{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/2017 Esas<br>KARAR NO:2025/78 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2024/52 Esas- 2024/541 Karar<br>TARİH:16/07/2024<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:23/01/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket ile davalı şirketi arasında ... numaralı satış işlemine istinaden müvekkili şirketi tarafından 10/10/2023 tarihinde 200.000,00-TL kapora yatırıldığını, davalı şirketin ne aracı teslim edip satışı tamamladığını ne de   kaporayı iade ettiğini, aradan geçen 3.5 aylık süre içinde de kapora bedelini iade etmeyerek müvekkilini zarara uğrattığını, bu kaporanın iadesine ilişkin İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... dosyası ile başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini ve müvekkili adına başlatılan icra takibinin durdurulduğunu, davacı müvekkili şirket tarafından söz konusu satış işlemi gereği 200.000,00-TL kapora ödemesinin davalı şirkete yapıldığını ancak satış işlemi yapılmadığı gibi yatırılan kaporanın iadesini de yapılan tüm uyarılara rağmen yapmadığını, bu nedenle kapora bedelinin tahsili amacıyla 12.12.2023 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile yapılan icra takiplerine davalı vekili tarafından 18/12/2023 tarihinde hiçbir haklı sebebe dayanılmaksızın usul ve yasaya aykırı olarak itiraz edildiğini ve takibin durmasına sebebiyet verildiğini, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, zaman kazanmaya ve de takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunun açık olduğunu, davalı vekilinin itiraz dilekçesinde borcun olmadığını öne sürse de satış işlemine ilişkin kapora ödeme dekontunun ekte bulunduğunu, arabuluculuk faaliyeti başlatılmış olsa da görüşmenin borçlu vekilinin oyalaması nedeniyle son görüşmenin ancak 23/01/2024 tarihinde yapılabildiğini ve davalı şirketin ödemeyi yapamayacaklarını beyan ettiğini, son tahlilde büyük resme bakıldığında davalı tarafın tamamıyla zaman kazanma ve takibi sürüncemede bırakma maksadıyla hareket ettiğinin görüldüğünü, bu sebeplerle, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına yapılmış olan haksız, usul ve yasaya aykırı itirazın iptaline, icra takibinin 200.000,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz edildiğinden takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları, faiz ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava kapsamındaki iddia ve taleplerinin haksız olduğunu, mahkememizce davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, öncelikle davaya konu şirkette halihazırda yönetimsel bir sorun bulunduğu bilgisi harici olarak taraflarına iletilmiş bulunduğunu, bu itibarla huzurdaki davaya konu takibin açılış tarihi itibariyle davacı tarafın mevcut hukuki durumu, davacı şirkete kayyım atanıp atanmadığı ve davacı şirketin takip başlatmaya yetkisi olup olmadığı hususlarının araştırılmasının gerektiğini, diğer taraftan davacı tarafın huzurdaki davaya konu takip kapsamında muaccel bir alacağının bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında sipariş onay formu ile kurulan sözleşmenin 11. Maddesi uyarınca sözleşmeye konu aracın satış işleminin müşteri tarafından iptal edildiği durumda müvekkili şirketin ödenen rezervasyon bedelini tamamen iade etmeme hakkının saklı tutulduğunun açıkça hüküm altına alındığını, davacı tarafın bahse konu araca  dair siparişi tamamlamadığını ve mezkur siparişin davacıdan kaynaklanan sebepler ile iptal edildiğini, müvekkili şirketin ilgili sözleşmeden kaynaklı hakkını kullanmış bulunduğunu, mezkur siparişin iptali nedeni ile müvekkili şirketin stok zararının meydana geldiğini, bu sebeple dava konusu takip kapsamında davacı tarafın müvekkili şirketten muaccel herhangi bir alacağının bulunmadığını, bu doğrultuda gerek mevzuat gerekse somut olay koşulları göz önüne alındığında, davacı tarafın dava dilekçesi kapsamındaki iddialarının  taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin haksız ve hukuka aykırı taleplerinin mahkememizce reddine karar verilmesinin gerektiğini, bu sebeplerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 16/07/2024 tarih ve 2024/52 Esas- 2024/541 Karar sayılı kararında;\"Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.Davalı vekili tarafından sunulan08/07/2024 tarihli dilekçe ile geldikleri noktada müvekkili şirketi ile davacı şirketi arasında 05/06/2024 tarihli ibraname ve sulh protokolü imzalandığını, davanın sulh ve feragat nedeniyle konusuz kaldığına ve karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 16/07/2024 tarihli duruşmaya katılarak: \" Sulh protokolüne bir  diyeceğimiz yoktur, ancak vekalet ücreti talebimiz bulunmaktadır, davanın kabulüne karar verilsin. \" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.Dosyaya ibraz edilen protokol incelendiğinde, tarafların dava konusu üzerinde anlaştıkları, davacı vekilinin sunduğu beyan dilekçesinden de bu hususun inkar edilmediği, tarafların anlaştığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, talep konusunda davanın konusuz kalmış olduğunun anlaşıldığı,Yargıtay 4. HD, 27/06/2022 tarihli, 2022/6905 Esas, 2022/9483 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sunulan protokol içeriği de dikkate alınarak davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ancak sunulan protokol içeriğinde dava harç ve vekalet ücreti hususunda düzenleme bulunsa da protokolün davacı vekilinin yokluğunda düzenlendiği davacı vekilinin vekalet ücreti taleplerinin halen devam ettiğine dair yazılı ve sözlü beyanları dikkate alındığında, 6100 sayılı HMK'nin 331/1. Maddesinde yer alan \"Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.\" düzenlemesi de göz önünde bulundurularak, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olup davaya konu takip borcunun ödendiği davalı tarafça sunulan 08/07/2024 tarihli dilekçe ile mahkememize bildirilmiş olup, buna göre ödemenin dava tarihinden sonra ve fakat ön inceleme duruşmasında önce imzalandığı anlaşılmakla dava belirtilen tarih aralığında konusuz kalmıştır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. Maddesine göre uyuşmazlığın davanın konusuz kalması nedeni ile ön inceleme tutanağı ile imzalanıncaya kadar giderilmesi halinde avukatlık ücretinin , tarife hükümleri le belirlenen tutarın yarısına hükmedileceği belirtilmiştir. Belirtilen yasal düzenlemelere göre davanın ön inceleme duruşmasında önce konusuz kalması nedeni ile belirlenen vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekmiştir. Mahkememizce tüm dosya kapsamı, sunulan dilekçeler ve duruşmadaki beyanlar birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında ibraname ve sulh protokolü imzalandığı, tarafların sulh oldukları anlaşılmakla yargılamanın konusuz kaldığı bu nedenle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına  karar vermek gerekmiş ve  aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir...\"gerekçesi ile,'' 1-Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinde yargılama sırasında dosyanın ilk duruşma tarihi olan 09.07.2024 tarihinden önce, müvekkil şirket ile davacı taraf arasında 05.06.2024 tarihli İbraname ve Sulh Protokolü imzalandığını,İlgili İbraname ve Sulh Protokolü kapsamında, müvekkili şirket ve davacı taraf arasında aşağıdaki hususlarda anlaşma sağlandığını;Müvekkil şirket, davacı tarafından ödenen 200.000,00 TL rezervasyon bedelini davacı tarafın Protokol'de belirtilen banka hesabına ödeyecektir.Davacı taraf, müvekkil şirketçe ödemenin yapıldığı tarihten itibaren ilgili bedele ilişkin başlattığı İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı dosya ile İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/52 Esas sayılı itirazın iptali davasından, tüm asıl alacaklar, faiz, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretleri dahil olmak üzere feragat edecek ve bu icra takibi ve dava kapsamında asıl alacak, yargılama gideri, faiz, vekalet ücreti, harç dahil asli ve geri hiçbir alacak talep etmeyecektir. Müvekkil şirket de yapılacak feragat kapsamında yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmeyecektir.Davacı taraf, Protokol'e konu ödemenin yapılması ile müvekkil şirketin başkaca bir borç ve yükümlülüğünün kalmadığını, alacak, munzam zarar, tazminat, vekalet ücreti, yargılama gideri, masraf, harç, faiz vb. Hangi nam ve ad altında olursa olsun hiçbir talepte bulunmayacağını kabul edecek ve müvekkil şirketi gayrikabili rücu olmak üzere tamamen ibra edecektir.Taraflar, bu Protokol'ün kesin delil niteliğinde olduğunu ve bundan sonra doğacak her türlü uyuşmazlıkta geçerli olacağını kabul ve taahhüt edecektir.İlgili Protokolün davacı şirket yetkilisi tarafından kaşe ile beraber imzalanmış olup kendileri tarafından 08.07.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/52 Esas sayılı dosyada Mahkemenin dikkatine sunulduğunu, müvekkil şirket tarafından, taraflar arasında düzenlenen bu Protokol doğrultusunda, 07.06.2024 tarihinde, eksiksiz olarak ödeme yapılmış olup ilgili ödemeye ilişkin dekontun dosyada mübrez olduğunu,09.07.2024 tarihli duruşmada, davacı vekili tarafından \"Müvekkilim feragat dilekçesi vermiş ise de vekalet ücreti yönünden feragat edilemez, bu nedenle davalı tarafından yapılan itirazın vekalet ücretini yönünden iptaline karar verilmesini talep ederiz\" şeklinde beyan verilmişse de tarafımızca bu beyana karşılık \"Taraflar arasında imzalanmış olan ibraname ve sulh protokolünden dava konusu icra takibindeyken bütün hak ve alacaklardan vekalet ücreti de dahil olmak üzere feragat edildiği açıktır, huzurdaki davanın itirazın iptali davası olduğu gözetildiğinde kül halinde değerlendirilmesi gerekmektedir, konusuz kalan davanın vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması yönünde karar verilmesini talep ederiz\" yönünde beyan ve talepte bulunulduğunu,Yargılama sonucunda İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 16.07.2024 tarihli 2 numaralı duruşmada dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini ancak, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında imzalanan dosyada mübrez protokol davacının davadan, ilgili davaya konu olan tüm hak ve alacaklardan, vekalet ücretinden ve yargılama giderinden feragat ettiğini açıkça belirtmekte olup davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, istinaf incelemesi neticesinde kabul yönünde kurulan vekalet ücreti bakımından söz konusu ilamın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini,Vekilin, vekil edenin iradesine uygun davranmak zorunda olup, vekil eden davacı firmanın iradesinin  vekalet ücreti istemediği yönünde olduğunu, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında düzenlenen 05.06.2024 tarihli ibraname ve protokol ile açıkça belirtilmişken, vekilin vekalet ücretine ilişkin isteğinin vekil ile vekil eden arasındaki iç ilişki olduğu gözetildiğinde yerel mahkemece davacı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin  hukuka aykırı olduğunu, Nitekim Müvekkil şirket ile davacı taraf arasında düzenlenen 05.06.2024 tarihli İbraname ve Sulh Protokolü'nün \"2-Genel Hükümler\" başlıklı bölümünün (b) bendinde;\"b. Müşteri yukarıdaki madde kapsamında ödemenin yapıldığı tarihten itibaren üç iş günü içerisinde ilgili bedelin iadesine ilişkin başlattığı İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Dosyası ve İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/52 E. Sayılı itirazın iptali davasından; tüm asıl alacaklar, faiz, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretleri dahil olmak üzere feragat edeceğini ve bu hususta dosyalara dilekçe vereceğini ve bu icra takibi ve dava kapsamında asıl alacak, yargılama gideri, faiz, vekalet ücreti, harç dahil asli ve feri hiçbir alacak talep etmeyeceğini kabul beyan ve taahhüt eder.\" denildiğini,Protokol'ün ilgili hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, davacı tarafın, İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı dosyada yürütülen icra takibi ile bu takibe ilişkin olarak İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/52 Esas sayılı dosyada görülen itirazın iptali davasından,  tüm asıl alacaklar, faiz, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretleri dahil olmak üzere feragat ettiğini, ilgili Protokolün davacı şirket yetkilisi tarafından imzalandığını ve Protokol üzerine davacı şirket kaşesi de basıldığını,Her ne kadar davacı taraf vekili tarafından davacı şirketin vekalet ücretinden feragat edemeyeceği yönünde beyanda bulunulmuşsa da imzalanan Protokol kapsamında davacı asilin iradesinin ilgili dosyalar kapsamında lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünde olduğunu, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/52 Esas, 2024/541 Karar sayılı kararda \"sunulan protokol içeriğinde dava harç ve vekalet ücreti hususunda düzenleme bulunsa da protokolün davacı vekilinin yokluğunda düzenlendiği davacı vekilinin vekalet ücreti taleplerinin halen devam ettiğine dair yazılı ve sözlü beyanları dikkate alındığında\" gerekçesi ile davacı asilin böyle bir talebi olmamasına rağmen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/6305 K. 2022/6638 T. 12.10.2022:Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itiraz nedenlerini yineleyip, istinaf talebinin davalı asılın istinaftan feragati nedeni ile reddedildiğini, istinaf talebinin davanın konusu ile ilgili olmadığını, talebin Mahkemece verilmeyen nispi oranda karşı avukatlık ücreti ile ilgili olduğunu, davalı müvekkilinin istinaftan feragatinin vekil sıfatı ile tarafına verilmesi gereken vekalet ücretini kapsayamayacağını, davalı asılın avukata ait olan, kendisine ait olmayan bir haktan feragat edemeyeceğini, bu hususun gözardı edildiğini, davalının bilgisi dışında karşı taraf ile anlaştığını, hukukun bu art niyeti korumayacağını, AAÜT'nin 6. maddesinin ve 164 son maddesinin tartışılmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, karşı avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğini bildirerek ve önceki beyanları tekrarla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.\"Dosya içeriğine, toplanan delillere, delillerin takdirinin yerinde oluşuna, özellikle; vekil, vekil edenin iradesine uygun davranmak zorunda olup, vekil edenin iradesinin ise vekalet ücreti istemediği yönünde olduğu, hal böyle olunca; vekilin vekalet ücretine ilişkin isteğinin vekil ile vekil eden arasındaki iç ilişki olduğu gözetilerek, (IV/6.) no.lu paragrafta yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.\"Yine Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/995 K. 2013/1562 T. 08.02.2013 ilamı\"Mahkemece, davacılar vekili ile davalı asil arasındaki sulh anlaşması dikkate alınarak HMK'nın 315/1. maddesi uyarınca sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve taraflar yararına vekalet ücreti takdirine gerek bulunmadığına hükmedilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.Ne var ki, 6100 sayılı HMK'nın 330. madesindeki \" Vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücreti, taraf lehine hükmedilir.\" düzenlemesi karşısında, davalı asilin iradesine uygun olarak yararına vekalet ücreti tayin edilmemesinde bir isabetsizlik yoktur.Öte yandan, Avukatlık Kanunu uyarınca davalı vekilinin varsa davalı ile aralarındaki vekalet sözleşmesine dayanarak iç ilişkiden kaynaklanan hakkını her zaman isteyebileceği açıktır.\"Sonuç olarak, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında yapılan Protokol doğrultusunda davacı tarafın, İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı dosyada yürütülen icra takibi ile bu takibe ilişkin olarak İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/52 Esas sayılı dosyada görülen itirazın iptali davasından, tüm asıl alacaklar, faiz, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretleri dahil olmak üzere feragat ettiğini beyan ettiği ve davacı asilin iradesinin lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünde olduğu açık olduğu halde Mahkemece davacı asilin iradesi yok sayılarak davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Yargıtay kararlarında da açıkça belirtildiği üzere davacı vekilinin isteyeceği vekalet ücretinin davacı firma ile iç ilişkisinde baki olduğunu, hal böyleyken hükmün vekalet ücretine ilişkin ilgili kısmının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, Taraflar arasında düzenlenen protokol doğrultusunda davacı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine ilişkin tüm beyanlar saklı kalmak üzere, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde dahi mahkeme tarafından tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumlarının hatalı değerlendirildiği ve hatalı değerlendirme sonucu davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yine hukuka aykırı olduğunu,Taraflar arasında düzenlenen protokol doğrultusunda davacı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine ilişkin tüm beyanlar saklı kalmak üzere; İstinaf talebine konu İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/52 Esas, 2024/541 Karar sayılı kararın gerekçesinin:\"(..) sunulan protokol içeriği de dikkate alınarak davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ancak sunulan protokol içeriğinde dava harç ve vekalet ücreti hususunda düzenleme bulunsa da protokolün davacı vekilinin yokluğunda düzenlendiği davacı vekilinin vekalet ücreti taleplerinin halen devam ettiğine dair yazılı ve sözlü beyanları dikkate alındığında, 6100 sayılı HMK'nin 331/1. Maddesinde yer alan \"Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.\" düzenlemesi de göz önünde bulundurularak, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olup (...)\" şeklinde olduğunu,Mahkemece hatalı bir şekilde davacı asilin İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı dosyada yürütülen icra takibi ile bu takibe ilişkin olarak İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/52 Esas sayılı dosyada görülen itirazın iptali davasından, tüm asıl alacaklar, faiz, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretleri dahil olmak üzere feragat etmesinin göz ardı edilmesinin yanı sıra davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre de hatalı bir değerlendirme yapıldığını ve müvekkil şirket aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, mahkemece, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu konusunda detaylı bir gerekçelendirme yapılmadığı gibi müvekkil şirketin huzurda görülen itirazın iptali davası ve itirazın iptali davasına konu icra takibinin açılmasından sorumlu olmadığı hususlarının göz ardı edildiğini,Bahse konu araca dair siparişin davacıdan kaynaklanan sebeplerle iptal edilmiş olup siparişin iptali nedeni ile müvekkil şirket nezdinde stok zararının meydana geldiğini, müvekkil şirket ile davacı taraf arasında \"Sipariş onay formu\" ile kurulan sözleşmenin 11. maddesi uyarınca sözleşmeye konu aracın satış işleminin müşteri tarafından iptal edildiği durumda müvekkil şirketin ödenen rezervasyon bedelini tamamen iade etmeme hakkının açıkça saklı tutulduğunu ve dava konusu takip kapsamında davacı tarafın müvekkil şirketten muaccel herhangi bir alacağının bulunmadığını, taraflar arasında daha sonra düzenlenen 06.05.2024 tarihli Protokol'den bağımsız olarak davacı tarafın huzurda görülen davanın açıldığı tarihte haksız durumda olduğunu, mahkemece dava kapsamında hatalı değerlendirme yapılarak davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin bu sebeple de hukuka aykırı olduğunu, ayrıca ek istinaf dilekçesi ile de feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla,İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/52 Esas, 2024/541 Karar sayılı ve 16.07.2024 tarihli kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedilecek araç satış sözleşmesi kapsamında kapora olarak ödendiği iddia edilen bedelin satış sözleşmesinin akdedilmemesi sebebiyle iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda tarafların \"İbraname ve Protokol\" başlıklı protokol ile sulh oldukları gerekçesi ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama harç ve giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiş, davalı vekili tarafından feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davacı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile verilen karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında dava açıldıktan sonra 05/06/2024 tarihinde  \"İbraname ve Protokol\" başlıklı protokol ile sulh oldukları hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Söz konusu sulh anlaşmasının 2-a maddesine göre davalının dava konusu asıl alacağı davacı hesabına ödeyeceği, 2-b maddesine göre davacı davalı tarafından ödemenin yapıldığı tarihten itibaren üç iş günü içerisinde ilgili bedele ilişkin başlattığı İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı dosya ile İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/52 Esas sayılı itirazın iptali davasından, tüm asıl alacaklar, faiz, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretleri dahil olmak üzere feragat edeceği ve bu icra takibi ve dava kapsamında asıl alacak, yargılama gideri, faiz, vekalet ücreti, harç dahil asli ve geri hiçbir alacak talep etmeyeceği, davalının da yapılacak feragat kapsamında yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda davacı tarafından dosyaya feragat dilekçesi sunulmadığından, davalı tarafından sunulan sulh protokolü uyarınca Mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Ancak söz konusu protokol uyarınca davacı asil tarafından dava konusu İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı dosyasındaki ve iş bu dava olan İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/52 Esas sayılı itirazın iptali dosyasındaki tüm asıl alacaklar, faiz, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretleri dahil olmak üzere feragat edilmesine, icra takip dosyası ve iş bu davada hükmedilen vekalet ücretinin taraf lehine hükmedilmesine, vekilin vekalet verenin talimatına uymakla yükümlü olmasına rağmen Mahkemece sulh anlaşmasına vekilin katılmadığı gerekçesi ile asilin iradesine aykırı olarak ve kabule göre de davada tarafların haklılık durumları tartışılmadan ve gerekçelendirilmeden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle; davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2024 tarih ve 2024/52 Esas 2024/541 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak;2-Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcının davacı tarafından peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 3.065,50 TL harçtan mahsubu ile 2.450,10  TL harcın talep halinde davacıya iadesine,4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Taraflar arasında akdedilen ibraname ve protokol dikkate alınarak taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 8-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN:9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,10-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 332,00-TL dosyanın istinafa gidiş dönüş masrafı olmak üzere toplam; 1.501,40-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,11-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 12-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  23/01/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e6d9086cbc233862","SID":"33b604a3c70d4251"}}