{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/67 - 2025/64<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/67 <br>KARAR NO\t: 2025/64<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01.11.2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/698 Esas 2022/802 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t <br>DAVALILAR\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 23.01.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 21.02.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 29.06.2018 tarihinde davalı ... idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı ...’nın idaresinde olup davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralandığını, kaza tespit tutanağında her iki araç sürücüsünün de kural ihlali bulunduğunun belirtildiğini, davalı sigorta şirketinin her iki aracın da zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, davacı hakkında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 14.01.2020 ve 22.06.2020 tarihli raporlarda davacının maluliyet oranının %12 olarak belirlendiğini, davacının ev hanımı olup asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, sigorta şirketine başvurudan ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının bedensel zarara uğraması nedeniyle  maddi tazminat tutarı belirlenerek 2.000,00TL işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere 26.12.2019 temerrüt tarihinden işletilecek avans faizinin ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesine, sigorta şirketine başvuru üzerine iki kez düzenlenen toplam 2.378,98 TL rapor ücretinin rapor tarihlerinden itibaren yasal faizi ile sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı  talebini 149.459,21 TL’ye artırmıştır.<br>Davalı sigorta şirketi vekili, davacı tarafça davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davaya karşı zamanaşımı def’inde bulunduklarını, kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu ve Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden rapor alınmasını, davacı tarafından sunulan tedavi belgelerinin hükme esas teşkil edemeyeceğini, maluliyetin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından belirlenmesini, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerine ilişkin tazminattan sorumlu olmadığını, tazminat hesabı yapılması nedeniyle kaza nedeniyle edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesini, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılması ve tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>Davalı ..., kazanın trafik ışığı ve uyarı levhası olmayan kavşakta çarpışma sonucunda meydana geldiğini, kazanın beden yaralanmasına neden olacak nitelikte bir kaza olmadığını, kaza yerine gelen ekiplere farklı sürücü olduğunun söylendiğini, kamera kayıtları izlenerek gerçek sürücünün ortaya çıktığını, talep edilen maddi tazminatı kabul etmediğini, sigorta şirketinden tahsil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, kusura ilişkin düzenlenen 17.05.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı ...'nin %75 oranında, dava dışı sürücü ...'nın %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Osmangazi Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca davacının maluliyet oranının %10,78 , iyileşme süresinin 2 ay olduğu ve 1 ay bakıcı ihtiyacı bulunduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 21.02.2022 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kabulü ile 149.459,21 TL'nin (davalı ... 112.094,41 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalı ...'dan 29.06.2018 kaza tarihinden, davalı sigortadan 26.12.2019 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 2.378,98 TL rapor ücreti, yargılama giderleri içerisinde değerlendirileceğinden ayrıca davacının bu talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, davacının maluliyet oranının %10,78 kabul edilerek yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacının maluliyetinin Erişkinler İçin Engellilik Yönetmeliği kullanılarak belirlenmesi gerektiğini, poliçe tanzim tarihine göre yeni Genel Şartlar’ın uygulanması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin tedavi dönemine dahil olan iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumluluğu bulunmadığını, sorumluluğun SGK’ya ait olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, hesaplamanın 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılarak takılı olmadığının belirlenmesi halinde tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının içinde bulunduğu araçta ivaz karşılğı bulunup bulunmadığının tespiti ile hatır taşıması mevcut olduğunun tespiti halinde tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>Davacı vekili, 29.06.2018 tarihinde davalı ... idaresindeki araç ile dava dışı sürücü idaresinde olup davacının içinde yolcu olarak bulunduğu aracın çarpışması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, davalı sigorta şirketinin her iki aracın da zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, davacının kaza sonucunda ağır şekilde yaralandığını belirterek maddi  tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davacının maluliyetine ilişkin Osmangazi Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca düzenlenen rapor esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>1-Davacı vekili dava dilekçesinde davacının yaralanması nedeniyle maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava dilkeçesinde maddi tazminat talebinin hangi zarara ilişkin olduğu açıklanmamış, mahkemece yapılan ön inceleme duruşmasında da uyuşmazlığın belirlenmesinde  davacının talebinin hangi zararlara ilişkin olduğu belirtilmemiş, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmış, davacı vekili tarafından ıslah dilekçesinde sürekli iş göremezlik tazminatı talep edildiği belirtilerek  aktüer bilirkişi raporu ile hesaplanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı miktarı toplamı üzerinden dava değeri ıslah edilmiş, mahkemece hüküm fıkrasında bu miktarın hangi zarara ilişkin olduğu belirtilmeden karar verilmiş ise de   öncelikle kararın denetlenebilmesi, HMK'nın 26. Maddesine aykırı karar verilip verilmediği,  sigorta şirketinin poliçesinde bulunan hangi teminat limitinden sorumlu olduğu ve kesin hüküm yönünden tereddüt oluşabileceğinden mahkemece HMK'nın 31. Maddesi gereğince hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacı tarafından talep edilen zararlar ve miktarı açıklatılarak yargılamaya devam edilmesi ve hüküm fıkrasında hüküm altına alınan zarar kaleminin açıkça yazılarak hüküm kurulması gerekirken açıklanan hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>2-Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>Davacı hakkında Osmangazi Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca davacının maluliyet oranının %10,78 olduğu, iyileşme süresinin 2 ay olduğu ve 1 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, mahkemece hükme esas alınan bu raporun Yargıtay uygulamalarına göre olay tarihinde uygulanan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediği, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen ve aynı yer tarafından düzenlenen 14.01.2020 tarihli ve 22.06.2020 tarihli raporların ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmıştır. <br>Bu durumda davacının 29.06.2018 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle yaralanmasından kaynaklanan maluliyetinin tespiti için Yargıtay uygulamalarına göre olay tarihinde geçerli kabul edilen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranı ve iyileşme süresinin belirlenmesi için rapor alınması ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken anılan hususun göz ardı edilmiş olması isabetsizdir. <br>3-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun \"tazminatın belirlenmesi\" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; \"tazminatın indirilmesi\" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. <br>Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili yargılama sırasında yolcu konumunda olan davacının emniyet kemeri takılı olup olmadığı incelenerek belirlenecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği savunması hakkında değerlendirme yapılmadığı ve karar gerekçesinde bu hususun tartışılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı, takılı değilse ise kazanın oluş şeklide değerlendirilerek emniyet kemerinin takılı olmamasının zararı artırıp artırmadığı, maluliyeti ile illiyet bağı bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususa ilişkin değerlendirme yapılmamış olması doğru görülmemiştir. <br>Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,\t<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23.01.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ba11a02b5ed02160","SID":"065ca0948f73b33d"}}