{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1202 <br>KARAR NO: 2025/63<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/12/2020<br>NUMARASI: 2018/875 Esas -  2020/957 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/01/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacıların vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların hisse sahibi olduğu Büyükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın ... Genel Müdürlüğü tarafından istimlak edildiğini, ... Genel Müdürlüğü’nce kamulaştırma bedelinin tespiti için Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/686 Esas sayılı dosyası ile kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açıldığını, anılan davada kamulaştırma bedelinin tespit edilerek bedelin davalı bankanın Valide Sultan Şubesi’ne yatırıldığını, kamulaştırma bedelinin ... için 23.221,92-TL., ... için 13.933,15-TL., ... için 13.933,15-TL., ... için 13.933,15-TL., ... için 13.933,15-TL., ... için  13.159,10-TL. ve ... için ise 6.966,59-TL. olmak üzere toplamda 99.854,26-TL.'nin müvekkillere ödenmesine karar verildiğini, kamulaştırma bedelinin müvekkillerine ödenmesi için Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/686 E. sayılı dosyasında bedelin vekil olarak tarafına ödenmesi hususunda 25/10/2017 tarihinde bankaya talimat yazıldığını, mahkemece yazılan talimatın davalı banka tarafından geçerli ve hukuki bir gerekçe gösterilmeksizin kendilerine ödenmediğini, hesaba yatan paranın zamanında hak sahiplerine ödenmemesi, faiz işletilmemesi  nedeniyle değer kaybettiğini, bu bedelin vadeli bir hesapta olsaydı bugün (dava tarihi) itibariyle en az 103.865,26-TL. olacağını, eğer dolar alınmış olsaydı (26.906,92-USD) bugünkü değerinin 103.276,83-TL., EURO alınmış olsaydı (22.882,93-EURO) bugünkü değerinin 108.007,43-TL. olabileceğini, müvekkillerinin bankaca yapılan keyfi uygulama sonucu kayba uğradığını, davalı bankanın bu uygulamasının Borçlar Kanunu hükümlerine göre haksız fiil niteliğinde olduğunu, kamulaştırma bedelinin halen müvekkillerine yahut vekil olarak kendilerine ödenmediğini, her geçen gün müvekkillerinin alacağının değer kaybettiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümleri çerçevesinde müvekkilinin tazminat hakkının doğduğunu belirterek, davalı bankanın kusuru nedeniyle müvekkillerinin uğradığı maddi zararların karşılanabilmesi bakımından ileride yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda alınacak rapor sonrasında artırılmak üzere ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00-TL. maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 25/10/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 16/09/2020 tarihinli talep artırım dilekçesi ile, dava dilekçesinde 1.000,00-TL olan talebini 10.573,53-TL.’ye yükseltmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  kamulaştırma konusu İstanbul, Büyükçekmece, ... Mah. ... parsel sayılı taşınmazın şubece yapılan tapu kaydı sorgulamasında; “Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/63 E. sayılı dosyası için kesinleşmemiş mahkeme kararı vardır” şerhinin görülmesi üzerine bahsi geçen şerh için Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne yazı yazılarak bu şerhin ödemeye engel olup olmadığının sorulduğunu, Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 10/01/2018 tarihinde tebliğ edilen yazı ile bu durumun Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden sorulması gerektiğinin bildirilmesi üzerine bu defa Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne 11/01/2018 tarihinde ödemeye engel bir durum olup olmadığının sorulduğu, bu mahkemenin 01/02/2018 tarihinde şubeye tebliğ olunan yazısında bedelin davalılara ödenmesi yönünden takdirin müdürlüğe bırakıldığının bildirilmesi üzerine Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ilgili yazısı ek yapılmak suretiyle 05/02/0018 tarihinde ödeme yapılmasının uygun olup olmadığı hususunun Büyükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’ne yeniden sorulduğunu ve mahkemece 04/04/2018 tarihli cevabi yazıda “Av. ...  tarafından 03/05/2018 tarihinde şubeye ibraz edilen ödeme yapılmasında bir sakınca bulunmadığı” ibaresine istinaden ödeme aşamasına geçildiği, davacılar vekili Av. ...’in vekil kılındığı Kartal ... Noterliği’ne ait vekaletnamelere teyit alınması aşamasında bahsi geçen noterliğin taşınması sebebiyle aynı gün teyit verilemeyeceği bilgisinin alındığını, bu durumun avukata da bildirildiğini, avukatın talimatı üzerine söz konusu bedelin 08/05/2018 tarihinde teyit alınarak ödemenin gerçekleştiğini, müvekkili bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dolayısıyla açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" Bilirkişi kurulu tarafından 07/09/2020 tarihinde dosyaya sunulan raporda özetle; davalı bankanın gerek tapu kayıtlarını dikkatli bir şekilde incelememesi, gerekse ilgili mahkemelerden gelen cevabi yazılara rağmen yanlış dosya hakkında müzekkere yazmaya devam etmesi nedenleriyle davacıların alacağıyla hiç ilgisi olmayan ve tamamen farklı bir dosya ile ilgili olarak mahkemelerle gereksiz yere yazışmalar yaptığı, böylece davacılara ödenmesi gereken bedeli ödemekte geciktiği, bu gecikmeye davalı bankanın kendi kusuruyla sebep olduğu, mahkeme kararının gereğini yerine getirmesi gerekirken hatalı incelemeler ve gereksiz yazışmalar sonucunda davacılara ödenmesi gereken paranın ödenmesini geciktiren davalı bankanın davacıların uğradığı zararı tazmin ile yükümlü olduğu, ödenmesi gereken paraya 19/10/2017 tarihli mahkeme kararı gereğinin yerine getirilmesi için mahkemece davalı bankaya gönderilen müzekkerenin tarihi olan 25/10/2017 tarihinden, fiilen ödemenin yapıldığı tarih olan 08/05/2018 tarihine kadar geçen süre zarfında yasal faiz işletilmesi gerektiği, buna göre; 99.857,26-TL. (19/10/2017 tarihi itibariyle anapara toplamı) + 10.070,24-TL. (08/05/2018 tarihine kadar işlemiş %9 yasal faiz) + 503,53-TL. (işlemiş faizin BSMV’si) olmak üzere davacıların davalı bankadan talep edebilecekleri toplam tutarın 110.431,03-TL. olduğu şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddia ve istemin hukuksal dayanağı bulunmadığını, yerel mahkemede görülen davada bilirkişi delilinin kullanılması için mahkemece verilen sürede hiçbir ödeme ve işlem yapılmamış olup, davacıya kesin süre verilip ihtarat yapılmamış olması ve davacı tarafın bu ücreti yatırmasının beklenmesinin Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, usul ekonomisi gereği makul sürede yapılacak tensiple kesin süre verilip aksi halde bilirkişi delilinden vazgeçileceği yönünde karar verilmesi gerektiğini, davalı Bankanın hiçbir kusuru bulunmadığını, devletin güven kurumları olan mahkeme kararları ve şerhleri esas alınarak işlemler sürdürülmek istenmiş  bu süreçte yapılan her türlü yazışma, dekont vs. 13/07/2018 tarihli dilekçe ekinde sabit olup, yapılan bilirkişi değerlendirmesinin kabulünün mümkün olmadığını, ortada hukuka aykırı olarak bir bedelin -halihazırda ödenmiş olup- mükerrer tazmini talebi olup, yerel mahkeme de bu yanlışlık doğrultusunda karar vermiş, nihayet davalı Banka için geri dönüşü olmayan şekilde bir hukuksuzluk doğmak durumunda bırakılındığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, kamulaştırma bedelinin bankanın kusuru ile geç ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, kamulaştırma bedelinin geç ödemesinde bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı noktasındadır. Dava dışı ... Genel Müdürlüğü tarafından taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti için Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/686 E. ve 2017/445 K. sayılı kararı ile kamulaştırma bedelinin hak sahiplerine ödenmesine karar verilmiştir. Kamulaştırma konusu İstanbul, Büyükçekmece, ... Mah. ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında “Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/63 E. sayılı dosyası için kesinleşmemiş mahkeme kararı vardır” şerhi bulunması nedeniyle davalı banka tarafından çeşitli yazışmalar yapılmış, bu süreçte kamulaştırma bedeli hak sahiplerine ödenmemiştir. Davacı tarafça, davalı bankaya yatırılan kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tazminine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanun’un 10/8. Maddesi, idarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına yatırıldığına, hâkim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin veya hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere bloke edildiğine dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir, şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, kamulaştırılan taşınmaz üzerindeki takyidat ve şerhler hakkında karar verme yetkisi kamulaştırma bedelinin tespiti davasına bakan mahkemenin yetkisindedir.  Somut olayda, Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19/10/2017 tarih ve 2016/686 E. ve 2017/445 K. sayılı kararı ile kamulaştırma bedelinin hak sahiplerine derhal ödenmesine, tapu kaydında takyidat var ise bedele aktarılmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesinde taşınmaz üzerinde bulunan şerhin davacılar hissesine ilişkin olmayıp dava dışı ... ve ... hisseleri üzerinde bulunduğu tespit edilmiştir. Bu halde, kamulaştırılan taşınmazdaki davacı hisselerinde herhangi bir takyidat bulunmaması nedeniyle kamulaştırma bedelinin davacılara ödenmesi gerekirken davacı hisselerine ilişkin olmayan şerh hakkında araştırma yapılması sonucu yapılan geç ödeme nedeniyle oluşan zarardan davalı banka sorumludur. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 180,57 TL harcın, alınması gerekli olan 722,28 TL harçtan mahsubu ile bakiye 541,70 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  23/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a6bc639df3e3b2d","SID":"2bde854e2c044f27"}}