{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      T.C. KONYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ....<br>KARAR NO\t: ....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 24/11/2023<br>NUMARASI\t: ....... Esas -  ....... Karar <br><br>DAVACI\t: ...  <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...  Av. ...<br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 23/01/2025<br>G. KARAR YAZIM TARİHİ \t: 05/02/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnamelerle .... Üniversitesi'nin kapatılarak tüm malvarlığının Hazineye devredildiğini, ....... sayılı Genelge ve 371 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca .... Üniversitesi için oluşturulan İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından 27.03.2017 tarih ve 2017-A-851/1 sayılı İnceleme ve Değerlendirme Raporunun tanzim edildiğini, kapatılan .... Üniversitesinin malvarlığının, haklarının, alacakları ile borç ve yükümlüklerinin tespit edildiğini, kapatılan üniversite tarafından 52.528,55 TL alacağın tahsili amacıyla Konya....İcra ....... ( yeni esası .......) icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından 52.528,55 TL ödeme yapıldığını ancak 15/02/2023 tarihinde yapılan dosya hesabında belirlenen bakiye 33.173,29 TL (15/02/2023 tarihli güncel dosya hesabında 44.821,37 TL) alacaklarıyla ilgili olarak herhangi bir ödemede bulunulmadığının anlaşıldığını, Konya.... İcra Dairesi ....... (.......) Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine borçlu vekili tarafından, yapılan takibe, yetkiye, borca, faize ve faizin başlangıç tarihine itiraz edildiğini belirterek Konya.... İcra Dairesinin .......(.......) Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından takibe 12.04.2016 tarihinde itiraz edildiğini, davacı alacaklının itirazın iptali davası dilekçesinde müvekkili şirketin 30.06.2020 tarihinde ödeme yaptığını ve haricen tahsilat bildirimi yapıldığını ileri sürdüğünü, davacının en kötü ihtimalle 30.06.2020 tarihi itibariyle müvekkilinin itirazından haberdar olduğunun kesin olduğunu, bu nedenle davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığından reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin .... Üniversitesi ile akdi ilişkisi olduğunu, müvekkili şirketin .... Üniversitesine bir borcunun olmadığını, .... Üniversitesi müvekkili şirketin SGK’ya olan borcunu ödediğinden bahisle müvekkili şirkete borç çıkardığını, müvekkili ....... Ltd Şti. .... üniversitesi hastanesi yapımında alt taşeronu olarak değil,  geçici olarak işyeri açtığını, müvekkili şirketin personelinin diğer hastanelerde de iş yaptığını, oluşan SGK borcunun sadece .... Hastanesi ile ilgili olmadığını, .... Üniversitesinin yükümlülüğü ve yetkisi olmadığı halde  müvekkili şirketi ilgilendiren duruma müdahil olarak borcu ödemesinin yasaya uygun olmadığını, bu durumun sözleşmeye de aykırı olduğunu, müvekkili şirketin, .... Üniversitesine olan tüm işlerini 12.08.2015 itibariyle teslim ettiğini ve akdi ilişkisini bu tarih itibariyle sonlandırdığını, bu tarihten sonra .... Üniversitesi ile hiçbir ticari ilişkisi kalmadığını, müvekkili şirketin, ihracaat yaptığı için devletten vergi iadesi alacağı olduğunu, vergi iadesi alacağının mahsubu yoluyla SGK prim borçlarını ödediğini, böylece SGK borçları ile ilgili vergi iadesi talebi tarihi itibarı ile faiz ödememekte olduğunu, müvekkili şirketin bu borçlarının devlette karşılığı olmasına rağmen; .... üniversitesinin , müvekili ile ticari ilişkisinin sona erdikten sonra SGK borçlarını üstelik faiz de ödeyerek yetkisiz olarak SGK’ya ödemesi nedeni ile esasında müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, müvekkilinin borcu olmayan bir tutarı ödemesi nedeniyle ödeme yaptıktan sonra Defterdarlığa gönderdiği 30.06.2020 tarihli yazıda belirtilen tarih itibariyle, şirketlerine .... Üniv. tarafından gönderilmiş hiçbir sipariş avansı veya para girişinin bulunmaması nedeniyle, sözü geçen meblağın hangi işlem ve kimlere gönderildiği hakkında taraflarına bilgi verilmesini talep ettikleri şeklinde dilekçe vermişlerse de müvekkili şirketlerine cevap verilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"...Mahkemenin görevli olması, HMK 114/1-c maddeye göre dava şartıdır. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir (HMK 1. md.). “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler”(HMK115.md.). <br>Türk Ticaret Kanununun Ticari davalar, çekişmesiz yargı işleri ve delilleri başlıklı 4. Maddesi \"Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;<br>a) Bu Kanunda,<br>b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,<br>c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,<br>d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,<br>e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,<br>f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. <br>Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.\" hükmünü içerir.<br>Yine Türk Ticaret Kanununun ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler başlıklı 5. Maddesi \"Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.\" hükmünü içerir.<br>Ticari davalar kendi aralarında, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılır. Mutlak ticari davalarda tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken Kanun o davayı ticari dava olarak tanımladığı için ticari dava sayılır. Mutlak ticari davalar, TTK nın 4/1/a-f bentleri arasında sayıldığı gibi, Kooperatifler Kanunu (md.99), İcra ve İflas Kanunu (md.154), Finansal Kiralama Kanunu (md.31) gibi bazı özel kanunlarda da belirlenmiştir. <br>Buna karşılık tarafları tacir olan ve her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olan davalara ise nispi ticari dava denir. Yani bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de tarafların tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.<br>Uyuşmazlık konusunun taraflar arasındaki Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası olduğu anlaşılmıştır.  Bu durumda eldeki somut  davaya bakıldığında; gelen müzekkere cevapları ve dava dilekçesi incelendiğinde, davacının tacir olmadığı tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yukarıda belirtilen mutlak ticari davalar kapsamına girmediği gibi davacının tacir olmaması sebebiyle eldeki davanın nispi ticari dava kapsamında da kalmadığı açıktır.   <br>Nitekim Emsal İstanbul bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi'nin 12.07.2023 tarihli ....... Esas ve .... Sayılı kararında  \"Somut olayda davalının İstanbul Okan Üniversitesi olması ve tacir konumunda olmadığı dikkate alındığında, huzurdaki davanın ticari işletme ile ilgili bir husustan doğmadığı ve 6102 sayılı TTK'nın 4. madd\"Somut olayda davalının İstanbul Okan Üniversitesi olması ve tacir konumunda olmadığı dikkate alındığında, huzurdaki davanın ticari işletme ile ilgili bir husustan doğmadığı ve 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde sayılan mutlak ticari dava olarak sayılan işlerden de olmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.\" Değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir...\" gerekçesiyle Dava dilekçesinin GÖREV YÖNÜNDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davaya bakmaya Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli  olduğuna, karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; <br>Dava, OHAL kapsamında kapatılan ve hazineye devrolunan tüzel kişiliğin hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve inkar tazminatı istemine ilişkindir.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesi uyarınca ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde belirtildiği üzere her iki tarafın da tacir olup \"Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan\" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, kanun gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. Dolayısıyla TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır. <br>Somut olayda, dava OHAL kapsamında kapatılan ve Hazineye devrolunan .... Üniversitesi ile davalı şirket arasında yapılan hizmet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup somut uyuşmazlık Türk Ticaret Kanununda düzenlenmediğinden mutlak ticari davalardan değildir. Davalı şirket tacir ise de; kapatılan .... Üniversitesi tacir olmadığından dava nispi ticari dava da değildir. O halde davada görevli mahkeme genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olacaktır. <br>Bu itibarla mahkemece davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.   <br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/11/2023 tarihli ve ....... Esas - ....... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,  <br>Davacı hazine harçtan muaf olduğundan istinaf harçları hususunda karar verilmesine yer olmadığına, <br>Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince re'sen davacıya iadesine,    <br>İstinaf karar tebliği, avans iadesi ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,     <br>Dair, 6100 HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.23/01/2025    <br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır.<br> <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır.<br> <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır.<br> <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır.<br> <br><br><br><br><br><br>¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸ <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01453f38b95a2d9b","SID":"649c4a792bd9bd71"}}