{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2025/172 <br>KARAR NO: 2025/281<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/12/2024<br>ESAS NO: 2023/1130<br>KARAR NO: 2024/1167<br>DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/02/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:17/02/2025<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2024 tarih ve 2023/1130 Esas 2024/1167 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkili banka ile asıl kredi borçlusu ... Kollektif Şirketi - ... ve ...'ün arasında 09/02/2017 tarihli 1.600.000,00-TL (kefalet limiti 2.000.000,00-TL) bedelli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalı borçlular müşterek ve müteselsil kefil ... ve ...'ün bu borcun tamamına müşterek ve Müteselsil kefil olduğunu, ...'ün sözleşmenin imzalandığı tarihte şirketin yetkilisi olduğunu, dolayısıyla bir muvafakatname aranmayacağını, ... için sözleşme ekinde eş muvafakatnamesinin mevcut olduğunu, sözleşme kapsamında kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine Kayseri 6. Noterliği'nin 02/10/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ edildiğini, borçlulara tanınan süre içerisinde borcun tamamen ödenmemesi üzerine Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçlular tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, icra takibinde %40,00 oranında temerrüt faizi talebinde bulunduklarını, talep edilen faizin yasaya uygun olduğunu bildirerek fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla takip tarihinden sonraki tahsilatlar düşülmek sureti ile 950.000,00-TL'lik alacağın ve ödeme gününe kadar işleyecek faiz ferilerinin tahsilini teminen davalı borçluların icra takibine itirazlarının iptaline ve takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br> DAVALI ... VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:<br> Müvekkilinin uzun yıllar ... Kollektif Şirketi - ... ve ... isimli kolleklif şirkete sigortalı çalışmış olup, şirketin gayrifaal duruma geçmesi ile birlikte işten çıkarıldığını, henüz işten çıkartılmadan önce 2017 yılında şirket yetkilisi tarafından bankadan çekilecek cüz'i miktardaki bir kredi için sigortalı kefil şartı arandığının söylendiğini ve bankaya giderek kefil sıfatı ile imza atmasının rica edildiğini, banka görevlisinin parmağıyla işaret ettiği yerlere imza atmasının istendiğini, ayrıca \"Yukarıdaki şartlarla müteselsil kefil olduğumu kabul eterem.\" kısmının el yazısı ile yazılmasının istendiğini, bu hali ile davacı banka ile müvekkili arasında bir kefalet sözleşmesi kurulmuşsa da bu kefalet sözleşmesinin şeklen geçersiz olduğunu bildirerek haksız ve kötüniyetli şekilde açılan davanın reddini ve davalının müvekkilinin kefaletinin geçersiz olduğunu bilerek ve basiretli bir tacir gibi davranmayarak huzurdaki davayı ikame etmesi sebebi ile İİK 67/2 uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...Somut olayda; davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu ... Kollektif Şirketi ile davalı kefil ...'e hitaben Kayseri 6. Noterliği'nin 02/10/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnamenin borçluya 06/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve ödeme için verilen 1 günlük sürenin de dahil edilmesi üzerine davalı için temerrütün 08/10/2019 tarihinde oluştuğu anlaşılmaktadır. Kredi sözleşmesine dayanılarak yapılan takiplerde alacak hesabı yapılırken; Kredi sözleşmesindeki hüküm nedeniyle davacı bankanın kayıt ve belgelerinin esas alınması hesabın kat edildiği tarih itibariyle davacı banka alacağının belirlenmesi bu miktara kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve faizin gider vergisi hesaplanıp kapitalize edilerek temerrüt tarihindeki asıl alacağın bulunması, bu alacağa takip tarihine kadar temerrüt faizi ve BSMV işletilerek takip tarihindeki toplam alacak miktarının bulunması, takip tarihinden sonra yapılan ödemeler var ise bunların öncelikle masraf ve faizlere mahsubunun yapılması ve dava tarihindeki alacak miktarının belirlenmesi gerekir. Bu genel açıklamalar doğrultusunda somut uyuşmazlık irdelenmiştir. Davacı dava dilekçesinde takip tarihinden sonra yapılan tahsilatlar düşülmek suretiyle 950.000,00-TL alacağın ödeme gününe kadar işleyecek faizi ferilerinin tahsilini teminen yapılan itirazın iptali talep etmiş olup dava değerini 950.000,00-TL gösterdiği görülmüştür. Mahkememizce Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesi'nin 23/11/2023 tarih ve 2023/2020 Esas-  2023/2083 Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda davacı vekiline dava dilekçesinde yapıldığını bildirdiği tahsilatları ve dava dilekçesinde istediği alacak miktarı ve türünü (asıl alacak, faiz, BSMV) bildirmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından 30/07/2024 tarihli dilekçe ile açıklamada bulunulmuş ise de açıklama içeriğinin kaldırma kararını karşılamadığı görülmüştür. Bu sefer davacı vekilinin 10/12/2024 tarihli celsede ayrıntılı açık beyanı alınmış olup, davacı vekili 10/12/2024 tarihli celsede davaya konu 950.000,00-TL'nin takibe konu asıl alacağa yönelik olduğu açıkça beyan edilmiştir. Mahkememizce  bankacı bilirkişiden aldırılan 12/01/2023 tarihli kök  rapor ve 25/09/2024 tarihli ek raporda; davacı bankanın davalı asıl borçludan icra takip tarihi itibarıyla taksitli kredilerden ve tazmin olunan teminat mektubu kredisinden kaynaklanan 1.027.070,13-TL asıl alacak + 56.506,15-TL işlemiş faiz + 2.825,32-TL BSMV + banka sorumluluk tutarı ödemesi yapılan bir adet çek yaprağından kaynaklanan 2.030,00-TL olmak üzere toplam 1.088.431,60-TL nakit alacağının bulunduğu rapor edilmiştir. Davacı vekilince yukarıda da açıklandığı üzere eldeki dava yalnız 950.000,00-TL asıl alacak yönünden ikame edilmiş ise de Mahkememizin 30/05/2023 tarihli kararı ile \"davanın kabulü ile, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına davalıların vaki itirazının iptali ile, taleple bağlılık kuralı gereğince 950.000,00-TL asıl alacak, 56.506,15-TL işlemiş faiz ve 2.825,32-TL BSMV olmak üzere toplam 1.009.331,47‬-TL alacak üzerinden takibin kaldığı yerden devamına,\" dair karar verilmiş ve davalı ... tarafından karara karşı istinaf yoluna gidilmediğinden bu davalı yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak doğmuştur. Hemen burada belirtmek gerekir ki icra dosyasına yatan harç miktarı da gözetildiğinde (5.636,29-TL) eksik harcın bulunmadığı da tetkik edilmiştir.  Netice itibariyle davanın kısmen kabulü ile; Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına davalı ...'ün vaki itirazının iptali ile taleple bağlılık kuralı gereğince 950.000,00-TL asıl alacak, 56.506,15-TL işlemiş faiz ve 2.825,32-TL BSMV olmak üzere toplam 1.009.331,47‬-TL alacak üzerinden takibin kaldığı yerden devamına, davalı ...'e yönelik davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK 67/1.maddesine göre \"Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın \"yüzde yirmisinden\" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Anılan şartlar incelendiğinde takibe konu alacağın likit olduğu ve davalı ...'ün itirazının haksız olduğu gözetilerek davalı ... aleyhine itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek hüküm tesis edilmiştir. DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, 1-Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına  davalı ...'ün vaki itirazının iptali ile, taleple bağlılık kuralı gereğince 950.000,00-TL asıl alacak, 56.506,15-TL işlemiş faiz ve 2.825,32-TL BSMV olmak üzere toplam 1.009.331,47‬-TL alacak üzerinden takibin kaldığı yerden devamına, 2- Davalı ...'e karşı açılan davanın reddine, 3-İtirazın iptali ile takibin devamına karar verilen 1.009.331,47-TL alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 uyarınca davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine,4-Şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına...\" dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/769 Esas, 2023/476 sayılı kararı Kayseri BAM 6. H.D. 2023/2020 Esas, 2023/2083 sayılı kararı ile alacak kalemlerinin ne kadarının asıl alacak ne kadarının faiz olarak karar verildiğinin net tespit edilmesi yönü ile bozularak kaldırıldığını, ve yeniden hesap yapılması için yerel mahkemeye iade edildiğini, alınan yeni esas ile yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak alacak kalemlerinin tespit edildiğini, ancak son duruşmada yerel mahkemece usuli kazanılmış haklarının atlanarak davanın ... yönünden hukukilikten ve BAM denetiminden aykırı hatalı şekilde reddine karar verildiğini, kaldırma kararında açıkça kefaletin müteselsil kefalet olmasından dolayı ...'ün sorumlu olduğunu, dosya içerisinde yer alan genel kredi sözleşmesinin 23.sayfasında davalının kefil olmayı kabul ediyorum şeklinde yazarak kefil olduğunu, borçlunun borcunu ödememesi üzerine davalıya ihtarname ile borcun ödenmesinin istenildiği ve 08/10/2019 tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğunu, yerel mahkemece hem kendi hükmüne hem de BAM kararındaki usuli kazanılmış hakka aykırı şekilde karar tesis edildiğinin anlaşıldığını, bankanın ödeme tarihi itibariyle talep edilebileceği asıl alacak faiz ve ferileri belirlenerek dava dilekçesinde gösterdiği değeri aşan bir alacağının bulunduğunun beyan edilmesi halinde bu değer üzerinden harç tamamlattırılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davacının dava dilekçesinde gösterdiği talebini aşar şekilde karar verilmesinin aykırı olduğunu, yerel mahkemece BAM kararına uyulmaksızın verdiği kararın doğrudan kaldırılması gerektiği, davalı borçluların müşterek müteselsil kefil ...'ün borcun tamamına müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, davanın itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesindeki davalı adına atılan kefalet imzasının geçerli olup olmadığının tespiti için yasanın aradığı şartlar yönünden inceleme yapılıp soncuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığını, Mahkemece bozmadan önce TBK'nun 583.maddesi kapsamında gerekli araştırmalar yapılarak bu madde kapsamında değerlendirme yapılmadığından, bu bakımdan direnme kararında usul ve yasaya aykırı bulunmadığını belirterek davalı ... hakkında hüküm kesinleşmiş olmakla fazlaya hakları saklı kalmak kaydıyla Kayseri BAM 6. H.D. 2023/2020 esas, 2023/2083 sayılı kesin kararının kaldırım kararında da gerekçelendirildiği üzere borcun tamamından sıra gözetilmeksizin birinci dereceden sorumlu olduklarından ve tanzim edilen sözleşmede tüm borçluların imzaları ile ...'ün müteselsil kefil olmayı kabul ediyorum şeklinde yazarak imzaladığı görülmekle usuli müktesep haklarının aykırı ivedien gözetilerek usulen ve hukuken hatalı yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın yerel mahkemeye iadesine ... yönünden kaldırılarak alacaklarının istinaf incelemesi ile dosya üzerinden davalarının ve alacak istemlerinin kabulüne kesin olarak mahkeme kararının kaldırılarak yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılarak istinaf taleplerinin tehiri icra talepli olarak icranın geri bırakılması gereği ile aleyhlerine olan ücretler nedeni ile bir icra takibi açılması halinde ilgili icra müdürlüğü dosyasına UYAP üzerinden ivedi karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;<br>Davaya konu uyuşmazlıkta dava dışı asıl borçlu şirket ile davacı  arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların işbu 09.02.2017 tarihli kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, dava dışı borçlu şirketin vadesinde borcunu ödememesi üzerine hesabın kat edilip ihtarname gönderilmesine rağmen borcun  ödenmemesi nedeniyle davalılar hakkında icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça kredi sözleşmesindeki kefaletin, TBK.583'ncü madde de aranılan şekil şartlarına aykırı olması nedeniyle( kefalet tarihi ve kefalet miktarının kendi el yazısıyla yazılmaması dolayısıyla) geçersiz olduğunun savunulduğu, ilk derece mahkemesince kefaletin geçerli olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verdiği, Dairemizin  2023/2020 Esas, 2023/2083 Karar sayılı kararı ile somut olayda her ne kadar kefalet tarihi ve tutarı davalınınn el yazısı ile yazılmamış ise de ticari  mahiyette bir kredi borcunun söz konusu olduğu ticari iş kapsamındaki kefaletin müteselsil kefalet olmadığına ilişkin sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadığı ve 6102 sayılı Kanunun 7'nci maddesindeki özel düzenleme nedeniyle davalının borca müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu, Yargıtay yerleşik uygulamasınında bu yönde olduğu gerekçesiyle davalı ...'ün istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiği görülmüştür.<br>\tİlk derece mahkemesince dosyaya rapor ibraz eden bilirkişi heyetinden ek rapor alındıktan sonra yine kredi sözleşmesindeki kefalete tutarına ve tarihine ilişkin yazıların kefilin elinden çıkmasının zorunlu olduğu anılan (TBK.'nun 583) maddenin yorumunda Y.11. HD.'nin 23.11.2023 tarihli ve 2023/2020 Esas, 2023/2083 Karar sayılı kararındaki değerlendirmenin ''müteselsil kefalet'' ibaresinin davalının eli ürünü olmamasıyla sınırlı olması gerektiği,  Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun  2019/19(11)-254 Esas - 2022/584 Karar sayılı ilamındaki görüşünün de bu yönde olduğu, nitekim Y.11 HD.'nin 2022/2212 Esas, 2023/4462 Karar sayılı kararında bu yaklaşımın benimsendiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verildiği görülmüştür.<br>\tSonuç itibariyle; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmaması, yasanın açık düzenlemesi birlikte nazara alındığında ilk derece mahkemesince verilen kararın hukuka uygun olduğu,bu nedenlerle usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşı davacı vekilince yapılan ve yukarıda yazılı istinaf itirazlarının reddi gerektiği değerlendirilmiştir.<br>Belirtilen nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2024 tarih ve 2023/1130 Esas 2024/1167 Karar sayılı ilamına karşı yaptığı davacı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacı tarafından peşin yatırılmış 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 187,8-TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>3-İstinaf eden davacı tarafça  yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 05/02/2025 <br>\t\t\t\t<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"67ce69c19deb94fc","SID":"327ac5c5d1883730"}}