{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1694 <br>KARAR NO:2025/98<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:28/01/2021<br>NUMARASI:2016/1237 E. -  2021/77 K. <br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı gerçek kişilere ait olan ve  Gaziosmanpaşa  İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde ..-..-... nolu bağımsız bölümler üzerine davacının davalı şirketten olan alacaklarını temin etmek üzere  toplam 600.000,00 TL miktarlı,  ipotek tesis edildiğini, ipotek tesis tarihinde  malik olan ..., ..., ..., ..., ... tarafından ipoteğin tesis edildiğini,  aradan geçen süre içerisinde tapu kaydında değişiklik olduğunu,  en son ..., ..., ...,... ve ...'ın malik olarak göründüğünü, davalı borçlular aleyhine  ... sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davalıların bir kısmına tebligatların geç yapıldığını, bir kısım ipotek veren maliklerin değiştiğinin öğrenildiğini,  maliklerden bir kısmının borca itiraz ettiği halde bir kısım maliklerin borca itiraz etmediğini, ipotek borçlusu davalı  şirketin,  ..., ..., ...'ın haksız ve mesnetsiz olarak borca itiraz ettiğini,  davalı şirketin  ve dolayısıyla ipotek borçlusu maliklerin davacıya ipotek borç miktarının çok üzerinde borçları olduğunu, ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunun anlaşılacağını ileri sürerek, itirazın iptaline ve  %20 kötü niyet tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ..., savunmasında özetle; ... tarihli  dilekçede sadece ipotek verdiğini ve verdiği ipotek kadar borcu olduğunu belirttiğini,  kötü niyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., savunmasında özetle;...-...-...-...- no'lu bağımsız bölümleri,  üzerinde  ipotek olduğu halde ... 'ın 1/8 hissesi ve ...'ın 1/8 hissesini  bedelsiz devraldığını,  şahısların borçlarına sebep tapulara başka haciz gelmemesi ve tapunun üzerinde bulunan ipoteğin ödenip borcunun sıfırlanması için üzerine almış olduğu bedelsiz tapuları, borcun sıfırlanmasından sonra kişilerin kendilerine devredileceğini,  fakat ipotek borcunun ödenmediğini, asıl borçluların (..., ...) borcu ödeme sözüne binaen taşınmazların  üzerinde kalmaya devam ettiğini,  dolayısı ile davacıya borcu bulunmadığını, borcun  ipoteği veren ve asıl borçlu olan ... ve ...'a ait olduğunu, borcu bulunan kişilerin devamlı surette borçuları en kısa sürede ödeyeceklerini ve kendisinin üzerinde bulunan malları alacaklarını söyleyerek kandırdıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., savunmasında özetle; davacı ile yapılan ipotek senedinden haberi olmadan ipotek tesisi yapıldığını,  alacak borç  tutarını bilmediğini, olaya vakıf olmadığını, bu nedenle borca faize ve ferilerine itiraz ettiğini, davalı şirket yetkilisinin ...'nın icra dosyasına yaptığı itirazında davacı şirket ile aralarında 3 adet tazışmazın alacaklıya satışı yapıldığını borca ve borcun faizlerine ferilerine itiraz ettiğini belirttiğini, ... ve ... tarafından kandırıldığını, ... adına nitelikli dolandırıcılık ile ilgili bir çok dava olduğunu,...'ın önceki yıllarda imzasını taklit ederek noterden tastikli yazıyı ticaret sicil gazetesinde yayımlattığını, ....'ın üzerine kayıtlı birçok taşınmazın şirket çalışanlarına bedelsiz devrettiğini,  tüm bunları mal kaçırmak için yaptığını, davalı şirketin yetkilisinin ... olmadığını, şirket yetkililerinin ... ve ... olduğunu, bu şahısların da ipotek takibine itiraz ettiklerini,  takip tutarları kadar borcunun olmadığını, protokol ve ödemelerin yapıldığına ilişkin şirket defterlerinin ve tüm belgelerin incelenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Feri Müdahil ..., savunmasında özetle;  öncelikle davacı şirkete yapılan ödeme ile kalan borç hakkında bir bilgisinin olmadığını,  davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesini talep ettiklerini, kendilerine göre borçlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Gaziosmanpaşa  İlçesi, ... Mah, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ...-...-... nolu bağımsız bölümler üzerine tesis edilmiş bulunan 26/03/2012 tarihli ..., ..., ... yevmiye nolu ipoteklerin paraya çevrilmesi için başlatılan ... sayılı dosyasına davalılar itirazda bulunmuştur.Davalı ... icra takibine itirazında takip alacaklısı veya başka 3. Kişilere ipotek vermediğini, gerek kendisinin gerekse ortağı olduğu...Ltd şirketinin kimseye borcu bulunmadığını, ipotek senedinde ki imzayı kabul etmediğini belirtmiştir..İpotek akdini davalı yerine vekaleten ... imzalamıştır. Bu nedenle imza inkarına ilişkin itirazı dikkate alınmamıştır.Davalı ... ... satışın gerçek satış olmadığını ileri sürmüş ise de  kişinin kendi muvazaasına dayanamaması ve kayıt maliki olması nedeni ile bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.Davalı ... yargılama sırasında şahsi borcunun bulunmadığını ipotek borcuna ise itiraz etmediğini ifade etmiştir.Davalı ..., dava dışı ...'ın davalı şirketin gayri resmi ortağı olduğunu, şirket yetkilisi gibi gayri resmi işlemler yaparak şirket adına kendi nam ve hesabına borçlandığını, ...'ın kredi, ipotek gibi şahsi borçlarını davacı ... Şirketinin ödediğini ancak unların davalı şirket hesabına borç kaydedildiğini  davacı ile davalı şirket arasındaki alacak borç ilişkisinin gerçek olmadığını ileri sürülmüştür.Tarafların iddia ve savunmaları, ticari defterleri, ipotek belgeleri ile icra dosyası üzerinde konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile alacağın varlığı ve gerçekliği hakkında inceleme yapılmıştır.<br>... ve ... tarafından sunulan 19.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme de davacı şirketin davalı şirketten 847.337,80 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirket defterlerini ibraz etmediğinden defterleri incelenmemiştir. Aynı bilirkişiler 01.3.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda bu kez davalı...Ltd şirketinin defterleri de incelenmiş ve davalı şirketin 2014 yılı defterlerinin eksik olduğu yevmiye defterindeki son kaydın 10.09.2014 tarihli ... nolu yevmiye kaydı olduğu, davalı şirketin davacıya  847.337,80 TL borcu bulunduğu belirlenmiştir. ... ve ... yavaş tarafından sunulan 28.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda ilk bilirkişi heyetinden alınan raporla benzer tespitler ile davacının davalı şirketten 05.12.2014 tarihi itibariyle 847.337,80 TL, 31.12.2014 dönem sonu itibariyle 947.337,80 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır.Alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesi için alınan bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun somut bilgi ve belgeye dayalı, tarafların ve hakimin denetimine açık ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun olduğu kanaati ile mahkememizce değerlendirmeye esas alınmıştır.Davalı ... muvazaalı işlemlere ilişkin iddiasını ispatlar kesin delil sunamadığından bu yöndeki savunmasını ispatlayamamıştır.Somut olayda;  davacının envanter defteri sunulmamış ise de davalı şirketin cari hesap işlemlerinden kaynaklanan tüm fatura ve sevk irsaliyelerinin  davalı şirket tarafından teslim ve tesellümlerin gerçekleşmiş olması, bunların kayıtlara işlenmiş olması, davalı şirketin 2014 yılı defterlerinin eksik olması, yevmiye defetrleri defteri kebir ve bunlara uygun cari hesap tabloları birlikte gözetildiğinde davacının davalı şirketten alacaklı olduğu ve alacağının gerçek olduğu kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir. \"  gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren başlamak üzere 600.000,00 TL (Davalılar ..., ... ve ...'ın tesis edilen 200.000,00 TL ipotek miktarı ile sınırlı olmak üzere) asıl alacak tuturı tamamen ödeninceye kadar yıllık değişen oranlarda basit usulde işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsili için takibin devamına, asıl alacak tutarının %20'si oranında (Davalılar ..., ... ve ... hakkında tesis edilen ipotek miktarı üzerinden % 20 ile sınırlı olmak üzere ) icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalılar ... ile ... Şti.vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  ipoteklerin gerekli usul şartlarına uyularak konulup konulmadığı, müvekkili ... adına ipotek işlemi yapılan vekaletnamenin geçerli olup olmadığı ve en önemlisi de davacının sözde ipotek alacağının dayanağı, sözleşmesi ya da konusunun ne olduğu hususlarının mahkemece hiç araştırılmadığını, ipotek belgelerinde alacağın konusu gelişigüzel yazıldığını, hakikate ulaşmak adına müvekkili şirketin veya müvekkili şirket adına başka kişi/kişilerce davacıya yapılan ödemeler ile devredilen başkaca taşınmazlar konusunda borcun ödendiği ve hatta davacıya asıl borçtan çok daha fazla ödemenin yapıldığı hususunun gözardı edildiğini,  müvekkili şirketin davacıya yaptığı cari ödemeler, müvekkili  şirket adına dosyaya da sunulan ... ve... arasında imzalanan 01.08.2014 tarihli protokolde de yazılı ödemeler dışında müvekkili şirketin borçlarına istinaden davacıya devredilen; İstanbul İli, Eyüp İlçesi, ... ada, ... parsel, ... dükkan, İstanbul İli, Eyüp İlçesi, ... ada, ... parsel, bodrum dükkan, İstanbul İli, Gaziosmanpaşa İlçesi, ... ada, ... parselde kayıtlı ... katlı dükkan bedelinin neden borçtan düşülmediğinin açıklanmadığını, bilirkişi raporlarında davalı şirket defterlerinin eksik incelendiğini,  bilirkişilerin 2014 yılını hiç hesaplamadığını, kaldı ki bilirkişi incelemesine konu ticari defterlerin müvekkili şirketin kontrolünde olmayan, muhasebecisinin sorumluluğunda olan belgeler olduğunu,  davalı müvekkili şirketin gayrı resmi yöneticisi ve aynı zamanda müvekkili ... adına vekaleten davacıya ipotek veren ... ile ortaklık yaptığı ancak sonradan 01.08.2014 tarihli protokol ile ortaklıklarına son veren ..'in bu protokolde müvekkili şirketin  tüm borçlarını ödeyeceğini taahhüt ettiğini,  bu taahhüdüne de sadık kalarak müvekkili şirketin davacıya olan tüm borçlarının  ödendiğini,  bunların hiçbirinin davacının alacağından mahsup edilmediğini, davacının gerçekte olan alacağının 2-3 katı fazlasının davacıya ödendiğini, ancak davacının her daim ticari etik ve ahlaka uygun hareket etmeyip dava konusu ipotekleri kaldırmayıp mükerrer tahsilatlar yapmaya devam ettiğini,  müvekkillerinin davacıya yapılan ancak hesaplarda hiç görülmeyen fazla fazla ödemeler konusunda ne Tapu Müdürlüklerinden ne de söz konusu protokoldeki ve diğer başkaca tanıklardan bilgi alınmadığını, düpedüz haksız bir bilirkişi raporundan yola çıkılarak müvekkilleri aleyhine karar verildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, İİK'nın 148.maddesi uyarınca  ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 150/a maddesi  atfıyla aynı Kanunun 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar ... ile ... Şti.vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından takip borçluları ...,  ..., ..., ....,... Ltd. Şti.,  ... ve ...   aleyhine 600.000,00 TL asıl alacak yönünden 05.12.2014 tarihinde İstanbul Gaziosmanpaşa, ... Mahallesi,  ... ada, ... parseldeki ..., ... ve ... no'lu  bağımsız bölümü üzerindeki  ipotekler yönünden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra  takibi başlatıldığı,  ödeme emrinin ...'ya 17.12.2014,...'a, ...'a  22.12.2014 tarihinde,  ...'a ve ...'a 16.12.2014 tarihinde,... Ltd.Şti.'ne 19.12.2014 tarihinde, ...'a 23.06.2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ...'ın 23.12.2014, davalı ...'ın 20.01.2015, davalı... Ltd.Şti.'nin  24.12.2014,  davalı ...'ın 23.12.2014, davalı  ...'ın  24.06.2016 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçeleri ile  borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği,  itiraz üzerine takibin durduğu   görülmektedir.Dosya içerisindeki  Gaziosmanğaşa Tapu Sicil Müdürlüğüne ait 26.03.2012  tarih ve 4901  yevmiye numaralı resmi senedin incelenmesinde;  ..., ...,  ...,  ..., ... ve ... adına hisseli olarak  kayıtlı olan İstanbul Gaziosmanpaşa, ... Mahallesi,  ... ada, ... parseldeki ... no'lu  bağımsız bölümün... Şti.'nin  ... AŞ'ye karşı  doğmuş ve ve doğacak alacaklarını teminat altına almak üzere adı geçen şirket lehine 200.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiği  anlaşılmıştır.Dosya içerisindeki  Gaziosmanğaşa Tapu Sicil Müdürlüğüne ait 26.03.2012  tarih ve ...  yevmiye numaralı resmi senedin incelenmesinde;  ..., ...,  ...,  ..., ... ve ... adına hisseli olarak  kayıtlı olan İstanbul Gaziosmanpaşa, ... Mahallesi,  ... ada, ... parseldeki  ... no'lu  bağımsız bölümün  ... Şti.'nin ... AŞ'ye karşı  doğmuş ve ve doğacak alacaklarını teminat altına almak üzere adı geçen şirket lehine e 200.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiği  anlaşılmıştır.Dosya içerisindeki Gaziosmanğaşa Tapu Sicil Müdürlüğüne ait 26.03.2012  tarih ve ...  yevmiye numaralı resmi senedin incelenmesinde;  ..., ...,  ...,  ..., ... ve ... adına hisseli olarak  kayıtlı olan İstanbul Gaziosmanpaşa, ... Mahallesi,  ... ada, ... parseldeki ... no'lu  bağımsız bölümün   ... Şti.'nin  .... AŞ'ye karşı  doğmuş ve ve doğacak alacaklarını teminat altına almak üzere adı geçen şirket lehine e 200.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiği  anlaşılmıştır. Mahkemece, işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılardan ... ve ... Ltd .Şti. vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.TMK’nın 887. maddesi kapsamında asıl borçluyla beraber borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotekli taşınmaz malikine ihbar yapılmadıkça, ipotek borçluları bakımından borç muaccel hale gelmez (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 04.03.2019 tarihli ve  2017/4649 Esas, 2019/1322 Karar sayılı kararı, 26.05.2014 tarih ve  2013/13111  Esas,  2014/9718 Karar sayılı kararları). Malike karşı yapılacak ihbarın amacı, kişisel alacağın değil, ipoteğe ilişkin ayni talebin muacceliyet kazanması için zorunluludur. Akit tablosu kayıtsız şartsız belli bir para borcu ikrarına havi değil ise, başka bir ifadeyle somut olaydaki gibi, ipotek  ticari ilişkinin teminatı olarak verilmiş ise, bu halde alacağın miktarını kesin olarak akit tablosundan anlamak mümkün olmayacağından  ipotek veren taşınmaz malikine/maliklerine gönderilecek muacceliyet ihbarında, ipotekle teminat altına alınan alacağın miktarının açıkça gösterilmesi gerekir. Ancak mahkemece,  ipotek konusu taşınmazların maliklerine takip tarihinden önce  usulüne uygun muacceliyet ihbarı keşide edilip edilmediği konusunda bir inceleme ve araştırma yapılmadığı görülmektedir.Bu durumda mahkemece, davacı vekiline icra takibinden önce ipotek konusu taşınmazların maliklerine takip tarihinden önce  usulüne uygun muacceliyet ihbarı keşide edilerek tebliğ edilip edilmediği hususu  sorularak edilmiş ise buna ilişkin belgelerin sunulması için kesin süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi için kararı kaldırılmasına karar verilmiştir. Öte yandan, davacı şirketin yargılama sırasında ... AŞ ile birleştiği, buna ilişkin ticaret sicil kayıtlarının  davacı vekilince 06.05.2019 tarihli dilekçe ile mahkemeye sunulduğu, ayrıca ... AŞ tarafından  davacı vekillerine verilen vekaletnamenin de dosyaya  sunulduğu görülmüş olup  buna rağmen ilk derece mahkemesince  dilekçenin ve sunulan belgeler nazara alınmadan gerekçeli karar başlığında davacının  halen '' ... AŞ''  olarak gösterilmesi de hatalı olmuştur. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca kaldırılması gerekmiştir. Davalı ... kararı istinaf ederken  adli yardım talebinde bulunmuş olup adli yardım talebi Dairemizce yerinde görülerek kabul edilmiştir. Diğer davalı ... Ltd. Şti.de adli yardım talebinde bulunmuş olup bu konuda Dairemizce, usul ekonomisi ilkesi gözetilerek bir karar verilmesine gerek görülmemiştir.  Zira,  HMK'nın 353/1.a.6 uyarınca verilen kaldırma kararları, tüm taraflar için geçerlidir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK 353/1.a.6. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, işin esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6.maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı  ...  tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,4-Yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Gerekli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.29.01.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"701d814597a289b0","SID":"fe7e25092a695ad9"}}