{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2023/1664 <br>KARAR NO: 2025/128<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/05/2023<br>NUMARASI: 2022/660 Esas, 2023/375 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 13/02/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair  verilen karara karşı davacılar vekili  tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacılar  vekili; davacı şirketler adi ortaklığının Kilis 7 Aralık Üniversitesinde yaptığı  klima ve vb. işler için davalı şirket  ile 01/08/2013 tarih ve ... nolu sözleşme imzalandığı, davalı şirketin yerine getireceği edimlerine karşılık olarak müvekkil tarafından üç adet çek  verildiğini,  davalı şirkete gönderilen ihtara rağmen davalı şirket tarafından sözleşme gereğince yerine getirilmesi gereken edimlerden hiçbiri yerine getirilmediği, davalı şirketin yapmadığı aynı işle ilgili olarak ... - ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti ile yeni bir sözleşme yaparak, davalı şirketin yapmadığı işlerin yapılması konusunda bu şirketle anlaştıklarını, davalıya 3 adet çek bedelini ödediklerini, yeni imzalanan bu sözleşme nedeniyle 61.354,00 TL zarara uğradığını, sözleşme gereği davalının gereği gibi yapmadığı döşenen bakır boruların sökülüp atıldığı için 15.000,00 TL ve sözleşme gereği ödedikleri 01/10/2013 keşide tarihli çek bedeli 36.993,00 Euro karşılığı 111.348,00 TL olmak üzere toplam 187.702,00 TL zararları olduğunu belirterek; bu bedelin davalıdan tahsil  kararı verilmesini talep ve dava  etmiştir. Davacılar vekili yargılama sırasında 06/01/2019 tarihli  dilekçe ile diğer alacaklarından vazgeçerek sadece 01/10/2013 tarihli 36.993,00 Euro'luk (çek bedeli) kısım için davaya devam edilmesini talep  etmiş yani talep sonucunun daraltmıştır.Davalı vekili, Diyarbakır 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşmesinden sonra 15 gün içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediğini bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,  davacılar ... Ltd Şti ile dava dışı ...Ltd Şti ve yine dava dışı ...Ltd Şti.'nin, her ne kadar farklı kişiler adına kurulmuş gibi görülse de,  gerçek sahiplerinin ... olduğunu, bütün işlerin koordinasyonunu ve yönetimini her üç şirketten de aldığı vekalet ile ...'ın sağladığı, davacılar her ne kadar davalı sözleşme imzalamış ise de davacı şirketlerden ... ... Ltd. Şti'nin daha önceki yine aynı ihale dolayısı ile ancak bu defa yine ...'ın dava dışı ... Ltd. Şti adına verdiği 85.000,00 TL'lik çekin ödenmediği belirtilince; ...'ın işbu davaya konu 94.704,00 TL'lik 01/10/2013 tarihli çeki, bu borcu için ödediğini ve hesabın kapatıldığını iddia ederek, iş bu davayı açtıklarını iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 03/05/2023 tarihli  karar ile; davacı şirketlerden oluşan adi ortaklık tarafından davalı ile iki ayrı sözleşme akdedildiği, ilk sözleşme gereğince dava konusu çekin de içinde bulunduğu üç adet çekin davalıya verildiği ve dava konusu çekin tahsil edildiği, ancak çekin düzenlenmesine dayanak işin davalı tarafça yapılmamış olması sebebiyle davacılar tarafından dava konusu çekin bedelsiz kaldığı ileri sürüldüğünden ispat yükünün davacılara düştüğü, davalının cevap dilekçesinden taraflar arasındaki ticari ilişkinin yalnızca dava konusu çekin düzenlenmesine dayanak sözleşmeden kaynaklanmadığı, aralarında süregelen bir ticari ilişki olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasında farklı sözleşmeler uyarınca dava konusu edilen çek dışında birden fazla çek düzenlendiği ve ciro edildiği bu sebeple  davacılardan yalnızca ... İnşaat'ın ticari defter ve kayıtları üzerinden sonuca gidilemeyeceği ve raporunun hali ile esas alınamayacağı kanaatinin hasıl olması sebebiyle HMK 222/1 kapsamında tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verildiği, adi ortaklığı oluşturan davacı şirketlerin ticari defter ve kayıtların incelenmesi için Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına, bilirkişi için 2.500,00 TL ücret takdirine, ücretin duruşma zaptının tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılmasına, yatırılmaması halinde inceleme talebinden vazgeçilmiş sayılacağının davacılar vekiline ihtarına, ihtaratın duruşma zaptının davacılar vekiline tebliği ile yapılmış sayılmasına dair karar verildiği, ara karar gereğince, duruşma zaptının 19/02/2023 tarihinde davacılar vekiline tebliğ edilmiş olmasına rağmen ara karar gereğince, bilirkişi ücretinin yatırılmamış olduğu, bu sebeple davacı şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının sahipleri lehine delil olma vasfına haiz olup olmadığı ve kayıtların içeriği yukarıda ayrıntılarına yer verilen talimat raporundaki kayıtlara göre denetlenemediği, bu itibarla, dava konusu çekin bedelsiz kaldığı iddiasının ispatı bakımından  HMK 200. maddesi uyarınca dosya kapsamında delil bulunmadığı ve davacılar tarafından açıkça yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesi ile; ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesi ile; Diyarbakır 8. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından sözlü yargılama için talepte bulunulmuş olmasına rağmen, sözlü savunma için  süre verilmediğini,  davanın bedelsizlik iddiasıyla ödenen çek bedelinin iadesine ilişkin olduğunu,  davalı tarafın ödenen çekin karşılığı yapılması gereken işin yapılmadığını, dava açmadan önce gönderdikleri ihtarnameye verdiği cevapta ve davadaki cevap dilekçesinde  kabul ettiğini,  bu konuda ihtilaf olmamasına rağmen, dosyanın bilirkişiye gönderilerek rapor aldırılmasına karar verildiğini, alınan bilirkişi raporunda da davacıların  haklı olduğu yönünde rapor hazırlandığını,  mahkemece bu raporun  varlığına rağmen, taraflarca delil olarak illeri sürülmemiş olan ticari defter ve belgelerin sunulması yönünde hüküm kurarak yeniden dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verildiğini,  taraflar arsında ihtilafın ortaya çıkmasından yaklaşık 10 yıl sonra ticari defter belgelerin sunulmasının istenmesinin hukuksal yönden bir dayanağı olmadığını,  ticari defter ve belgelerini saklama yükümlülüğünün süresinin 5 yıl olduğunu, davacı adi ortaklığın sorumlusunun ... olduğunu ve ... ile bir ilişkisi bulunmadığını,  belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen  eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında 01/08/2013 tarih ve ... nolu davacıların ihale ile üniversiteden aldıkları klima vb gibi işlerin yapılmasına dair eser sözleşmesi  akdedilmiştir. Davacı adi ortaklık vekili, davacıların Kilis 7 Aralık Üniversitesinden aldığı ihale sonucu üniversitenin  klima temini ve montajı işi için  davalı şirket  ile 01/08/2013 tarih ve ... nolu sözleşme imzalandığı,  bu iş davalı yana  üç adet çek  verildiğini,  davalı şirkete gönderilen ihtara rağmen davalı şirketin edimlerinden hiçbiri yerine getirilmediği, davalı şirketin yapmadığı aynı işle ilgili olarak ... - ...  İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti ile yeni bir sözleşme yaparak, davalı şirketin yapmadığı işlerin yapılması konusunda bu şirketle anlaştıklarını, davalıya 3 adet çek bedelini ödediklerini, yeni imzalanan bu sözleşme nedeniyle 61.354,00 TL zarara uğradığını, sözleşme gereği davalının gereği gibi yapmadığı, döşenen bakır boruların sökülüp atıldığı için 15.000,00 TL ve sözleşme gereği ödedikleri 01/10/2013 keşide tarihli çek bedeli 36.993,00 Euro karşılığı 111.348,00 TL olmak üzere toplam 187.702,00 TL zararları olduğunu belirterek; bu bedelin davalıdan tahsil  kararı verilmesini talep  etmiş, daha sonra 06/01/2019 tarihli  dilekçe ile diğer alacaklarından vazgeçtiğini belirterek sadece 01/10/2013 tarihli 36.993,00 Euro'luk (çek bedeli) kısım için davaya devam etiklerini belirtmiş , davalı yan ise davanın geri alınan kısmı için muvafakat  etmediklerini bildirmiştir. Davalı yan   taraflar arasında süregelen ticari ilişki nedeni ile davacının iş bu davayı açtığını belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece davada sadece davacılardan ..... Şti nin defterlerinin incelendiği, adi ortaklığın defterlerinin incelenmesi gerektiği ancak verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen davacıların delil avansını yatırmadıkları bu nedenle ve alacağın dayanağının taraflar arasında süregelen ticari ilişkiden kaynaklı olduğu ve davacıların davayı ispatlayamadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda;  davacı yanın dava dilekçesinde önce davalı yanın sözleşme gereği üzerine düşen edimlerinden hiç birini yerine getirmediğini iddia ettiği , dilekçenin devamında ise yanlış boru döşenmesi sonucu zarara uğradığını iddia ederek bunun sökülmesi için ödediği 15.000, 00 TL nin  tahsilini isteyerek çelişkili beyanlarda bulunduğu,  davalının işi yapmadığından beyanla ... firması ile yaptığı  yeni sözleşmede ise dava konusu sözleşmede bulunan işlerden bir kısmının  bulunmadığı ve farklı işlerinde bulunduğu, sözleşme içeriklerinin aynı olmadığı,  hakimin davayı aydınlatma yükümlüğü karşısında ortaklık defterlerinin incelenmesi gerekliliği karşısında bilirkişi ücretini ödemediği ve savunma olarak da bu delile başvurmadıklarını beyan ettiği, dosya kapsamından  taraflar arasında süre gelen ticari ilişkinin varlığının da belli olduğu, sözleşmede davalı yanın sadece klima aksamlarının satış işini üstlendiği, montaj vb. işlerin davalı yüklenicinin sorumluluk kapsamında bulunmadığı buna rağmen davacı yanın önce buna ilişkin de talepte bulunduğu daha sonra vazgeçtiği anlaşıldığından mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 03/05/2023 tarih ve 2022/660 Esas, 2023/375 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2- Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 345,55 TL istinaf karar harcının davacılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3- Davacılar tarafından  yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 13/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7a1d979cbb0f2349","SID":"dd0fc54167b1a811"}}