{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/449 - 2025/67<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/449 <br>KARAR NO\t: 2025/67<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17.11.2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/1039 Esas 2022/869 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 23.01.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 21.02.2025<br><br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.11.2013 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ'ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta AŞ'ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacının yaralandığını, ceza yargılamasında araç sürücülerinin cezalandırılmasına karar verildiğini, kaza nedeniyle davacının manevi olarak zarar gördüğünü, tedavi ve yol masrafları yaptığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla SGK tarafından karşılanmamış 326,25-TL harcamaları ve 400,00 TL tedavi yol masrafları toplamı 726,25-TL, çalışma gücünün geçici kaybı sebebiyle 600,00 TL, iki adet diş ve çene kemiği kırığı sebebiyle çiğneme konuşma ve yüz görünümünün bozulması sebepleriyle maluliyetinin hesaplanarak 2.000,00 TL sürekli çalışma gücünün kaybına ilişkin tazminatın, ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle 1.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücüler ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davalı sigorta şirketleri hakkındaki dava asıl davadan tefrik edilerek eldeki dava dosyası oluşturulmuştur.<br> Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından davalı şirkete KTK'nın 97. maddesi hükmü uyarınca başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, görev yönünden itirazlarının olduğunu, zorunlu arabuluculuğa başvuru yapılmaksızın dava açılmış olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazının oluşumunda kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, usule ve esasa ilişkin tüm itirazları değerlendirilerek davanın reddini savunmuştur.<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, arabuluculuk kanun yoluna başvuru yapılmadan dava açılmış olduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğunu, KTK'nın 97. maddesi uyarınca sigorta şirketine müracaat edilmediğini, davacının maluliyetinin tespiti için rapor düzenlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik, tedavi ve yol giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davanın usulden aksi halde esastan reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu, davalı ... Sigorta AŞ ve ... Sigorta AŞ yönünden davanın tefriki ile, davanın davalı sigorta şirketleri yönünden arabuluculuğa başvurmadan davanın açıldığı, dava şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile  6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A-1 maddesi ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde, trafik kazası nedeniyle araç sürücüsü, araç sahibi ve sigorta şirketlerine karşı açılan davada görevsizlik kararı verildiğini ve dosyanın asliye ticaret mahkemesine geldiğini, daha sonra dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verildiğini, davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olup karşı görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, hiçbir ticari ilişkisi olmayan karşı araç sürücüsü ve sigorta şirketine karşı açılan davalarda ihtiyari arabuluculuk söz konusu olup zorunlu arabuluculuk bulunduğu gerekçesiyle usulden ret kararı verilmiş olmasının doğru olmadığını, kaza tarihinde arabuluculuk müessesesinin henüz hukuk sistemine girmediğini, kaza tarihindeki usul hükümlerinin uygulanması gerektiğini, sigorta şirketleri lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>Davacı vekili, 14.11.2013 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ'ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta AŞ'ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davalı sigorta şirketleri yönünden davanın asıl davadan tefrikine ve  davanın davalı sigorta şirketleri yönünden 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A-1 maddesi ve HMK'nun 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\t6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar mutlak ticari davalardır. TTK'nın 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme, asliye ticaret mahkemeleridir. Zorunlu mali sorumlulu sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1483. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle de dava, TTK 4/1-a maddesi gereğince mutlak ticari davadır. Türk Ticaret Kanunun 4.maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanun'un 5.maddesinin 2.fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan davalara, ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.<br>\t6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\"  düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. <br>\t6325 Sayılı HUAK'na \"Dava Şartı Olarak Arabuluculuk\" başlığı ile 18/A maddesi eklenmiş olup, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. fıkrasında; \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>\tSomut olayda 14.11.2013 tarihinde davalı sigorta şirketlerine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araçların çarpışması sonucunda meydana gelen kazada yolcu konumunda  olan davacının yaralandığı belirtilerek maddi ve manevi tazminat talebiyle sigorta şirketleri ile araç sürücüleri ... ve ...'a husumet yöneltilmek suretiyle davanın 15.11.2021 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.04.2022 tarihli ve 2021/711 Esas, 2022/202 Karar sayılı kararı ile davaya bakmaya ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği ve bu kararın 19.07.2022 tarihinde kesinleştiği, görevsizlik kararı üzerine dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/664 Esas sırasına kaydedildiği, 17.11.2022 tarihli karar ile davanın davalı ... Sigorta AŞ ve ... Sigorta AŞ yönünden tefrik edilerek eldeki dava dosyasının oluşturulduğu ve mahkemenin 2022/1039 Esas sayısına kaydedildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak dava dilekçesi ekinde ibraz edilmediği gibi davacı vekili 17.11.2022 tarihli duruşmada davalı sigorta şirketleri yönünden arabuluculuğa başvurulmadığını, ayrıca 2918 sayılı KTK'nin 97. maddesi uyarınca da başvuruda bulunulmadığını ifade ettiği nazara alındığında davanın zorunlu arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olmasında ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre davalılar lehine yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, <br>5-Kararın taraflara tebliğine,  <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay'da TEMYİZ  YOLU AÇIK olmak üzere 23.01.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"88dac8584c9e40f4","SID":"ae4a94334caa858e"}}