{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2023/798 <br>KARAR NO:2025/610<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:21/02/2022<br>NUMARASI:2021/83 Esas - 2022/117 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; ... isimli şahsın, kendisini sahte bir senetle borçlandırıp, bu senedi iş bu davanın davalısı konumunda olan ... A.Ş.'ne cirolayarak verdiğini, senedin ödenmemesi sonucu bu şirketin ihtiyati haciz kararı almak sureti ile davacı hakkında icra takibi başlattığını belirterek  haksız ihtiyati haciz işlemleri sebebiyle  50.000,00 TL manevi ve 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde Davacının haksız ihtiyati hacizden kaynaklı tazminat isteminde bulunması için öncelikle verilen ihtiyati haciz kararının haksız olması başka bir ifadeyle itiraz neticesinde işbu ihtiyati haciz kararının kaldırılmış olması gerektiğini, ihtiyati hacze davacı tarafından yapılan itirazın reddedildiğini ve ret kararının istinaf denetiminden geçerek kesinleştiğini, ortada şartları olduğu için verilen ve istinaf denetiminden geçerek kesinleşen bir ihtiyati haciz kararı bulunmakta olup; bu kapsamda ihtiyati haczin haksız olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini ve bu kapsamda ihtiyati haczin haksız bir sebebe dayanmadığını belirterek reddine  karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; \"... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Haksız ihtiyati haciz iddiasından kaynaklı maddi ve manevi zarar talepli tazminat davasıdır. Deliller; Dosya içeriği, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/936 D.iş numaralı dosyası,... numaralı dosyası, Küçükçekmece .... İcra Dairesi ... Talimat, İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/564 E. numaralı dosyası, İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/160 E. numaralı dosyası İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/724 Esas 2020/819 Karar sayılı 31/12/2020 tarihli kararı dosyanın Mahkememiz esasına kaydı yapılmıştır.Davalı dava konusu senetleri doğrudan davacıdan teslim almadığından,  davalıdan önce senette başka cirantalar bulunduğundan, senetleri davacının sahte imzası ile düzenleyip kullanıma sokan  ve hakkında İstanbul 38.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/160 E sayılı dosyasından  ceza davası açılıp  yargılama sırasında  eylemi ikrar eden ilk ciranta ...'ın davalı ile ilgisi olmayıp, davacının eski müvekkili olduğundan, davalının takip konusu senetteki davacı keşideciye isnat edilen  imzanın sahte olduğunu bildiğine ya da  ... ile işbirliği içinde olduğuna  dair davacı iddiası ve bu hususta bir delil mevcut olmadığından, ayrıca  TBK.65 ve devam maddelerde sınırlı olarak  sayılan kusursuz sorumluluk sebepleri de mevcut olmadığından davanın reddine   ...\" karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 2004 Sayılı İİK'nın 259/1. Maddesi gereğince ihtiyati haczin haksız olması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğunu, davacının avukatlık mesleğini icra ettiğini, alacaklı şirketin bir defa olsun sahte senedi düzenleyen ...'ın ikametine yahut iş yerine hacze gitmediğini,  bu icra takibi ile şahsının itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını, davacının teminat depo etmesi üzerine icra takibinin durdurdurulmasına karar verildiğini ve bu sebeple fiili hacizlerin durmuş olduğunu, itibarının zedelendiğini, maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız ihtiyati haciz iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. Uyuşmazlığa, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 50. maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen hükümler gereğince; Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması  davacı  tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir (Yargıtay 4 HD'nin 2021/17980 E. - 2022/9874 K. Sayılı ilamı).Haciz isteminin dayanağının  bir hak veya alacak olması ve haciz tarihinde mevcut bulunması gerekir. Aksi halde, haksız bir haciz ve buna bağlı olarak da sorumluluk söz konusudur. Eylem ile zararlı sonuç arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerek ve yeterlidir.Haciz isteyen alacaklı haksız çıktığı takdirde, borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan kusursuz olarak sorumludur. Ancak bu durumda dahi uğranılan maddi zararın ispatı zorunludur (Yargıtay 4 HD'nin 2016/14413 E. - 2019/483 K. Sayılı ilamı).Somut olayda davacı haciz sebebiyle maddi zarara uğradığını TMK'nın 6'ncı  ve HMK'nın 190. maddesi gereğince ispat edememiştir.Haksız icra takibi veya hacze dayalı manevi tazminat istemi ise, 818 sayılı BK.'nun 49. maddesinden (6098 sayılı TBK'nun 58. maddesi) kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu sebeple de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz. Dava konusu olayda  davalının dava konusu senetleri ciro yoluyla elinde bulundurduğu, senetteki imzanın  davacıya ait olmadığını bilecek durumda olmadığı, dava dışı üçüncü kişi olan ciranta  ... ile  işbirliği içinde olduğuna ilişkin bir  iddia ve  delil de mevcut olmadığı ve buna göre  davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunun ispat edilemediği anlaşıldığından manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/83 Esas  2022/117  Karar sayılı 21/02/2022 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 534,7‬ TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,...- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"31fa610b39ddad81","SID":"0a5068798a3c2dbc"}}