{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1592 <br>KARAR NO: 2025/16<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/12/2020<br>NUMARASI: 2020/15 Esas -  2020/907 Karar<br>DAVA: İstirdat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... Bankası Diyarbakır Şubesine ait ... seri numaralı, 06/04/2011 keşide tarihli, 10.000,00 TL bedelli çekin 23/12/2010 tarihinde çalındığını, çeke dair açılan çekin iptali davası nedeniyle 15/03/2011 tarihinde Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ödeme yasağı kararı verdiğini, ancak son celsede 27/09/2011 tarihinde davalı ... Hizmetleri A.Ş'nin çeki yeddinde bulundurduğu beyanı ile davaya müdahil olduğunu, bu nedenle çekin iktisabında iyi niyetli olmayan ve ağır kusuru bulunan davalı hakkında istirdat davası açılması gerektiğini, öncelikle davalı tarafça basiretli bir tacir gibi davranılarak çekin karşılığının olup olmadığının ya da çek üzerinde ödeme yasağının bulunup bulunmadığının, denetiminin yapılması gerektiğini, hele ki bu işlerle uğraşan Faktoring şirketlerinin bu denetimi yapmaması, önüne gelen çeki olduğu araştırmadan almasının mümkün olamayacağını, her iki halde de davalının kendisinden beklenen gerekli dikkat, özen ve iyi niyeti göstermediğini, bu nedenlerle bahsi geçen çekin taraflarına iade edilmesini, davanın kabul edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  dava konusu çekin süresi içinde muhatap bankaya ibraz edildiğinde çek hakkında işlem yapılmadığına ve Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/1174 esas sayılı dosyasından ödeme yasağı kararı mevcudiyetine dair şerh düşüldüğünü, davaya konu çekin ciranta ... tarafından bu şirketin müvekkil şirketten kullandığı ön ödeme borucuna mahsuben müvekkil şirkete temlik cirosu ile teslim edildiğini, takibe konu çekin mevcut haliyle müvekkili şirkete ciro edildiğini, davacının borçlu olmadığı yolundaki şahsi defisini müvekkil şirkete karşı da ileri sürebilmesi için müvekkil şirketin çeki ciro ile devralırken bilerek davacı zararına hareket ettiğinin ispatlanması gerektiğini, davacının istirdat isteminin yerinde olmadığını, davanın esasına girmeksizin husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesi halinde kötüniyetli davacının dava konusu borç tutarının %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın, yetkili hamil olduğunu kanıtladığı kabul edilse dahi;  TTK 792 maddesi gereğince  çek eline geçmiş bulunan yeni hamil, ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü olduğundan, davalı ... şirketinin kötü niyetli olduğu veya ağır kusurlu olduğu davacı tarafından kanıtlanamadığından ve aksine davalının dava dışı cirantadan alacaklı olduğu ve alacağına karşılık çeki aldığı sabit olmakla, sübut bulmayan davanın reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 23.12.2010 tarihinde ilgili çeki çaldırdığını ve Diyarbakır 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/174 Esas sayılı dosyası ile ödemeden men ve çekin iptali davası açtığını, aynı mahkemenin 15.03.2011 tarihli kararı ile ödeme yasağı kararı alındığını ve ilgili bankanın bu konuda bilgilendirildiğini, davalı şirketin ilgili çeki 22.03.2011 tarihinde sorgusuz sualsiz hiçbir inceleme yapmadan aldığını, Türk Ticaret Kanunu gereği, davacının tacir sıfatından kaynaklanan basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğü olduğunu, Yargıtaya göre, basiretli iş adamı gibi hareket etmek, “bugünün ve istikbalin piyasa durumunu tacirin işlemi yaptığı sırada göz önünde tutması” demek olduğunu, Tacirin, tüm hukukî ve fiilî işlemlerini yaparken, ticarî hayatın gerektirdiği tüm tedbirleri almalı ve meydana gelebilecek değişmeleri önceden tahmin etmeye çalışarak yükümlülük altına girmesi gerektiğini, tacirlerin de hakları kazanırken iyiniyet kurallarına riayet etme yükümlülüğü olduğunu, davacı tarafından dava konusu çek çalındıktan sonra ilk olarak bankanın bu durumdan haricen bilgilendirildiğini, akabinde yasal olarak 15.03.2011 tarihinde çek ile ilgili mahkeme kararı aracılığı ile derhal ödeme yasağı aldırıldığını ve bankanın yine bu konuda bilgilendirildiğini, davalı firmanın ise mahkeme kararında da belirtildiği üzere söz konusu çeki 22.03.2011 tarihinde kabul ettiğini ve uhdesinde bulundurmaya başladığını, Yerel mahkeme kararında belirtilenin aksine iyi niyetli basiretli bir tacir olarak davalı firmanın söz konusu çek ile ilgili en azından ortalama araştırmaları yapması ve bir çeki ona göre kabul etmesi gerektiğini, davalı firma tarafından, önceden ödeme yasağı aldırılmış olan bir çeki bu durumu bilmeden aldıklarını düşünmenin ticari hayata ve teamüllere açıkça aykırı bir durum olduğunu,  davalı firmanın TMK madde 3' de belirtildiği üzere kendisinden beklenen basiretli bir tacir olarak göstermesi gereken özeni göstermediğini ve bu yüzden iyi niyetli olduğundan da bahsedilemeyeceğini, iyi niyetli basiretli bir tacir olarak davalı firmanın uhdesine gelmiş bir çek ile ilgili azami araştırmaları yapmak zorunda olduğunu, bu nedenle yerel mahkeme kararının yerinde olmayıp kaldırılması gerektiğini, ... A.Ş.'nin asıl işinin alacakları temellük ederek tahsilini üstlenen ve bu alacaklara karşılık ödemelerde bulunarak finansman sağlamak olan bir şirket olduğunu, bu sebeple ilgili çeki alırken basiretli davranması ve en azından ilgili bankaya sorarak çekin sıhhatinden emin olması gerektiğini, haklı davanın kabulü gerekirken aksi yöndeki yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Hükmün davacı vekili tarafından istinafı üzerine dosya Dairemize gönderilmiş ise de; İlk Derece Mahkemesince 31/03/2016 tarih ve 2014/870 E. 2016/316 K. Sayılı ilamıyla davanın kabulüne dair verilen kararın temyizi üzerine,  Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/10/2019 tarih , 2018/5218 Esas, 2019/6547 Karar sayılı ilamıyla kararın bozulduğu, ilk derece mahkemesince bozma kararına uymak suretiyle  inceleme konusu 2020/15 Esas 2020/907 karar sayılı 22/12/2020 tarihli kararın verildiği, karara karşı kanun yolunun temyiz yolu olduğunun doğru olarak gösterildiği, davacı vekilince istinaf başvurusu yapılması üzerine dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK geçici 3. Maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı kanunun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin  uygulanmaya devam edileceği belirtilmektedir. Somut uyuşmazlıkta, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/10/2019 tarih,  2018/5218 Esas, 2019/6547 Karar sayılı BOZMA kararına uymak suretiyle inceleme konusu kararın verildiği anlaşılmakla hüküm temyize tabi olduğundan dosyanın temyiz işlemleri ikmal edilmek üzere İlk derece Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  6100 sayılı HMK geçici 3. maddesi değişik 2. Fıkrası gereği hüküm temyiz kanun yoluna tabi olduğundan dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 11. Hukuk Dairesine gönderilmek üzere MAHALLİNE İADESİNE, İstinaf yoluna başvuran davacılar vekili tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"26443bd038434583","SID":"ccfcbd8c7e5d475e"}}