{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO : 2025/220 <br>KARAR NO : 2025/314<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/12/2024<br>ESAS NO: 2023/1177<br>KARAR NO: 2024/1199<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:18/02/2025<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2024 tarih ve 2023/1177 Esas 2024/1199 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili kooperatifin Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yaptığını, davalınin ise müvekkili kooperatifin üyesi olup müvekkil kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, müvekkil kooperatifin halen tasfiye sürecine giremediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, kooperatifin durumunun kötüye gittiğini gören üyelerin büyük bir kısmı kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini,  Kooperatiften istifa eden üyelere yapılan ödemeler mevcut üyeler tarafından sağlandığını, 2019 tarihli genel kurulda alınan karar uyarınca tapusunu teslim alan üyelerin mevcut aidat bedelinin %40'ı oranında kira ödeneceğine yönelik karar verildiğini, davalının 45.680,00 TL tutarında kira borcunun olduğunu, belirterek 45.680-TL kira alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil kooperatife ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br> DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:Davayı kabul etmediklerini, haksız davanın reddini talep ettiklerini, kooperatif ana sözleşmesinde değişikliğe gidilerek 91/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelini ödeyerek — tapusunun verilebileceğinin belirtildiğini, bu kapsamda yapımı tamamlanan konutların 2010- 2011 ve 2012 yıllarında genel kurulda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkartılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde karar alındığını, buna göre davalının kesin maliyet bedelini ödediğini ve tapusunu aldığını, davacının aidat alacağını talep etmesinin mümkün olmadığını, davalının tapusunu aldıktan sonra hazirunlarda yer verilmediğini, kendisine davetiye gönderilmediğini, bu bakımdan alacağın muaccel olmadığını,  alacağın zamanaşımına uğradığını, davalının ödenmesi gereken tutardan fazla ödeme yaptığını, hatta alacaklı olduğunu, kooperatif tarafından Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına ödenen bedelin mahsubu gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini mahkemeden talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...Hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacı kooperatifin 21.04.2019 tarihli genel kurulunda konutunu teslim almış üyelerden aidatının %40'ı oranındaki kira alınmasına karar verildiği, bu karar doğrultusunda karar tarihinden dava tarihine kadar olan süre için 45.680-TL kira bedeli hesaplandığı görülmektedir. Davalının sabit ücretli üye olduğuna ya da kooperatif üyeliğinden istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kooperatife iade etmediği sabit olup davacı kooperatifçe usulune uygun genel kurul kararı sonucu alınan kira alacağı bedelinin istenebileceği sabittir. Davacının kanun ve esas sözleşmeye uygun olarak almış olduğu genel kurul kararları uyarınca eşitlik ilkesi gözeterek inşaatların henüz devam ettiği bir aşamada konutların teslim edildiği ve kooperatif ortaklığından ayrılmayan üyeler yönünden kira alacağı tahsil edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakta olup bilirkişi raporu çerçevesinde dava tarihi itibariyle davacının 45.680-TL kira alacağı bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.Davalı tarafça cevap dilekçesinde takas-mahsup defi ileri sürülmüş olup yapılan incelemede, davacı kooperatif tarafından davalı aleyhine kesin maliyet alacağından kaynaklı olarak açılan ve alacak talebi yönünden Kayseri 1. ATM' nin 2019/932 E. -2021/1151 K. sayılı ilamına dayanılarak davalı hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ... sayılı takip dosyasıyla icra takibi yapıldığı ve davalıdan 2.399,89-TL tahsil edildiği, Kayseri 1. ATM' nin 2019/932 E. 2021/1151 K. sayılı dosyasının istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesinde kararın kaldırılarak davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmakla, davalı vekili tarafından takas-mahsup def'i ileri sürüldüğünden işbu dosyaya ödenen 2.399,99-TL' nin davacı alacağından mahsubu ile bakiye  43.280,11-TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı tarafça kira alacığına ilişkin yıllık %18 /aylık %1,5 faiz talep edilmiş ise de genel kurulda kira bedelinin ödenmemesi halinde işleyecek faize ilişkin bir karar alınmadığı gözetilerek  dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir.1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 43.280,11-TL' nin dava tarihi olan 28/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine...\" dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; yerel mahkemenin kararının hatalı olduğunu, kaldırılması gerektiğini, müvekkillerinin genel kurula davacı kooperatif tarafından davet edildiği halde katılmadığını, davacı kooperatif tarafından kesin maliyet bedelini ödedikten sonra ilişkileri kesileceğinin taahhüt edildiğinden genel kurullara davet edilmediğini, hazirunlar da yer verilmediğini, yerel mahkemenin dikkat etmediği hususun kesin maliyet ödedikten sonra kooperatifin  üye sayısı tapusunu alan kişi sayısı kadar azaldığını, genel kurula davet edilen kişi sayısı azaldığı için bu üye sayısının esas alınarak genel kurullar toplanarak üye sayısı dikkate alınarak aidat konusunda karar alındığını, kooperatifin genel kurula çağırması akabinde üye kalıtlamaması ile üyenin genel kurula davet edilmemesi ve hazirunlarda üye olarak göstermemesinin ayrı hukuki sonuç doğuracağını, davacı kooperatifin 28/11/2021 tarihli genel kurulunda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespiti için açılan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/917 Esas, 2024/3203 Karar sayılı dosyasında verilen kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/320 Esas. 2024/3203 Karar sayılı ilamı ile onandığını, ilgili genel kurul kararında alınan kararın yok hükmünde olduğunu, Kayseri 1. ATM 2021/917 Esas sayılı dosyası ile 2021 yılı genel kurulunun yoklukla malul olduğunun kesin olarak tespit edilmişken hesaplamada 2021 yılına ilişkin aidatların da hesaplanmış olduğundan raporun hatalı olduğunu, hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, yerel mahkeme tarafından ilgili dosya celp edilerek söz konusu kararda dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken bu konuda inceleme yapılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı kooperatifin fason üyeler kullanarak ilgili kararları aldığının tespit edildiğini, her ne kadar bilirkişi raporunda ara ödemeye ilişkin iptal davası açılmadığının belirtildiğini, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu ilamın da dikkate alınarak ilgili genel kurulda alınan kararların geçerliliği yönünden ön sorun olarak inceleme yapılması gerektiğini, mahkemece bu hususa ilişkin yeni bir bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, Kayseri 2. ATM 2023/685 Esas sayılı dosyasında açılan genel kurul kararının iptali davasının derdest olduğunu, ilgili dosyanın celp edilerek rapor düzenlenmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle mahkeme kararının kaldırılmasını, davacının davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin  davacı tarafa yükletilmesini  talep etmiştir. <br>Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçinden özetle; davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına,   toplanan delillere, dava konusu kira bedeli alacağının konutu teslim edilen kooperatif üyelerinden genel kurulda alınan kararlar çerçevesinde istenilmiş olmasına, her ne kadar davalı tarafın istinaf dilekçesinde Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/685 E.sayılı dava dosyasında açılan davada genel kurul kararının iptal davasının  derdest olduğu ileri sürülmüş ise de 6100 Sayılı HMK 357/1 MD gereğince  ilk derece mahkemesindeki yargılama aşamasında ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların bölge adliye mahkemesindeki istinaf incelemesinde dinlenemeyecek veya yeni delillere dayanılamayacak olmasına ve ilk derece mahkemesince konusunda uzman bilirkişiden aldırılan 15.07.2024 tarihli rapordaki tespit ve değerlendirmeler nazara alındığında ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmış olması dolayısıyla davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının tümden reddi gerektiği değerlendirilmiştir.<br>  Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinafa konu edilen işbu nihai kararın HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek davalı taraf vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 20/12/2024 tarih ve 2023/1177 E. - 2024/1199K.Sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalıdan alınması gerekli olan 2.956,47-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 740-TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 2.216,47- TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>3-İstinaf eden davalının yaptığı istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>4-HMK'nın 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,\t<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK'nın 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.12/02/2025  <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7589b01a76f950a2","SID":"dcb22ac7faf3a1b5"}}