{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 22/11/2024<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 17/02/2025<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı borçlu tarafından 11/10/2024 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu,  davalı borçlu şirketin itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğundan iptaline karar verilmesini ve ayrıca müvekkili şirket borçlu ile yıllardır ticari ilişki içerisinde olmakla borçlunun borcunu kanıtlar şekilde cari hesaplar, alışverişe ait ticari defter kayıtları her türlü fatura vs delil bulunduğunu, bu ticarete ilişkin müvekkili şirketin tahsilde tekerrür olmamakla aynı zamanda bono alacağı olduğunu, bono alacağına ve cari hesaplara ilişkin  (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) hem borç miktarı düşünüldüğünde hem bono alacağına ilişkin olarak 02.10 2024 tarihinde açılmış Antalya Genel İcra Dairesi ...Esas sayılı takipten yalnızca bir gün önce yani 01.10.2024 tarihinde tüm malvarlığını oluşturan ... İli ... İlçesi ... Mah ... Ada ... Parselde ... ..... Kat ,... nolu bağımsız bölüm ve ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parselde kain bodrum zeminli ve iki katı betonarme iş yeri vasıflı taşınmazlarını öz kardeşine devrettiğinden borçlunun mal kaçırdığı sabit olmakla ihtiyati haciz talebi hukuki şartlarını oluşturduğunu, buna ilişkin Antalya 20. Asliye Hukuk Mahkemesi ...Esas sayılı dosya üzerinden tasarrufun iptali davası da açıldığını belirterek hem borç miktarı hem davranışlarıyla borçtan kaçınmak için mal kaçırma gayesi göstermiş bulunan borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"... davacı, davalı yan aleyhine düzenlenen fatura ve cari hesap ekstresine dayanarak ihtiyati haciz talep etmiş ise de; sunulan fatura ve cari hesap ekstresi alacağın varlığını ve muaccel olduğunu yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Taraflar arasında düzenlenen bir sözleşme ya da mutabakat metninin dosyaya sunulmadığı, bu bağlamda salt fatura düzenlenmesinin adına fatura düzenlenen kişinin borçlu sayılması için yeterli belge sayılamayacağı, dosya kapsamına sunulan fatura ve cari hesap ekstresine göre tarafların edimini yerine getirip getirmediğinin, talep edenin alacaklı olup olmadığının, alacağının varlığı ve miktarının iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacağı, ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre; İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden yaklaşık ispat koşulu ve İİK'nın 257. maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı, borçlunun mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir nitelikte de olmadığı dikkate alındığında ihtiyati haciz şartları oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile borçlu arasında yıllardır devam eden ticari ilişki bulunduğunu, davalının borçlu olduğunu kanıtlar şekilde cari hesaplar ve alış verişine ait ticari defter kayıtları ile her türlü fatura ve diğer delillerin bulunmakta olduğunu, borçlu ile aralarındaki ticarete ilişkin müvekkili şirketin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla aynı zamanda bono alacağının da bulunduğunu,  bu bono alacağına dair cari hesap ilişkisine dayalı olarak borç miktarı düşülerek icra takibi başlattıklarını, ancak takipten bir gün önce davalının  tüm mal varlığını oluşturan iş yeri vasıflı taşınmazını öz kardeşine devrettiğini tespit ettiklerini bu nedenle borçlunun mal kaçırdığı sabit olmakla ihtiyati haciz için gerekli şartların oluştuğunu,  bu devre ilişkin Antalya 20.Asliye Hukuk Mahkemesinde tasarrufun iptali davası da açtıklarını, ihtiyati haciz için gerekli yaklaşık ispatın sağlandığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>İstinafa konu ara karar, ihtiyati haczin reddine ilişkin 22/11/2024 tarihli karardır.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, yaklaşık ispatın sağlanmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. <br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e7779b07cfd5e938","SID":"492a5cf39eb8a12d"}}