{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2024/258 Esas - 2024/566<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN<br>\tT.C.<br>\t...<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2024/258 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/566<br><br><br><br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 05/04/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 14/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 18/11/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ... ...  plakalı aracın 09.03.2020 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde hasara uğradığını, işbu kaza neticesinde müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar bedelinin müvekkiline ait aracı 20573905 numaralı kasko poliçesi ile sigortalayan ... Sigorta A.Ş.'nce tazmini amacıyla taraflarınca Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu ve müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar bedelinin, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2020.E.68147 sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporuyla KDV dahil    81.482,24 TL olarak belirlendiğini,  K-2021/7568 sayılı kararın da bu tutar üzerinden verildiğini, davalı sigorta şirketinin K-2021/7568 sayılı karara karşı yapmış olduğu itiraz üzerine dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetine tevdii edildiğini,  Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince verilen 2021.i.4223, 2021/İHK-10885 sayılı kararla davalı sigorta şirketinin itirazının reddedildiğini,  Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince verilen ret kararı üzerine davalı sigorta şirketinin bu kez de temyiz kanun yoluna başvurduğunu, başvurularının Yargıtay nezdinde de, vekalet ücretine ilişkin kısımlar hariç olmak üzere kabul görmediğini, müvekkilinin 09.03.2020 tarihli kaza neticesinde uğramış olduğu zararına ilişkin, ancak 22.01.2024 tarihinde ... 8. Genel İcra Dairesi'nin 2023/59309 E. sayılı dosyası nezdinde ödeme alabildiğini,  fakat bu ödemenin  müvekkilinin uğramış olduğu zararı karşılamaya yetmediğini, çünkü müvekkilin alacağını zamanında tahsil edememesinden doğan zararı, asıl alacağa işleyen faiz oranından çok daha fazla olduğunu, zira, Türk Lirasının, enflasyon oranlarının yüksek seyretmesi ve döviz kurlarındaki olağanüstü değişimler nedeniyle bir süredir sürekli şekilde değer kaybettiğini ve müvekkilinin bu nedenle davalının borcunu geç ödemesinden kaynaklı olarak alacağının sağlayacağı kazançtan mahrum kaldığını, munzam zarar talebine dair koşullarının müvekkili nezdinde gerçekleştiğinin şüphesiz olduğundan davalının müvekkilinin temerrüt faizini aşan bu munzam zararını da karşılaması gerektiğinden müvekkilinin munzam zarar olarak adlandırdıkları bakiye zararının tazmini amacıyla işbu davayı açma gereği hasıl olduğunu belirterek haklı davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının davasına ve taleplerine ilişkin kesin hüküm itirazları bulunduğunu, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere; davacının taleplerine ilişkin daha önce dava açıldığını, mahkeme kararı verildiğini, karara karşı itirazlar yapıldığını ve bu şekilde halihazırda yargılama yürütüldüğünü, işbu yargılama doğrultusunda davacı tarafından ... ... ...  e. sayılı dosyası kapsamında icra takibi dahi başlatılmış olup taraflarınca dosya borcu kadar ve mahkeme kararını karşılar nitelikte ödeme yapıldığını,  dava konusu kazanın 14/02/2020 tarihinde meydana geldiğini ve 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek zamanaşımına uğradığından davanın usulden reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin merkezinin Ümraniye/İstanbul olduğundan davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bu nedenle itirazımızın kabulüyle dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca müvekkili şirkete usulüne uygun yapılmış bir başvuru da bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise müvekkili şirketin talebe ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, 09/03/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin müvekkili şirket tarafından 472964 hasar numaralı dosya açıldığını,  davacının gerçek zararının tespit edilebilmesi amacıyla ekspertiz raporu alındığını, ekspertiz raporunun, yargı kararı ve davacının aracının tamirat faturaları doğrultusunda; <br>19/01/2024 tarihinde mahkeme kararı doğrultusunda ... ... ...  e. sayılı dosyasına 156.996,24-TL dosya borcu kadar ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerin araçtaki her türlü hasarı, yargılama giderlerini ve faiz taleplerini giderir nitelikte ve yeterli miktarda olduğundan müvekkili şirketin başkaca bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının davasını kabul anlamına gelmemekle birlikte, faiz uygulanan bir tazminat ödemesi kapsamında munzam zarar talebinde bulunmanın mevzuat düzenlemeleri ile ters düşmekte olduğunu,  bu sebeple, davacının talebinin reddi gerektiğini, dosyada bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüdünün söz konusu olmadığını, faiz başlangıcının ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz şeklinde olması gerektiğini, <br><br>davacı tarafın talebinin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığından müvekkili şirketin temerrüde düşmüş olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak koşuluyla, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>Dava, munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.<br>Sigorta Tahkim Komisyonu'nun .... ... ...  E.sayılı dosyası incelendiğinde; davacı ... .... ... 'ın 09/03/2020 tarihinde gerçekleşen kaza sonucu ... plakalı aracının hasarlanması sebebiyle hasar bedeli ve ekspertiz ücretinin, aracın kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili istemi ile talepte bulunduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu'na ait  24/01/2021 tarihli karar ile, başvuranın talebinin kabulü ile, 82.682,24 TL hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile başvurana ödenmesine karar verildiği, iş bu karara karşı Sigorta Şirketinin itirazı üzerine,.... ... ...  tarihinde icra dosyasına 156.996,24 TL ödeme yaptığı görülmüştür.<br>Somut davada, davacı taraf,  alacağını zamanında tahsil edememesinden doğan zararının, asıl alacağa işleyen faiz oranından çok daha fazla olduğunu, Türk Lirasının değer kaybettiğini ve müvekkilinin bu nedenle davalının borcunu geç ödemesinden kaynaklı olarak alacağının sağlayacağı kazançtan mahrum kaldığını, davalının müvekkilinin temerrüt faizini aşan bu munzam zararını da karşılaması gerektiğini ileri sürmüştür.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 121 inci maddesi \"Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.\" şeklindedir.<br>Munzam zarar, alacağını vaktinde borçludan alamayan alacaklının malvarlığında iradesi dışında meydana gelen ve temerrüt faizinin üzerinde bulunan zararı ifade etmektedir. Munzam zararın tazmini için munzam zarar ile borçlunun temerrüdü arasında uygun illiyet bağının mevcut olması, borçlunun kusursuzluk kanıtı getirememiş olması gerekir. Ayrıca alacaklı uğradığı bu zararı ispat etmek zorundadır. Soyut olarak alacağın zamanında ödenmemesi nedeniyle munzam zarara uğranıldığı iddiası munzam zararın tazmini için yeterli değildir. Yine ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklar tek başına munzam zararın ispatı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla davacının munzam zarara uğradığını genel ekonomik koşullar dışında somut vakalarla ispatlaması gerekir.<br>Somut olayda; davacı taraf, enflasyonun olumsuz etkisi sonucu paranın satın alma gücündeki  düşüş nedeniyle munzam zararı  oluştuğunu, tahsil edilen faizin alacaklının zararını karşılar nitelikte  olmadığını belirterek zararın hesaplanmasını  ileri sürmüş ise de,  munzam zarar iddiasına konu alacak iddiasının trafik kazası  sonucu davacı aracında meydana gelen hasara ilişkin olduğu, kazadan aracın kasko sigortacısı olması hasebiyle davalının sorumlu tutulduğu, hasar tutarının ne kadar olduğu hususunun  doğal olarak taraflar arasında ihtilaflı olduğu nitekim davacı Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde  talepte bulunurken bile  gerçek zarar tutarını öngöremediğinden belirsiz alacak davası olarak talepte bulunduğu, zarar tutarının  bilirkişi tarafından  rapor tarihindeki güncel kriterlere göre belirlendiği, kaza, başvuru, rapor, karar, icra ve tahsil tarihleri dikkate alındığında makul yargılama sürelerinin aşıldığından bahsedilemeyeceği gibi hukuk mahkemeleri için ön görülen ortalama yargılama sürelerinden daha kısa sürede yargılamanın Sigorta Tahkim Komisyonunda sonuçlandırıldığı, iddia edilen munzam zararın doğrudan zarar değil de yansıma zarar niteliğinde olduğu, yansıma zararların trafik poliçesi kapsamında olmadığı, davacının salt olumsuz ekonomik verilere dayanarak  munzam zarar talebinde bulunduğu, somut olarak zarara uğradığına dair vakıa ve delil ibraz etmediği, Yargıtay'ın son dönemdeki kararlarına göre, munzam zararın somut olarak ispatının gerektiği, olumsuz ekonomik verilere üzerinden varsayıma dayalı hesap yapılamayacağı anlaşılmakla; mahkememizce davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı  tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, <br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2024   <br><br> ¸<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5a67a21b8843c74a","SID":"fcd6f4346f25cda9"}}