduğu sözleşme edimlerinin tamamını yerine getirdiğini, davacıya yardım etmek amacıyla hareket ettiklerini, 1.770,00TL'nin davalının tahsil etmediğini, buna rağmen davacı tarafın defalarca ...com'a aynı konuda şikayetler ilettiğini, bu nedenle bu bedelin davacıya ödenmesinin teklif edildiğini, ayrıca davacı tarafından ödenen bedelin patent başvuru dosyasının hazırlanması ve müracaatıyla ilgili olduğunu, müvekkilinin hiçbir şekilde Tubitak teşvikinden gelecek paranın takibini yapmasınının imkanı dahi bulunmadığını, bunun davacıya yazılı olarak da bildirildiğini, taraflar arasındaki sözleşmede Tubitak teşviki ile ilgili bir madde, talimat veya talimatın kabulünün mevcut olmadığını, zaten bu teşvik kapsamında ödenecek bedelin davalı tarafça takibinin imkanı olmadığını, müvekkilinin vekalet görevinin fazlasının yerine getirildiğini, davacının zararının karşılanması için 1.770,00 TL’lık ödeme teklifinin de sunulduğunu, buna rağmen ...com'da karalama kampanyasının devam etiğini, taraflar arasındaki ilişkide mağdur olanın davacı değil, müvekkili olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesinin 18/06/2019 Tarih, 2017/520 Esas ve 2019/215 Karar sayılı kararı ile, \"davacının davasının reddine\" dair verilen karar, davacı vekilinin istinaf talebi üzerine dosyanın gönderildiği Dairemiz 12/01/2023 Tarih, 2020/1597 Esas ve 2023/16 Karar sayılı ilamı ile, \"...Davacının patent başvurusunun, 2011 yıllık ücretinin ödenmemesi nedeniyle geçersiz kılındığı ve bu tarihten sonra yıllık ücretlerin yenilenmesi mümkün olmadığına göre, davalı ... Patent'in sorumluluğunun tartışılması bakımından, 23.03.2012 tarihinde dosyaya vekil olarak atanan diğer davalı ...'ın işlem nedeniyle bir sorumluluğunun tartışılmasına yer olmadığına yönelik Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı ... Patent ile ilgli olarak aşağıdaki şekilde değerlendirmeye geçilmiştir.  Ancak, davalı ... Patent ile davacı arasında  \"Yüksek Dereceli Teşhisleri Tedavi Etme Yöntemi\" konulu patent başvurusunun yapılması için sözleşme yapıldığı, bu kapsamda dava dışı ... tarafından 18.12.2010 tarihinde Kuruma başvuru yapılsa da,  davalı ... Patent ile yapılan sözleşmenin inkâr edilmemesine, hatta aksine sözleşmeden kaynaklanan edimlerin yerine getirildiğinin iddia edilmiş olmasına göre, artık tarafların sözleşme kapsamında yüklendikleri edimleri yerine getirip getirmedikleri araştırılarak ve gerektiğinde dosya yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek, varılacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken, işlemlerin ... tarafından yürütüldüğü, dava dışı ... ile  davalı ... Patent arasında bir bağ kurulamadığı, bu şahsın sorumluluğunun bulunduğu ve bu nedenle davalı ... Patent'in sorumluluğunun bulunmadığı gerekçeleriyle davanın bu davalı yönünden reddine karar verilmesi, ayrıca süresinde davaya cevap vermeyen ve süre uzatım talepleri Mahkemece dilekçeye derkenar ile reddedilen davalıların, davacının onayı olmamasına ve yasadan kaynaklanan bir istisna da bulunmamasına rağmen, yeni delil sunmalarına ve savunmayı genişletmelerine imkân tanınması doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince  esasa  münhasır  delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına\" gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve dosya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemeye iade edilmiştir. Dairemiz kararından sonra İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....Davacının davasının REDDİNE,\" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Mahkeme gerekçesinin tamamen sübjektif olup dosyada mevcut delillere aykırı olarak hazırlandığını, bilirkişi heyeti tarafından hukuki değerlendirme yapıldığını ve Mahkeme heyetinin rapordaki değerlendirmelerini alıp gerekçe yaptığını, HMK'NIN 273. Maddesine uyulmadığı gibi bilirkişi raporlarının da baştan sona hukuki değerlendirmeden ibaret olup, hiçbir teknik inceleme içermediğini, dosyanın Bilirkişi Heyetine tevdi edilmesinin sebebinin, bilirkişilerin hangi teknik hususta inceleme yapacağı ve uzmanlığına hangi hususun çözümünde ihtiyaç duyulduğu bilirkişi teslim tutanaklarında açık bir şekilde açıklandığını; yani HMK'nın 273. maddesine uygun şekilde inceleme konusunu bütün sınırlarıyla ve açıkça belirlendiğini, bilirkişilerin cevaplaması gereken sorular belirtildiğini ancak buna rağmen bilirkişi heyetlerince bu hususların göz ardı edildiğini ve ısrarla tazminat  hesaplanması yoluna gidilmediğini, Yargıtay İlamlarında da mahkemenin hukuki değerlendirmeleri bilirkişi raporuna dayandırmayacağına dair çok sayıda örnek mevcut olduğunu, bilirkişi raporlarında hesaplama yoluna gidilmemesi ve bilirkişilerin hukuki değerlendirme yapmasının kabul edilemeyeceğini, Mahkeme tarafından ise bilirkişi raporlarındaki hukuki değerlendirmelerin davamızın red gerekçesi olarak delillerin değerlendirme kısmında kopyala yapıştır şeklinde aynen tekrar edilmesinin gerekçeli karar haklarını ve hak arama hürriyetini ihlal ettiğini, -Davalının kusuru ile zarar arasında illiyet bağının olmadığına ilişkin gerekçesinin de hukuka aykırı olduğunu, Bilirkişinin hazırladığı kök raporunda Rusya Patent Ofisi tarafından düzenlenen 04.04.2014 tarihli araştırma raporunda müvekkilinin buluşunun A kategorisinde sınıflandırıldığını, başvurunun yenilik ve buluş basamağını değerlendirmelerini geçme ihtimalinin yüksek olduğunu kabul ettiğini, bu hususun bile patentin tescil edileceğinin göstergesi olduğunu,  Mahkemenin bilirkişi ek raporuna atıf yaparak yapılan patent başvurusunun yeterli teknik bilgi içermediğini, verilerin yetersiz olduğunu belirttiğini, patent başvurusu usulüne uygun devam etseydi müvekkilinin başvurusunda eksik hususlar var olsa bile tamamlama şansının olduğunu,  bu durumda raporda her ne kadar bunun yeni bir başvuru olarak kabul edileceği belirtilse de, bu eksikliklerin tamamlanmaması, patentin zamanında alınıp uygulamaya konulamamasının tamamen davalının kusurundan kaynaklı olduğunu, raporda belirtilen bir takım teknik eksikliklerin sonrasında tamamlama imkanı varken davalı şirketin görev gereklerini yerine getirmemesi dolayısıyla hakkının kaybolmasının nedensellik bağını yeteri kadar açıkladığını, her ne kadar davalı şirketin patent başvurusunun geçersiz sayılması  konusunda sorumluluğu kabul edilmiş ise de mahkeme bilirkişi raporlarındaki varsayımsal koşullar üzerinden müvekkilinin maddi zararının olmadığına ilişkin karar verdiğini, bilirkişi ek raporunun 9. ve 10. sayfalarında müvekkilinin doğan zararı ile davalı şirketin sorumluluğu arasında nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususunu değerlendirmek için öncelikle, patent başvurusunun sorunsuz olarak nihayete erdiği taktirde geçerli ve maddi kazancı olan bir patent olup olmayacağı hususunda değerlendirme yapıldığını, yapılan bu değerlendirmede de müvekkilinin patent başvurusunun incelemeli veya incelemesiz patentlerden hangisine girdiği hususunda değerlendirmeler yapılmış olunsa da yapılan bu değerlendirmelerin eksik yapıldığını, her ne kadar raporda yapılan patent başvurusunun, başvuruda belirtilen hastalıkları tedavi etme hususunda yetersiz bir başvuru olduğu, bilirubin seviyesinin yükseltilmesini hedef aldığını ancak bilirubin yüksekliğinin bazı hastalıklara sebep olacağı belirtilmiş ise de, raporun ilgili kısımları olan 12., 13, ve 14. Sayfalarında müvekkilinin bulduğu yönetimin,  hastalıkları tedavi etmede belirtilen bilirubin seviyesinin yükselteceği hususu şüphe edilmez bir gerçek olduğunu, bu sebeple müvekkilinin bulduğu yöntemin başarılı olma olasılığı mutlak olmasa bile yüksek ihtimal üzerinden değerlendirilmesi bile maddi zarar açısından nedensellik bağını ispatladığını,  kök raporun 16. Sayfasında her ne kadar başvurunun 1,5 ve 7 numaralı istemlerinin insan üzerinde deneme sonrası uygulanıp uygulanmayacağının belli olacağından ve  başvuru şekliyle tescil edilmeyeceğini belirtmiş ise de bu hususta raporda belli bir açıklık ve bilimsel veri olmadığını,  raporun 16. Sayfasında 2,3,4 ve 6 numaralı istemlerin korunmanın konusunun patentlenebilmelerinin mümkün olduğu raporda kabul edildiğini, patent başvurusu usulüne uygun devam etseydi müvekkilinin başvurusunda eksik hususlar var olsa bile tamamlama şansının olduğunu, raporda da belirtildiği gibi 551 sayılı KHK m. 43 gereği müvekkilinin başvurusu üzerinden değişikliğe gitmesi, iddia edilen eksikliklerini tamamlaması ve nihayetinde buluşunu standart bilimsel verilere uygun olarak yapması imkanı varken bu hakkından mahrum edilmesi tazminatı gerektirecek bir sorumluluk olduğunu, müvekkilinin yaptığı başvurunun kesinlikle başarısızlık içermediği, başarılı olmasının imkan dahilinde olduğunun da raporda  kabul edildiği halde mahkeme tarafından  tazminat için gereken zarar koşulu ispatlanmadığından davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu,  -Davalı ... Patentin müvekkilinden aldığı 1.770,00 TL patent müracaat işlem bedelini iade etmediği gibi bu tutarın tahsili için Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini, alınan ek raporda da vurgulandığı  üzere müvekkilinin farazi zararının fiili zarar kısmı olarak başvuru işlemleri ve bundan kaynaklanan ihtilaflar için yapmış olduğu giderlerin, buna TPE’ye ödenen patent başvuru ücretleri, patent vekiline ödenen ücretler ve patent alınması için yapılan diğer masraf kalemleri ile alacaklının dava ve takip giderlerinin hesaplanmadan davalarının tümü ile reddi hukuka aykırı olup istinaf incelemesi sonrası kaldırılmasını talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davacı tarafa ait 2010/10605 sayılı patent başvurusu işlemlerinin, davalılar tarafından sözleşme kapsamında gereği gibi yerine getirilmediği ve patent başvurusunun yıllık harç ücreti ödenmediğinden dolayı Türk Patent Enstitüsünce geçersiz kılındığı iddiasıyla, 24.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsili talepli alacak davasıdır.Mahkemece kaldırma kararından önce aldırılan 25/02/2019 tarihli raporda sonuç olarak, TPE Patent Dairesi Başkanlığı nezdinde ... kod no ile yapılan patent başvuru tarihi 18/12/2010 olup, 2. yıl sicil kayıt yenileme ücretinin 18/12/2011 tarihine kadar, bu mümkün olmaz ize 18/06/2012 tarihine kadar ek ücret ödemek kaydı ile ödenmesi mümkün olduğu, bu tarihten sonra yıllık ücretlerin yatırılması veya Tübitak tarafından yatırılan tutardan karşılanması talebinde bulunulmayacağı, davaya konu ... sayı ile işlem gören patentin 18/12/2010 başvuru tarihinden, 18/06/2012 tarihine kadar dosyada vekil olarak görünen Patent vekili ...’ın yıllık ücretlerin ödenmesinden sorumlu olduğu, davalı ...’ın ise bu tarihten sonra 23/08/2012 tarihinde dosyaya vekil olarak atanmış olması, bu tarihten sonra yıllık ücretlerin ödenmesinin mümkün olmaması nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı, bir patent vekilinin öncelikle patent mevzuatını  bilmesi gerektiği, yaptığı patent başvuru nedeniyle başvurudan sonraki işlemleri de yapacağı, müvekkilini uyaracağı, bilgilendireceği, başvurudan  belge alınıncaya kadar tüm süreci takip etmesinin  mesleği gereği olduğu, bunun yanı sıra Türk Patent Enstitüsü'nün her yazışmada sonraki aşamada ne zamana kadar nelerin yapılması gerektiği huşularında yazılı uyarı ve hatırlatmalarını yapmakta olduğu, bu nedenle burada Patent Vekili ...’ın bilerek ve isteyerek olmasa da kendisinden beklenilen şekilde özenli davranmadığı ve patent başvurusunun geçersiz kılınmasına sebebiyet verdiği, patent vekili ... ile davalılardan ... Ltd.Şti arasındaki ilişki ve sorumluluğun takdirinin ise Mahkemeye ait olduğu, Rusya Patent Ofisi’nden gelen araştırma raporuna bakıldığında, patent başvurusunda mevcut 7 adet istemle ilgili olarak istemlerin tümünün (A) kategorisinde değerlendirildiği, yani özellikle ilgili olduğu düşünülmeyen tekniğin bilinen durumunu tanımlayan doküman olduğu yani raporun olumlu ve buluşun patentlenebilir buluş olduğunun göstergesi  olduğu belirtilmiştir.Mahkemece aldırılan 25/09/2023 tarihli raporda sonuç olarak, davalılardan ... Ltd.Şti’nin patent vekilliğinin gereği olan özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, yıllık ücret ödeme zorunluluğu konusunda müvekkilini uyarmayarak ve bununla ilgili TPE nezdinde gereken işlemleri yapmayarak patent başvurusunun geçersiz sayılmasına neden olduğu, dava konusu ... numaralı patent başvurusunun mevcut hali ile çözüldüğü iddia edilen teknik problemi çözdüğüne dair makul bir kanıt sunmadığı, buluşun ilgili teknik alandaki uzman kişinin uygulamasına yetecek derecede açıklanmış olmadığı, istemlerin açık olmadığı, yıllık ücret ödenseydi bile başvurunun yukarıda belirtilen problemleri nedeniyle mevcut hali ile incelemeli patent olarak tescil edilemeyeceği, incelemesiz patent alınması durumunda kanunda aranan koşulları taşımayacak bir belgenin alınamamış olması nedeniyle tazminat talebinde bulunulup bulunulamayacağı hususunun dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilmesinin bilirkişi heyetin görev ve yetki alanına girmediği belirtilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazları üzerine dosya itirazları karşılar ve patentin tescil edilmiş olması halinde davacının isteyebileceği farazi tazminat tutarını gösterir ek rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından hazırlanan 09/02/2024 tarihli ek raporda sonuç olarak, davalılardan ... Ltd.Şti’nin patent vekilliğinin gereği olan özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, yıllık ücret ödeme zorunluluğu konusunda müvekkilini uyarmayarak ve bununla ilgili TPE nezdinde gereken işlemleri yapmayarak patent başvurusunun geçersiz sayılmasına neden olduğu, dava konusu ... numaralı patent başvurusunun mevcut hali ile çözüldüğü iddia edilen teknik problemi çözdüğüne dair makul bir kanıt sunmadığı, buluşun ilgili teknik alandaki uzman kişinin uygulamasına yetecek derecede açıklanmış olmadığı, istemlerin açık olmadığı,   yıllık ücret ödenseydi bile başvurunun yukarıda belirtilen problemleri nedeniyle mevcut hali ile incelemeli patent olarak tescil edilemeyeceği, incelemesiz patent alınması durumunda kanunda aranan koşulları taşımayacak bir belgenin alınamamış olması nedeniyle tazminat talebinde bulunulup bulunulamayacağı hususunun dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilmesinin bilirkişi heyetimizin görev ve yetki alanına girmediği, ancak açılacak bir hükümsüzlük davasında mahkemenin böyle bir patentin hükümsüzlüğüne karar vereceği, hususlarında kök rapordaki görüş ve kanaatlerimiz muhafaza edilmiş, patentin tescil edilmiş olduğu varsayımında, davacının farazi zararının fiili zarar kısmı olarak başvuru işlemleri ve bundan kaynaklanan ihtilaflar için yapmış olduğu giderlerin tazminini isteyebileceği;  buna TPE’ye ödenen patent başvuru ücretleri, patent vekiline ödenen ücretler ve patent alınması için yapılan diğer masraf kalemleri ile alacaklının dava ve takip giderlerinin gireceği, davacının farazi zararının yoksun kalınan kâr kısmı olarak ise herhangi bir zararının olmadığı, patentin tescil edilmemesi nedeniyle oluşması kuvvetle muhtemel bir zararın bulunmadığı, davalının özen borcuna aykırı davranışı ile varlığı iddia edilen farazi zarar arasında nedensellik olduğunun söylenemeyeceği belirtilmiştir. Davacı ile  davalı ... Patent Arasında  26.11.2010 tarihli \"Patent Faydalı Model-Tasarım Sözleşmesi'' imzalandığı ve Davalı ... Patent ile davacı arasında \"Yüksek Dereceli Teşhisleri Tedavi Etme Yöntemi\" konulu patent başvurusunun yapılması için sözleşme yapıldığı, bu kapsamda dava dışı ... tarafından 18.12.2010 tarihinde Kuruma başvuru yapılsa da, sonraki işlemlerin gereği gibi yerine getirilmediği ve vekalet ilişkisi kapsamında sorumluluğu bulunan ... Patentin ve   davaya konu ... sayı ile işlem gören patentin 18/12/2010 başvuru tarihinden, 18/06/2012 tarihine kadar dosyada vekil olarak görünen Patent vekili ...’ın yıllık ücretlerin ödenmesinden sorumlu olduğu, sorumluluğun yerine getirildiğine dair ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, ücretin ödendiğine dair her hangi bir delilin davalı tarafça sunulmadığı, ... PATENT tarafından ... adına tanzim edilmiş 25/11/2010 tarihli ve ... no'lu “Patent Müracaat İşlemi” açıklamalı faturanın sunulduğu, bu faturanın da sadece başvuruya ilişkin olduğu, davacıyla akdedilen  26.11.2010 tarihli sözleşme gereği yıllık ücretleri ödenme sorumluluğunu yerine getirmediğinin anlaşıldığı,  patentin kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin hususun ise vekalet ilişkisinden  doğan sorumluluk nedeniyle oluşan durum nedeniyle nedensellik bağını kaldırmadığı anlaşılmıştır.6098 Sayılı TBK 502/1-2 Maddesinde; \"(1)Vekalet sözleşmesi, vekilin vekalet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. (2)Vekalete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır.\" TBK 504/1 maddesinde; \"(1)Vekaletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir.\" TBK 506/2-3 maddesinde; \"(1) Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. (2) Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır.\" hükümleri düzenlenmiştir. Yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere vekilin işi sadakat ve özenle yürütmesi, ve vekalet verenin zarara uğrayabileceği her türlü davranıştan kaçınması gerekmekle birlikte, vekilin bu işi görmesi başarılı bir sonuç elde etmesini zorunlu kılmamaktadır. Vekalet sözleşmesinde yer alan özen borcu, kesin surette başarılı bir sonuç elde edilmesi ile ilgili bir konu değildir. Vekilin üstlendiği edimi sadakat ve özenle ifa etmesi durumunda, sonuç gerçekleşmese de bundan dolayı bir sorumluluğu doğmayacaktır. (bkz Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 09/12/2019 tarihli, 2016/30741 Esas-2019/12246 Karar sayılı karar Davacı tarafından yapılan patent başvurusu Rusya Patent Ofisi tarafından düzenlenen 04.04.2014 tarihli araştırma raporu ve bilirkişi raporundaki başvuru sahibinin başvurusunda değişiklik yapıp yapmayacağı, bu değişikliğin başvuru sahibi tarafından hangi tarihte yapılacağı, bu değişikliklerin içeriğinin ne olacağı, değişikliklerin yapıldığı tarihte tekniğin bilinen durumunun kapsamının ne olacağı ve başvurunun değişiklik yapılmış haline patent verilip verilemeyeceği konusunda bir yargıda bulunabilmenin spekülasyon yapmayı gerektireceği hususundaki bilirkişi tespiti ile yasal düzenlemeler dikkate alındığında, davalı tarafın patentin başarılı bir şekilde tescil edilmesini taahhüt  etmediği, patent başvuru işlemlerini davacı adına sadakat ve özen yükümünü yerine getirerek yürütmeyi ve tamamlamayı taahhüt ettiğinin kabulünün gerekeceği, bu durumda davalı tarafça gereken işlemlerin yapılmadığı, bu yükümlülük yerine getirilmediğinden tazminat talebinin kabulü gerektiği ancak tazminat hesabının tam olarak yapılmasının mümkün olmaması ve dosya kapsamı dikkate alındığında, BK 50. Madde uyarınca, 15.000,00 TL'nin ihlal tarihi olan 05/11/2012 den itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesinin yerinde olacağı kanaatine varılmıştır. Davacı vekili tarafından istinaf dilekçesi ile davalı tarafa verilen 1.770,00 TL'nin de iadesinin talep edildiği, davacı tarafça Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapılarak talepte bulunulmuşsa da, icra dosyası incelendiğinde takibe borçlu tarafça itiraz edildiği, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bu miktarın da takip tarihi olan 07/04/2015 tarihinden itibaren yasal faiz ile ... Patentten tahsiline karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin  istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince Kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne ve vekalet ücreti  ve mahkeme masrafı yönünden kararın düzeltilmesine karar  verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 21/03/2024 tarih, 2023/59 E., 2024/67 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın kısmen kabulü ile; 15.000,00 TL'nin ihlal tarihi olan 05/11/2012 den itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, -1.770,00 TL'nin (Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile) tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 07/04/2015 tarihinden itibaren yasal faiz ile davalı ... Patent'den  alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.145,50 TL karar harcından peşin alınan 409,86 TL'nin mahsubu  ile 735,64‬ TL harçtan, 614,73 TL'lık kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen, 120,91 TL'lık kısmının davalılardan ... Patent'ten tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 29,20 TL başvurma harcı, 409,86 TL peşin harç, 4,30 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 443,36‬ TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 8.200,00 TL bilirkişi ücreti, 634,6‬0 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 8.834,6‬0 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle (%70 kabul %30 ret), 6.184,22 TL'nin 5.531,50 TL'lık kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 652,72 TL'lık kısmının  davalılardan ... Patent'ten tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/ç-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1.770,00 TL vekalet ücretinin  davalılardan ... Patent'ten tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 7.230‬ TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 360,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.529,40 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"650b0285f48355c4","SID":"058e206a3a3790a9"}}