{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/460 <br>KARAR NO: 2025/82<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/01/2024<br>NUMARASI: 2023/426 Esas, 2024/39 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/01/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: davacı şirketin, davalı şirket'e ait ... Projesi isimli site inşaatında D-E-F-G bloklar ile ilgili ''Pvc doğrama, cam korkuluk ve küpeşte'' işleri karşılığı kesmiş olduğu, 18.10.2021 tarih ve ... fatura no'lu 2.217,706,00 TL miktarlı faturanın ödenmeyen bakiyesi olan 1.717,706,00 TL'nin tahsili amacıyla davalı aleyhine K.Çekmece ...İcra Müd. ... esas sayılı dosya ile icra takibi  başlattıklarını, davalı tarafın haksız itirazı sonucu takibin durduğunu beyan ederek K.Çekmece ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki kötü niyetli tüm itirazının iptaline ve  takip tarihinden  itibaren asıl alacağa  işleyecek ticari reeskont / avans faizi ile birlikte  itiraza uğrayan tüm alacaklar yönünden  takibin aynen devamı'na, İcra takibine konu alacağa ve tüm  fer'ilerine  haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalının  toplam alacağın  % 20 si üzerinden  icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili: taraflar arasında akdedilen 10.05.2019 tarihli Yüklenici Sözleşmesinin “Uyuşmazlıkların Çözümü” başlıklı 29. Maddesinde ise taraflar arasında doğabilecek her türlü uyuşmazlıkların çözümü için İstanbul Çağlayan Mahkemelerinin yetkili kılındığını, bu sebeple işbu davanın  yetkisizlik sebebiyle reddini savunmuştur. Mahkemece; taraflar arasında akdedilen 10.05.2019 tarihli Yüklenici Sözleşmesinin “Uyuşmazlıkların Çözümü” başlıklı 29. Maddesinde; taraflar arasında doğabilecek her türlü uyuşmazlıkların çözümü için İstanbul Çağlayan Mahkemeleri yetkili, kılınmıştır. Celp edilen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ve Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosyalarının incelenmesi neticesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2023/326 Esas, 2023/482 Karar sayılı ilamına göre, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/187 esas sayılı dosyası bakımından ve  İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/887 Esas, 2022/909 Karar sayılı ilamı ile davanın usulden HMK 12. Maddesine dayanarak verilen red kararının, istinaf incelemesinden geçtiği, yargı yeri olarak İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin belirlenmiş olduğunu, yargı yerinin belirlenmesinden sonra 2023/378 esasına kaydının yapıldığı, Bakırköy 5. ATM ve İstanbul 18. ATM'nin dosyaları ile yargı yerinin belirlenmesi hususundaki istinaf ilamına göre, davaya konu bloklar hususundaki sözleşmenin, B-C bloklarla ilgili 10/05/2019 tarihli sözleşmeyle bağlantılı ve ek sözleşme niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, bu durumda 1. Sözleşme bakımından taraflar arasında etraflı ve yetki sözleşmesini de içerecek bir sözleşme yapıldığı, ikinci sözleşmenin bu sözleşmenin eki sayılması gerektiği, aksinin hayatın olağan akışı ve tacirin basiretli davranması ilkesine aykırı olacağı, dolayısıyla D-E-F-G bloklarla ilgili işler yönünden 10/05/2019 tarihli yüklenici sözleşmesinin yetki şartının geçerli olduğu, davanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde ikame edilmesi gerekli olduğunu kabul ederek yetkisizlik sebebiyle davanın usulden reddine karar vermiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece ikinci kez  yetkisizlik kararına gerekçe yapılan yetki sözleşmesinin bulunduğu taraflar arasındaki  10.05.2019 tarihli sözleşme taraflar arasındaki  B-C bloklarla ilgili olduğunu, icra takibine ve huzurdaki davaya konu yapılan alacak ise; daha sonraki tarihlerde taraflarca  bir  yazılı sözleşme yapılmaksızın fiyat teklif formu üzerinden  davacıyla yapılan imzalı  icap'ın  / davalı yanca  imzalı  kabulü ile oluşan ' sözlü  eser sözleşmesi 'gereğince   imalatı yapılan   aynı sitedeki  D-E-F-G bloklarındaki müvekkil şirketçe  imalatlardan kaynaklı bakiye  cari hesap alacağı   ile ilgili olduğunu, sözleşme hukukunda temel koşul sözleşmenin kurulmasından sonra tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini sözleşmede  kararlaştırılan şekilde yerine getirmesini, ''ahde vefa ilkesi' denilen bu ilke gereği sözleşme hükümleri, sözleşmede belirtilen işler konusunda taraflar arasında aynen geçerli olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve tarafların sorumlulukları  yorum yolu ile genişletilemediğini, bu ilkeye göre, sözleşmenin tarafları her durumda sözleşmeye riayet etmeli ve ona sadık kalmasını, yine 'ahde vefa' ilkesi  kapsamında sözleşme koşulları tek taraflı olarak değiştirilemediğini, taraflar arasındaki davaya konu D-E-F-G bloklar ile ilgili diğer işler davalı şirket tarafından 08.02.2020 ,14.02.2020 ve 02.06.2020 tarihlerinde  davacı şirketten  teklif alınarak (icap ) bu teklif formu imzalanarak (kabul ) olup, bu bloklar için sözlü olarak kurulduğunu, mahkemenin 2. kez verdiği yetkisizlik kararına gerekçe yaptığı  hukuki yorumun hatalı olduğunu, tarafların tacir olduğunu, TTK hükümleri taraflar arasındaki hukuki ihtilafta uygulanacağını, tacir olan taraflar arasında ne yetki şartının bulunduğunu açıkça B-C bloklarla ilgili yapıldığı sabit olan 10.05.2019 tarihli sözleşmede bir madde ne de sonradan taraflarca imzalanmış B-C bloklarla ilgili sözleşme hükümlerinin (dolayısı ile yetki şartının ) geçerli olacağına dair ayrı bir protokolün olmadığını, içinde yetki şartını barındıran B-C bloklarla ilgili 10.05.2019 tarihli sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden dava konusu D-E-F-G bloklardaki işlerden konu alacağın temelini oluşturan teklif formları üzerinden kurulan eser sözleşmelerinin 10.05.2019 tarihli sözleşmeyle bağlantılı ve eki olduğu sonucu çıkmadığını, B-C bloklar ile ilgili yapılan 10.05.2019 tarihli sözleşme bir bütün olarak  ayrı bir sözleşme, akabinde D-E-F-G   bloklarla icap/kabul şeklinde sözlü olarak kurulan sözleşme ve şartları ayrı birer sözleşmeler olduğunu, teklif formları üzerinden icap/kabul şeklinde kurulan D-E-F-G bloklarla ilgili imzalanan teklif formları üzerinde de bir yetki şartının olmadığını, tacirler arasındaki D-E-F-G bloklarla ilgili icap /kabule korulan eser sözleşmesi ilişkisinin yorum yolu ile genişletilmesini, başka bir sözleşmedeki  yetki şartının yorum yolu ile bu bloklar içinde  kabulü hatalı hukuki yorumlu olduğunu, bu nedenlerle mahkemece hatalı hukuki taktir ve yorumla  verilen 2. yetkisizlik kararını istinaf ettiğini,  istinaf incelemesi sonrası yetkisizlik kararının kaldırılarak dosyanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser s özleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı alt yüklenici, davalı üst yüklenicidir. Taraflar arasında 10.05.2019 tarihli Mabeyn Marmara projesi B-C Blok'un PVC doğrama, cam korkuluk ve küpeşte işleri yapılması sözleşmesi imzalanmıştır. İşin tamamlanması aşamasına gelindiğinde davalı tarafın D blok için 08.02.2020 tarihli fiyat teklifi sunmaları ile taraflar anlaştıkları ve  yeni bir sözleşme imzalanmadan teklif formu karşılıklı olarak imzaladıkları. D blok çalışma devam ederken 01.06.2020 tarihinde E-F-G bloklar ile ilgili teklif alınarak teklif formu üzerine imza yapılarak anlaştıkları anlaşılmıştır. Davada davacı, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince B-C blok edimleri tamamlanarak teslim edildiğini, iş bedeli barter olarak daire verilmek suretiyle ödenmesi kararlaştırıldığını ancak daire fiyatları artması sebebiyle daire deviri yapılmadığını, ihtarname çektiklerini, B-C blok yapımı sebebiyle E2 blok 9 nolu bağımsız bölümün verilmediğini, barter olarak verilen E2 blok 9 nolu bağımsız bölüm'ün tapu iptal için Büyükçekmece 1.Asliye Hukuk mahkemesine açılan davada görevsizlik kararı verilerek Bakırköy Asliye Ticaret mahkemesine gönderildiğini, D-E-F-G bloklar için kesilen 18.10.2021 tarihli 2.217.000,00 TL faturadan kısmi ödeme yapıldığı bakiye 1.717.706,00 kısmı ödenmediğini,  D-E-F-G bloklar kalan alacaka için Küçüçekmece .. icra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile ilamsız takip başlattıklarını, takibe itiraz ile durduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 29. Maddesinde, uyuşmazlıkların İstanbul Çağlayan mahkemeleri yetkili kılınması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının tamamladığı kısımlar itibariyle ödemeler yapıldığını, eksik bırakılan kısımlar için ödemesizlik definde bulunduklarını, dava konusu edilen alacak topu iptal tescil davasında konu edildiğini, davalar arasında derdestlik bulunduğunu, davacı tarafın taraflar arasında imzalanan sözleşme ile ekleri ve ek protokolden doğan yükümlüklerini yetirene getirmediğini, eksik ve hatalı işler sebebiyle davacı bedele hak kazanmadığını, davalı şirketin zararına sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, Mahkeme tarafından verilen 2022/113 Esas ve 2022/1265 Karar sayılı ilamı BAM 15 hukuk dairesi 2023/326 Esas Ve 2023/482 Karar sayılı ilamı ile kaldırıldığını, taraflar arasında Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/187 Esas ve İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/887 esas sayılı dava dosyalarının bulunduğu, HMK 17. Maddesi gereğince tacirler arasındaki davaların kararlaştırılan mahkemede görülmesi gerektiği, taraflar arasında HMK 17 maddesi kapsamında geçerli bir yetki sözleşmesi mevcut olduğunu, sözleşmenin 29. Maddesinde düzenlendiğini, İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesinde yargı yeri olarak belirlendiği, B-C bloklarla ilgili 10.05.2019 tarihli sözleşmeye ek sözleşme niteliğinde taraflar arasında sözleşme yapıldığı, ikinci sözleşmenin asıl sözleşmenin eki sayıldığı kabul edilmesi gerektiği, D-E-F-G bloklarla ilgili işler yönünden davanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaati ile yetkisizlik kararı vermiştir. Mahkeme tarafından 2022/113 Esas ve 2022/1265 Karar sayılı ilamı ile yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine yetkisizlik kararı verilmiştir. Karar istinaf edilmesi üzerine dairemiz 2023/326 Esas ve 2023/482 karar sayılı ilamı ile; \" taraflar arasındaki D-E-F-G bloklarla ilgili olduğu belirtilen 08.02.2020, 14.02.2020 ve 02.06.2020 tarihli teklifler ve sözlü sözleşmenin, B-C bloklarla ilgili 10.05.2019 tarihli sözleşmeye bağlantılı ve ek sözleşme niteliğinde olup olmadığı, ilk sözleşmeden bağımsız ayrı bir sözleşme olup olmadıkları, ilk sözleşmeden bağımsız bir sözleşme olup olmadığı, dolayısıyla 10.05.2019 tarihli sözleşmedeki yetki şartının  D-E-F-G bloklar ilgili işler yönünden de geçerli olup olmadığı hususların değerlendirilmesi, söz konusu tekliflerin 10.05.2019 tarihli sözleşmenin eki niteliğinde olduğu kanaatine varılması halinde yetki uyuşmazlığın anılan sözleşmedeki yetki şartı gözetilerek çözülmesi, söz konusu teklifler ve sözlü sözleşmenin ayrı birer sözleşme olduğu yetki sözleşmesinin eldeki dava yönünden geçerli olmadığı hususları değerlendirilerek Bakırköy 5.Asliye Ticaret mahkemesinin 2022/187 esas sayılı dosyası göz önüne alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.\" mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Somut olayda, taraflar arasında 10.05.2019 tarihli B-C blokların  PVC doğrama, cam korkuluk ve küpeşte işleri yapılması sözleşmesi imzalanmış olup edim tamamlanarak teslim edilmiş olup, sözleşme gereğince barter olarak verilmesi kararlaştırılan 9 nolu bağımsız bölümün verilmemesi sebebiyle ayrı mahkemede yargılama konusudur. Taraflar arasında D-E-F-G blokların inşaat işlerinin yapılmasına yönelik bir yazılı sözleşme imzalanmamıştır. D-E-F-G bloklarla ilgili olduğu belirtilen 08.02.2020, 14.02.2020 ve 02.06.2020 tarihli teklifler taraflarca kabul edilerek icap-kabul şeklinde yeni belirlenen fiyatlar ve işler itibariyle yeni bir sözleşme ilişkisi kurulmuştur. Mahkemece, D-E-F-G bloklarda yapılan inşaat işleri için taraflar arasında B-C bloklar yönünden imzalanan 10.05.2019 tarihli sözleşme kapsamında olduğuna yönelik kabulü doğru değildir. Bu sebeple, 10.05.2019 tarihli sözleşmenin 29. Maddesi gereğince mahkemenin yetkisizlik kararı verilmiş olması hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/01/2024 tarih, 2023/426 Esas, 2024/39 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 29/01/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07d45bc02a216133","SID":"7d5db7f7300dd48a"}}