{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>18. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/431 <br>KARAR NO: 2025/171<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA     <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/10/2023<br>NUMARASI: 2021/718 Esas, 2023/832 Karar<br>DAVA TÜRÜ: Menfi Tespit<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2018/1418 ESAS SAYILI DOSYASI<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit - Alacak<br>KARAR TARİHİ:  29/01/2025<br>Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı verilen karara karşı davalılar vekili tarafından ayrı ayrı süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatif ile davalı ... arasında, müvekkili kooperatife ait inşaatlara ruhsat alınması işi ile ilgili olarak 07.12.2007 tarihli bir protokol imzalandığını, işin yapılması halinde ...'e 200.000 TL ödeme yapılacağı kararlaştırıldığını, protokolün 4. maddesi gereğince; lehdarı ..., keşidecisi müvekkili  kooperatif olan, 07.12.2007 keşide tarihli, ödeme tarihi bulunmayan, 200.000 TL bedelli bir teminat senedi davalı ...'e teslim edildiğini, ...'in ise, protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirmediği halde ve aradan ortalama 6 yıl geçtikten sonra, Kadıköy ... Noterliği'nin 14.06.2013 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini müvekkili kooperatife göndermiş olduğu protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirdiğini iddia ederek, 200.000 TL'nin kendisine ödenmesini talep ettiğini, ...'in ihtarnamesindeki haksız taleplerine karşılık taraflarınca gönderilen ihtarname ile cevap verildiğini ve protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirmediğinden dolayı kendisine borçlu olunmadığı, herhangi bir ödeme yapılamayacağı ve teminat senedi ile ilgili hukuki işlem başlatma hakkının bulunmadığının bildirildiğini, Ancak ...'in müvekkili kooperatife gönderdiği 14.06.2013 tarihli ihtarnameden tam 4 gün sonra, diğer davalı ile işbirliği yaptığını ve mezkur teminat senedinin ödeme tarihi kısmını 09.12.2010 şeklinde doldurulduğunu ve senede kooperatif temsilcileri ... ve ...'nun da isimleri eklenerek senedi  komşusu olan 20 yaşlarındaki ... isimli şahsa cirolamış gibi gösterildiğini, ... da Gebze ... icra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından 18.06.2013 tarihinde müvekkilleri aleyhinde icra takibi başlattığını, Gebze ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine takibe konulan 07.12.2007 tarihli senedin teminat senedi niteliğinde olduğunu, senedin vadeden sonra cirolanması, senette teminat kaydının bulunması ve cirantanın kötüniyetli olması sebebiyle teminat senedi definin davalı cirantaya karşı da ileri sürülebileceğini, ...'in protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirmediğinin ve senet bedelini haketmediğinin, dolayısıyla kendisine herhangi bir borç olmadığının, senede sonradan yapılan eklemelerin geçersiz olduğunun, senedin görüldüğünde vadeli senet hükmünde olduğunun, senedin zamanaşımına uğradığının, müvekkilleri ... ve ...'nun isimlerinin senede sonradan eklendiğinin, şahsi sorumluluklarının olmadığının ve nihai olarak müvekkillerinin davalılara borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini, ödeme yapılması halinde davaya istirdat davası olarak devam edilmesini, davalılar aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ve takibinin karar kesinleşinceye kadar teminatsız olarak ihtiyaten durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı (Karşı dava)... vekilinin cevap dilekçesinde özetle: dava dilekçesinin müvekkilinin adres kayıt sisteminde kayıtlı bulunan adrese, Tebligat kanununun 21. maddesi hükümlerince, tebliğ edildiğini, uyuşmazlık konusu bononun dayanağının müvekkili ... ile ... Yapı Kooperatifi arasında 07.12.2007 tarihinde akdedilen protokol olduğunu, sözleşmenin konusu olan 200,00-TL bedel karşılığında sözleşmenin madde 1.de belirtilen temel ve temel üstü ruhsatlarının çözümüne ait, Darıca ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesinden müspet meclis kararının alınması hususunu teşkil ettiğini, Müvekkilinin sözleşmeyle üstlendiği şekilde İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nce ... Yapı Kooperatifi'nin lehine düzenlenen 23.10.2011 tarihli İmar Komisyon Raporu hakkında Darıca Belediye Meclisi'nden 01.11.2011 tarihinde kabul kararı çıkmasını sağladığını ve tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, Davacı Koopretif ile Müvekkili arasında 20.12.2011 tarihinde yapılan prokolle Müvekkili ...'e kooperatifin 300.000-TL borç olduğu kabul ve taahhüt edilmiş olduğunu ve borcun nasıl ödeneceği hususu maddeler halinde yazıldığını, taraflarca ıslak imza ile imzalanarak anlaşmanın tamamlandığını, 20.11.2011 tarihinden itibaren davacı Kooperatif Müvekkilinin fazla yaptığı emek ve masraflarına karşılık 2007 tarihli protokolü yenilediğini, böylece sözleşme konusu toplam iş bedelinin 300.000-TL'ye çıktığını, bugüne kadar Kooperatif'in bu edimini yerine getirmediğini Müvekkilinin davacı Kooperatiften 300.000-TL alacaklı olduğunu, Bu bedel için 200.000-TL bono alındığını, davacı tarafından ödenmediğini ayrıca 100.000-TL daha alacağı olduğunu, Müvekkilinin alacakları için kendisine ... Yapı Kooperatifince verilen 200.000-TL bononun Kooperatif yetkilileri ... ve ... tarafından da ayrıca aval olarak şahsi imzaları ile tekeffül ettiklerini, davacılar ... ve ...'nın borçtan şahsi imzaları gereği sorumlu olduklarını, Müvekkilinin bonoyu diğer davalı ...'a olan borçları için ciro yoluyla teslim ettiğini, Davanın davacı Kooperatif açısından esastan reddine, Davanın diğer davacılar ... ve ... 'nın bonodaki imzaları nedeniyle borçtan şahsen sorumlu olduklarından her iki davacı yönünden de davanın esastan reddine , Davacıların haksız açılan dava nedeniyle %20 haksız çıkmaz tazminatına mahkum edilmesini, Karşı davada; karşı davalı Kooperatiften 100.000-TL alacağının tespiti ile tahsil edilmesine karar verilemesini, Kadıköy ...Noterliği 14.06.2013 tarih ve ... yemiye nolu ihtar gereği bu tarihten itibaren karşı alacak davaya ticari faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin müvekkiline adres kayıt sisteminde kayıtlı bulunan adrese, Tebligat kanununun 21. maddesi hükümlerince, tebliğ edildiğini, senedin bono vasfında olduğu Yargıtay kararıylada sabit olduğunu, uyuşmazlık konusu bononun ... ile davacı Kooperatif arasındaki hukuki ilişkiden mücerret olduğunu, müvekkili ...'a söz konusu hukuki ilişkiye dayanılarak def'ilerin  ileri sürülemeyeceğini, senet metnine sonradan eklemeler yapılmış olunması senedin tahrifi niteliğinde olmadığını, müvekkilinin ticaret erbabı olduğunu, Davalı ... ile ... arasındaki borcun bazı işler sonucu elden peyder pey alınan paralar karşılığı doğduğunu, müvekkilinin ...'e de borcunu ödemesi ihtarında bulunduğunu takip konusu bononun müvekkiline bu şekilde verildiğini,  Müvekkilinin ...'in komşusu, akrabası yahut iş ortağı olmadığını,  aralarında sair hukuki ya da fiili hiçbir yakınlığın olmadığını, Uyuşmazlık Konusu Bonoda vade tarihinin yer almadığını, ödeme Tarihinin Bulunduğunu, bu iki Kavramın eşanlamlı olmadığını, Uyuşmazlık konusu bonoda yer alan 09.12.2010 ödeme günü kaydını ... müvekkili ciranta ... için düşmüş bulunduğunu ve bu kaydın düşülmüş olması  göre tahrifat sayılmadığını, 18.06.2013 tarihinde başlatılan takibin yasal süreye uygun olduğunu, Müvekkilinin alacakları için diğer davalı ...'ten aldığı  bononun diğer davalı ...'e ... Yapı Kooperatifince verilmiş 200.000-TL bonoya Kooperatif yetkilileri ... VE ... tarafından da ayrıca aval olarak şahsi imzaları ile tekeffül ettiklerinden davacılar ... ve ...'nın da borçtan şahsi imzalan gereği şahsen sorumlu olduklarını, Bono alacaklarından  dolayı davacılar hakkında Gebze ...İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip dosvası ile takip açıldığını ve davacılarca takibin iptali için Gebze İcra Mahkemesi 2013/459 E sayılı dosyasından dava açıldığını,  2013/807 K. Sayılı Davacılar tarafından açılan bu takibin iptali davasının red olduğunu, davacıların temyizi talebi neticesinde Yargıtay 12.Hukuk Dairesince 2014/5911 E.2014/8715 K. Sayılı İlamı ile \"Senedin keşideci bölümünde şirket temsilcisinin elinden çıkmış iki imzanın bulunması halinde imzalardan şirket kaşesi üzerine atılanın şirketi, açığa atılan diğer imzanın ise imza sahibinin sahsı adına atılmış olduğunun kabulünün zorunlu olduğunu, Zira senetteki borçtan sorumlu olmak için keşidecinin tek imzası yeterli olup birden fazla imza atılmasına gerek bulunmamaktadır.\" denildiğini, Kararın bu yönden bozularak açığa imza atan tarafların mahkemece tespit edilmesinin istendiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile davacıların açtıkları menfi tespit davasının esastan reddine, davanın diğer davacılar ... ve ... 'nın bonodaki imzaları nedeniyle borçtan şahsen sorumlu olduklarından her iki davacı yönünden de davanın esastan reddine, mahkememizce verilen %20 teminat karşılı takibin durdurulmasına ilişkin tedbir kararı itiraz etmekle bu tedbir kararınızın ivedilikle kaldırılmasına karar verilmesini, Davacıların Menfi tespit davası açmada kötüniyetli olduklarından %20 İcra inkar tazminatına mahkum edilmelerini, Dava masraf ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatif ile davalı ... arasında, müvekkili kooperatife ait inşaatlara ruhsat alınması işi ile ilgili olarak 07.12.2007 tarihli bir protokol imzalandığını, işin yapılması halinde ...'e 200.000 TL ödeme yapılacağı kararlaştırıldığını, protokolün 4. maddesi gereğince; lehdarı ..., keşidecisi müvekkili  kooperatif olan, 07.12.2007 keşide tarihli, ödeme tarihi bulunmayan, 200.000 TL bedelli bir teminat senedi davalı ...'e teslim edildiğini, ...'in ise, protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirmediği halde ve aradan ortalama 6 yıl geçtikten sonra, Kadıköy ... Noterliği'nin 14.06.2013 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini müvekkili kooperatife göndermiş olduğu protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirdiğini iddia ederek, 200.000 TL'nin kendisine ödenmesini talep ettiğini, ...'in ihtarnamesindeki haksız taleplerine karşılık taraflarınca gönderilen ihtarname ile cevap verildiğini ve protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirmediğinden dolayı kendisine borçlu olunmadığı, herhangi bir ödeme yapılamayacağı ve teminat senedi ile ilgili hukuki işlem başlatma hakkının bulunmadığının bildirildiğini, Ancak ...'in müvekkili kooperatife gönderdiği 14.06.2013 tarihli ihtarnameden tam 4 gün sonra, diğer davalı ile işbirliği yaptığını ve mezkur teminat senedinin ödeme tarihi kısmını 09.12.2010 şeklinde doldurulduğunu ve senede kooperatif temsilcileri ... ve ...'nun da isimleri eklenerek senedi  komşusu olan 20 yaşlarındaki ... isimli şahsa cirolamış gibi gösterildiğini, ... da Gebze ... icra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından 18.06.2013 tarihinde müvekkilleri aleyhinde icra takibi başlattığını, Gebze ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine takibe konulan 07.12.2007 tarihli senedin teminat senedi niteliğinde olduğunu, senedin vadeden sonra cirolanması, senette teminat kaydının bulunması ve cirantanın kötüniyetli olması sebebiyle teminat senedi definin davalı cirantaya karşı da ileri sürülebileceğini, ...'in protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirmediğinin ve senet bedelini haketmediğinin, dolayısıyla kendisine herhangi bir borç olmadığının, senede sonradan yapılan eklemelerin geçersiz olduğunun, senedin görüldüğünde vadeli senet hükmünde olduğunun, senedin zamanaşımına uğradığının, müvekkilleri ... ve ...'nun isimlerinin senede sonradan eklendiğinin, şahsi sorumluluklarının olmadığının ve nihai olarak müvekkillerinin davalılara borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini, ödeme yapılması halinde davaya istirdat davası olarak devam edilmesini, davalılar aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ve takibinin karar kesinleşinceye kadar teminatsız olarak ihtiyaten durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 2014/873 Esas sayılı dosyada 08/11/2018 tarihli celsede; \"... 1-Davamızın 2014 yılında açıldığı, tüm deliller toplandıktan ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra davacılardan ... Yapı Koop. Hakkında Gebze ATM'nin 2015/317 E. Sayılı dosyası ile bu davacının iflasına karar verildiği, mahkememizce bugüne kadar yapılan yazışmalar ile bu davacı yönünden taraf teşkilinin sağlanamadığı anlaşıldığından, dosyanın daha fazla sürüncemede kalmaması için davacı ... Yapı Kooperatifi yönünden davanın tefrik edilerek, ayrı bir esasa kaydedilmesine,...\" tefrikine yönelik ara karar kurulduğu ve İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1418 Esas sayılı esasa kayıt yapıldığı ve 28/11/2018 tarihli tensip tutanağının hazırlandığı anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/11/2018 tarih, 2014/873 Esas, 2018/1113 Karar sayılı ilamında; \"...ASIL DAVA YÖNÜNDEN: 1-Davacı ...'nın açmış olduğu davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacı ...'nun açmış olduğu davanın kabulü ile, davacının Gebze ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası kapsamında davalılara borçlu olmadığının tespitine, KARŞI DAVA YÖNÜNDEN: 1-Karşı Davacı ... tarafından açılmış olan karşı davanın reddine,...\" karar verilmiştir. Verilen bu karara karşı davalılar vekiller ile davacı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizin 23/09/2021 tarih, 2020/1865 Esas, 2021/1643  Karar sayılı ilamı ile; \"...Davalı kooperatifin Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/317 Esas sayılı dosyasında iflasına karar verildiği anlaşılmakla, İİK 194. madde hükmünde belirtilen usul uygulanmadığı göz önüne alındığında iflasına karar verilen kooperatif yönünden  taraf teşkili yapılmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. O nedenle taraflar istinaf taleplerinde haklıdırlar. Bu değerlendirmeler doğrultusunda; tarafların istinaf istemlerinin kabulüne, HMK m.353/1-a-4 uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen kapsamda taraf teşkili sağlanarak sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine...\" karar verilmiştir. Dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiş, 2018/1418 Esas numarasını aldığı görülmüştür.İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/01/2022 tarih, 2018/1418 Esas, 2022/6 Karar sayılı ilamı ile; \"...1- Mahkememiz 2018/1418 Esas sayılı dava  dosyasının  yine Mahkememizin 2021/718 Esas sayılı  dava dosyası ile fiili ve hukuki irtibatın bulunduğu anlaşıldığından ve  BİRLEŞTİRİLMESİNE,...\" karar verilmiştir.İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/10/2023 tarih, 2021/718 Esas, 2023/832 Karar sayılı ilamı ile; \"...I-ASIL DAVA YÖNÜNDEN: 1-Davacı ...'nın açmış olduğu davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacı ... Yapı Kooperatifi ve davacı ...(mirasçılarının)'nun açmış oldukları davanın kabulü ile davacıların Gebze ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası kapsamında davalılara borçlu olmadıklarının tepsitine,<br>II-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN: 1-Davacı ... tarafından açılmış olan karşı davanın reddine,...\" karar verilmiştir. Karar süresinde davalılar vekilince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece yersiz, hukuki yorumdan ve gerçeklikten uzak bilirkişi dayanılarak kurulan hükmün  bozulması gerektiğini, gerektirmektedir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki savunmalarını tekrarla,  ...’a yapılan  cironun , Mülga 6762 sayılı TTK.602 maddesine göre alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu bu halde lehtar davalı ... ‘e ileri sürüle bilen şahsi defilerin, Davalı ...’a karşıda ileri sürülebileceği sonucuna varılmış idi.” Görüşlerinin son derece hatalı ve eksik bir değerlendirme olduğunu, belirtilen tüm itirazi beyan ve cevaplar doğrultusunda; verilen kararın  hukuka aykırı olduğunu,, yorum ve yargı içeren, somut delil ve dosya kapsamında sunulan belge vs. olmadan yargısal hüküm veren bir karar olduğundan  kararın bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Asıl dava ve birleşen davada  davacılar ... Yapı Kooperatifi ,  ... ve ... tarafından aleyhlerine açılan Gebze ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu olan senet sebebiyle borçlu olmadıklarının tespitine ilişkin menfi tespit davası, karşı dava ise;  davalı- karşı davacı ... tarafından  birleşen davanın davacısı- karşı davalı ... Yapı Kooperatifi aleyhine 20.12.2011 tarihli protokol gereğince 100.000 TL alacağın tahsili  istemine ilişkindir. TBK m. 27 uyarınca; \"... Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur...\"  hükmüne yer verilmiştir. Asıl ve birleşen davanın davacıları ...(vefat eden), ... ve ... Yapı Kooperatifi vekili dava dilekçesinde ; davacı kooperatif ile davalı ...arasında 07/12/2007 tarihli protokol imzalandığını, işin yapılması halinde ücretin 200.000,00-TL olarak belirlendiğini ve teminat senedi düzenlenerek davalı ...'ye verildiğini, ancak davalı ...'nin edimini ifa etmediği halde teminat senedini cirolayarak  ciranta davalı ... tarafından takibe konulduğunu,  davalının cirosunun kötü niyetli olduğunu, senedin vadesiz olarak düzenlendiğini, zaman aşımı süresinin dolduğunu, senedin bedelsiz olması nedeniyle davalılara borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... vekili  cevap dilekçesinde ; senedin temel ilişkiden mücerret olduğunu, senedi iyi niyetle iktisap ettiğini, tarihsiz cironun süresinde yapılan cironun hükümlerini doğuracağını savunarak  davanın reddini talep etmiştir. Asıl ve birleşen davanın davalı- karşı davacısı ... vekilince karşı dava dilekçesinde; davacı kooperatif ile temel ve temel üstü ruhsatların çözümü konusunda ilgili belediyelerden müspet meclis kararının alınması edimini üstlendiğini ve bunu yerine getirdiğini, 20/12/2011 tarihli protokol uyarınca davacı kooperatifin 300.000,00-TL borcu olduğunu kabul ettiğini, davacı kooperatif yetkilileri olan diğer davacıların da bu borçtan şahsen sorumlu olduklarını, bu nedenle davanın reddi ile karşı dava bedeli olan 100.000,00-TL'nin davacı kooperatiften tahsiline  karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince  mali müşavir bilirkişi ve hukukçu bilirkişiden oluşan  bilirkişi heyetinden 22.08.2017 tarihli  rapor alınmıştır. İlk derece Mahkemesince: iddia, savunma ve dosya kapsamındaki deliller değerlendirilerek ''...  davacı kooperatifin düzenleyerek davalı-karşı davacı ...'e verdiği senedin vade tarihinin olmadığı, taraflar arasındaki 07/12/2007 tarihli sözleşmenin 3. Maddesinde \"Darıca ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesinden müspet meclis kararı alıp, işverene teslim ettiğinde, yükleniciye 200.000,00-YTL ruhsat işlerinin çözüm bedeli nakden ödenir.\" hükmüne yer verilmiş olması nedeniyle, senedin muacceliyet tarihinin BK 74. Maddesine göre \"Darıca ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesinden müspet meclis kararı alıp, işverene teslim ettiği tarih\" olacağı, davacı kooperatifin Darıca ve  Kocaeli Büyükşehir Belediyesi müspet meclis kararlarından en geç 01/02/2012 tarihinde haberdar olduğunu anlaşıldığı ve ödeme ediminin muaccel olduğu tarihin 01/02/2012 olarak kabul edilmesi gerektiği, senede sonradan eklendiği anlaşılan 09/12/2010 ödeme tarihinin bu nedenle geçersiz olduğu, davalı ... tarafından davacı kooperatife Kadıköy ... Noterliğinin 14/06/2013 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile \"protokole bağlanan 200.000,00-TLnin ödenmesi\" istemi ile menfi tespite konu olan senedin davalı ... de olduğu, sonrasında davalı ... tarafından davalı ...'e yapılan cironun alacağın temliki hükümlerine tabi olacağı, bu nedenle davalı ...'ye karşı ileri sürülebilen  şahsi defilerin davalı ...'e karşı da ileri sürülebileceği kabul edilmiştir. Davacı kooperatif yönünden; davacı kooperatif ile davalı ... arasında imzalanan sözleşmenin konusunun, davacı kooperatife ait olan ve kaçak inşaa edilen yapılar için kanuna aykırı olarak temel ve temel üstü ruhsatlarının alınmasıdır. İşbu sözleşmenin konusu hukuka ve ahlaka aykırı olduğundan sözleşme batıldır ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nin 12.01.2017 tarihli 17 numaralı kararı ile imar planı değişikliği yapılmış ise de bu durum taraflar arasında imzalanan sözleşmenin batıl olduğu gerçeğini değiştirmez. İşbu akit batıl olduğunda davaya konu senet de dayanaksız kalacaktır. Aksi halde yani sözleşmenin batıl olmadığı kabul edildiğinde davalı ...'nin sözleşmeye istinaden edimlerini yerine getirdiğine dair dosya kapsamında hiçbir bilgi ve belge bulunmadığı gibi ilgili belediyeye yapılan bütün başvuruların davacı kooperatif tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacı kooperatif yönünden  menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmiştir.Her ne kadar davacı kooperatif birleşen dosya davacısı gibi görünse de dosyada verilen tefrik kararı ile birleştirme kararının usuli olduğu, kooperatifin asıl davada davacı olduğu olduğu değerlendirilmekle davacı kooperatif yönünden asıl davada hüküm kurulmuştur. Davacı ... yönünden; yargılama sırasında davacı ... aleyhine açılmış olan icra takibi Gebze İcra Hukuk Mahkemesinin 16/09/2014 tarih ve 2014/401 E-456 K sayılı ilamı ile iptal edildiğinden, bu davacı hakkındaki davanın konusuz kaldığı görülmüştür. Davacı ...(mirasçıları) yönünden; davacının  takip konusu senedi kooperatif tüzelkişiliğini temsilen imzaladığı, kefil veya aval veren sıfatıyla imzalamadığı yönündeki davacı iddiası, taraflar arasındaki 07/12/2007 tarihli  protokolün 4. Maddesindeki \"ödeme teminatı olarak, 1 adet 200.000,00-YTL bedelli, ... Yapı Kooperatifi keşideli, tarihsiz teminat senedi vermiştir.\" hüküm gereğince geçerli kabul edilerek, açıklanan protokolde davacının kefil veya aval verdiğine dair bir kayıt bulunmadığından bu davacının menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmiştir. Karşı dava yönünden ise; davalı-karşı davacı ...'nin 20/12/2011 tarihli protokole dayanarak 100.000,00-TL alacak isteminde bulunduğu, belirtilen protokolde tapuların karşı davacı ... adına tanzim olunacağı ve ödemenin karşı davacı tarafından tapuların üyelere devri sırasında her bir üyeden 6.000,00-TL almak suretiyle gerçekleşeceği kabul edilmiş olduğundan, dosyada karşı davacının tapu müdürlüğü nezdinde işlem ifa ettiğini gösteren bilgi ve belge olmadığı, kaldı ki olsa bile protokolde belirtilen şekilde ödemenin kendisine tapu devri yapılacak her bir üyeden alınması gerekeceği anlaşıldığından  karşı dava yönündeki açıklanan edimin yerine getirilmemiş olması nedeniyle karşı davanın reddine ...'' karar verilmiştir. ... Yapı Kooperatifi hakkında Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/317 esas 2017/35 sayılı  kararı ile iflas kararı verilmesi üzerine mahkemece bu davacı ile ilgili davanın tefrikine karar verildiği, verilen iflas kararının  Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 20.02.2020 tarih, 2017/1111 Esas 2020/1157 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine  Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/9 Esas 2021/115  sayılı karar ile iflas yönünden açılan  davanın reddine karar verildiği ve Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda tefrik edilen dosya üzerinden İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1418 Esas sayılı Kararı ile dosyanın eldeki dosya ile birleştirildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar HMK 166 maddesi gereği asıl ve birleşen dosya yönünden davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle ayrı ayrı hüküm kurulması gerekmekte ise de  mahkemece    asıl dosya ile birlikte  birleşen dosyanın davacısı hakkında da hüküm kurulmuş ve gerekçesinde bu durumun açıklanmış olması nedeniyle ve  usul ekonomisi  gözetilerek   esasa ilişkin inceleme yapılma gereği hasıl olmuştur. ... Yapı Kooperatifi ile ... arasında 07.12.2007 tarihli protokole (taahhütname)''nin 1. maddesine göre;\"...kooperatife (işveren) ait 1731 ada, 13 parsel sayılı taşınmazda kooperatifin eski yönetimi döneminde kaçak inşaa edilen B2-B3-B4 bloklarının temel ve temel üstü ruhsatlarının alınabilmesi ile ilgili yüklenici (...), kütle blok halinde ruhsatların çözümünü, ilgili Darıca Belediyesinin imar komisyonundan ve meclisinden geçirerek Kocaeli Büyük Şehir Belediyesi imar komisyonu ve meclisinden  de geçirerek kütle blok halinde ruhsatların alınmasını ilgili kurumlar ile kesin çözüme bağlayıp ruhsat verebilme aşamasına getirilmesini yüklenici (...), ilgili kurumlardan ruhsat verilebilir kararını  çıkartarak işverene (kooperatife) teslim etmek zorunda olduğu...\" Protokolün 2. Maddesinde; \"...inşaa edilen blokların kaçak inşaa edildiğini, bu durumun yüklenici tarafından bilindiğini, yüklenicinin taahhüdünün işbu ruhsat işlemlerinin çözümü olduğu...\" Protokolün 3. maddesinde; \",.... Yüklenici madde 1 de belirtilen temel ve temelüstü ruhsatlarına ait Darıca ve Kocaeli Büyük Şehir Belediyesinden müspet meclis kararı alıp, işverene teslim ettiğinde, yükleniciye 200.000 YTL ruhsat işlerinin çözüm bedeli olarak nakden ödenecektir...\" Protokolün 4. Maddesinde; \"...iş veren yükleniciye madde 3'te belirtilen ruhsat çözüm bedellerinin ödeme teminatı (ödeme garantisi) olarak bir adet 200.000 YTL (ikiyüzbin YTL) bedelli S.S. ... Yapı Kooperatifi keşideli, tarihsiz teminat senedi vermiştir...\" Protokolün 5. maddesinde ise; \"... Yüklenici madde 1'de belirtilen blokların kütle blok halinde ruhsatlarının alınmasına ait, yine madde 1'de belirtilen ilgili kurumlardan kesin ruhsatlar verilebilir meclis kararını iş verene teslim ettiğinde iş verende madde 3'te belirtilen ruhsat işlerinin çözüm bedelini, yükleniciye ödeyeceğini ödenmediği takdirde işverenin madde 4'te teminat olarak verdiği senet bedelini yüklenici yasal olarak tahsil edebileceğini, yüklenici madde 1'i kapsayan taahhütlerini yerine getirmediği takdirde, işverenin madde 3'te taahhüt ettiği ruhsat işlerinin çözüm bedeli, işveren tarafından ödenmeyeceği ve yine madde 4'te teminat olarak işveren tarafından verilen tarihsiz senet bedelinin geçersiz olacağı ve hiçbir hüküm ifade etmeyeceği...\"şeklinde düzenlemeler içermektedir. ... Yapı Kooperatifi ile ... arasında 07.12.2007 tarihli protokole konu edilen 200.000,00TL bononun davalı ... tarafından ciro yoluyla davalı ... 'a  teslim edildiği ve bu davalı tarafından da dava konusu Gebze ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla 18/06/2013 tarihinde icra takibine konulduğu,  icra dosyasındaki borçluların ... Yapı Kooperatifi, ..., ..., ... olduğu, borçlulardan  ... Yapı Kooperatifi, ..., ... tarafından alacaklı ...'a karşı takibin taliki ve iptaline yönelik Gebze İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/459 Esas sayılı dosyasından dava açıldığı, davanın reddine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 25/03/2014 tarihli, 2014/5911 Esas, 2014/8715 Karar ilamı ile kararın bozulduğu, Gebze İcra Hukuk Mahkemesince bozma kararı üzerine 06/09/2014 tarih, 2014/401 Esas, 2014/456 Karar sayılı ilamı  ile Yargıtay bozma kararına uyularak ...'nın iki adet imzasının kaşe üzerinde yer alırken, ...'ya ait imzalardan bir tanesinin kaşe dışında yer aldığı bonoda tek imzanın yeterli olduğu ve ikinci kez atıp açıkta bulunan imzanın ise kişiyi şahsi sorumlu kılacağı gerekçeleri ile davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile Gebze ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından borçlular ... Yapı Kooperatifi ve ... yönünden takibin devamına, diğer borçlu ... yönünden şahsi sorumluluğu bulunmadığından takibin iptaline karar verilmiş olup, verilen karar Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 16/04/2015 tarih, 2014/34749 Esas, 2015/9961 Karar sayılı ilamı ile onandığı bu kapsamda Gebze ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı  dosyası ile borçlular ... Yapı Kooperatifi ve avalist olan müteveffa ... yönünden  takibinin devam ettiği mevcut  belgelerden anlaşılmıştır. ... Yapı Kooperatifi ile ... arasında 07.12.2007 tarihli protokol uyarınca, teminat ibaresi ile davacı kooperatif temsilcilerince düzenleyerek davalı-karşı davacı ...'e verdiği 200.000.Tl bedelli bononun vade tarihinin olmadığı, taraflar arasındaki 07/12/2007 tarihli sözleşmenin 3. Maddesinde \"Darıca ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesinden müspet meclis kararı alıp, işverene teslim ettiğinde, yükleniciye 200.000,00-YTL ruhsat işlerinin çözüm bedeli nakden ödenir.\" hükmüne yer verilmiş olması nedeniyle, senedin muacceliyet tarihinin BK 74. Maddesine göre \"Darıca ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesinden müspet meclis kararı alıp, işverene teslim ettiği tarih\" olacağı,Protokolün 4. Maddesinde; \"...iş veren yükleniciye madde 3'te belirtilen ruhsat çözüm bedellerinin ödeme teminatı (ödeme garantisi) olarak bir adet 200.000 YTL (ikiyüzbin YTL) bedelli S.S. ... Yapı Kooperatifi keşideli, vade tarihsiz teminat şerhli olarak dava konusu bononun verildiği, davacı kooperatifin Darıca ve  Kocaeli Büyükşehir Belediyesi müspet meclis kararlarından en geç 01/02/2012 tarihinde haberdar olduğunu anlaşıldığı ve ödeme ediminin muaccel olduğu tarihin 01/02/2012 olarak kabul edilmesi gerektiği, senede sonradan eklendiği anlaşılan 09/12/2010 ödeme tarihinin bu nedenle geçersiz olduğu, davalı ... tarafından davacı kooperatife Kadıköy ... Noterliğinin 14/06/2013 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile \"protokole bağlanan 200.000,00-TLnin ödenmesi\" istemi ile menfi tespite konu olan senedin davalı ... de olduğu, sonrasında davalı ... tarafından davalı ...'e yapılan cironun alacağın temliki hükümlerine tabi olacağı, bu nedenle davalı ...'ye karşı ileri sürülebilen  şahsi defilerin davalı ...'e karşı da ileri sürülebileceği kabul edilmiştir. Dava konusu;Gebze ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının alacaklısının ..., borçlusunun ... Yapı Kooperatifi, ..., ..., ... olduğu, takip konusu alacak miktarı 279.382,20 TL Takip sebebi 07/12/2007 tanzim tarihli 09/12/2010 vade tarihli 200.000,00 TL tarihli bono olduğu, borçlulara örnek Ödeme emrinin tebliğ borçlulara 27/06/2013 tarihinde tebliğ edildiği, takip konusu bonoya istinaden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla 18/06/2013 tarihinde icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Davacı kooperatif yönünden; davacı kooperatif ile davalı ... arasında imzalanan sözleşmenin konusunun, davacı kooperatife ait olan ve kaçak inşaa edilen yapılar için kanuna aykırı olarak temel ve temel üstü ruhsatlarının alınmasıdır. İşbu sözleşmenin TBK m.27 uyarınca konusu hukuka ve ahlaka aykırı olduğundan sözleşme batıldır. Kaldı ki; davacı kooperatif ile davalı - karşı davacı ... arasında herhangi bir vekalet ilişkisi olduğu da iddia edilmemiştir. Bu nedenle, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nin 12.01.2017 tarihli 17 numaralı kararı ile imar planı değişikliği yapılmış ise de bu durum taraflar arasında imzalanan sözleşmenin batıl olduğu gerçeğini değiştirmez. Sözleşme geçersiz olduğundan, davaya konu senet de geçersizdir. Hal böyle olunca davacı kooperatif yönünden  menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davacı ... yönünden; yargılama sırasında davacı ... aleyhine açılmış olan icra takibi Gebze İcra Hukuk Mahkemesinin 16/09/2014 tarih ve 2014/401 E-456 K sayılı ilamı ile iptal edildiğinden, bu davacı hakkındaki davanın konusuz kaldığı görülmüştür. Dava konusu icra dosyasında takip konusu yapılan bononun tanzim tarihi itbariyle yürürlükte bulunan 6762 s.TTK.nuna göre bononun zorunlu unsurları 6762 Sayılı TTK'nun 688. maddesinde gösterilmiş olup, bunlar arasında yer almayan bedel kaydı bononun seçimlik unsurlarındandır. Bonodaki “malen”, “nakden” gibi ifadeler borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik bedel kaydı olup, keşideci ve lehtar arasındaki iç ilişkide ispat yükü konusunda önem taşıyacağından, senedin kambiyo vasfına etkili değildir. Takip dayanağı bonoda tanzim tarihinin bulunmadığı kambiyo senedi vasfında olup olmadığı hususu TMK'nun 6.maddesi gereğince ispat külfetinin tarafların hangisine terettüp edeceği hususunun tayininde etkili bulunmaktadır. TTK'nun 688.maddesinde bononun zorunlu unsurları arasında bedel ve tanzim tarihi de sayılmış, 689.maddesinde ise 688.maddeye atıf yapılarak \"Aşağıdaki fıkralarda yazılı haller mahfuz kalmak üzere, bundan önceki maddede gösterilen unsurlardan birini ihtiva etmeyen bir senet bono sayılmaz.\" denilmiş, maddenin sonraki fıkralarında mahfuz haller arasında bedele ve tanzim tarihine  yer verilmiştir. Böylece yasanın bu hükümlerine göre tanzim tarihi ve bedel unsuru taşımayan bir senedin bono olarak kabulü mümkün değildir. Diğer bir deyişle, bir bono diğer zorunlu unsurlar yanında bu iki hususu da ihtiva etmelidir. Aksi takdirde ortada bir bono değil, adi senet söz konusu olacaktır (HGK 07.10.2009 gün 2009/12-367 E -2009/411 K,) 6762 s.TTK.nun 688.m.sinde bononun zorunlu unsurları;”– Bono veya emre muharrer senet: 1. Senet metninde (Bono) veya (Emre muharrer senet) kelimesini ve senet Türkçe'den başka bir dilde yazılmışsa o dilde bono karşılığı olarak kullanılan kelimeyi; 2. Kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedeli ödemek vaadini; 3. Vadeyi; 4. Ödeme yerini; 5. Kime ve kimin emrine ödenecek ise onun ad ve soyadını; 6. Senedin tanzim edildiği gün ve yeri; 7. Senedi tanzim edenin imzasını; ihtiva eder.” Şeklinde düzenlenmiştir. Boronun zorunlu unsurlarından birisinin noksan olması 6762 s.TTK.nun 689.m.sinde “Aşağıdaki fıkralarda yazılı haller mahfuz kalmak üzere, bundan önceki maddede gösterilen unsurlardan birini ihtiva etmiyen bir senet bono sayılmaz. Vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır. Sarahat bulunmadığı takdirde senedin tanzim edildiği yer, ödeme yeri ve aynı zamanda tanzim edenin ikametgahı sayılır Tanzim edildiği yer gösterilmiyen bir bono, tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılır.” Şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 776. m.de  bononun zorunlu unsurları;” (1) Bono veya emre yazılı senet; a) Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini ve senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, b) Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, c) Vadeyi, d) Ödeme yerini, e) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını, f) Düzenlenme tarihini ve yerini, g) Düzenleyenin imzasını, içerir.” şeklinde düzenlenmiştir. 6102 s.TTK.nun 776.m.sinde sayılan bononun zorunlu unsurların bulunmaması 6102 s.TTK.nun 777.m.sinde “- (1) İkinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller saklı kalmak üzere, 776 ncı maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz. (2) Vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır. (3) Açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yer, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılır. (4) Düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bono, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Dava konusu icra dosyasında takip konusu yapılan bononun tanzim tarihi itbariyle yürürlükte bulunan 6762 s.TTK.nuna göre bononun zorunlu unsurları 6762 Sayılı TTK'nun 688. Maddesinde (6762 s.6102 s.TTK.nun 776-777.m.sinde) düzenlenen bononun illetten mücerrettir. Ancak davacı ... Yapı Kooperatifi ile ... arasında 07.12.2007 tarihli protokol uyarınca teminat şerhi ile davacı kooperatifin düzenleyerek davalı-karşı davacı ...'e verdiği 200.000.Tl bedelli bononun vade tarihinin olmadığı, taraflar arasındaki 07/12/2007 tarihli sözleşmenin 3. Maddesinde \"Darıca ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesinden müspet meclis kararı alıp, işverene teslim ettiğinde, yükleniciye 200.000,00-YTL ruhsat işlerinin çözüm bedeli nakden ödenir.\" hükmüne yer verilmiş olması nedeniyle artık dava konusu icra dosyasında takip konusu yapılan senedin düzenlenme nedeni açıkca taraflar arasında kararlaştırılmış olması nedeniyle illetten mücerret olan bonoda ispat yükü bono senedini imzalayan keşideci ve aval veren de iken,dava konusu icra dosyasında takip konusu yapılan bononun ... Yapı Kooperatifi ile ... arasında 07.12.2007 tarihli protokol uyarınca teminat şerhi ile davacı kooperatifin düzenleyerek davalı-karşı davacı ...'e verdiği 200.000.Tl bedelli bononun vade tarihinin olmadığı, taraflar arasındaki 07/12/2007 tarihli sözleşmenin 3. Maddesinde \"Darıca ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesinden müspet meclis kararı alıp, işverene teslim ettiğinde, yükleniciye 200.000,00-YTL ruhsat işlerinin çözüm bedeli nakden ödenir.\" hükmüne yer verilmiş olması nedeniyle ispat yükü bono lehtarı alacaklı tarafa aittir. ... Yapı Kooperatifi ile ... arasında 07.12.2007 tarihli protokol uyarınca teminat şerhi ile davacı kooperatifin düzenleyerek davalı-karşı davacı ...'e verdiği 200.000.Tl bedelli bononun vade tarihinin olmadığı, taraflar arasındaki 07/12/2007 tarihli sözleşmenin 3. Maddesinde \"Darıca ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesinden müspet meclis kararı alıp, işverene teslim ettiğinde, yükleniciye 200.000,00-YTL ruhsat işlerinin çözüm bedeli nakden ödenir.\" hükmüne yer verilmiş olması nedeniyle bono lehtarının protokol ve sözleşmede kararlaştırılana edimlerini yerine getirdiğini ispat etmesi gerekir. 6100 sayılı Kanun'un 187 nci maddesinin birinci fıkrası;“İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümüne etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir” şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, 03.03.2017 tarihli ve 2015/2 Esas, 2017/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; kendisine hukukî sonuç bağlanmış olaylar şeklinde tanımlanmıştır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir. Diğer taraftan hâkim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz.Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise 6100 sayılı Kanun'un “İspat yükü” başlıklı 190 ıncı maddesinde yer almakta olup; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklinde hüküm altına alınmıştır. Yukarıda belirtilen maddenin birinci fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü üzerinde taşıyacaktır. İkinci fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir.Bu hüküm, 4721 sayılı Kanun'un “İspat yükü” başlıklı 6 ncı maddesinde yer alan; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür\" ifadesine paralel olarak düzenlenmiştir. İspat için başvurulan araçları (vasıtaları) ifade eden deliller; 6100 sayılı Kanun'da senet, yemin, tanık, bilirkişi, keşif ve uzman görüşü olarak sıralanmıştır. Ancak sayılan bu deliller sınırlayıcı (tahdidi) olmayıp, kanunun belirli bir delille ispat zorunluluğu getirmediği hâllerde taraflar kanunda düzenlenmemiş diğer delillere de dayanabilirler. Delillerin değerlendirilmesinde ise, hâkimin bağlılığı ve her bir delile bağlanan hukukî sonuçlar bakımından “kesin” ve “takdiri” deliller ayrımı esas alınarak incelenme yapılmaktadır. Kesin deliller başka bir ifadeyle kanunî deliller hâkimi bağlayıcı nitelikte olduğundan, hâkimin bu delilleri takdir yetkisi bulunmamaktadır. Kesin delillerden biri ile ispat edilen olay doğru olarak kabul edilmektedir. Takdiri deliller ise Hâkimi bağlamaz, Hâkim bu delilleri serbestçe tayin ve takdir eder, değerlendirir ve kararını buna göre verir. Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nun 199.maddesinde belge kavramı ''Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film,görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.'' şeklinde düzenlenmiştir. Bu halde davacı yanca delil olarak dayanılan mesajlar  6100 sayılı HMK'nun 199. maddesi anlamında belge niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. 6100 s.HMK'nun 202.maddesinde de (1)Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. (2) Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.”6100 s.HMK.nun 200.m.sinde Senetle ispat zorunluluğu;\"(1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibin beşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. (2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir.\" şeklinde düzenlenmiştir. Davacı ...(mirasçıları) yönünden; davacı muris ...'nun takip konusu senedi kooperatif tüzel kişiliğini temsilen imzaladığı, kefil veya aval veren sıfatıyla imzalamadığı yönündeki davacı iddiası, taraflar arasındaki 07/12/2007 tarihli  protokolün 4. Maddesindeki \"ödeme teminatı olarak, 1 adet 200.000,00-YTL bedelli, ... Yapı Kooperatifi keşideli, tarihsiz teminat senedi vermiştir.\" hüküm gereğince geçerli kabul edilerek, açıklanan protokolde davacının kefil veya aval verdiğine dair bir kayıt bulunmadığından bu davacı murisin dava konusu senede istinaden  Gebze ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu olan senet sebebiyle borçlu olmadıklarının tespiti yönünden menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Karşı dava yönünden ise; davalı-karşı davacı ...'nin 20/12/2011 tarihli protokole dayanarak 100.000,00-TL alacak isteminde bulunduğu, belirtilen protokolde tapuların karşı davacı ... adına tanzim olunacağı ve ödemenin karşı davacı tarafından tapuların üyelere devri sırasında her bir üyeden 6.000,00-TL almak suretiyle gerçekleşeceği kabul edilmiş olduğundan, dosyada karşı davacının tapu müdürlüğü nezdinde sözleşmede kararlaştırılan hizmet edimine ilişkin işlem ifa ettiğini gösteren bilgi ve belge olmadığı,davalı-karşı davacı ...'in açtığı karşı davasını ispat  edemediği,uyuşmazlığın mahiyetine göre karşı davada ispat yükünün davalı-karşı davacı ...'de olduğu, kaldı ki yapılan protokolde belirtilen şekilde ödemenin kendisine tapu devri yapılacak her bir üyeden alınması gerekeceği anlaşıldığından,davalı-karşı davacı ... tarafından yapılmış herhangi bir tapu devrine ilişkin tapu kaydı bulunmadığından  karşı dava yönündeki açıklanan edimin yerine getirilmemiş olması nedeniyle karşı davanın reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamıştır.Yukarıda belirtilen gerekçelerle; Dairemizce 6100 s.HMK.nun 355.m.si kapsamında istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;dava konusu icra dosyasında takip konusu yapılan bononun tanzimi sebebi davacı S.S. ... Yapı Kooperatifi ile ... arasında 07.12.2007 tarihli protokol uyarınca teminat şerhi ile davacı kooperatifin düzenleyerek davalı-karşı davacı ...'e verdiği 200.000.Tl bedelli bononun vade tarihinin olmadığı, taraflar arasındaki 07/12/2007 tarihli sözleşmenin 3. Maddesinde \"Darıca ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesinden müspet meclis kararı alıp, işverene teslim ettiğinde, yükleniciye 200.000,00-YTL ruhsat işlerinin çözüm bedeli nakden ödenir.\" hükümlerine göre, dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla davalı ... ve davalı karşı davacı ...'in istinaf taleplerinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir. Bu değerlendirmeler ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda;  davalı ... ve davalı karşı davacı ...'in istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca esastan reddine Dairemiz Üye Hakimi ...(...)'ın karşı oyuyla ve oy çokluğuyla karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.   <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.HMK m.353/1-b-1 gereğince davalıların istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca davacılar lehine ücreti vekalet takdirine yer olmadığına, 3.Alınması gereken 19.084,59 TL harçtan peşin olarak yatırılan 4.771,14‬  TL'nin mahsubu ile bakiye‭‭ 14.313,45 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irad kaydına,  gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 3.Alınması gereken 19.084,59 TL harçtan peşin olarak yatırılan 5.198,74‬ TL'nin mahsubu ile bakiye‭‭ 13.885,85‬ TL'nin davalı Janet Yönet'ten tahsili ile Hazineye irad kaydına,  gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 29/01/2025 tarihinde, Dairemiz Üye Hakimi ... (...)'ın karşı oyu ile oyçokluğuyla ve kesin olarak karar verildi. <br>KARŞI OY Davacı kooperatif ile davalı ... arasındaki 07.12.2007 tarihli protokol kapsamında edimlerin yerine getirilip getirilmediği  konusunda yapılan incelemede;  davacı kooperatifin davalı ... ile yapmış olduğu  davaya konu  07/12/2007 tarihli protokolün 3. maddesi ile  1. maddede belirtilen ve kaçak inşa edilen blokların temel ve temel üstü ruhsatlarının çözümü için Darıca ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesinden müspet meclis kararı alınarak kooperatife teslim edilmesi karşılığında 200.000,00TL ruhsat işlerinin çözüm bedeli olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.  Dosyada mevcut Darıca Belediye Meclisinin 01/11/2011 tarih ve 87 sayılı karar ile; söz konusu plan değişikliği teklifinin nazım imar planı ana kararlarına aykırılık teşkil etmediği, donatı eksilmesine ve yoğunluk artışına neden olmadığı görülmüş ve kabulüne oy birliğiyle karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı kooperatif tarafından sonrasında ise  20/12/2011 günlü protokol ile; kooperatif ile ... arasında imzalanan 07/12/2007 tarihli protokol hükümleri gereğince ...'e ödenecek olan 300.000,00 TL'nin ödenmesinin ne şekilde olacağını kararlaştırıldığına dair bir protokol daha düzenlenmiştir. Yine davacı kooperatifin 13/01/2012 gün 97 sayılı Yönetim Kurulu Kararında tapuların davalı ... adına çıkarılmasına yönelik karar aldığı anlaşılmıştır. Davacı Kooperatifin 28 Haziran 2013 tarihli Kadıköy ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu bir kısım kooperatif üyelerine  gönderdiği ihtarnamesinde  ruhsat alınma aşamasına gelindiğinin bildirildiği görülmüştür.Davacı kooperatif, protokolde belirtilen ruhsat alınma aşamasına getirilme işlemlerini kendilerinin yaptığını, davalının edimini yerine getirmediği iddia etmiş davalı ... ise  protokol kapsamında edimini yerine getirdiği savunmuştur.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, kaçak inşa edilen blokların temel ve temel üstü ruhsatlarının çözümü için  davalı ... ile protokol yapıldığı, bu protokolden sonra belediye meclisinden  olumlu karar  alındığı, sonrasında kooperatif yönetim kurulu kararı ile tapuların dahi ... adına çıkarılmasının kararlaştırdığı, davacı tarafından  ruhsat alınma aşamasına gelindiğinin  kendi beyanlarıyla sabit olduğu ve davalı ... tarafından ''.. hakedilen 200.000 TLnin ödenmesi..'' için gönderilen 2013 tarihli  ihtarnameye kadar davalı ...'nin edimini yerine getirmediğine dair herhangi bir ihtar yada uyarıda bulunulmadığı  gibi söz konusu protokolünde ayakta tutulduğu anlaşılmakla davalı ...'nin  07/12/2007 tarihli protokol ile üstlendiği edimini  yerine getirmiştir.Davaya konu senette ki cironun alacağın temliki niteliğinde olduğu iddiasına dair istinaf incelemesinde ; TTK'nın 690. maddesi yollaması ile 602 maddesi gereğince vadeden  ve protesto için yasada öngörülen sürenin geçmesinden sonra yapılan ciro hakkında alacağın temliki hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.TTK'nın 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, tamamen doldurulmamış bononun tedavüle çıkarılırken anlaşmalara aykırı olarak doldurulduğunun yazılı belge ile kanıtlanmadığı sürece, bono üzerinde yazılı vade, tanzim gibi tarihlerin gerçekliğini ve varlığını koruyacağı Yargıtay HGK. 26.02.2003 tarih ve 2003/19-135 E. 2003/105 K. sayılı kararında yer almaktadır. Somut uyuşmazlıkta  takibe konulan bonoda  vade tarihi  mevcut olup  TTK’nun 776. maddesi uyarınca tüm unsurları içeren  kambiyo senedi niteliğini haiz bonodur.   07.12.2007 tarihli protokolün 4.maddesinde S.S. ... Yapı Kooperatifi keşideli, tarihsiz teminat senedi verildiğinin belirtildiği,  takibin 18.06.2013 tarihinde başlatıldığı, davalı ... tarafından gönderilen ihtarın 14.06.2013 tarihi olduğu  kaldı ki ihtar da  07.12.2007 tarihli protokolün 3. Maddesine dayanılarak hizmet bedelinin talep edildiği,  dolayısıyla  davacılar tarafından  vade tarihinden sonra senedin  ciro edildiği iddiaları yönünde  dosya kapsamında kesin bir delil bulunmadığından cironun, TTK'nın 690/1. maddesi gereğince alacağın temliki hükümlerini doğurduğundan bahsedilemeyecektir.Davaya konu senedin  teminat senedi  olduğu iddiasına dair istinaf incelemesinde ; HGK'nun 14.3.2001 tarih, 2001/12-233 ve 20.6.2001 tarih ve 2001/12-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Buna göre belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için, senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarının belirtilmesi gereklidir.Hukuk Genel Kurulunun 28.03.2018 tarihli ve 2017/12-1140 Esas, 2018/563 Karar sayılı ile 11.02.2020 tarihli ve 2017/12-743 Esas, 2020/129 Karar sayılı kararlarında da benimsendiği üzere bonoda teminat kaydı var ise de neyin teminatı olduğu belirtilmediğinden bu kayıt bononun mücerrettik vasfını ortadan kaldırmaz. Sadece teminat olduğuna dair eklenen bu kayda doktrinde mücerret teminat kaydı denilmektedir. Somut  olayda davalı ...'in, senedin teminat senedi olarak verildiğine yönelik bir kabulünün olmadığı  gibi  protokolde senedin vade kısmının boş olduğu belirtilmiş olup  sadece senet üstünde '' teminat''  yazılı olmasının yani söz konusu protokole herhangi bir  atıfta bulunulmamış olması nedeniyle  takip konusu senedin teminat senedi olarak verildiği anlamına  gelmeyecektir. Davaya konu senedin avalisti konumunda bulunan müteveffa ... yönünden yapılan  incelemede ;6102 sayılı TTK 702. maddesine göre; \"...(1) Aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur. (2) Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir. (3) Aval veren kişi, poliçe bedelini ödediği takdirde, poliçeden dolayı lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve ona, poliçe gereğince sorumlu olan kişilere karşı poliçeden doğan haklarını iktisap eder...\" hükmüne yer verilmiştir.  Somut uyuşmazlıkta davaya konu bonoda davacı müteveffa  ...'nin  avalist olarak imzası bulunduğundan 6102 sayılı TTK m. 702/2 hükmü uyarınca aval verenin ancak şekle ait noksanlığı ileri sürebileceği, bunun dışında keşideci tarafından ileri sürülebilecek itirazları ileri süremeyeceğinden aval verenin taahhüdünün geçerli olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekmektedir. Davalı ...'in kötüniyetli olduğu iddiasına dair istinaf incelemesinde ise; Gebze İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/459 Esas sayılı dosyası ve Yargıtay 12 Hukuk Dairesinin ilamı ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre asıl ve birleşen davanın  davacıları olan  SS ... Yapı Kooperatifi ve müteveffa  ...  mirasçıları  tarafından davalı ...'ın kötüniyeti  olduğu  ispatlanamamıştır.Bu nedenlerle  asıl davanın  davacısı ... mirasçıları ile  birleşen davanın  davacısı  kooperatif yönünden takip alacaklısı olan davalı ...'e karşı açılan Gebze ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından borçlu olmadıklarının tespiti davasının   ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmektedir.Karşı dava yönünden ise heyetle aynı görüşteyim.Tüm bu nedenlerle; asıl ve birleşen davanın davacıları olan ... mirasçıları ile davacı kooperatif  açısından  icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti davasının ayrı ayrı reddine, asıl davanın davacısı ...'nın açmış olduğu davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın reddine, karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f44229e96e4ece56","SID":"7c23f21ecb28461a"}}