{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/174 - 2025/55<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/174 <br>KARAR NO\t: 2025/55<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29.11.2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/397 Esas 2022/798 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 23.01.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 03.02.2025<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.12.2016 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı otobüsün tek taraflı kaza yapması sonucu  otobüste yolcu olarak bulunan davacının eşi ...'nun  vefat ettiğini, davacının eşinin vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya dair  hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile, talebini 139.476,41-TL’ye yükseltmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davalının kaza yapan otobüsün zorunlu mali sorumluluk sigortası sigortacısı olduğunu, öncelikle karayolları zorunlu taşımacılık mali sorumluluk sigortacısına başvurulması gerektiğini, sorumluluklarının bulunması halinde ise sigortalı aracın kusuru oranında sorumlu olduklarını, avans faizi talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2019/3282 Esas 2022/1087 Karar sayılı kararı ile,4925 Sayılı Yasanın 18. maddesinde düzenlenen Karayolları Zorunlu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırılması zorunluluğu 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren  6704 Sayılı Yasanın 17. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup, kaza tarihi olan 29.12.2016 tarihi itibariyle Karayolu Taşıma Kanuna tabi araçların Karayolları Zorunlu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırması zorunluluğu bulunmamaktadır. 26.04.2016 tarihinden önce yapılmış sigorta olması halinde sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam etmekte ise de; ilk derece mahkemesi tarafından Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden kaza yapan aracın  Karayolları Zorunlu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası olup olmadığı sorulmuş, kaza tarihini kapsar Karayolları Zorunlu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası olmadığının bildirildiği, yazı cevabının aksine de delil bulunmadığı, trafik kazası nedeniyle meydana gelen zararlardan sürücü ve işleten ile birlikte davalı sigorta şirketi de sorumlu olacağı,  hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun Yargıtay uygulamalarına uygun olmadığı gerekçesi ile kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrası aktüer bilirkişiden ek rapor alındığı, davacının sürekli işgöremezlik zararının 158.344,14 TL olarak hesaplandığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne, 139.476,41 TL destekten yoksun kalma tazminatının (sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) dava tarihi olan 15.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş, karara karşı  davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadan davanın açıldığını, usulden reddi gerektiğini, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, aktüerya hesabında 1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. <br>Davacı vekili,d avalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı otobüsün tek taraflı kaza yapması sonucu  otobüste yolcu olarak bulunan davacının eşi ...'nun  vefat ettiğini, davacının eşinin vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kaldığını belirterek destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece BAM kaldırma kararından sonra davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>1-Davalı sigorta şirketi, davacı tarafından davadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru olmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; Dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK.nın 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre dava açılmadan önce, davalının da kabulünde olduğu gibi davacı tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşıldığından KTK'nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde; özellikle, kaza tespit tutanağı ve kazaya ilişkin kesinleşen Boyabat Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/46 Esas 2018/47 Karar sayılı ceza kararında belirlenen maddi olgulara göre davacılar desteğinin davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı otobüste yolcu olarak bulunduğu, araç sürücüsünün, aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması şeklinde gerçekleşen tek taraflı kazada tam kusurlu olduğunun kabul edilmesinde, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı iptal kararı ile ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün olmadığından Yargıtay uygulamalarına göre destekten yoksun kalma zararının hesaplanmasında progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapılan aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.527,63 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.260,00 TL harcın mahsubu ile kalan 7.267,63 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>3- Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, <br>5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23.01.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br> <br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4c26af4a539535ee","SID":"b240b43ad8d1efce"}}