{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 28/06/2024<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 17/02/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili Antalya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel 'de kayıtlı arsa üzerine anahtar teslim inşaat yapım işi için arsa malikleri ile Antalya 3. Noterliği'nin 16.05.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzaladığını, Antalya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel 'de kayıtlı arsada başlayan inşaatın beton döküm işi için de ... Anonim Şirketi (... Şubesi) ile Hazır Beton Alım-Satım Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmeye istinaden müvekkili üzerine düşen ödeme yükümlülüklerini yerine getirdiğini, 08.01.2024 tarihinde alınan numune örnekleri sonucu 7 gün sonraki dayanıklılık testi 15.01.2024 tarihinde olumsuz olması üzerine, davalı firma ve müvekkilinin itirazları üzerine Çevre Şehircilik Antalya İl Müdürlüğü tarafından 04.03.2024 tarihinde afınan ikinci numune sonucu yapılan ikinci kontrollerde de teslim edilen betonun gerekli standartları sağlamadığı deney sonucu anlaşılmış ve müvekkilin inşaatının durdurulduğunu, Hazır betonun teslim edildiği 08.01.2024 tarihinden sonra müvekkil bir üst kat için hazırlıklarına başladığını, Çevre Şehircilik tarafından yapılan ikinci deney sonrası alınan 07.03.2024 test sonucuna kadar müvekkilinin inşaatına devam ettiğini, gelinen aşamada; müvekkili firma, ayıplı ifa nedeniyle Yapı Denetim kontrollerinden geçemediğini, inşaat yapımı durdurulduğunu ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereği yüklenmiş olduğu edimleri yerine getiremediğini, standartlara uygun beton teslimi yapılmayarak; dökülen betonun standartlara uygun hale getirmek için gerekli olan, bir sonraki kat için yapılan hazırlıkların sökülmesi ve söküm nedeniyle malzeme ve işçilik zararı, ayıplı betonun sökülmesi, yeniden inşası, tüm bu iş ve işlemler için malzeme, işçilik bedelleri ve zaman kaybı nedeniyle müspet/menfi zararları oluştuğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.000.000,00 TL alacağı teminen; ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile; borçluların borca yeterli miktardaki menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi ve menkullerin muhafazası için öncelikle teminatsız olarak, mahkemen aksi kanaatte ise de mahkemece takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyaten haczine karar verilmesini, sözleşme gereği ayıplı olarak teslim edilen mallar nedeniyle müvekkilinin uğrayacağı zararın miktarınınn bu aşamada tafafımızca tespiti mümkün olmadığından belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 2.000.000,00TL(ikimilyontürklirası) zararlarının Antalya 22. Noterliği'nin 29/03/2024 Tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile tahsiline, müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu, betonun teslimi ve bedelinin ödendiği hususunda ihtilaf bulunmadığı yine eserin ayıplı olduğu hususuna ilişkin ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın ayıbın meydana gelmesinde taraflardan hangisinin kusuru bulunduğuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Dava edilen alacak işçilik gideri, kullanılan malzemenin telef olması, yeniden inşaat maliyeti ve geç teslimden kaynaklanan maliyet olup bu hususta alacak miktarının davacı yanca neye göre belirlendiği belli değildir. Zarar ve maliyet kalemlerine ilişkin dosyada somut veri de bulunmamaktadır. Alacak gerek kusur gerek miktar yönünden bilirkişi incelemesi ve yargılamayı gerektirmekle, ihtiyati haciz talebinin reddine ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  ihtiyati haciz kararı için mutlak ispat değil yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, eldeki dosyada yaklaşık ispatın sağlanmasına rağmen ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, zira basınç dayanımı standartlara uygun olmayan ayıplı beton teslimi ile müvekkilinin zararının doğduğunu, bu betonlardan dolayı yaptığı harcamalara dair faturaları da sunduğunu, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'nün beton dayanımının yetersizliğinden dolayı inşaatı durdurma kararıyla da bu durumun ispatlandığı gözetilmeden somut veri yokluğu gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>İstinafa konu ara karar,  ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 28/06/2024 tarihli karardır.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.<br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"080a67b1ebc07b65","SID":"9fabc7d14f0ef93e"}}