{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1234 Esas<br>KARAR NO: 2025/145<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/02/2021<br>NUMARASI: 2019/534 Esas, 2021/86 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 30/01/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunrun 74. maddesi uyarınca; 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'na ek olarak getirilen geçici 10. maddesi ile sınırları belirtilmiş olan istihdam teşviklerinin yapılması, teşvik tutarlarının hesaplanması, geriye dönük teşvikler için ek ve iptal bildirgelerinin düzenlenmesi ve tüm süreçler için hizmet bedelinin toplam teşvik tutarının %8'i olması hususunda davalı ve davacı yanın mutabık kaldığını, taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden davacının davalıya söz konusu hizmeti verdiğini ve bu hizmetin bedeli olarak 31.05.2018 tarih, ... numaralı, 37.343,17 TL tutarındaki faturayı düzenleyerek davalıya gönderdiğini, davalının söz konusu hizmeti aldığı halde fatura bedelini ödemediğini, davalının Beşiktaş 6. Noterliğinin 18 Aralık 2018 düzenleme tarihli ve 43195 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini beyanla davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin takip talebindeki koşullar ile devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı arasında istihdam teşvik tutarlarının hesaplanarak davalıya bildirilmesi hususunda görüşmeler ile elektronik posta yazışmaları yapıldığını, ancak sözleşme ilişkisi kurulmadığını, davacı şirket tarafından kanuna ve sair mevzuata uygun olarak hesaplanan istihdam teşvik tutarlarının Sosyal Güvenlik Kurumandan tahsil edilmesi halinde davalının yükümlülüğünün doğacağını, davacının istihdam teşvik tutarlarını talep edilen zamanda hesaplayıp sunamadığını, hesap edilen tutarın da eksik ve yanlış olduğunu, davacı tarafından hesaplanan 395.584,41 TL istihdam teşvik tutarının davalı şirket adına aynı çalışmayı yapan dava dışı üçüncü kişi tarafından 589.715,40 TL olarak hesaplandığını, davalının basiretli bir iş adamı gibi davranarak davacının hesapladığı teşvik tutan üzerinden 194.130,99 TL zarar etmemek amacıyla istihdam teşvik tutarlarının hesaplanması hususundaki görüşmeleri sözleşmesel ilişkiye dönüştürmediğini, davacı şirket tarafından sözleşme adı altında sunulan belgede tarafların ıslak imzasının bulunmadığını ve söz konusu belgenin 6/2 maddesine göre \"iş bu Sözleşme, 2 (iki) orijinal nüsha halinde tarihinde taraflarca okunup, imzalandığını, tarafların imza sirküleri ekte yer almaktadır.\" denildiğini, taraflar arasında şayet böyle bir sözleşme kurulmuş olsaydı tarafların imzasına havi iki orijinal nüsha ile ekinde imza sirkülerinin olacağını ve sözleşmenin birine davacının diğerine davalının sahip olacağını, basiretli bir iş adamı gibi davranması gereken ve hukuki ilişkilerine dayanak belgeleri kanunen saklaması zorunda olan davacının söz konusu belgelerin hiçbirini mahkemeye sunamadığını, taraflar arasında danışmanlık sözleşmesi kurulmadığını, sözleşme adı altında sunulan belgenin taslak niteliğinde olduğunu, 6098 sayılı TBK 1/1 m. 17/1 m. ve 14/1 m. göre tarafların iradi olarak yazılı şekilde kurmayı kararlaştırdıkları sözleşmede, borç altına giren tarafların imzasının mutlaka bulunması gerektiğini,  bu nedenle danışmanlık ücreti talep etmenin hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu, asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının bahsi geçen sözleşmede cari dönem teşvik hizmet bedeli için hesaplamanın ilgili ayda e-bildirgenin onaylanmasını takiben, geriye dönük teşvik hizmet bedelini ise tüm süreçlerin tamamlanmasını takiben davacının hizmet için fatura keseceğini, teşviklerin SGK müfredat kartına yansımadığını, davacı tarafından hesaplanan tutarda istihdam teşvik tutarının davalının tahsil ettiğine ilişkin herhangi bir delilin dosyaya sunamadığını, davacının sözleşme ile üstlendiği edimleri ifa etmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı şirketin danışmanlık ücretine hak kazandığı takdir edilirse de davacı şirketin istihdam teşvik tutarını 589.715,40 TL hesaplayabilecek iken 395.584,41 TL olarak hesaplaması sonucu aradaki farkı davalı şirkete ödemesi gerektiğini, mahkemece hükmolunacak danışmanlık hizmet bedelinin davalının 194.130,99 TL tutarındaki alacağı üzerinden mahsup ve takas edilmesini, ayrıca Sosyal Güvenlik kurumundan istihdam teşvik bedeli tahsil etmiş gibi davalı şirkete 37.343,17 TL bedelli danışmanlık hizmet ücreti adı altında fatura düzenlediğini ve faturanın ödenmesi talebiyle Beşiktaş ... Noterliğinin 06.06.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ettiğini, davalı tarafından faturanın kabul edilmediğini ve Üsküdar ... Noterliğinin 13.06.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacı şirkete iade edildiğini, davacının, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun taleplerini Beşiktaş ... Noterliğinin 18.12.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yinelediğini, söz konusu haksız taleplerin taraflarınca kabul edilmediğini, daha sonra davacının ilamsız icra takibi başlatarak 37.343,17 TL fatura bedeli ve 4.369,16 TL faiz olmak üzere toplam 41.712,33 TL bedelin tahsilini haksız olarak talep ettiğini, borca itiraz neticesinde takibin durduğunu, arabuluculuk başvuru sürecinin olumsuz sonuçlandığını belirterek haksız açılan davanın reddi ile davacı şirket aleyhine takip değerinin %20’sinden az olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taraflar arasındaki öncelikle çözüme kavuşturulması gereken ihtilafın davacı tarafça dayanılan \"Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi\"nin davalıyı bağlayıcılığının olup olmadığı hususuna ilişkin olduğu, davalı yanca sözleşme altında imza bulunmaması nedeniyle akdin kurulmadığı savunmasında bulunulmakla dosya kapsamına davalı yanca sunulan ve davacı tarafça inkar edilmeyen e-posta yazışmalarında taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunu gösterir iletişimin sağlandığı, nitekim davalı yanca keşide edilen Üsküdar ... Noterliği'nin 13/08/2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamede, taslak sözleşmenin imzalanarak mail ortamında davacı yana gönderildiğinin beyan edildiği, bu nedenle davalının sözleşme ile bağlı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının hesaplanan teşvik tutarı üzerinden davalıya fatura düzenleyeceği, eldeki davada davacı yanca hesaplanan 395.584,41 TL teşvik tutarı için %8'i oranındaki bedelin + %18 KDV'si toplamına tekabül eden 37.343,17 TL'lik faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunulduğu, dosya kapsamına alınan hüküm kurmaya elverişli bulunan uzman bilirkişilerce hazırlanan raporlara göre davalının SGk teşvik tutarından yararlandığı, davalının yararlandığı teşvik tutarı davacı hesaplamasından fazla olarak 540.868,99 TL olmakla davacı yanın talebi kendi hesapladığı tutar üzerinden olup davacı yanın  hesapladığı teşvik tutarı/verdiği hizmet kadar sözleşmeye uygun olarak talepte bulunduğu, davacının hesapladığı ve SGK müfredat kartına yansıyan bedel kadar alacaklı olduğu, davalı ek rapora itiraz dilekçesinde her ne kadar takas mahsup talebinde bulunmuş ise de, eksik hesaplanan teşvik tutarından dolayı davacı yana ödeme yapmadığı, eksik hesaplamanın davacı taraftan kaynaklanan sebeplerle meydana geldiğinin dosyaya sunulan deliller kapsamında kanıtlanamadığı gibi sözleşmenin 3.5. maddesinde “..., MÜŞTERİ'den gelen bilgilere göre işlem yapacaktır. Bilgilerin (Devlet/Kamu ihalesi, Yatırım Teşvik Belgesi, sigortalıların fiili çalışma durumları vb.) eksik ya da hatalı olması durumunda oluşabilecek cezai yaptırımlar MÜŞTERİ sorumluluğunda olacaktır. ...'den kaynaklanan bir sebeple teşvik tutarının hatalı hesaplanması durumunda; ceza ve gecikme faizleri sadece hatalı hesaplama yapılan personel ile sınırlı kalmak kaydıyla ... tarafından MÜŞTERİ’ye nakden ve defaten ödenecektir.” hükmünün yer aldığı, anılı hükümde eksik hesaplama nedeniyle cezai yaptırımla karşılaşılması halinde kimin sorumlu olacağının düzenlendiği, anılı hükmün lafzının eksik hesaplanan teşvik tutarının davacı tarafça ödeneceğine ilişkin olmadığı, davalının davacı yanca hesaplanan teşvik tutarının daha fazlasından yararlanmış olması ve kendisine ceza/yaptırım uygulandığına ilişkin bir delil ibraz edilememiş olması karşısında davalının eksik hesaplama nedeniyle zararının oluştuğuna dair iddiasının ispatlanamadığı, bu nedenle takas mahsuba konu olabilecek bir alacağının da bulunmadığı, incelenmesi gereken taraflar arasındaki sözleşmenin 4.4.1. maddesinin, teşvik tutarının tamamının SGK müfredat kartına yansımaması halinde davacının fatura kesemeyeceğine ilişkin olduğu, anılı hükmün alacağın talep edilemeyeceği anlamına gelmediği ancak borcun muacceliyeti konusunda önem arz ettiği, davacı yanca davaya konu faturanın düzenlendiği tarih itibarıyla teşvik tutarlarının SGK müfredat kartına yansımadığı, faturanın ödenmesi hususunda ihtarnamenin keşide edildiği 18/12/2018 tarihinde bir kısım teşvik tutarları müfredat kartına yansımış ise de tüm teşvik tutarları SGK müfredat kartına yansımadığından teşvik tutarlarının SGK müfredat kartına yansıdığı son tarih olan 14/01/2019 tarihi itibarı ile davacı alacağının muaccel hale geldiği ve talep edilebilir olduğu, teşvik tutarlarının SGK müfredat kartına yansıdığı son tarih olan 14/01/2019 tarihinden sonra davacı yanca çekilmiş başkaca bir temerrüt ihtarı bulunmadığından davacı alacağı bakımından temerrüdün en erken 24/01/2019 takip tarihi itibarıyla gerçekleştiği, bu sebeple takipte istenen işlemiş faizin yerinde olmadığı, yalnızca asıl alacak yönünden talebin kabulünün mümkün olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın asıl alacak yönünden kısmen kabulü ile itirazın iptaline, davaya konu alacak faturaya dayalı olmakla davalı yanca da belirlenebilir yani likit olduğundan takibe haksız itiraz nedeniyle alacağına geç kavuşan davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacı şirket tarafından dosyaya sunulan ve yerel mahkemece tarafların kesin ve nihai iradesi olduğuna karar verilen sözleşmenin taslak niteliğinde olduğunu, tarafların ikisinin de imzasını içermediğinden bağlayıcı olmadığını, teşvik tutarlarının hesaplanarak müvekkili şirkete bildirilmesi hususunda sözleşme değil birtakım yazılı görüşmelerin yapıldığını, tarafların yazılı görüşmelerinde sözleşmenin davacı şirket tarafından müvekkili şirkete bildirilecek istihdam teşvik tutarının müvekkili şirket tarafından kabulü halinde kurulacağı hususunda anlaştıklarını, dosyada mübrez delil dilekçesi ekinde sunulan elektronik posta yazışmalarda müvekkili şirket yetkilisi tarafından davacı şirket yetkilisine gönderilen 25.05.2018 tarih ve 17:49 saatli \"... hanım hak kazandığımız bakiyeyi hesapladıktan sonra imzalı sözleşmeyi göndermemi mümkün mü? Diğer teklif aldığımız firmalar benzer bir çalışma yapmıştı sanırım.\" şeklindeki mailde müvekkili şirketin sözleşmenin istihdam teşvik tutarının hukuka uygun ve eksiksiz bir şekilde hesaplanması ve kendisine bildirilmesi halinde sözleşmeyi imzalayacağını ve dolayısıyla ancak bu tarih itibariyle bir sözleşme kurulabileceğini açıkça beyan ettiğini, öyle ki bu mailin ardından davacı şirket yetkilisi tarafından müvekkili şirket yetkilisine gönderilen 25.05.2018 tarih ve 17:53 saatli \"... Bey çalışma yapıldı ise çıkacak rakamlar değişmeyecektir. Teşvik tutarı çıkmazsa zaten hizmet bedelimiz doğmayacak. Sözleşme sürecini bekletmemize gerek yok.\" şeklindeki mail ile davacı şirketin taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulmadığını açıkça kabul ederek bir yandan da taslak sözleşmenin bilgi edinme amacıyla kendileriyle paylaşılmasını talep ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisi tarafından davalı şirket yetkilisine gönderilen 25.05.2018 tarih ve 17:59 saatli \"Sözleşme ektedir ... hanım Pazartesi Gün içerisinde ön analizi gönderebilirseniz çok memnun olurum. İyi çalışmalar dilerim.\" şeklindeki mail ile müvekkil şirket tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkiye güven ve iyiniyet çerçevesinde hiçbir şekilde ıslak imza bulunmayan sözleşme taslağının davacı şirket ile paylaşıldığını ve istihdam teşvik tutarının hesaplanmasının ön koşul niteliğinde olduğunun bir kez daha davacı şirkete hatırlatıldığını, dolayısıyla müvekkili şirketin istihdam teşvik tutarının hukuka uygun ve eksiksiz bir şekilde hesaplanmaksızın taraflar arasında bir danışmanlık sözleşmesi kurulmayacağının hukuki uyuşmazlığın her aşamasında davacı şirkete ısrarla bildirildiğini, sözleşmenin her iki tarafça imzalanmadığı, tarih hanesinin boş olduğu, ekinde imza sirkülerinin yer almadığının kök ve ek raporda tespit edilmesine rağmen mahkemenin hatalı olarak  sözleşmenin kurulduğuna kanaat getirdiğini, huzurdaki davada davacı şirket taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunduğu kanıtlanamadığından istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılarak haksız davanın davacı şirketin taleplerinin tamamı yönünden reddine karar verilmesini, asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla taraflar arasında bir sözleşme bulunduğu kabul edilse dahi istihdam teşvik tutarını hukuka uygun ve eksiksiz hesaplamayan davacı şirketin danışmanlık ücretine hak kazanmadığını, danışmanlık Hizmet Sözleşmesinin 3.4  ve 4.1 maddesi gereğince davacı şirketin, istihdam teşvik tutarını kanuna uygun ve eksiksiz hesaplayarak müvekkili şirkete bildirmeyi taahhüt ettiğini, ücrete de kendisi tarafından hesaplanan istihdam teşvik tutarının tamamının müvekkili şirketin SGK müfredat kartına yansıdığında hak kazanacağını kabul ettiğini, somut olayda bu şartlar gerçekleşmediğinden davacının bir alacağının bulunmadığını, müvekkili şirketin, davacı şirket tarafından hesaplanan 395.584,41 TL istihdam teşvik tutarını değil müvekkili şirket adına aynı çalışmayı yapan dava dışı üçüncü şirketler tarafından hesaplanan ve davacı şirketin herhangi bir katkısı, emeği ve ürünü olmayan bir çalışma sonucunda 589.715,40 TL istihdam teşvik tutarı üzerinden teşvikten faydalandığını, davacı şirket tarafından teşvik bedelinin müvekkili şirketçe hak edilen teşvik bedelinden daha az olduğu ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından dosyaya sunulan müzekkere cevaplarından ve dosyada mübrez delillerinden açıkça anlaşıldığı haldeyerel mahkemenin söz konusu ayıplı hizmeti görmezden gelerek davacı şirketin danışmanlık ücretine hak kazandığına hükmetmesinin ve ayıplı hizmet nedeniyle indirim yapmamasının hatalı olduğunu, davacı şirketin herhangi bir ücret alacağından bahsedilebilmesi için teşvik bedelinin doğru hesaplanması ve bu doğru hesaplama neticesinde müvekkilinin teşvik bedelini alması gerektiğini, davacı şirketin asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla Sözleşmenin 4 ve 4.1 maddelerinde belirtilen \"teşvik tutarının tamamı SGK müfredat kartına yansımadan ... bu hizmet için fatura kesemeyecektir.\" şeklindeki geciktirici koşula aykırı bir şekilde fatura düzenlendiğini, davacı şirket tarafından hesaplanan istihdam teşvik tutarının tahsil edilmesi şartının olayda gerçekleşmediğini, buna rağmen mahkemece bu hususlar değerlendirilmeden karar verildiğini, ayıplı hizmet nedeniyle sözleşmenin 3.5 maddesi gereğince 194.130,99 TL takas mahsup taleplerinin değerlendirilmediğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı icra takibine davalı tarafın vaki itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki istihdam teşvik tutarlarının hesaplanmasına yönelik danışmanlık hizmet alım sözleşmesi uyarınca hizmet bedeli faturasından kaynaklanmaktadır. Davalı taraf, öncelikle davacı ile arasında sözleşme imzalanmadığını, bu nedenle taslak sözleşmenin asıl sözleşmeye dönüşmediğini iddia etmiş olup daha sonra sözleşme ilişkisi olduğunun kabulü halinde dahi sözleşmenin 3.4 maddesi gereğince teşvik tutarının tahsili şartı gerçekleşmediğinden davacının ücrete hak kazanamayacağını, yine bu halde dahi teşvik tutarı bedelinin eksik ve yanlış hesaplanması nedeniyle sözleşmenin 3.5 maddesi gereğince zararlarının davacı alacağından takas-mahsup edilmesini iddia etmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı icra dosyasının tetkikinde; takibin danışmanlık hizmet bedeli 37.343,17 TL ve 4.369,16 TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplam 41.712,33 TL üzerinden başlatıldığı, davalı vekilinin ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz etmesi sonrasında takibin durduğu, akabinde davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. 19/02/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporu; \"1-Birinci seçenek; Sözleşmenin her iki tarafça imzalanmadığı, tarih hanesinin boş olduğu, ekinde imza sirkülerinin yer almadığı ve davaya konu alacak için kesilen faturanın sözleşmenin 4. 4.1. maddesinde belirtilen '\"teşvik tutarının tamamı SGK Müfredat kartına yansımadan ... bu hizmet için fatura kesmeyecektir” geciktirici koşuluna uygun olarak düzenlenmediği, davacının fatura kestiği tarihte teşvik işlemlerinin SGK müfredat kartına yansımadığı, bu durumda fatura süreç tamamlanmadan kesildiğinden davacının fatura tarihi itibariyle davalıdan alacağının doğmadığı, 2-İkinci seçenek; Sayın Mahkemenin sözleşmenin geçerli olduğu ve davacının müfredat kartına yansıyan teşvik tutarlarının %8’ini davalıdan isteyebileceği yönünde bir görüşü benimsemesi halinde; Davalıya ait Kars ilindeki ... sicil sayılı işyeri için geriye dönük 6111 ve 6486 sayılı Kanunlarda belirtilen teşviklerden yararlanıldığı, yararlanılan teşvik tutarının 35.906,72-TL olduğu ve sözleşmeye göre bu tutarın %8+KDV olmak üzere 2.827,54-TL + 517,06 (KDV) = 3.389,59-TL’sinin hizmet bedeli olarak davalıdan talep edilebileceği, davacı tarafından davalıya gönderilen 18 Aralık 2018 tarihli ve ... numaralı ihtarnamenin tebliğ edildiğine dair herhangi bir tespit yapılamamış olması nedeniyle davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulünün gerektiği, bu nedenle takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, takdiri tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere tarafımızdan hesaplanan ve davacı tarafından talep edilebilecek 3.388.58-TL lik tutar için takip tarihinden (24/01/2019) itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/2 maddesi gereğince değişen oranlarda ticari temerrüt faizi talep edilebileceği, 3-Dava dosyasındaki belgelere göre teşvikten faydalanabilecek davalıya ait 4 ayrı iş yeri bulunduğu, ancak bu iş yerlerinden Kars (1) ve Tekirdağ (2) illerindeki işyerlerinin müfredat kartının dava dosyasında yer almadığı ve bu nedenle belirtilen üç işyeri için geriye dönük SGK teşvikinden yararlanılan tutarların hesabının yapılamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.\" şeklindedir. 15/01/2021 tarihli ek bilirkişi heyeti raporu; \"Seçenek 1- Sözleşmenin her iki tarafça imzalanmadığı, tarih hanesinin boş olduğu ve ekinde imza sirkülerinin yer almadığı, ayrıca sözleşmenin 4.1. maddesinde “teşvik tutarının tamamı SGK Müfredat kartına yansımadan ... bu hizmet için fatura kesmeyecektir” geciktirici koşuluna rağmen teşvik tutarları SGK müfredat kartına yansımadan davacı tarafından fatura düzenlendiği, bu durumda fatura tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının doğmadığı, Seçenek 2- Sayın Mahkemece sözleşmenin geçerli olduğu, davacı tarafından davalıya bildirilen teşvik tutarının %8’i oranında hizmet bedeli alacağının doğduğu görüşünün benimsenmesi durumunda; davalının, davaya konu 4 işyeri için yararlandığı toplam teşvik tutarının 540.868,99-TL olduğu, davacının hesaplayarak davalıya bildirdiği teşvik tutarı olan 395.584,41-TL ile davalının yararlandığı teşvik tutarı olan 540.868,99-TL arasında 145.284,58-TL fark bulunduğu, yani davacının hesapladığı teşvik tutarının eksik olduğu, Sözleşmeye göre; davacının hesaplayarak davalıya bildirdiği teşvik tutarının (395.584,41-TL) %8+KDV(%18) olmak üzere 31.646,75-TL+5.696,42-TL(KDV)= 37.343,17-TL’sinin hizmet bedeli olarak talep edilebileceği yönünde kanaate varılması halinde, işbu tutarın takip tarihi itibariyle işlemiş faizinin 498,76-TL olacağı ve toplam alacak tutarının 37.841,93-TL olarak hesaplandığı, hesaplanan işlemiş faizden fazla talebin yerinde olmadığı, davacı tarafından davalıya gönderilen 18 Aralık 2018 tarihli ve ... numaralı ihtarnamenin 22/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalının temerrüt tarihinin 30/12/2018 olduğu, davacı tarafından talep edilen 37.343,17 TL’lik tutar için icra takip tarihi olan 24/01/2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/2 maddesi gereğince %19,50 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi talep edilebileceği, davalı yanca, davacı tarafından eksik hesaplanan teşvik tutarından dolayı davacı yana herhangi bir hizmet bedeli ödenmediği, eksik hesaplanan teşvik tutarından davacının yararlandığı ve bu hususta davalının herhangi bir zararının oluştuğuna dair dosyada herhangi bir somut belge bulunmadığından, davalının bu yöndeki alacak ve mahsup talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.\" şeklindedir.Danışmanlık Hizmet Sözleşmesinin 3.4 maddesi; \"Yukarıda belirtilen istihdam teşviklere ilişkin çalışmaların yapılması, teşvik tutarlarının hesaplanması, geriye dönük teşvikler için ek ve iptal bildirgelerin düzenlenmesi de dahil olmak üzere tüm süreçler için hizmet bedeli; toplam teşvik tutarının %8 i olacak olup söz konusu hizmet bedeline KDV dahil değildir.\" Sözleşmenin 4.1. maddesine göre \"Madde 3.4.te belirtilen cari dönem teşvik hizmet bedeli için hesaplama ilgili ayda e-bildirgenin onaylanmasını takiben, geriye dönük teşvik hizmet bedeli ise tüm süreçlerin tamamlanmasını takiben yapılacaktır. Müşterinin geçmiş dönemlere ait toplam teşvik tutarının tamamı SGK müfredat kartına yansımadan ... bu hizmet için fatura kesmeyecektir.\" Sözleşmenin 3.5. maddesine göre \"..., Müşteriden gelen bilgilere göre işlem yapacaktır. Bilgilerin (Devlet/Kamu İhalesi, Yatırım Teşvik Belgesi, sigortalıların fiili çalışma durumları vb.) eksik ya da hatalı olması durumunda oluşabilecek, cezai yaptırımlar Müşteri sorumluluğunda olacaktır. ...den kaynaklanan bir sebeple teşvik tutarlarının hatalı hesaplanması durumunda; ceza ve gecikme faizleri sadece hatalı yapılan personel ile sınırlı kalmak kaydıyla ...RM tarafından Müşteriye nakden ve defaten ödenecektir.\" Davalı şirketin davacı tarafla mail ve görüşmelerde bulunduğu, davalı şirketin e-mail üzerinden sözleşmeyi ve şifresini davacıya gönderdiği, davacının da kendi yaptığı çalışma neticesinde teşvik tutarına dair raporu davalı şirkete gönderdiği dosyadaki mevcut belgelerden anlaşılmakla davalı tarafın sözleşmenin ıslak imza ile imzalanmadığı ve imza sirkülerinin sözleşme ekinde olmadığı bu nedenlerle taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olmadığı yönündeki savunmasına itibar  edilmemiştir.  Davacı tarafından hazırlanan rapor, davalı şirkete gönderildikten sonra davalı şirketin üçüncü kişilerden aldığı raporlara göre, davalı şirkete ait teşvik tutarının davacı şirket tarafından eksik hesaplandığı gerekçesiyle davalı şirketin, davacı şirketle çalışmayacaklarına dair 29/05/2018 tarihli e-maili davacı şirkete göndermiştir. Somut olayda, ek bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, davacının eksik de olsa hesapladığı miktar bakımından sonucu itibariyle davalıya teşvik tutarını kazandıracak raporu dosyaya sunduğu, sözleşmenin 3.5. maddesi \"davacı ... den kaynaklanan bir sebeple teşvik tutarlarının hatalı hesaplanması durumunda; ceza ve gecikme faizleri sadece hatalı yapılan personel ile sınırlı kalmak kaydıyla ... tarafından Müşteriye nakden ve defaten ödenecektir.\" şeklinde olup davalı şirket tarafından yanlış hesaplama nedeniyle zarara uğranıldığı ispatlanamadığından davalı şirketin takas-mahsup talebinin yerinde olmadığı, bilirkişi heyeti ek raporunda, davacının 18/12/2018 tarihli ihtarnamesinin davalıya 22/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği gözetilerek takip tarihi olan 24/01/2019 tarihine kadar sözleşmenin 3.4 maddesi gereğince yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, davalı şirketin davacı şirketle olan sözleşmesini haksız şekilde feshederek dava dışı şirketlerden rapor alarak teşvik tutarından yararlandığı dikkate alındığında davacı şirketin teşvik tutarının SGK müfredat kartına ne zaman yansıdığını bilebilmesi mümkün olamayacağından sözleşmenin 4.1 hükmündeki geciktirici koşulun gerçekleşmediği yönündeki davalı şirketin savunması yerinde görülmemiştir. Davacının gerçek zararı dosya kapsamına uygun, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli, konusunda uzman bilirkişiden alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden ve karar davacı tarafından istinaf edilmediğinden istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde mahkemece 37.343,17 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesi sonucu itibariyle yerindedir. Ancak davalı cevap dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş ise de mahkemece bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamıştır. Dairemizce bu talep yönünden yapılan inceleme neticesinde; davacı, kısmen de olsa açılan davada haklı olduğundan takip yapmakta haksız ve kötüniyetli olmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,  İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/534 Esas, 2021/86 Karar sayılı ve 16/02/2021 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KISMEN  KABULÜ ile davalının  İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4718  Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen İPTALİNE, takibin 37.343,17 TL asıl alacak üzerinden devamına, 37.343,17 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, b)Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, c)Alacak likid ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacak miktarı üzerinden hesap edilen %20'i oranındaki 7.468,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Davacı takip yapmakta haksız ve kötüniyetli olmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, e)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 2.550,91 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 809,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.741,80 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, f)Davacı tarafından karşılanan 809,11 TL peşin harcın ve 44,40 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 2.443,20 TL'den kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.187,29 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, ğ)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, h)İstinaf kanun yoluna başvuran aleyhine hüküm verilemeyeceğinden davacı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince taktir olunan 5.601,48 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, I)Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddedilen miktarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir olunan 4.369,16 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, i)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre  hesaplanan 1.181,74 TL'sinin davalıdan, 138,26 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>İstinaf Giderleri Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.000,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 384,6‬0 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 4-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 615,40 TL istinaf karar harcı ile 42,23 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 819,73‬ TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"558f98c05c5938f0","SID":"0179245ba10ea56a"}}