{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1263 Esas<br>KARAR NO: 2025/147<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/12/2019<br>NUMARASI: 2018/283 Esas, 2019/1259 Karar<br>DAVA: Kayıt Kabul<br>KARAR TARİHİ: 30/01/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkili bankaya başvurusu üzerine müvekkili banka ile ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi ve çek taahhütnamesi imzalandığını, iş bu davanın konusunun  davalı tarafın müvekkili bankaya iade edilmeyen çek yapraklarından kaynaklandığını, borçlunun tüm uyarılara rağmen çek yapraklarını müvekkili bankaya iade etmemesi ve çek sorumluluk bedellerini depo etmemesi üzerine Sultanbeyli ... Noterliğinden 25/06/2012 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, davalının kendisine tebliğ edilen hesap kat ihtarnamesine rağmen çek yapraklarını müvekkili bankaya iade etmemesi ve çek sorumluluk bedellerini depo etmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalı borçlunun Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/106 Esas sayılı dosyası ile ikame ettiği iflas erteleme davasının 15/07/2014 tarihinde açıldığını, icra müdürlüğünün derkenar ve kapak hesabı ile müvekkili bankanın iflas tarihi itibari ile müflisten 106.200,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bu derkenar ve kapak hesabı ve takip talebi örneği ile birlikte alacaklarının iflas masasına kaydedilmesi için 08/07/2015 tarihli dilekçeleri ile iflas müdürlüğüne başvurduklarını, iflas dairesi tarafından \"talep edilen 106.200,00 TL alacağın varlığına delalet edecek yeteri kadar belgenin dosyaya ibraz edilmemiş olduğu, ibraz edilen belgelerde ise boş ve kullanılmamış çeklerin bulunduğu, kullanılan çeklerin de banka sorumluluk miktarlarının hangi çek için ne kadar olduğunun hangi yıla ait olduğunu belirtilmemiş olduğu, icra takip tarihi dikkate alındığında bu tarih itibariyle müflis şirketin iflas erteleme davasından verilen ihtiyati tedbir kararı bulunduğu hususları gözetilerek bu haliyle alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle talep edilen alacağın tamamının reddine\" şeklinde haksız ve mensnetsiz gerekçe ile alacaklarının reddine karar verildiğini, bu nedenle müflis ... San. ve Tic. Ltd. Şti. den olan 106.200,00 TL alacaklarının kabulü ile iflas masasının bu alacağı ödemeye mahkum edilmesine ve yeni sıra cetvelinin buna göre düzenlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının ve davacı taleplerinin mükerrer olup olmadığının araştırılması gerektiğini, dava konusu çek yapraklarının Mülga 3167 Sayılı Kanun döneminde verildiğini, davanın ise 5941 Sayılı Kanunun yürürlükte olduğu dönemde açıldığını, 5491 Sayılı Çek Kanununun geçici 1-3 maddesinin \"bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleri ile ilgili olarak 3167 Sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.\" hükmünü içerdiğini, bu hüküm ile bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleri ile ilgili olarak 3167 Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağını, bu durumda karşılıksız çıkan ve düzeltme hakkı kullanıldığı iddia edilen çeklerden muhatap bankaya ibraz edilmeyen, takas odasına ibraz edilen dava konusu çek yaprakları için Mülga 3167 Sayılı Kanunun 10. maddesinde düzenlenen sorumluluk miktarını ödeme yükümlülüğü bulunmadığından talebin haklı olmadığı, davacının 10. madde kapsamında sorumluluk bedelinin kayıt ve kabulünü talep edebilmesi için çek asıllarının muhatap bankaya teslim edildiğinin kanıtlaması gerektiğini, söz konusu sorumluluğun bankanın şahsi sorumluluğu niteliğinde olduğunu, ibraz edilmiş çeklerin zaman aşımına uğraması halinde bankanın talep konusu sorumluluğunun olmadığını, geçerli şekilde tanzim edilmeyen çeklerde de bu sorumluluğun oluşmayacağını, davacı ile dava dilekçesinde bahsedilen banka ve müflis arasındaki sözleşmenin iflas nedeni ile bozulmuş olması itibariyle davacı talebinin haksız ve mesnetsiz  olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Gebze ... İflas Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevaplarından davacının kayıt kabul talebi hakkında 20.02.2015 tarihinde red kararı verildiği, red kararından önce veya sonra davacının masraf vermediği, masraf olmamasına rağmen iflas idaresi tarafından 14.04.2015 tarihinde red kararının davacıya tebliğ edildiği, sıra cetvelinin 12.03.2015 tarihinde ilan edildiği, davanın 21.04.2015 tarihinde açıldığı, sıra cetvelinin ilanı ile öğrenmenin başlayacağı, zira masrafın ilandan önce verilmesi gerektiği, masraf olmadığı halde yapılan tebligatın bilgilendirme amaçlı olduğu, sürenin ilan tarihine göre hesap edilmesi gerektiği, dava tarihinin 21/04/2015 olduğu, davacı vekilinin İİK. 235. ve 223/3. maddesinde  belirtilen 15 günlük hak düşürücü süre içinde davayı açmadığı gerekçesiyle özel dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. <br>DAİREMİZİN 04/04/2018 TARİHLİ 2017/1606 E. 2018/661 K. SAYILI KALDIRMA İLAMI  \"...Davanın, davacı tarafından 08/07/2015 tarihli 106.200,00 TL gayrinakdi alacağı için yaptığı kayıt kabul başvurusunun reddi nedeniyle açılmasına rağmen, mahkemece, iflas masasından bu başvuruya ilişkin kayıtların, iflas idaresi kararının, sıra cetveli ilanının ve ret kararının davacıya tebliğine ilişkin bilgilerin getirtilmeyerek, yanlış değerlendirme ile davacının daha önce yapmış olduğu 48.000,00 TL'lik alacakla ilgili ilk başvurusuna ilişkin gönderilen belgeler çerçevesinde karar verilmesi hatalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle kabulü ile HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu 106.200,00 TL'lik alacak kaydı için yapılan başvuruya ilişkin tüm kayıt ve belgeler ile ek sıra cetveli ilan ve tebliğe ilişkin kayıtların getirtilerek buna göre hak düşürücü süre içinde başvuru yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi, süresi içinde başvuru yapıldığının anlaşılması halinde, davanın esasına girilerek karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.\" şeklindedir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/661 Karar sayılı ilamı doğrultusunda Gebze ... İcra Müdürlüğü'nin ... İflas sayılı dosyasına yazılan müzekkere cevabında; red kararının davacı vekiline 01.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ise; red kararının kendisine 18.04.2016 tarihinde tebliğ edildiğinin belirtildiği, dava 02.05.2016 tarihinde ikame edildiğinden işin esasına girildiği, davaya konu masaya başvuru dilekçesi incelendiğinde; 106.200,00 TL gayri nakdi alacağın masaya kaydının talep edildiği, dava dilekçesinde ise, alacağın açıkça bankaya ibraz edilmeyen çek yapraklarından kaynaklanan sorumluluk bedellerinden kaynaklandığı, bu sebeple; müflisin asıl borçlu olduğu sözleşmenin imzalandığı ... Bankası Sultanbeyli Şunesi'ne müzekkere yazılarak, dava konusu edilen başvuru dilekçesinde belirtilen müflise verilen çeklerin bilgileri ile ibrazın gerçekleşip gerçekleşmediği sorularak bankacı bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, talimat yolu ile aldırılan bilirkişi raporunda; müflis ile davacı arasındaki genel kredi sözleşmesinin incelendiği, bankaya ibrazın gerçekleştiği çekler sebebi ile davacının 73.693,369 TL  alacağının olduğu, bankaya iade edilmeyen ve süresinde ibraz edilmeyen çekler sebebi ile davacının bir alacağının bulunmadığının belirtildiği, bilirkişinin hesaplamış olduğu 73,693,369 TL nin davacının daha evvel masaya başvuruda bulunduğu 48.524,35 TL ile aynı sebebe dayandığı, davaya konu başvuru dilekçesinin kayıt nosunun 84 olduğu, kaydının yapılması istenen alacağın ise bankaya iade edilmeyen çeklerin riskinden kaynaklandığı, tüm bu nedenlerle; talimat yolu ile aldırılan bilirkişi ek raporunda davacı bankanın iade edilmeyen çek yapraklarından kaynaklı bir alacağının bulunmadığının belirtildiği, 5941 sayılı Yasa'nın geçiş hükümlerinin 4. bendinde eski çeklerle ilgili bankanın sorumluluğunun 30.06.2018 tarihine kadar devam ettiği, aynı yasanın 6273 sayılı Kanun'la Değişik 9. maddesinde belirtilen, bankanın baskı tarihinden itibaren 5 yıl sorumlu olduğu hususu 5941 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen ve 7/d maddesi gereğince üzerinde baskı tarihi bulunan çeklerle ilgili olduğu, davaya konu çeklerin eski tarihli çek oldukları anlaşıldığından somut olayda geçiş hükümlerinin 4. bendi uygulanacak olup davacının çekler ile ilgili bir sorumluluğu kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; borçlu şirket ile müvekkili banka arasında genel kredi sözleşmesi ve ekinde çek taahhütnamesinin imzalandığını, iş bu davanın konusunun davalı tarafın müvekkili bankaya iade etmediği çek yapraklarından kaynaklandığını, borçlunun kendisine yapılan tüm uyarılara rağmen çek yapraklarını müvekkili bankaya iade etmemesi ve çek sorumluluk bedellerini depo etmemesi üzerine müvekkili banka tarafından Sultanbeyli ... Noterliği'nin 25.06.2012 tarihli ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, bu ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlunun Gebze 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2011/106 Esas Sayılı dosyası ile dava açtığı iflas erteleme davasında borçlu şirketin 15.07.2014 tarihi saat: 17:00 itibariyle iflasına karar verildiğini, bunun üzerine Gebze ... İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasına sundukları 08.07.2015 tarihli dilekçe ile \"müvekkil bankanın müflisten olan 106.200,00 TL tutarındaki alacağının iflas masasına kaydedilmesinin\" talep edildiğini ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyasından alınan derkenar ile dosya kapak hesabı ile takip talebinin dilekçe ekinde dosyaya ibraz edildiğini ancak iflas İdaresi tarafından \"talep edilen 106.200,00 TL alacağın varlığına delalet edecek yeteri kadar belgenin dosyaya ibraz edilmemiş olduğu, ibraz edilen belgelerde ise boş ve kullanılmamış çeklerin bulunduğu, kullanılan çeklerin de banka sorumluluk miktarının hangi çek için ne kadar olduğu, hangi yıla ait olduğu hususlarınının belirtilmemiş olduğu, icra takip tarihi dikkate alındığında bu tarih itibariyle müflis şirketin iflas erteleme davasından verilen ihtiyati tedbir kararı bulunduğu, hususları gözetilerek bu haliyle alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle talep edilen alacağın tamamının reddine\" şeklinde karar verildiğini, iflas idaresinin iş bu kararının yasaya ve usule aykırı kararı sebebiyle huzurdaki kayıt kabul davasının açıldığını, yapılan yargılama neticesinde yerel mahkeme tarafından davanın reddine karar verildiğini, ancak bu kararın hatalı olduğunu, yerel mahkemenin eksik inceleme ile gerekçesiz bir karar verdiğini, bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını dosyaya sunmalarına rağmen ve dosyanın yeni bir bilirkişi verilerek yeni bir rapor alınması aksi halde ise ek rapor alınmasının talep edildiğini, ancak mahkemece bu talebin gerekçesiz olarak reddedildiğini, mahkemenin gerekçeli kararında da hangi somut gerekçeyle bilirkişi raporuna itibar edildiği ile hangi hukuki gerekçeyle taleplerinin ve beyanlarının kabul edilmediğinin açıklanmadığını, bu durumun adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu çek yapraklarına ilişkin müvekkili banka ile müflis borçlu arasında çek taahhütnamesinin imzalandığını, bu sözleşmenin 5. maddesi uyarınca müvekili bankaya ibraz edilen çeklerin karşılıksız çıkması halinde bankanın ödemek zorunda kaldığı tutarlardan yahut çek yapraklarının bankaya iade edilmemesi halinde oluşacak zararlardan müşterinin sorumlu olacağının hüküm altına alındığını, yine müflis borçlu şirketle müvekili banka arasında imzalanan ve delilleri arasında dosyaya ibraz edilen genel kredi sözleşmesini 11.1 maddesinde \"müşteri, bankanın üçüncü kişilere her ne sebeple olursa olsun ödediği paraların tamamını derhal ve nakden bankaya ödeyecek ve banka çekin veya belgelerin sahte veya tahrif edilmiş olmasıyla ilgilenmeksizin ödenen çek bedellerini müşteri hesabına borç kaydedecektir.\" şeklinde hükmün bulunduğunu, bu sözleşmeler uyarınca çek yapraklarına ilişkin bankanın ödemekle yükümlü olduğu sorumluluk bedellerine ve iade edilmeyen çek yapraklarına ilişkin müflisin sorumlu olduğunun sözleşmelerde açıkça düzenlenerek hüküm altına alındığını, kaldı ki 5941 Sayılı Çek Kanunu 8. maddesinin 4 fıkrasının \"takas odaları aracılığıyla ibraz edilmiş çekler için 3. maddenin üçüncü fıkrasında belirlenen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılmaz. Bu durum muhatap bankanın sorumluluk tutarını ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.\" hükmüne havi olduğunu, bu hüküm gereğince de müvekili bankanın çekin takas odasına ibraz edilmiş olsa dahi ödeme yükümlülüğünün sabit olduğunu, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, somut olayda da müflis borcu şirket ile banka arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca çek yapraklarına ilişkin bankanın ödemekle yükümlü olduğu sorumluluk bedellerine ve iade edilmeyen çek yapraklarına ilişkin müflisin sorumlu olduğuna dair hususların açıkça düzenlenerek hüküm altına alındığını, bu sebeple gayri nakdi riskten kaynaklanan alacaklarının iflas masasına kaydedilmesine karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın 06.05.2016 tarihinde açıldığını, davanın ikame edildiği tarihte müvekkili bankanın çeklerden dolayı sorumluluğunun devam ettiğini, her davanın ikame edildiği tarih itibariyle değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili bankanın huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu, ayrıca yerel mahkeme kararındaki yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden verilen kararın da hatalı olduğunu, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK nun 235. maddesinde düzenlenen kayıt kabul davasıdır. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Dava, davacının 08/07/2015 tarihli 106.200,00 TL bankaya ibraz edilmeyen çeklerle ilgili gayrinakdi alacağı için yaptığı kayıt kabul başvurusunun reddi nedeniyle açılmasına rağmen, mahkemece, kaldırma ilamı gereğince iflas masasından bu başvuruya ilişkin kayıtların, iflas idaresi kararının, sıra cetveli ilanının ve ret kararının davacıya tebliğine ilişkin bilgilerin dosyaya getirtilmeyerek yeniden ikinci kez karar verilmesi hatalı olmuştur. Karar verildikten sonra dosyaya istenilen tebliğ belgesi de dava konusu ile ilgili değildir. Kararın bu yönden yeniden kaldırılması gerekmiştir. Dairemizce, yeniden Gebze İcra Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasına müzekkere yazılmış olup cevabi yazının incelenmesi neticesinde; red kararının davacı vekiline 18.04.2016 tarihinde tebliğ edildiği, iş bu davanın ise 02.05.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmakla davanın 15 günlük yasal süresi içerisinde açıldığı tespit edilmekle dosyanın esasının incelenmesine geçilmiştir. Davacı banka tarafından gayrinakdi riskten kaynaklanan (çek taahhüt tutarı) 106.200,00 TL gayrinakdi alacağının \"84\" kayıt numaralı alacak kayıt başvurusu ile iflas masasına kaydını talep etmiş olup mahkemece iflas masasına kayıt kabul isteminin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamında alınan 08/05/2019 havale tarihli bilirkişi raporu; \"Yargıtay kararları doğrultusunda, davacı Bankanın, en son 15.07.2014 (iflas tarihi) keşide tarihli çekler sebebiyle riskinin bulunduğu söylenebilecektir. 5941 sayılı Kanununun 3. maddesinin 3. fıkrasına göre, Bankanın kanuni garanti miktarını hamile ödemesi zorunluluğu, çekin süresi içinde bankaya ibraz edilmesine bağlıdır. TTK m. 796 ise, “Bir çek düzenlendiği yerde ödenecekse on gün; düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir. (2) Ödeneceği ülkeden başka bir ülkede düzenlenen çek, düzenlenme yeri ile ödeme yeri aynı kıtada ise bir ay ve ayrı kıtalarda ise üç ay içinde muhataba ibraz edilmelidir. Bu bakımdan, bir Avrupa ülkesinde düzenlenip de Akdenize sahili bulunan bir ülkede ödenecek olan ve aynı şekilde Akdenize sahili olan bir ülkede düzenlenip bir Avrupa ülkesinde ödenmesi gereken çekler aynı kıtada düzenlenmiş ve ödenmesi şart kılınmış sayılır.” hükmünü ihtiva etmektedir. TTK m. 796 ve Çek Kanunu m.3/III hükümleri somut olaya uygulandığında, en son 06.12.2011 keşide tarihli çek sebebiyle kanuni garanti miktarından sorumlu olan davacı Bankanın, söz konusu çeklerden dolayı taşıdığı risk, en geç 15.10.2014 tarihinde sıfırlanmıştır. Müfliste kalan çekler sebebiyle kanuni garanti miktarını ödeme gibi bir riskle karşılaşması imkânsız olan davacı Bankanın, risk taşıdığı gerekçesiyle masaya alacak kaydı talebinde bulunması yerinde değildir.\" şeklindedir. Banka yazı cevabına ve bilirkişi raporunun 7. sayfasındaki tespite göre, müflis şirkete teslim edilen ancak davacı bankaya iade edilmeyen 24 adet çek yaprağının bulunduğu, toplam davacıya teslim edilen 110 adet çek yaprağının bulunduğu, bunlardan 86 sının ibraz edildiği anlaşılmıştır. \"...Öte yandan TTK'nın 712. (6102 sayılı TTK'nın 800/1) maddesine göre, çekin tedavüle çıkarılmasından sonra keşidecinin ölümü veya medeni haklarını kullanma ehliyetini kaybetmesi yahut iflası çekin muteberliğine halel getirmez. Çek tedavüle konulduktan-lehtara veya hamile verildikten- sonra, keşidecinin durumunda meydana gelen değişikliklerin çekin geçerliliğini etkilememesi doğaldır. Burada aranan tek şart çekin tedavüle çıkarılmasıdır. Hamile yazılı çekin lehtarın veya hamilin elinde bulunması, emre yazılı çekte lehtarın cirosu ve çekin teslimi tedavüle çıkarıldığının kanıtıdır. Çek ileriki tarihli olarak düzenlenebileceğinden (TTK md.707), çekin keşidecinin ölümünden, ehliyetini kaybetmesinden veya iflasından sonraki bir keşide tarihini taşıması tek başına -aksi ispat edilmediği sürece- geçerliliğini etkilemeyecektir. (Seza Reisoğlu, Çek Hukuku, Ankara, 2011 s.167) Netice itibariyle bankanın kanunî garanti miktarını hamile ödemesi zorunluluğu tüm bu şartların (çeki ibraz edenin meşru hamil olması, herhangi bir ödeme engelinin bulunmaması, bankaca basılmış veya bastırılmış geçerli bir çekin bulunması, çekin bankaya süresinde ibraz edilmesi ve karşılığının mevcut olmaması) birlikte gerçekleşmesine bağlıdır. Koşulların birlikte gerçekleşmemesi, muhataba çek bedelinin karşılığı yanında kanunî garanti miktarını da ödememe hakkı verecek ve hatta duruma göre ödememe görevini yükleyecektir. (Çetin Arslan-Murat Kayançiçek, 5941 sayılı Çek Kanunu Şerhi, Ankara, 2010 s.265)...\" (Y. 23 HD. 03.07.2015 T. 2014/4926 E. 2015/5209 K) Davacının 106.200,00 TL alacak talebi için 08/07/2015 tarihli ve 84 kayıt nolu başvuruda bulunduğu, talep edilen alacağın tamamının reddedildiği, ancak bilirkişi raporunda da tespit üzere toplam 86 adet çekin hamilleri tarafından ibraz edilmesi nedeniyle bankanın ibraz eden kişilere yasal garanti bedeli olarak (86 x 500,00 TL =) 43.000 TL ödeme yaptığı, bu durumda bankanın 15/07/2014 iflas tarihi itibariyle 43.000,00 TL asıl alacak (86 adet karşılıksız kalan çekler için ödenen yasal garanti bedelleri toplamı), 29.231,78 TL işlemiş faiz (86 adet çek için ibraz tarihinden iflas tarihine kadar) ve 1.461,59 TL faizin gider vergisi (%5 BSMV) olmak üzere toplam 73.693,369 TL alacağının bulunduğu anlaşılmakla davacının 73.693,369 TL alacağının  iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Bilirkişi raporunda, davalı müflis şirkete verilen 24 adet çek yaprağının davacı bankaya iade edilmediği tespit edilmiştir. Müflis şirket hakkında 15.07.2014 tarihinde iflas kararı verildiğinden, çeklerin müflis şirketin iflas tarihi ya da öncesi itibariyle şirket yetkilileri tarafından keşide edildiği varsayıldığında ileride ibraz edilmeleri halinde ibraz süreleri geçmiş olacağından davacı bankanın ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, çeklerin iflas tarihinden önce, ancak ileri bir tarih atılarak keşide edildiğinin varsayılması halinde de iflasla birlikte şirket yetkililerinin temsil yetkileri kalmayacağından ileride bu çeklerin ibrazı halinde, yetkisiz kişiler tarafından imzalanmış çekleri, davacı Bankanın ödemesinin sözkonusu olmayacağı, sonuç olarak davacı Bankanın karşılıksız çıkma ihtimali bulunduğunu ileri sürdüğü 24 adet çekten dolayı herhangi bir riskinin bulunmadığı, doğmamış ve doğma olasılığı bulunmayan bir sorumluluktan bahisle masaya alacak kaydı talebinde bulunulamayacağı anlaşılmakla davacı vekilinin bankaya ibraz ve teslim edilmeyen 24 adet çek nedeniyle iflas masasına kayıt kabul talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla mahkemece bu çekler yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğundan davacı vekilinin bu çekler yönünden istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. (Y. 23. HD. 05.07.2013 T. 2013/3023 E. 2013/4687 K. Sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/283 Esas, 2019/1259 Karar sayılı ve 18/12/2019 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-)a)Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile 73.693,37 TL alacağın müflis şirketin iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 586,20‬ TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından karşılanan 29,20 TL peşin harç ile 29,20 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Davacı tarafından yapılan toplam 1.196,80 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret  oranına göre hesaplanan 830,47 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT tarifesi gereğince taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>İstinaf Giderleri Yönünden 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından karşılanan 127,00 TL istinaf yargılama giderleri ile 221,4‬0 TL istinaf başvuru ve karar harcı olmak üzere toplam 348,4‬0 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 7-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f19858274c47ba0b","SID":"f49ca732780e461a"}}