{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1007 <br>KARAR NO: 2025/615<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/11/2022<br>NUMARASI: 2018/1181 Esas - 2022/741 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı aleyhine aynı sebeplerle İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/116 Esas sayılı dosyası ile açılan kısmi tazminat davasının kabul edildiğini, 1.000-TL'lik tazminat hakkında kesin olarak karar verildiğini, müvekkilinin kesin zararının Mahkemece belirlenmediğini, müvekkilinin avukatlık zararının 12.000 TL olup ilk davada kısmi olarak 1.000 TL talep edildiğinden iş bu dava ile kalan 11.000 TL kısım için ek dava açmak zarureti hasıl olduğunu, müvekkilinin ticaret ile uğraşmakta olup alacağı karşılığında dava dışı ... Gıda(...)'den... Bankası Beşiktaş Şubesi'ne ait Keşideci ... Dış Tic. A.Ş. olan, keşide yeri İstanbul, 10.04.2017 keşide tarihi, 59.000 TL bedelli, ... hesap, ... numaralı çeki aldığını, müvekkili tarafından mezkur çekin takasa konulduğunu ve ...bank Şanlıurfa Şubesince İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2017/355 esas sayılı dosyası ile davalı tarafından tedbir kararı konulduğu belirtilerek ve çekin arkasına şerh verilerek ödemeden men yasağı olduğunun belirtildiğini, davalının iş bu ödemeden men kararı sebebiyle müvekkilinin mezkur çeki tahsil edemediğini, mezkur çek, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında 18.05.2017 tarihinde icraya konulmuş ise de herhangi bir tahsilat yapılamadığını, davalı tarafından mezkur çekin iptali için açılan İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/353 esas sayılı dosyasına müdahele dilekçesi verildiğini, çekin icra dairesi kasasında olduğunun belirtildiğini, çekin dosyaya sunulması sebebiyle davalı tarafça dosyanın takip edilmediğini ve davanın takipsizlik sebebiyle düştüğünü, dosyanın 3 aylık sürede yenilenmediğini, davacı ve mezkur çekin keşidecisinin birbirlerini tanıdığını, kasıtlı ve kötü niyetli olarak hareket ettiklerini ve çeklerin yazılmasını önlemeye çalıştıklarının açık olduğunu, davalının haksız ve hukuka aykırı ve kötü niyetli davası ve koymuş olduğu tedbir sebebiyle müvekkil çeki tahsil edemediğini, tedbir kararı sebebiyle müvekkilinin icra takibi başlatmak ve icra masrafları, vekalet ücreti, harçlar vs. ödemek zorunda kaldığını, icra dosyasında masraf yapılmaya da devam ettiğini, ayrıca müvekkilinin mezkur parayı süresinde alamaması sebebiyle de ayrıca faiz ve parayı kullanamaması sebebiyle gelir kaybı yaşadığını ve müvekkilinin alacağı olan 59.500-TL' ye konulan tedbir sebebiyle tahsil edemediğini, iş bu sebeple müvekkilin 59.000 TL' den fazla bir zararı bulunduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu zararın ana para, faiz, kur farkı, ödenen ve ödenecek olan avukatlık ücretleri, yargılama giderleri ile belirtilen ve resen gözetilecek zararlar olduğunu, beyan ederek, davalı aleyhine İstanbul 15.ATM 2018/116 E. sayılı dosyası ile açılan kısmi tazminat davası 1.000,00 TL üzerinden kesin olarak kabul edildiğinden kalan 11.000,00 TL'lik zararın çekin vadesi itibari ile işleyecek ticari avans faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir. Davalı yasal süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.  İlk Derece Mahkemesince; \"... Tüm talepler bakımından davanın reddine ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davalının talebiyle verilen tedbir kararı sebebiyle müvekkilinin icra takibi başlatmak ve icra masrafları, vekalet ücreti, harçlar vs ödemek zorunda kaldığını, bunun yanı sıra da  alacağını süresi içerisinde temin edemediği için de parayı kullanamadığını ve kazanç kaybına da uğradığını, alacağı olan 59.500 TL'sini konulan tedbir sebebiyle tahsil edemediğini,  haksız ve hukuka aykırı konulan tedbir sebebiyle alacağını tahsil edemediği gibi bu karar sebebiyle ayrıca dosyaların takibi için de (İstanbul 16. ATM 2016/353 E. Sayılı dosya, İstanbul 15. ATM 2018/166 E. Sayılı dosya ve mahkemeniz dosyası) avukatlık ücreti ödemek zorunda kaldığını, söz konusu tedbir kararı sebebiyle uğranılan zararların tazmini amacıyla  İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/116 E. Sayılı dosyası ile kısmi olarak 1.000 TL tazminat davası açıldığını ve kesin karar olarak davanın kabulüne karar verildiğini ancak gerekli araştırma yapılmaksızın karar verilmiş olup İstanbul 16. ATM 2016/353 E. Sayılı dosya ve İstanbul 15. ATM 2018/166 E. Sayılı dosya kapsamında müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretlerinin sadece 12.000 TL olduğunu ve bu sebeple yerel mahkemede ek bir dava açılarak uğranılan zararın tazmininin talep edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız ihtiyati tedbir sebebiyle maddi tazminat talebine ilişkindir. Yargılama giderlerinin kapsamını düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 323 üncü maddesi; “(1) Yargılama giderleri şunlardır: a) Başvurma, karar ve ilam harçları. b) Dava sebebiyle yapılan tebliğ ve posta giderleri. c) Dosya ve sair evrak giderleri. ç) Geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler. d) Keşif giderleri. e) Tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler. f) Resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler. g) Vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hâkimin takdir edeceği miktar; Vekili bulunduğu hâlde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri. ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti. h) Yargılama sırasında yapılan diğer giderler.” şeklinde düzenlenmiştir. Bir hukuk davasında, karşı tarafa yükletilmesi gereken yargılama giderleri, o davanın ayrıntısı niteliğinde olup talep olmasa bile mahkemece kendiliğinden (re’sen) asıl hükümle birlikte karara bağlanması gerekir. Nitekim bu yön, yargılama gideri anlamında vekalet ücreti bakımından 29.05.1957 tarih ve 4/16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında açıklanmıştır.Yargılama giderine, ancak asıl davada hükmedilebilir. Asıl davanın kesinleşmesinden sonra o davaya ilişkin yargılama giderleri ayrı bir dava konusu yapılamaz. Yukarıdaki açıklamalar göz önüne alınarak somut olaya bakıldığında; Davacı tarafça, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı takibi,  İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/353 E. ve İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/116 E. sayılı dosyalarına ilişkin   ileri sürülen vekalet ücretlerinin, HMK'nın 323 üncü maddesinin birinci fıkrasının ğ bendi gereğince asıl davada hükümle birlikte karara bağlanması gerekir. Davacı tarafça, vekiline ödediği vekalet ücreti dışında tedbir kararı sebebiyle uğranılan başka bir madi zararın varlığı da somut delillerle ispat edilemediğinden ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmayıp davacı vekilinin istinaf istemini reddine karar vermek gerekmiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1181 Esas  2022/741 Karar sayılı 16/11/2022 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,   3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a5e0f5a78784b1ea","SID":"120bb7984d1a0130"}}