{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/590 Esas 2024/1555 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/590 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1555<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t\t  ...<br>KATİP\t\t: ...\t...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2017/725 Esas  2021/495 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALILAR\t<br><br>DAVA\t: Tazminat  (Şirket Müdürünün Sorumluluğundan Kaynaklanan) Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 30/10/2017<br>KARAR TARİHİ\t : 31/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t : 23/01/2025 <br><br>\tTaraflar arasındaki tazminat ve alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davalı şirket hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ve kardeşi davalının davalı şirkette %50'şer oranda hissedar olduklarını, her ikisinin de şirketi münferiden veya birlikte temsile yetkilisi bulunduklarını, tarafların ortaklıklarının devamı sırasında davalı diğer ortağın haksız tutum ve davranışları, şirkete ve müvekkiline zarar verici işlem ve eylemleri nedeniyle aralarında anlaşmazlık çıktığını, anlaşmazlıklar sonucu müvekkilinin şirket yönetiminden 2012 yılından itibaren fiilen uzaklaşmak zorunda bırakıldığını, davalı ...'ın şirketi tek başına keyfi olarak yönetmeye başladığını, şirkete ve müvekkiline zarar verici işlem ve eylemlerde bulunmaya devam ettiğini, alınan karar ve yapılan işlemlerin tamamının müvekkiline danışılmadan diğer davalı ortak tarafından tek başına alındığını ve gerçekleştirildiğini, bu süreçte müvekkiline şirketten kay payı ödenmediğini, şirketten olan şahsi alacaklarının da ödenmediğini, şirket mallarının satışından sağlanan gelirlerin davalı tarafından şahsi amaçları için kullanıldığını, gelirlerin çoğunun şirket kayıtlarında gösterilmediğini, müvekkiline bugüne kadar hiçbir ödeme yapılmadığını, bilgi de verilmediğini, müvekkilinin davalı şirketten 100.000,00 TL alacak bakiyesi bulunmasına rağmen ödenmediğini, ayrıca ortaklar arası cari hesaptan doğan 40.000,00 TL alacak bakiyesinin de ödenmediğini, şirketin inşaat faaliyetleri nedeniyle satın aldığı demirbaşların satılarak şirket mal varlığının eksiltildiğini, elde edilen paraların çocuklarının düğün ve yurt dışı eğitim masrafları için harcandığını, şirkete ait araçların şirket mevcudunda yer alıp almadığı, satılmışlar ise gelirinin ne amaçla kullanıldığı, şirket banka hesabına girip girmediği hususlarının kuşkulu olduğunu, şirket gelirleri ile davalı ortağın damadı ve kendisine araç almak suretiyle şirketi zarara uğrattığını, ayrıca yazlık ev satın aldığını, şirket üzerine tescil ettirmemek suretiyle şirketi zarar uğrattığını, dolayısıyla müvekkilinin zararına sebebiyet verildiğini belirterek sorumluluk davası kapsamında şimdilik 2.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak şirkete ödemesine, şahsi alacaklarının davalı şirketten tahsili kapsamında şimdilik 2.500,00 TL'nin dava tarihinde itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini sorumluluk davası kapsamında toplam 101.952,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsil edilerek davalı şirkete ödenmesine, toplam 60.951,66 TL şahsi alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesi yönünde talebini ıslah etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin ortağı ve temsile yetkili kişisi olduğunu, davacının şirkete gelmeyip ticari faaliyetlerin yürütülmesinde üstüne düşen görevi yerine getirmediğini, diğer ortak olan müvekkilinin hiç bir engellemesinin bulunmadığını, davacının müvekkilinin satarak kendi ihtiyaçlarına harcadığını iddia ettiği makine ve teçhizatı esasen davacının kendisi şirkette iken sattığını, faturasını da bizzat kendisinin kesip imzaladığını, alınan bedelin şirketin kobi kredi borcu ve giderleri için harcandığını, araçların zamanı gelince eskiyen veya nakit ihtiyacı için satıldığını, hatta bir adet aracı davacının zararına satarak kendisine özel binek araç aldığını, müvekkilinin eski aracını sattığını, oğlunun gönderdiği parayı katarak yeni araç alabildiğini, müvekkilinin davacıyı anlaşarak ayrılmaya defalarca davet ettiğini, davacının hesaplaşmaya oturmadığını bildirerek , davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı şirketin sicil kaydının tetkikinde davacı ve davalı ...'ın davalı şirketin sermayesinin tamamına sahip iki ortağı ve her birinin şirketi münferiden temsile yetkili oldukları, şirket ortaklarının tamamının davada taraf olması nedeniyle davalı şirketin davada temsiline ilişkin usuli eksiklik bulunmadığı görülmüştür. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davalı şirkete ait aracın satışının yapıldığı, ancak satım bedelinin şirket hesabına yatırılmamış olması nedeniyle şirketin 32.952,00 TL zarara uğratıldığının bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, gerçekleşen bu zarardan davalı şirket müdürü ...'ın sorumlu olduğu, şirkete ait demirbaş makine ve cihazların davalı tarafından satılarak şirket varlığının eksiltildiği iddia edilmiş ise de bilirkişi incelemesine sunulan demirbaş listesinin 2005 tarihinden önceki döneme ilişkin olduğu, güncel demirbaş listesinin sunulmadığı, şirket defter kayıtlarının usulüne uygun düzenlenmediği, defterlerin şirket ticari faaliyetlerini tam ve eksiksiz yansıtmadığının bilirkişilerce tespit edildiği, güncel demirbaş cihaz listesi sunulmadığından şirket zararına elden çıkarıldığı iddia edilen demirbaşların nelerden ibaret olduğu, bu demirbaşların satımının davalı şirket müdürü tarafından yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bedellerinin şirket aktifine girip girmediği hususlarının tespit edilemediği, davalı tarafça aynı zamanda şirket müdürü olan davacının bilgisi ve muvafakati ile 2004 yılında şirkete ait bir demirbaşın satıldığı, şirkete ait bir aracın da davacı tarafından satılıp bedelinin tahsil edildiği iddia edilmekle bu yöne ilişkin davacı tarafından şirketin zarara uğratıldığı iddiasının ve zarar miktarının usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığının kabul edildiği, davalı şirket müdürüne yönelik sorumluluk davası kapsamında 32.952,00 TL şirket zararının kanıtlandığı, davalı şirkete yönelik alacak talebi yönünden ise dava tarihi itibariyle davacı ortağın davalı şirketten 60.951,66 TL şahsi alacağı bulunduğu, şirket finansal tablolarında dürüst resim ilkesine göre davacı ortağın şirkete yönelik alacak talebinde bulanabileceği, denetlenebilir ve  dosya kapsamına uygun bulunan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle davalı ...'a yönelik davanın kısmen kabulüne, 32.952,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davalı ... İnşaat Ticaret ve San. Ltd. Şti.'ne ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davalı ... İnşaat Ticaret ve San. Ltd. Şti.'ne yönelik davanın kabulüne, 60.951,66 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkili ile kardeş olup ... İnş. Ltd.Şti'nin %50'şer oranında iki ortaktan biri olduğunu, hem davacı ortağın, hem müvekkili ortağın her birinin şirketi ayrı ayrı, şirket adına işlem yapmaya, alacaklandırıp borçlandırmaya, sözleşme yapmaya, şirket adına taahhüt altına girmeye ve benzeri her türlü işlemi imzaya yetkili bulunduğunu, demir doğrama işi ile iştigal eden şirketin merkezinin ..., Cami altındaki dükkanda işliyor iken, müvekkili şirketin ... Apt’da bulunan şirket şubesinde yine şirkete ait demirbaşları kullanarak şirket adına gayri resmi olarak çalışmaya başladığını, ancak şirketin iş yapıp yapmadığının belli olmadığını, SGK işçi primleri, vergi, kira borçlarının ödenip ödenmediğine karışmadığını, davacının aradan geçen zamanda hiç bir sorumluluk almadığı halde bedel talebinde bulunduğunu, şirketin emek temelli çalışan bir şirket olup, emeğini katmadığı halde davacının zarar talebinde bulunduğunu, müvekkilinin onu uzaklaştırmadığını veya tek başına kullanmak gibi bir niyeti olmadığını, kaldı ki şirketi temsile yetkilerinin de hala devam ettiğini, mevcut mahkeme kararı kabul edildiğinde hiçbir emek katmadan sorumluluk almayan davacının, bu durum devam ettikçe her 3 - 5 yılda bir tekrar şirketi zarara uğrattı diye dava açıp açmayacağının bilinemediğini, şirket kurulduğundan beri kardeşlerin emeklerini ortaya koyduğunu, davacının ayrılıp kendi hesabına çalışmadan önceki yıllarda da şirketi zarar ettirdiğini, o dönemde kendisinin de fiilen şirkette bulunduğunu, o dönemdeki zararları kimin ödeyeceğini sormak gerektiğini, davacının ortağı olduğu şirketi dava ettiğini, %50 hak sahibi olduğu gibi %50 görevi, ödevi, sorumluluğu olduğunu, bunları diğer ortağa yükleyerek, işleyişi engelleyerek sadece menfaat aşamasında ortaya çıkmasını iyi niyetli bulmadıklarını, mahkemenin 32.952,00 TL'nin müvekkili ...'dan tahsili ile diğer davalı ... Ltd. Şti'ne ödenmesine karar verdiğini, böyle bir talebin bulunmadığını, mahkemenin sadece dava dilekçesindeki taleple bağlı olduğunu, müvekkilinin şirketi zarara uğratmış ise bu zararı şirkete ödemesi gerektiğini, davacının dava açmakta menfaati bulunmadığını, davacının davasının husumetten reddi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'la ilgili olarak tesis edilen hüküm kısmı için istinaf yoluna başvurulduğunu, her iki ortağın da şirketi münferiden temsile yetkili ise de, müvekkilinin anlaşmazlıklar sonucu şirket yönetiminden 2012 yılından itibaren fiilen uzaklaştığını, şirketin o tarihten itibaren davalı ... tarafından tek başına yönetilmekte olduğunu, eylemli olarak 2012 yılından itibaren şirketi tek başına yöneten davalı ...'ın o tarihte şirket mevcudunda yer alan demirbaşların akıbetinden sorumlu bulunduğunu, şirket defter kayıtlarının usulüne uygun düzenlenmemiş olmasının davalı ...'ı sorumluluktan kurtarmayacağını, esasen şirket defter kayıtlarının usulüne uygun tutulmamış olmasının davalının sorumluluğunu gösteren önemli bir kusur olduğunu, davalının aleyhine olan bu durumun davalı lehine gerekçe yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, demirbaşların nelerden ibaret olduğu, bu demirbaşların satımının davalı şirket müdürü tarafından yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bedellerinin şirket aktifine girip girmediği hususlarının tespit edilemediği gerekçesinin de hukuka uygun bulunmadığını, bu tespitlerin yapılmasını sağlayacak, bunları kanıtlayacak olanın davalı yönetici ... olduğunu, mahkemece bu husustaki ispat yükünün ters çevrilerek müvekkilinin belirtilen hususları kanıtlayamadığından bahsedilerek taleplerinin reddinin doğru olmadığını, bilirkişi kurulunun 03.03.2020 tarihli raporunda şirket aktifinde kayıtlı olduğu tespit edilen ve fakat mahallinde tespit edilemeyen demirbaşlarla ilgili gerekli açıklamalar yapıldığını, raporun sonuç kısmında şirketin duran varlıklarının işletmeden çekilmesi sebebiyle oluşan zararının 69.000,00 TL olabileceğinin belirtildiğini, bilirkişilerce şirket aktifinde olduklarının tesbit edildiği ifade edilen, mahallinde bulunmadıkları saptanan demirbaşlar nedeniyle oluştuğu kanıtlanan şirket zararı için delil durumuna uygun bulunmayan bir gerekçe ile taleplerinin reddinin doğru olmadığını, davacının bilgisi ve muvafakati ile 2004 yılında şirkete ait bir demirbaşın satıldığı gerekçesinin de doğru olmadığını, bahse konu demirbaş dava ve ıslah taleplerinin içerisinde yer almadığını, şirkete ait bir aracında davacı tarafından satılıp bedelinin tahsil edildiği iddia edilmekle gerekçesinin de hukuka aykırı bulunduğunu, müvekkili tarafından satıldığı belirtilen bir araç bulunmasının davaya etkisinin anlaşılamadığını, iddiayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla karşı yanın böyle bir hususta müvekkiline karşı açılmış ve/veya ileri sürülmüş bir davası, karşı davası, takas-mahsup savunması bulunmadığını, kuru bir iddiadan ibaret olan ve kanıtlanmamış bulunan davalı savunmasının taleplerinin reddine gerekçe yapılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; TTK'nun 644/1. maddesinin yollamasıyla TTK'nun 553. maddesi hükmü uyarınca şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminat ve şirketten olan alacağın tahsili istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara İl Emniyet Müdürlüğü müzekkere cevabı, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi suretleri, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı, davacı tarafından davalı ortağa gönderilen ihtarname suretleri, davalı şirket tarafından diğer davalı adına düzenlenen fatura sureti, Gölbaşı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/338 Esas sayılı dosyasının Uyap'tan gelin sureti, araç satış faturası, yargılama aşamasında hukukçu ve mali müşavir bilirkişi heyetinden alınan 14/02/2019 tarihli kök, heyete makine mühendisi ilavesi ile alınan 03/03/2020 tarihli birinci ek, 24/05/2021 tarihli ikinci ek rapor dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tTaraf tanıkları 29/03/2018 tarihli celsede dinlenmiş, tanık ... ise talimat mahkemesince 07/06/2018 tarihli celsede dinlenmiştir. <br>\tAnkara İl Emniyet Müdürlüğü'nün 07/12/2017 tarihli müzekkere cevabından, davalı şirket adına kayıtlı olan 4 adet aracın 08/07/2003, 13/05/2005, 20/01/2011 ve 16/12/2011 tarihlerinde satıldığı anlaşılmış, 06/10/2020 tarihli müzekkere cevabından da ... plakalı aracın davalı şirket adına kayıtlı iken 17/02/2017 tarihinde dava dışı ... ... Ltd. Şti'ne satışının yapıldığı anlaşılmıştır. <br>\tTürkiye Ticaret Sicil Gazetesi suretleri ve Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevaplarıyla, davacı ve davalı ...'ın davalı şirketin %50'şer hisseli ortakları olduğu, her iki ortağın da davalı şirketin münferiden temsile yetkili müdürü oldukları sabittir. <br>\tDavacı tarafından davalı ortağa gönderilen 08/12/2011 tarihli ihtarname ile, şirket ana sözleşmesi gereğince şirkete ait kararların oy birliği ile alınacağı, şirkete ait ... plakalı aracın kendisine danışılmadan, ortak karar alınmadan satılmak istendiği, satış yapılmasına rızasının bulunmadığı, şirkete ait araç ve diğer herhangi bir malın satılması veya alınması halinde şahsen sorumlu olunacağı, böyle bir durumun ortaya çıkması halinde her türlü yasal hakların kullanılacağı bildirilmiştir. <br>\tGönderilen 21/12/2012 tarihli ihtarname ile, öncelikle anlaşma yoluyla ortaklığın sonlandırılmasını talep ettiğini, aksi halde ortaklığın sonlandırılması için mahkemeye başvuracağını bildirmiştir. <br>\tDavacı tarafından davalı ortağa gönderilen 28/12/2015 tarihli ihtarname ile ise, arazi üzerine baz istasyonu kurulmasında, prefabrik evin yerinden alınmasında veya satılmasında, bu gibi konularda karar alınmasında rızasının bulunmadığı bildirilmiştir. <br>\tDavalı şirket tarafından diğer davalı adına düzenlenen 28/12/2007 tarihli faturanın bir adet araç satımına ilişkin olarak 9.500,00 TL birim bedeliyle 11.210,00 TL bedelle kapalı fatura olarak düzenlendiği görülmüştür.<br>\t\t<br>\tDavalı şirket dava dışı ... ... Ltd. Şti. Adına 1 adet aracın satışına ilişkin olarak 15/02/2017 tarihli 32.952,00 TL bedelli faturayı tanzim etmiştir. <br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti kök raporunda, davalı şirket defterlerinin sunulmadığı, davacı ve davalı ...'ın davalı şirketin münferit temsile yetkilileri olduğu, davacının tek başına davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunduğu, bu nedenle davalı ortağın ortaklar kurulunun verdiği müdürlük yetkisini kullanması nedeniyle şirketi zarara uğrattığına dair herhangi bir belge sunulmadığı, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının dayanağı belgelerin dava dosyasına sunulması durumunda incelenebileceği, şirket aktifinde kayıtlı bulunduğu iddia edilen makine, teçhizat ve taşıtın satışın yapıldığı tarihte piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının belirlenmesinin uzmanlık alanları dışında olduğu, dava dosyasına şirketin varlıklarına ve kaynaklarına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, dava dosyasına sunulan ve incelenen belgelerden davalı şirket ortağının şirketi zarara uğrattığına dair tasarrufta bulunduğuna ilişkin tespit yapılamadığı yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tHeyete makine mühendisi ilavesi ile alınan birinci ek raporda, mali müşavirin ve makine mühendisinin yerinde inceleme yaptığı, davacının tek başına davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu, davalı ortağın ortaklar kurulunun verdiği müdürlük yetkisini kullanması nedeniyle şahsi menfaatine, şirket zararına tasarrufta bulunduğuna dair herhangi bir belge sunulmadığı, bu hususta herhangi bir tespit yapılmadığı, davalı şirketin ticari defter kayıtlarının usulüne uygun düzenlenmediği, şirketin ticari faaliyetlerini tam ve eksiksiz yansıtmadığı, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında davacı şirket ortağının dava tarihi itibarıyla 60.951,66 TL alacağının bulunduğunun kayıtlı olduğu, şirket finansal tablolarının şirket finansal yapısını tam olarak yansıtmadığı, şirket finansal tablolarının (ticari defter kayıtlarına dayanılarak düzenlenmekte) şirket finansal yapısını olumsuz yönde değiştirip değiştirmeyeceği hususunda tespit yapılamamakla birlikte şirketin finansal tablolarında dürüst resim ilkesine göre davacı şirket ortağının davalı şirketten 60.951,66 TL alacak talebinde bulunabileceği, şirket aktifinde kayıtlı araçların alım satım bedellerinin taşıtın alındığı, satıldığı tarihteki piyasa rayiçlerine uygun olduğu, dosyaya sunulan ve mahallinde incelenen belgelerden davalı ortağın ... plakalı araç satışı nedeniyle bedelinin tahsil edilmemesi, araç bedelinin şirket hesabına yatırılmaması sebebiyle 32.952,00 TL şirketi zarara uğrattığı, mahallinde inceleme sırasında şirket aktifinde kayıtlı toplam 21.806,31 TL iktisap bedelli demirbaş, makine ve cihazın tespit edilmemesi sebebiyle şirketin duran varlıklarının işletmeden çekilmesiyle oluşan zararının yaklaşık 69.000,00 TL olabileceği tespit edilmiştir. <br>\tİtiraz üzerine alınan ikinci ek raporda, ticari defter ve kayıtların şirket faaliyetlerinin gerçek durumunu yansıtmamasından şirket yöneticilerinin sorumlu olduğu, davalı tarafından şirkete ait vergi borç ve cezalarının ödendiği, bunların ödenmesi için kredilerin çekildiği, davalı şirkete ait satılan araç bedelinin de tahsil edilerek şirketin vergi borçlarının ödendiğinin beyan edildiği, sunulan belgelerden söz konusu ödemelerin şirket kaynakları kullanılarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, ödemeleri davalının şirket dışında gelirinden finanse edilip edilmediğine dair tespit yapılmasının mümkün olmadığı yönünde kanaat bildirilerek birinci ek rapordaki görüş tekrar edilmiştir.<br>\tTaraflar arasında davalı ... ve davacının davalı şirketin eşit hisseli ortakları ve davalı şirketin münferiden temsile yetkili müdürleri olduğu hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, davalı şirket müdürünün yaptığı iş ve işlemler ile davalı şirketi zarara uğratıp uğratmadığı, davacının davalı şirkete ödenmesini isteyebileceği ve davalı şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan bir tazminat alacağı bulunup bulunmadığı, var ise tazminat miktarı, davacının davalı şirketten dava tarihi itibarıyla alacaklı olduğu bir miktar bulunup bulunmadığı, var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavalılar vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde, dava dilekçesinde davacı yan açıkça davalı şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan zararın tespit edilerek davalı şirkete ödenmesini talep etmiştir. Anılan talep TTK'nun 644/1. maddesinin yollamasıyla TTK'nun 553. maddesi hükmüne uygun nitelikte olup, davalılar vekilinin davacının şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminatın davalı şirkete verilmesine yönelik talebi bulunmadığına ilişkin istinaf itirazı dosya içeriğine uygun nitelik taşımamaktadır. <br>\tÖte yandan, yargılama aşamasında alınan bilirkişi birinci ve ikinci ek raporları ile davalı şirket müdürü ...'ın şirkete ait ... plakalı aracı dava dışı .... Ltd. Şti'ne sattığı, araç satış bedeli olan 32.952,00 TL bedeli ise şirket hesabına yatırmadığı tespit edilmiştir. Nitekim dosya içerisinde yer alan anılan araca ilişkin araç satış faturası, araç satış sözleşmesinden aracın davalı şirket müdürü tarafından dava dışı şirkete 05/12/2017 tarihinde 32.952,00 TL bedel ile satıldığı sabittir. <br>\tAraç satış bedelinin şirkete aktarıldığını ispat yükü davalı şirket müdürü üzerindedir. Anılan davalı ise araç satış bedelinin şirket hesaplarına aktarıldığına dair yazılı bir bilgi ve belge dosyaya ibraz etmemiştir. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece bilirkişi ek raporları, araç satış faturası ve araç satış sözleşmesi ile davalı şirkete ait aracın davalı şirket müdürü tarafından dava dışı şirkete 32.952,00 TL bedelle satıldığının anlaşıldığı, satış bedelinin davalı şirket kayıtlarına aktarıldığının ispat yükünün davalı şirket müdürü üzerinde olduğu, anılan davalının araç satış bedelini şirket hesaplarına aktarıldığını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, davalı şirketi araç satış bedelini şirket hesaplarına aktarmayarak 32.952,00 TL zarara uğrattığı gözetilerek anılan miktar yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tÖte yandan, yargılama aşamasında alınan bilirkişi ek raporları ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. Anılan raporlar ile davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında davacının dava tarihi itibarıyla davalı şirketten 60.951,66 TL alacağı bulunduğunun kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.<br>\tBu durumda mahkemece, davacının davalı şirketten dava tarihi itibarıyla 60.951,66 TL alacağı bulunduğunu davalı şirket kayıtlarında yer aldığı, davacının davalı şirketten olan anılan alacağının varlığının ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi ek raporları ile tespit edildiği gözetilerek davacının davalı şirketten olan alacağının yazılı şekilde hüküm altına alınması isabetlidir. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazlarına gelindiğinde, davacı vekilinin istinaf itirazı davalı ... hakkında kurulan hükme yöneliktir. <br>\tDavacı yan dava dilekçesinde anılan davalıdan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 2.500,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsil edilerek davalı şirkete verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında anılan talebini toplam 101.952,00 TL olarak ıslah etmiştir. <br>\tYukarıda açıklandığı üzere, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı şirket müdürünün şirkete ait aracı satarak satış bedelini şirket hesaplarına aktarmayarak şirketi zarara uğrattığı kabul edilerek araç satış bedeli olan 32.952,00 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tDavacı yan dava dilekçesinde ve aşamalarda davalı şirket müdürünün davalı şirketi zarara uğrattığı iş ve işlemlerinden birinin de şirketin demirbaşlarını, makine ve cihazlarını satarak bedelini şirkete aktarmadığına yöneliktir. <br>\tAnılan iddia üzerine makine mühendisi ve mali müşavir tarafından yerinde yapılan inceleme ile alınan birinci ek rapor ile birinci ek rapordaki görüşü tekrar eden ikinci ek raporda mahallinde yapılan inceleme sırasında şirket aktifinde kayıtlı toplam 21.806,31 TL iktisap bedelli demirbaş, makine ve cihazın yerinde tespit edilemediği, şirketin duran varlıklarının işletmeden çekilmesi nedeniyle oluşan şirket zararının 69.000,00 TL olabileceği tespit edilmiştir. <br>\tBilirkişi heyeti ek raporları ile tespit edilen bu durum karşısında davalı şirket müdürünün davalı şirketin duran varlıklarının işletmeden çekilmesinin var ise haklı gerekçelerini, satılmış ise satış bedellerinin şirkete aktarıldığını usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekmektedir. <br>\tDavalı şirket müdürü ise bilirkişi ek raporları ile tespit edilen, mahallinde yapılan inceleme sırasında şirket aktifinde kayıtlı olduğu halde şirkette bulunmadığı anlaşılan şirket demirbaş, makine ve cihazın işletmeden çekilmesinin haklı sebeplerini, satılmış ise  satış bedellerinin şirkete aktarıldığına ilişkin bir bilgi ve belge dosyaya ibraz etmemiş olup, anılan hususları usulüne uygun deliller ile ispatlayamamıştır. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece bilirkişi ek raporları ile de tespit edilen ve davalı şirket müdürü tarafından bedeli şirkete aktarıldığı ispat edilemeyen şirket aracının satışından kaynaklanan 32.952,00 TL şirket zararının yanı sıra şirket aktifinde kayıtlı olup, şirkette yerinde yapılan inceleme sırasında yerinde bulunmadığı anlaşılan makine, demirbaş ve cihazdan kaynaklanan 69.000,00 TL şirket zararından da sorumlu bulunduğu gözetilerek diğer zarar kalemlerinin yanı sıra 69.000,00 TL yönünden de davalı şirket müdürünün sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davalı şirket hakkındaki davanın kabulü, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulü yönündeki kararında davalı ... hakkında kurulan hüküm yönünden isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davalı ... hakkında kurulan hüküm yönünden kaldırılmasına, davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, davalı şirket hakkında ilk derece mahkemesince verilen karar gelinen aşamada kesinleştiğinden davalı şirket hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalılar vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;\t<br>\tA)1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davalı ... yönünden alınması gereken 2.250,95 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 1.522,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 728,02 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı şirket yönünden alınması gereken 4.163,60 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.082,9 TL harcın davalı şirketten tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>\t4-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\tB)1-Davacı vekilinin davalı ... hakkındaki hükme yönelik istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 13. Asliye Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2021 tarih ve 2017/725 Esas 2021/495 Karar sayılı kararının davalı ... hakkında kurulan hüküm yönünden KALDIRILMASINA, <br>\t3-Davalı ... hakkında davanın KABULÜNE, 101.952,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davalı ... İnşaat Ticaret ve San. Ltd. Şti.'ne ödenmesine,<br>\t4-Davalı ... İnşaat Ticaret ve San. Ltd. Şti. hakkındaki davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı gelinen aşama itibarıyla kesinleştiğinden anılan davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t5-Tazminat yönünden alınması gereken 6.964,34 TL harçtan peşin yatırılan 42,69 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.655,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.265,85 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 82,39 TL peşin harç, 31,40 TL başvuru harcı ve 2.696,61 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.813,40 TL'nin, kesinleşen karar ile 1.056,60 TL'sinin davalı şirketten tahsiline karar verildiği gözetilerek 1.756,80 TL'sinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, <br>\t8-Davacı tarafından yapılan 383,70 TL posta ve tebligat gideri, 30,00 TL tanıklık ücreti. 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.913,70 TL yargılama giderinin, kesinleşen ilk derece mahkemesi kararı ile 1.448,06 TL'sinin davalı şirketten tahsiline karar verildiği de gözetilerek bakiye 2.465,64 TL'lik kısmının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t9-Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t10-HMK'nun 333. maddesi gereğince artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>\tC)1-Davacıdan alınan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>\t2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında posta ve tebligat gideri olarak yapılan 93,60 TL yargılama masrafının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br><br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 31/12/2024<br><br>Başkan - ...              Üye - ...                      Üye - ...              Zabıt Katibi - ...<br>...          ...       ...        ... <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d81f3096119b42cd","SID":"3638f4ba0da2b4e3"}}