{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>36. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/46 <br>KARAR NO: 2025/244<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/10/2024<br>NUMARASI: 2022/574 E. -  2024/694 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Araç Kiralama Sözleşmesinden  Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 28/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 2022 Mart ayı içerisinde davalı şirketten araç kiraladığını, kira bedeli olarak 3.500,00 USD nakden ve peşin olarak ödendiğini, aracın ayıplı olması nedeniyle kira sözleşmesinin feshedildiğini, taraflar arasında başka bir ticari veya hukuki bir ilişki olmadığını, bu ilişkiden sonra (Dayanak: 29.03.2022 düzenleme tarihli, 05.04.2022 vade tarihli, 60.000,00 TL bedelli, borçlusu ..., alacaklısı ... Gıda San. Tic. Ltd. Şti.olan bono) İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe konu senedin, araç kiralanması sırasında sözleşme imzalatılıyor gibi imza attırılarak ve bu imzalarla evrak üzerinde oynama yapılarak meydana getirildiğini, bonodaki imzalar da incelendiğinde görüleceği üzere birbirine benzemeyen ve acele ile atıldığı oldukça belli olan iki adet imza bulunduğunu, davalı tarafa iradi olarak verilmiş bir bono bulunmadığını, araç kiralama sözleşmesi olduğu iddia edilen ve müvekkile aceleyle imzalattırılan evraklar sonradan üzerinde oynama yapılarak işbu hukuka aykırı bono haline getirildiğini, davalı hakkında 5237 sayılı TCK m. 156/1, TCK m. 158/1-d uyarınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikâyette bulunduklarını, 2022/140257 srş.sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığını belirterek, takip ve dava konusu bononun senet vasfında olmadığının tespiti ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile görülen takibin iptali ile müvekkilin borçlu olmadığına hükmedilmesine, dava konusu senedi takibe koyan davalı hakkında takip konusu alacağın yüzde 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında araç kiralama sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği 01.03.2022 tarihinde ...'ya ... marka araç verilmesi ve 29.03.2022 tarihinde aracın müvekkil şirkete iadesinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin imzalanmasından 5 gün sonra, 6 Mart tarihinde arcın kornasının çalışmadığı gerekçesiyle değişim talebinde bulunulduğunu, kendisine ... marka araç verildiğini, değişimin yapıldığı hafta yoğun kar yağışının gerçekleştiği gerekçesiyle bu sefer ... marka aracın spor araba olduğu ve kar yağışından etkilenip yolda kalacağı söylenmiş olup tekrardan değişim talep edildiğini, 9 Mart tarihinde kendisine nihayet ... marka jeep araç teslim edildiğini, ... model aracın kendisinden talep edildiğinde ise aracın garajda olduğu ve kardan dolayı teslim edemeyeceğinin bildirildiğini, her iki aracın böylece 1 hafta süre ile kendisinde kaldığını, ... model aracın davacıda kalmasından kaynaklanan ve kendilerini uğratmış oldukları zararlara karşılık imzalamış oldukları senedi icraya koyduklarını, ... marka aracın yaklaşık bir hafta kendilerinde kalmasından ve ödenmemiş borçlarına ilişkin imzalamış oldukları senedin sahteliği iddiasının sebepten yoksun kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin 2022 Mart ayında davalı şirketten 3.500,00 USD karşılığında lüks araç kiraladığını ve kira bedelini elden peşin olarak ödediğini, kiralanmış olduğu araçta ilk andan itibaren bir çok ayıplar ortaya çıktığını, ayıplı araç kiralama haricinde davalı ile herhangi bir hukuki ilişkisinin olmadığını belirterek 29/03/2022 düzenleme tarihi bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, \"taşınır kira sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit\" istemine ilişkindir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre; kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda \"Sulh Hukuk Mahkemesi\" görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Somut olayda; taraflar arasında temel uyuşmazlık araç kira ilişkisinden kaynaklanmakta olup, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi uyarınca, dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne aittir. Mahkemece Sulh hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken esas hakkında hakkında karar verilmesi hatalı olduğundan davacının istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargı organlarınca yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğinden, davacı vekilinin görev yönünden istinaf başvurusunun diğer istinaf talepleri incelenmeksizin kabulüne, HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun görev nedeniyle KABULÜNE,2-İlk derece mahkemesinin kararının HMK’nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Davada görevli  mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, 4-HMK'nın 20. maddesi gereğince Dairemiz kararının taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde taraflarca başvurulması halinde istinaf kayıtlarının kapatılarak dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine iadesine, 5-Davacının istinaf başvurusu için yaptığı yargılama giderlerinin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, harcanmayan istinaf gider avansının ilgilisine iadesine, 6-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda  kesin olmak üzere karar verildi. 28/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ed1d2b9d830e40f4","SID":"4304ea23e290e80d"}}