{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1013 Esas<br>KARAR NO: 2025/187 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/03/2023<br>NUMARASI: 2021/18 E.  -  2023/211 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12/02/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;  davalının davacıyı keşideci, kendisini de lehtar gösterdiği 30/06/2020 keşide, 11/07/2020 vade tarihli 700.000,00 TL bedelli sahte senet düzenlediğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi yaptığını, ödeme emrinin  kanuna aykırı olarak muhtarlığa tebliğ edilmesi sonucunda davacının taşınır ve taşınmaz bütün mal varlığına haciz koydurduğunu, senetteki imza, rakam ve yazıların davacının el ürünü olmadığını, senedin sahte imza, taklit imza, transerfer imza, kopyalama imza veya başka bir sahtecilik yoluyla imzalandığını, davalının Eyüp ... Noterliğince düzenlenen ... yevmiye numaralı ve 08/06/2011 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile İstanbul İli, Eyüp İlçesi, ... mahallesi, ... ada,... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılan binanın müteahhitliğini üstlendiğini, davalının müteahhitliğini üstlendiği ve inşa ettiği binanın mermer işlerini müvekkili davacıya yaptırdığını, bu işe ilişkin 01/10/2013 tarih ve ... numaralı ve 26.904,00 TL tutarlı faturayı düzenlediğini, bu ticari ilişkiden başka davalı ile davacı arasında ticari, borç veya başka bir hukuki ilişki olmadığını, müvekkilinin bu faturadan doğan alacağını davalının ödemediğini, bu borç ödenmediğinden davacı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden davalı aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini, davalı aleyhine İstanbul 7. ATM 2015/585 Esas sayı ile açılan dava sonucu davalının itirazının iptaline, takibin devamına karar verildiğini, takibin kesinleştiğini, davalıdan bu mahkeme kararına istinaden icra dosyası borcunun tahsil edildiğini, davalının müvekkili davacıya ait bilgilerinin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasından edindiğini, imzasını da kopyaladığını, müvekkilinin davalıya dava konusu senetle ilgili veya başka bir sebeple borcu olmadığını, davacı ile davalı arasında birbirlerine borç verecek şekilde güven sağlayacak bir ilişki bulunmadığını, aksine davalının davacıya olan borcunu ödememesi sebebiyle davalı olduklarını, güvensizliği pekiştiren ve icraya konu olan geçmiş bir ilişkileri olduğunu, davacının kesinlikle hiçbir şekilde ve hiç bir miktarda davalıdan nakit para almadığını, davalının davacının bütün mal varlığına haciz koydurduğunu, davacının haciz sebebiyle maddi, manevi ve ticari olarak zor durumda kaldığını, davalı tarafından haciz konulan taşınır ve taşınmaz malların değerinin icra takibi konusu borçtan fazla olduğunu belirterek, açıklanan bu nedenlerle; icra takibinin devamı halinde davacının telafisi imkansız zararlara uğrayacak olması ve davacının bütün mal varlığına haciz konulması sebebiyle takip konusu alacakla ilgili olarak öncelikle dava sonuna kadar HMK 209. maddesi gereğince icra takibinin karar kesinleşinceye kadar durdurulmasını, aksi kanaatte davacının haciz edilen taşınmazlarının değeri takip konusu borcun çok üstünde olduğundan haczedilen taşınmazların teminat kabul edilerek taşınmazların satışının ve icra veznesine yatacak olan paranın davalıya ödenmemesi için icra takibinin ihtiyati tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, takip konusu yapılan 30/06/2020 keşide 11/07/2020 vade tarihli 700.000,00 TL senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini, senedin ve icra takibinin iptalini, sahte senet düzenleyerek icra takibinde bulunan davalının haksız ve kötü niyetli bulunması sebebiyle senet bedelinin %20 oranında tazminatın davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin müteahhit olduğunu, yap-sat konut işinde olduğunu, davacı yan ile inşası tamamlanan taşınmazların mermer yapımına ilişkin anlaşmalarının mevcut olduğunu, müvekkilinin pandemi sürecinde önce yapacağı gayrimenkullerin mermer yapım işlerini yine davacının üstlenmesi için taraflar arasında anlaşma yapıldığını, bu anlaşma kapsamında müvekkili tarafından davacı yana 700.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, ancak pandemi sebebi ile ekonomik olarak zor bir dönem geçiren müvekkilinin yeni yapacağı projeden vazgeçtiğini, bu nedenle mermer işleri için davacı yana ödediği 700.000,00 TL'nin iadesini talep ettiğini, bunun üzerine davacının parayı ödeyeceğini söyleyerek müvekkiline tarih verdiğini, bu kapsamda taraflar arasında işbu davaya konu senedin imzalandığını, ilgili senetteki imzanın davacıya ait olduğunu, davacı yanın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, takip konusu senedin kıymetli evrak hükmünde olduğunu, kıymetli evrakta mücerretlik ilkesi gereği senette yer alan hak ile bu hakkın oluşumuna neden olan temel borcun ilişkisi arasındaki bağın ortadan kalktığını, bu nedenle senedin sebepten soyut olduğunu, davacı yanın kazanç sağlamadan elde ettiği paraya karşı verdiği senedi ödememek için haksız ve kötü niyetli olarak bu davayı ikame ettiğini savunarak, açıklanan bu nedenlerle; hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, davacı yan hakkında %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2023 tarihli  2021/18E. - 2023/211 K.  sayılı kararıyla; \"...Davaya konu senet üzerinde bilirkişi heyeti tarafından yapılan imza incelemesine ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı  2020/165230 Soruşturma 2021/110004 Karar sayılı dosyasına  göre dava konusu senet üzerindeki imzanın davacı ...'in el ürünü olduğu anlaşılmakla davanın reddine, dava nedeni ile takibin durdurulmasına karar verilmemiş olması ve davacının kötü niyeti somut olarak ortaya konulamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine...\"  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden yeniden rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, Davaya konu bono üzerinde DNA ve parmak izi incelemesi yapılması taleplerinin reddedildiğini, HTS kayıtları ile bonon düzenleme tarihinde davacının İstanbul'da, davalının ise Kahramanmaraş'ta olduğunun tespit edilmesine rağmen bu hususun dikkate alınmadığını, İstanbul C. Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararının itiraz sonucunda kaldırılmasına ve 2022/38634 soruşturma sayılı dosyasında soruşturma devam etmesine rağmen, Mahkemece bu soruşturma sonuçlanmış gibi mahkeme kararına gerekçe yapılmasının usule ve hukuka aykırı olduğunu,  Davalının müvekkili ile aralarında mermer işinin yapılmasına ilişkin anlaşma yapıldığını ve müvekkiline 700.000,00 TL ödeme yapıldığını ispatlayamadığını,700.000,00 TL paranın banka sistemi dışında müvekkiline bu şekilde ödenmesinin teamüle ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Davalının İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/585 Esas sayılı davada müvekkili ile hiçbir ticari ilişkisinin olmadığını ve müvekkilini tanımadığını beyan ettiğini, bu konuda müvekkiline yemin teklif ettiğini,Müvekkilinin davalıdan nakit para almadığını ve davalıya borçlu olmadığını beyan ederek; icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesine dair tedbir kararı verilmesini, istinaf yargılamasının duruşmalı yapılmasını, dava konusu  senedin Adli Tıp Kurumu Fiziki İhtisas Dairesi'ne gönderilerek imza incelemesi yaptırılmasını, davacı ...'in parmak izinin ve DNA örneklerin davalı senet üzerinde bulunup bulunmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasını, istinaf konusu İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/18 Esas, 2023/211 Karar sayılı  ve  09/03/2023 tarihli davanın reddine dair kararının kaldırılmasına,  davanın kabulüne, dava konusu 30.06.2020 keşide, 11.07.2020 vade tarihli 700.000.TL (yediyüzbin) Tük Liralık senetten dolayı, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, senedin ve icra takibinin iptaline,  sahte senet düzenleyerek icra takibinde bulunan davalının haksız ve kötü niyetli bulunması sebebiyle (fazlaya ilişkin tazminat talepleri saklı kalmak kaydıyla) senet bedelinin %20 oranında tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 700.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 709.195,89 TL alacak için 17/08/2020 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 30/06/2020 tanzim, 11/07/2020 vade tarihli, 700.000,00 TL tutarında bono olduğu, takibin kesinleştiği tespit edilmiştir. Takibe konu bono örneği incelendiğinde; 30/06/2020 keşide, 11/07/2020 vade tarihli, 700.000,00 TL bedelli bono olduğu, keşidecinin ..., lehtarın ... olduğu, bedelinin nakden ahzolunduğunun yazıldığı tespit edilmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/165230 Soruşturma, 2021/110004 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davalı hakkında davaya konu senet nedeni ile yapılan soruşturmada;\"Müştekinin samimi imza yazı örnekleri toplanması üzerine aldırılan bilirkişi raporunda senedin üzerindeki imzanın müştekiye ait olduğunun ve herhangi bir yerden kopyalanarak atılmış bir imza olmadığının tespit edildiği,Bu doğrultuda senet üzerindeki imza yazıların müştekiye ait olduğunun, şahsın iddialarının gerçek dışı olduğunun ve şüphelinin üzerine atılı suçu işlemediği anlaşılmakla; şüpheli hakkında üzerine atılı suçlar bakımından üzerine atılı suçları işlememesi nedeniyle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına,...06.20.2021\" karar verilmiştir. Bu kararın itiraz sonucu kaldırıldığı, İstanbul C. Başsavcılığının 2022/38634 sor. numarasına kaydedildiği, 24/04/2023 tarihli, 2022/38634 Soruşturma, 2023/60984 Karar sayılı kararı ile; \"…dosyası incelendiğinde; Müştekinin samimi imza yazı örnekleri toplanması üzerine aldırılan bilirkişi raporunda senedin üzerindeki imzanın müştekiye ait olduğunun ve herhangi bir yerden kopyalanarak atılmış bir imza olmadığının tespit edildiği, bu nedenle şikayetle ilgili olarak takipsizlik kararı verildiği ancak bu kararın İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2022/302 D. İş sayılı kararıyla Adli Tıp Kurum'undan denetime elverişli bilirkişi raporu ve tarafların HTS kayıtlarının alınması amacıyla kaldırıldığı, HTS kayıtlarının BTK'dan temin edilerek dosya arasına alındığı, senedin düzenleme tarihi olan 30.06.2020 tarihinde müştekinin İstanbul'da şüphelinin ise Kahramanmaraş'ta baz verdiğinin görüldüğü, ancak bu tarihlerde şahısların telefonlarının yanında olup olmadığının bilinmediği, bu nedenle senedin baz istasyonlarının farklı yerlerde olması nedeniyle müşteki tarafından düzenlenmediğini göstermeyeceği gibi, düzenleme tarihinin farklı bir tarih olarak da atılmış olabileceği, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/18 Esas sayılı dosyası kapsamında bilirkişilik listesine kayıtlı olan Profesör Doktor unvanlı Adli Tıp uzmanlarından üçlü bilirkişi raporu aldırıldığı ve bu rapora göre de senet üzerindeki borçlu imzasının müştekiye ait olduğunun tespit edildiği, raporun adli tıp uzmanlarınca müştekinin 2006, 2010, 2020 ve 2021 tarihli samimi imzalarını barındıran belgeler üzerinden alınmış olması nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılmaya gerek görülmediği, ayrıca bu rapor kapsamından hukuk davasının da reddine karar verildiği,  Bu doğrultuda senet üzerindeki imza yazıların müştekiye ait olduğunun, müşteki tarafın  iddialarının gerçek dışı olduğunun ve böylelikle şüphelinin üzerine atılı suçu işlemediği anlaşılmakla; şüpheli hakkında üzerine atılı suçlar bakımından kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına…\" karar verildiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince adli tıp uzmanları Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ... ve Prof. Dr. ...'tan oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 08.12.2022 tarihli rapor incelendiğinde; \"...İnceleme konusu 11.07.2020 Tediye Tarihi, 30.06.2020 düzenleme tarihi, 700.000 (yedi yüz bin) TL bedelli, alacaklısı ..., borçlusu ... adına imzalı olan senet aslı metninde yer alan borçlu imzası ile davacı ...’in mukayese imza örnekleri arasında  yapılan karşılaştırmada, bir kısmı Resim 2 ve Resim 3’te işaretlenmiş olan imza eğim ve ölçüsü, imzanın başlangıç ve bitirilişi, harf, grama ve iç gövde büklümlerinin şekil ve biçimlendirilişi ile bağlantı ve orantıları, aralıklar, noktalama işaretleri, baskı ve işleklik gibi kaligrafik özellikler bakımından önemli derecede uygunluk ve benzerlikler olduğu saptandığından,  inceleme konusu senet metninde yer alan borçlu imzasının eli ürünü olduğu... \" tespitlerine yer verilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, icra takibinden sonra açılan ve imza inkarına dayalı borçlu olmadığının tespiti davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; davacının itirazı üzerine yeniden başlatılan soruşturma sonucunda İstanbul C. Başsavcılığının 24/04/2023 tarihli, 2022/38634 Soruşturma, 2023/60984 Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile bono üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacının Mahkeme huzurunda alınan imza örneklerinin ve iki adet belge aslında yer alan imzaların dava konusu bono üzerindeki imza ile karşılaştırıldığı, bilirkişi raporunun yeterli ve denetime uygun olduğu, tanzim tarihinden bu yana geçen süreye göre bono üzerinde DNA incelemesi ve parmak izi incelemesi yapılmasının sonuca etkili olmayacağı, ayrıca bononun tanzim tarihinde tarafların bir arada olup olmadıklarının tespiti için HTS kayıtlarının incelenmesine de gerek olmadığı, zira bononun tanzim tarihinin sonradan da tamamlanabileceği, davaya konu kambiyo senedi mücerret bir borç ilişkisi oluşturduğundan davalıya borçlu olmadığının davacı tarafça yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, davacının dosyaya bu hususta bir delil sunulmadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla, Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğundan, davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40  TL maktu harcın, peşin alınan 11.954,25 TL harçtan mahsubu ile artan bakiye 11.338,85 TL'nin talep halinde davacıya iadesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 12/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2578e8a7c34963fa","SID":"860498f4b1887f11"}}