{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/381 - 2025/165<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/381 <br>KARAR NO\t: 2025/165<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/... ESAS 2023/... KARAR<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...- <br>DAVANIN KONUSU\t: Rücuen Tazminat <br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 03/02/2025<br>YAZIM TARİHİ                    : 03/02/2025<br><br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2023 tarih ve 2023/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İDDİALARIN ÖZETİ                                                                                                 :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davacı'nın ... plakalı aracı 18.01.2018 tarihinde meydana gelen kazaya karıştığını, kazada iki şahsın vefat ettiğini, müvekkilinin kazaya karışan aracının ... nolu Ticari Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesiyle davalı sigortaya şirketince sigortalı olduğunu, teminat kapsamında manevi tazminat klozu da mevcut olduğunu, meydana gelen trafik kazasının 25/01/2018 tarihinde ihbarname ile davalı şirkete bildirildiğini, vefat eden ...'nun yakınlarının Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Esas ve 2022/... Karar sayılı dosyasından tazminat davası açtıklarını ve müteveffanın eşi ... lehine 50.000,00.TL, annesi ... lehine 30.000,00.TL, babası ... mirasçıları lehine de 30.000,00.TL olmak  üzere toplam 110.000,00.TL manevi tazminata hükmedildiğini, bahsi geçen kararda hükmedilen tazminat için müvekkili ve davalı şirket aleyhine Adana 6. İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyasından icra takip başlatıldığını, davalı sigorta şirketinin maddi tazminatı ödediğini ancak manevi tazminatı borcu olan 282.860,07.TL'yi müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını, ödemeden sonra da poliçenin manevi tazminat teminatı kapsamında ödenmesi gereken miktarın müvekkili şirkete ödenmesi için davalı sigorta şirketine 19/03/2023 tarihinde müracaat ettiklerini ancak ödeme yapılmadığını, bunun üzerine Adana Arabuluculuk Bürosu'nun 2023/21790 sayılı dosyası üzerinden Arabuluculuğ'a başvurulduğunu ancak ödeme ve anlaşmaya varamadıklarını bu nedenlerle şimdilik 100.000,00.TL alacağın davalının temerrüdü tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan  tahsilini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Dava dosyasına konu ... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde ... Poliçe Nolu Genişletilmiş Kasko Sigortası ile teminat altına alındığını ancak öncelikle manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereğince dava belirsiz alacak olarak açılamayacağını, davacı taraf, Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını tam olarak yerine getirmeksizin işbu davayı ikame ettiğini, davacı tarafça KTK atfı uyarınca trafik sigortası genel şartları ekinde yer alan belgelerle müvekkili şirkete başvuru yapılması gerekirken bu yükümlülük yerine getirilmemiş olduğunu, kaza sonrası malul kalındığına ilişkin uygun yönetmeliğe göre bir rapor sunulmaksızın başvuru yapıldığını, bu nedenlerle davanın usulden reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                   :<br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2023 tarih ve 2023/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı ile; Davacı'nın Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Esas, 2022/... Karar sayılı ilamında 18/01/2018 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle ... plakalı aracı kullanan ...'nun vefatı nedeniyle işleten sıfatıyla davacıya dava açıldığını, davacının bahse konu dosyada toplam 110.000,00.TL manevi tazminat ödemesine hükmedildiğini, davacının kazaya karışan ... plakalı aracın ... nolu Ticari Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesiyle davalı sigorta şirketince sigortalandığını ve teminat kapsamında manevi tazminat klozu da mevcut olduğunu ileri sürerek mahkeme tarafından belirlenen manevi tazminat ve yargılama gideri masraflarının davalıya rücu edilmesi gerektiğinden bahisle 100.000,00.TL üzerinden belirsiz alacak davası açtığını, taraflar arasındaki Ticari Genişletilmiş Kasko Sigorta  poliçesinde manevi tazminat klozunun miktarının 50.000,00.TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminatın duyulan acı ve üzüntünün karşılığı dava yolu ile belirlenip karşı tarafa bildirildikten sonra arttırılması veya yeni bir dava açılarak istenmesi mümkün olmadığını, acı ve elemin bölünerek bir kısmının açılacak kısmi dava ile kalanının açılacak başka bir davada talep edilmesi, manevi tazminatın özüne ve işlevine aykırı düştüğünden (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.03.2006 tarih ve 2006/2-14 E, 2006/26 K. sayılı ilamı).Yerleşik Yargıtay uygulamalarında, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi kabul edilmiş olup, manevi tazminatın anılan mahiyeti de dikkate alındığında, belirsiz alacak davasına konu edilebilmesi, kısmi dava olarak açılıp sonradan miktarının artırılması mümkün olmadığından davacı tarafından ödenen ve rücuya tabi olan manevi tazminat belirli olduğundan, trafik kazası nedeniyle ödenen manevi tazminatın rücusuna yönelik istemin belirsiz alacak davasıyla ileri sürülmesinde davacının hukuki yararı bulunmadığından istemin usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf talebi ile; Davacı'nın alacağının ne kadar olduğu belirsiz olduğundan  açılan  davanın esasasına girilmesi gerektiğini, mahkemenin alacağın belirli ya da belirsiz olmadığıyla ilgisi olmayan manevi tazminatın bölünmezliği ilkesinin de iki yönden hatalı olduğunu, birincisi gerçekten talepte manevi tazminatın bölünmezliği ilkesine aykırılık olsaydı dahi(aslında yoktur) bu durumda mahkeme sonraki ıslah veya müddeabihi artırma talebini red edip, ilk talebe göre karar vermesi gerektiğini, Yargıtay uygulamasının bu yönde  olduğunu, bu nedenle bu ilkeye aykırılık  alacağın belirli olup olmadığına olduğuna gerekçe gösterilemeyeceğini, aralarında illiyet olmadığını, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesinin manevi zarara uğrayan kişilerin açmış olduğu davalar için olduğunu,  işbu davada zarara uğrayan kişi tarafından açılmış bir dava olmadığını, zarara uğrayan kişinin açtığı başka mahkemece karar bağlanmış ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, o dava sırasında da davalı sigortaya dava ihbar edilmiş dava kendileri tarafından da takip edildiğini, gelinen aşamada artık görülecek bir manevi tazminat davası olmadığını, ödenen paradan sözleşme(sigorta poliçesi) hükümleri gereği davalının sorumlu olup olmadığı sorumluysa ne kadarından sorumlu olduğunun tartışılacağını, bölünmezlik ilkesinin gerekçesi olan hakimin manevi tazminatı takdir etmesi gibi bir olasılık kalmadığını, bu nedenle bu davada manevi tazminatın bölünmezliği ilkesinin uygulama alanı  da bulunmadığını, karar bu yönden de hatalı olduğunu, <br>kabule göre alacak belli olsaydı dahi yine de davanın bu nedenle red edilmemesi gerektiğini, davaya kısmi dava olarak bakılıp davanın esasının incelenemesi gerektiğini,  bu nedenlerle; Mahkeme'nin usul ve yasaya aykırı kararının  kaldırılmasına, davanın kabulüne  karar verilmesini talep etmiştir.   <br>DELİLLER                                                                                                                     :<br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... Esas, 2023/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,<br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                         :<br>Dava, sigorta poliçesinden kaynaklı rücuen tazminat davasıdır. <br>Davacı tarafından, davacıya ait olan ... plakalı aracın 18.01.2018 tarihinde trafik kazası yaptığını, kazada iki şahsın vefat ettiğini, müvekkilinin kazaya karışan aracının ... nolu Ticari Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesiyle davalı sigortaya şirketince sigortalı olduğunu, teminat kapsamında manevi tazminat klozu da mevcut olduğunu, meydana gelen trafik kazasının 25/01/2018 tarihinde ihbarname ile davalı şirkete bildirildiğini, vefat eden kişinin yakınlarının Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Esas ve 2022/... Karar sayılı dosyasından tazminat davası açtıklarını ve müteveffanın eşi lehine 50.000,00.TL, annesi lehine 30.000,00.TL, babası lehine de 30.000,00.TL olmak  üzere toplam 110.000,00.TL manevi tazminata hükmedildiğini, bahsi geçen kararda hükmedilen tazminat için müvekkili ve davalı şirket aleyhine Adana 6. İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyasından icra takip başlatıldığını, davalı sigorta şirketinin maddi tazminatı ödediğini ancak manevi tazminatı borcu olan 282.860,07.TL'yi müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını, ödemeden sonra da poliçenin manevi tazminat teminatı kapsamında ödenmesi gereken miktarın müvekkili şirkete geri ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvurduğunu ancak ödeme yapılmadığını iddia ederek manevi tazminat klozu kapsamında kalan bedelin davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf ise davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br> İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere yapılmıştır. <br> Mahkemece, manevi tazminatın acı ve elemin bölünerek bir kısmının açılacak kısmi dava ile kalanının açılacak başka bir davada talep edilmesi, manevi tazminatın özüne ve işlevine aykırı düştüğünü, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi kabul edilmiş olup, belirsiz alacak davasına konu edilebilmesi, kısmi dava olarak açılıp sonradan miktarının artırılması mümkün olmadığından davacı tarafından ödenen ve rücuya tabi olan manevi tazminat belirli olduğundan, trafik kazası nedeniyle ödenen manevi tazminatın rücusuna yönelik istemin belirsiz alacak davasıyla ileri sürülmesinde davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine  karar verilmiş ise de, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesinin manevi zarara uğrayan kişinin  açmış olduğu davalar bakımından uygulanabilir olduğu,  işbu dava manevi zarara uğrayan kişi tarafından açılmış bir dava olmadığı, zarara uğrayan kişinin açtığı ve mahkemece karara bağlanmış manevi tazminat bakımından davacının zarara sebebiyet veren kapsamında ödeme yaptığı, işbu ödenen miktarın davalı ile olan sigorta sözleşmesi hükümleri gereği poliçe kapsamında davalının  sorumlu olup olmadığı, sorumluysa ne miktarda sorumlu olduğunun belirlenmesi   hususlarının tartışılması gerektiği bu sebeple gelinen aşamada manevi tazminatın bölünmezliği ilkesinin uygulama alanı bulunmadığı görülmekle davacı tarafın işbu davayı açmasında hukuki yararının var olduğu anlaşıldığından mahkemece taraflar arasında düzenlenmiş poliçeler, ödeme evrakları, kesinleşen mahkeme ilamları ve icra dosyaları celp edilerek gerekirse konusunda uzman bilirkişiden rapor aldırılmak suretiyle işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken  bu yönler araştırılmadan verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığı davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır.<br> Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince, tüm deliller toplanmadan karar verildiği anlaşılmakla, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca  davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden yargılama yapılması ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve  buna dair aşağıdaki  hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                    :<br>1)Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2023 tarih ve 2023/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2)Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2023 tarih ve 2023/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 269,85.TL istinaf karar harcının istinaf eden davacıya İADESİNE,<br><br>5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, <br>6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,<br>7)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8)-6100 sayılı HMK'nın  359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle  kesin olmak üzere 03/02/2025 tarihinde karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>... ...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t  <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ea9dc3e505aa0aef","SID":"832e5d4d7dd4d1b5"}}