{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2710 <br>KARAR NO: 2025/661<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/02/2023<br>NUMARASI: 2020/562 Esas - 2023/147 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ... Proje, müvekkil davacı ...  şirketine karşı “Ticari Kayıtlar Gereği Alacak” iddiası ile İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlattığını ve 406.359,05 TL. alacak iddiasında bulunduğunu, işbu takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, işbu itirazın iptali amacıyla davalı tarafça açılan İtirazın İptali davası, İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/534 Esas sayılı dosyası üzerinden halen derdest olduğunu, davalının İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/534 Esas sayılı davasını ikame ederken, dava dilekçesi içeriğinde ihtiyati tedbir talep ettiğini ve mahkemece iş bu talebin reddedildiğini, akabinde davanın seyri esnasında henüz yargılama devam ederken ve mahkemece dosyaya gelen ilk bilirkişi raporuna taraflarca yapılan itirazlar kabul edilerek dosya ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdii edilmiş iken davalı tarafça gerçek olmayan ifadeler ile mahkeme yanılgıya düşürüldüğünü ve müvekkili şirket ve dava dışı 3.kişiyi zor duruma düşüren haksız ihtiyati haciz kararları alındığını, bu nedenle eldeki davayı ikame ettiklerini, alacaklının ihtiyati haczinin haksız olduğunun mahkemesince kaldırılması ve davacının feragati ile de ortaya çıktığını, davalı ... Proje iş bu itirazın iptali davasında; bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazın davayı uzatmaya yönelik kötü niyetli hareket olarak nitelendirmek sureti ile ihtiyati haciz  talep ettiğini, halbuki ek rapor ile bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazlarının haklılığının da ortaya çıktığını, söz konusu ilk ihtiyati haciz talebinin İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesince 11.06.2020 tarihinde kabul edildiğini ve “406.359,05 TL. alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere davalının adına kayıtlı Samsun İli Çarşamba İlçesi ... Mahallesi ... Mevkii .. Cilt ... Sayfa ... Ada ... Parselde kayıtlı taşınmazı üzerine %10 teminat tutarı karşılığında ihtiyaten haciz konulmasına karar verildiğini, işbu ihtiyati haciz kararı sonrası  mahkemesince Çarşamba Tapu Müdürlüğüne haciz yazısı yazılmış ve tapu müdürlüğünden “İlgi Yazınızda belirtildiği üzere, ... Mh. ... Ada ... Parsel olan taşınmazın 1/1 payı ... Ltd.Şti.’ne ait payı üzerindeki 19.06.2020 tarih ve ... yevmiye ile İhtiyati Haciz Tesisi işlemi yapıldığını, taraflarınca  11.06.2020 tarihli ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini, 10.07.2020 tarihli duruşmada; “Mahkememizce verilen 11.06.2020 tarihli ihtiyati haciz kararına konu talebin Samsun İli Çarşamba İlçesi ... Mahallesi ... Mevkii .. Cilt ... Sayfa ... Ada ... Parselde kayıtlı taşınmaz üzerine özgülenmiş talebe konu edilmiş olması ve söz konusu gayrimenkulün dava dışı 3. Tüzel kişiye ait olduğunun anlaşılması sebebiyle” ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verildiğini, haksız ihtiyati haciz uygulaması sebebiyle  müvekkili şirketin ticari ilişkisi içerisinde olduğu 3.kişi ... Pazarlama Limited Şirketi nezdinde  borcunu ödemeyen, borca batık firma izlenimi yaratılarak kendi taşınmazları açısında risk gördüğünü ve müvekkili şirket ile olan ticari ilişkilerini sonlandırdıklarını, maddi zarara uğrayan müvekkili şirket adına eldeki davayı ikame etmeleri gerektiğini,  davalı ... Projenin bu defa 14.07.2020 tarihinde 3.kişiye ait olduğu ortaya çıkan taşınmaz üzerindeki üst hakkı ve menkul malların haczi amacıyla ikinci kez ihtiyati haciz talep ettiğini, İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/534 Esas sayılı dosyası üzerinden bu defa ihtiyati haciz talebinin duruşmalı olarak görülmesi yönünde ara karar oluşturulduğunu, duruşma günü beklenmekteyken bu defa mahkemenin kendi hakimleri izinliyken dosya hakkında sağlıklı bilgi sahibi olmaları beklenmeyecek nöbetçi hakimler tarafından mahkeme asıl hakimlerinin duruşma günü açmış olması yok sayılarak davalı ... Projenin ihtiyati haciz talebinin kabul edildiğini, işbu ihtiyati haciz kararına karşı da taraflarınca itiraz edildiğini, mahkemesince itirazlarının incelenmesi amacıyla yeniden duruşma günü verildiğini, bu defa davalı ... proje tarafından duruşma günü beklenmeksizin, dosyaya sunulan dilekçe ile ihtiyati hacizden feragat ettiğini, ihtiyati hacizden feragat edilmesinin sebebinin ise  söz konusu ihtiyati haczin uygulanması ve menkul haczi için Çarşamba İcra Dairesi ... Talimat sayılı dosya üzerinden hacze gidilmesi ve haciz mahallinde yine dava dışı 3.şahıs ... Ltd.Şti. ‘nin bulunduğunun tespit edilmesinin gösterildiğini, davalı tarafça  İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/534 Esas sayılı dosyası içerisine sunulan haciz talimatının incelenmesi ile görüleceği üzere, müvekkil şirket bir kez daha dava dışı 3.kişi ... Ltd.Şti. nezdinde itibar kaybı yaşandığını, İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi bu defa 2.ihtiyati haciz kararını da kaldırdığını, davalının dosyaya yatırmış olduğu teminatı iade etmeyerek tarafımıza tazminat davası açmak için süre verdiğini, 3.kişiye ait olduğu ilk ihtiyati haciz ile ortaya çıkan taşınmaz üzerinde ısrarla 2. Kez İhtiyati haciz talebinde bulunarak bu defa menkul haczi (ki haciz konusu malların ne olduğu dahi belirtilmeksizin) talep eden, müvekkil şirketi mal kaçırmakla itham eden, müvekkil şirketin ... Kurumu ile arasındaki akdi ilişkiye dayanarak devir yasağı vb. (sadece müvekkil şirketi ilgilendiren ve müvekkil şirketin TKDK ile arasında akdedilen sözleşmeye ait) konularda mahkemesine yanıltıcı bilgiler vererek -nöbetçi hakimlerden- ikinci kez ihtiyati haciz kararı alan davalı ... Proje müvekkili şirketin ticari itibarının kaybolmasında ve maddi zarara uğramasında ağır kusurlu olduğunu, davalı ... Proje, İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/534 Esas sayılı dava dosyasında “Ticari Kayıtlar Nedeni ile Alacak” iddiasına dayandığını, müvekkili şirketin itiraz ettiği faturalara dayanan davacının henüz yargılama devam ederken ve ek rapor ile alacak miktarının ihtilaflı olduğu ortaya çıkmışken talep ettiği haczin haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, müvekkili şirketin İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/534 Esas sayılı dosyası üzerinden alınan Haksız İhtiyati Hacizler nedeni ile uğramış olduğu;  maddi zarar için belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL. ve ticari itibar kaybı ve davalının gerçek dışı ithamları nedeni ile uğradığı manevi zarar için ise 200.000,00-TL manevi tazminatın haksız ihtiyati haczin kaldırıldığı 07.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil şirkete verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ... Ltd. Şti. ile davacı ... Gıda San. Ltd. Şti. Samsun İli, Çarşamba İlçesi, ... Köyünde \"250 BAŞ BESİ AHIRI PROJESİ\" yapımı adı altında 1.609.497,58 TL + KDV bedelli sözleşme imzalanmıştır. 03.12.2014 tarihli sözleşme gereğince müvekkil şirket sözleşmesel edimlerini yerine getirmiş olup; davacı şirket ile aralarındaki cari hesap ekstreleri sonucunda sözleşme bedelinin 406.359,05 TL'lik kısmının tahsili hususunda davacı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından takip başlatıldığını, başlatılan takibe davacı şirket tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, yapılan itirazın kaldırılması gayesiyle İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/534 E. sayılı dosyasından itirazın iptali davası ikame edildiğini, yargılama safhasında mahkemece defter incelemesinin yapılması ve alacağın tespiti amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verildiğini, inceleme gününde davacı tarafın defterlerini sunmadığını,  davacı şirket ticari defterlerini sunmadığı takdirde, bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin müvekkil şirket defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılacağını, somut olayda da davacı defterlerini sunmamış olduğundan, bilirkişilerce yapılan incelemenin sonucunda tespit edilecek olan alacağın varlığını kabul etmiş olacağından bu durumun ayrıca müvekkil yararına usulü kazanılmış hak da doğurduğunu, 10.06.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin ihtilafsız olduğu, tacir olan müvekkil şirketin incelenen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve incelenen ticari defterlere göre müvekkil şirketin davacı şirketten takip tarihi itibariyle 406.359.05 TL alacaklı olduğu sonucuna varıldığını, mahkeme dosyasından alınan bilirkişi raporu, alacağımızın varlığı konusunda İİK. 257 v.d. maddelerinde aranan yaklaşık delil mahiyetinde olduğundan, 10.02.2020 işbu rapor doğrultusunda davacının Uyap Takbis sisteminde kayıtlı görünen taşınmazı üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edildiğini, taleplerine davacı tarafça itiraz edildiğini, söz konusu itiraz dilekçesinde taşınmazın kendi üzerlerine kayıtlı olmadığından hiçbir şekilde bahsedilmediğini, mahkemece bu konuda 11.06.2020 tarihinde (talepten tam 4 ay sonra) ihtiyati haciz kararı verildiğini, taraflarına 19.06.2020 tarihinde karar tebliğ alınıp dosyasına teminat mektubu sunulduğunu ve 23.06.2020 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyası ile kararın işleme konulduğunu, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyasında Samsun İli, Çarşamba İlçesi, Zümrüt Mahallesi, ... Mevkii, ... Cilt, ... Sayfa, ... Ada, ... Parselde kayıtlı taşınmazın davacı ... üzerine kayıtlı olması halinde haciz şerhi işlenmesi hususunda 23.06.2020 tarihinde Çarşamba Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılmış olup; müzekkere cevabında davacının ilgili taşınmazdaki üst hakkı üzerine haciz şerhi işlendiği dosyaya bildirildiğini ve davacı şirketin söz konusu taşınmazda üst hakkı olduğunun tespit edildiğini, bu esnada, davacı şirket İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.06.2020 tarihli ihtiyati haciz kararına itiraz ettiğini, burada da taşınmazın kendi üzerlerine kayıtlı olmadığı bilgisini gizlediğini, itiraz üzerine 10.07.2020 tarihine duruşma açıldığını, mahkemenin 10.07.2020 tarihli duruşmada; \"Mahkememizce verilen 1 î/06/2020 tarihli ihtiyati haciz kararına konu talebin Samsun İli, Çarşamba İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, .. Cilt, ... Sayfa, ... Ada, ... Parselde kayıtlı taşınmaz üzerine özgülenmiş talebe konu edilmiş olması ve söz konusu gayrimenkulun dava dışı 3. Tüzel kişiye ait olduğu anlaşılması sebebiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına... \" şeklinde karar verdiğini, ihtiyati haczin uygulanması amacıyla İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce sehven yapılan işlem neticesinde Tapu Sicil Müdürlüğü'nün mahkemeye vermiş olduğu yazı cevabından ve davacı şirketin duruşma esnasındaki beyanlarından, taşınmaz üzerinde davacı şirketin üst hakkı olduğunun tespiti üzerine bu kere 14.07.2020 tarihli ihtiyati haciz talebimiz ile Samsun İli, Çarşamba İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, .. Cilt, ... Sayfa, ... Ada, ... Parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki davacı şirketin üst hakkının ve hibe sözleşmesi kapsamında sağlanmış tesis, makine, ekipman, teçhizat, ve diğer malzemelerin mülkiyet haklarına haciz konulması talep edilmiştir. Ancak bu talebimizle ilgili mahkeme heyetince herhangi bir karar verilmemiş, adli tatil sürecinde tarafımızca mahkeme heyetinin olamayacağı endişesi ve davacı şirketin TKDK sözleşmesi gereğince 5 yıllık devir yasağının son günü 05.08.2020 olması sebebiyle  aynı taleplerimizi içerir dilekçemiz yeniden UYAP sisteminden 23.07.2020 tarihinde gönderildiğini, yani işbu talep farklı bir talep olmayıp; 14.07.2020 tarihli talep dilekçemizin tekrarı ve hatırlatması niteliğinde olduğunu, bu defa mahkeme tarafından 24.07,2020 tarihinde taleplerinin kabul edilerek, taleplerimiz doğrultusunda davacı şirketin taşınmazdaki üst hakkı üzerine ve yine hibe sözleşmesi kapsamında sağlanmış tesis, makine, ekipman, teçhizat ve diğer malzemelerin mülkiyet hakları üzerinden nihai karar kesinleşinceye kadar ihtiyati haciz konulmasına karar verildiğini, işbu kararın  İİK.261. madde kapsamında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyasına, öğrenildiği anda 29.07.2020 tarihinde sunularak, aynı gün hem Çarşamba Tapu Sicil Müdürlüğü'ne hem de Çarşamba Nöbetçi İcra Müdürlüğü'ne gerekli işlemlerin yapılması amacıyla müzekkere gönderildiğini, ancak İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen ihtiyati haciz kararı süreci devam ederken, 14.07.2020 tarihinde talep edilen ihtiyati hacizden sonra talebimizi dosyadan gören davacı şirket 24.07.2020 tarihinde verilen ihtiyati haciz kararından sadece bir gün önce, tapuda üst hakkı tescil edilmiş tesisi kanunsuz bir şekilde, TKDK sözleşmesine de aykırı olarak tapudan terkin ettirerek mal kaçırma işlemi yapıldığını, 29.07.2020 tarihli tapu müzekkere cevabında; \"Borçlu adına olan ... Mahallesi, ... ada, ... parsel üzerindeki intifa hakki 23/07/2020 tarih ve ... yevmiyeli işlem ile terkin edildiğinden taşınmaz kaydına rastlanmamış olup... \" şeklinde olduğunu, halbuki davacı şirketin  ihtiyati haciz taleplerimize karşılık İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/534 E. sayılı dosyasında, 02.03.2020 tarihinde verdikleri ilk beyan dilekçelerinde; \"Müvekkil şirketin ekonomik durumunun kötü olduğu, mallarım elden çıkarttığı iddialarının gerçekler ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Müvekkil şirketin adresi bellidir. Mallarını gizlemek, kaçırmak gibi bir eylemi söz konusu değildir. Hali hazırda aktif olarak çalışmaktadır.\" derken, 21.06.2020 tarihli dilekçesinde de; \"Müvekkil şirket ne mallarını gizlemeye, ne kaçırmaya hazırlık içerisinde değildir. Buna ilişkin en ufak bir emare dahi yok iken, davacının ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair karar tesis edilmiş olması nedeni ile karara itiraz etmemiz gerekmiştir \" beyanlarında bulunulduğunu, ihtiyati haciz ile ilgili talepleri devam ederken  davacı şirket mal kaçırma eylemine devam ettiğini, gelinen noktada davacı şirket üzerine kayıtlı taşınır veya taşınmaz mal, malzeme ve ekipman da bulunamadığını, davacı şirketin 5 yıllık devir yasağına aykırı davrandığını, 05.08.2015 tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin sonunun  05.08.2020 tarihinde bitiyor olmasına rağmen, davacı şirket bu tarihten önce tüm mallarını devrettiği gibi, ... Mahallesi, .. ada, ... parsel üzerindeki üst hakkını da tapudan terkin ettirmiştir. İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunmuş oldukları tüm ihtiyati haciz taleplerinde dava dışı şirketin mal kaçırma girişimlerinde bulunduğu belirtilmiş, bu konuda gerekli önlemlerin alınması konusunda mahkemeye defalarca başvurularda bulunulduğunu, ancak gelinen noktada mal kaçırma girişimlerinin engelemediğini, haklı nedenlerle alınan ihtiyati haciz kararlarına rağmen davacı şirketin mal varlıklarını kaçırdığını ve 21.09.2020 tarihinde tasfiye sürecine girdiğini, davacı şirketin halen asılsız iddialarla müvekkili şirketi zarara uğratmaya çabaladığını, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen ihtiyati haciz kararından beklenen fayda sağlanamamış, davacı şirket üzerine kayıtlı tüm malvarlığını devretmiş olduğundan, ihtiyati haczin konusuz kaldığından İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/534 E. sayılı dosyasına sundukları 28.09.2020 tarihli dilekçe ile taraflarınca ihtiyati hacizden feragat edildiğini ve 07.10.2020 tarihli duruşmada  ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verildiğini, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, öncelikle dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise savunmaları doğrultusunda davanın esastan reddine, müvekkili şirketin işbu davanın takibine zorlayan ve mal kaçırmak suretiyle müvekkilini zarara uğratan davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"... Taraflar arasında devam eden alacağa ilişkin dava olup  İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/534 Esas sayılı dosyasından görülen davada, davanın kabulüne karar verildiği  dosyanın derdest olduğu,  intifa hakkına ilişkin alınan ihtiyati haciz kararının, intifa hakkı 23/07/2020 tarih ... yevmiyeli işlem ile terkin edildiğinden uygulanmadığı ayrıca  taşınmaza ilişkin  ihtiyati hacizinde uygulanamadığı anlaşılmakla, davacının iddia olunan haksız ihtiyatı hacizden kaynaklı uğradığı maddi  zararının ve davalının kötüniyetinin ve ağır kusurunun varlığının iş bu davada  ispat edilemediği değerlendirilmekle davanın reddine..\" karar verilmiştir.  Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Tazminat koşullarının oluşması nedeni ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır Dava; Haksız ihtiyati haciz iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. Uyuşmazlığa, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 50. maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen hükümler gereğince; Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması  davacı  tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir (Yargıtay 4 HD'nin 2021/17980 E. - 2022/9874 K. Sayılı ilamı). Haciz isteminin dayanağının  bir hak veya alacak olması ve haciz tarihinde mevcut bulunması gerekir. Aksi halde, haksız bir haciz ve buna bağlı olarak da sorumluluk söz konusudur. Eylem ile zararlı sonuç arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerek ve yeterlidir. Haciz isteyen alacaklı haksız çıktığı takdirde, borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan kusursuz olarak sorumludur. Ancak bu durumda dahi uğranılan maddi zararın ispatı zorunludur (Yargıtay 4 HD'nin 2016/14413 E. - 2019/483 K. Sayılı ilamı). Haksız icra takibi veya hacze dayalı manevi tazminat istemi ise, 818 sayılı BK.'nun 49. maddesinden (6098 sayılı TBK'nun 58. maddesi) kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu sebeple de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz. Somut olayda, taraflar arasında sözleşmeden kaynaklanan alacak sebebiyle itirazın iptali davasının davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti tarafından İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/534 Esas sayılı dosyasından ihtiyati haciz işlemleri yapılmasının talep edildiği, Çarşamba Tapu sicil müdürlüğü müzekkere cevabına göre ilk ihtiyati hacizin sehven 3. kişiye ait taşınmaza şerh edildiğinin, ikinci ihtiyati haczin de ... Tic. Ltd. Şti'ne ait taşınmaz üzerine konulduğunun anlaşılması nedeni ile taşınmaz haczinde davalının haksız olduğun iddiasının ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/562 Esas  2023/147 Karar sayılı 21/02/2023 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,  3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cdc6ff5ae65a175f","SID":"956f3bd1dd81f81e"}}