{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/1509 <br>KARAR NO: 2025/112<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 25/03/2022<br>NUMARASI: 2020/89 Esas - 2022/201 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 23/01/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.09.2016 tarihinde   davalı ... şirketine ZMMS  poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın  müvekkili ...'a çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kaza meydana geldikten sonra müvekkili, annesi ve babası tarafından hastaneye götürüldüğünü ve yapılan ilk müdahalenin ardından bir süre sonra taburcu edildiğini, buna karşılık müvekkilinde kaza öncesinde hiçbir şekilde tanı-teşhis konulmamasına rağmen kazaya bağlı olarak epilepsi hastalığı geliştiğini, gelişen bu hastalık nedeniyle müvekkilinin kaza tarihinden bu zamana kadar tedavisinin devam ettiğini, çocuğun eğitim öğretim hayatı olumsuz etkilendiğini ve özel eğitim sınıfında okula başladığını, kaza nedeniyle Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/2735 Soruşturma numarası ile araç sürücüsü hakkında adli tahkikata başlanıldığını, davacı çocukta kazanın hemen ardından gözlenebilen bir hastalık ortaya çıkmadığı için iyileştiğini düşünerek yalnızca soruşturmadaki şikayetlerinden vazgeçtiklerini, bununla birlikte devam eden süreçte müvekkili, krizler geçirmeye başlayınca kazanın asıl sonuçları ortaya çıktığını, bu krizler sonrasında halen tedavisi ve doktor kontrolleri devam ettiğini, davalıya 22.11.2019 tarihinde başvuru yapılmışsa da cevap verilmediğini belirterek  müvekkilinde meydana gelen çalışma gücünün kaybı nedeniyle şimdilik 1.000 TL ve bakıcı gideri olarak şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işlemeye başlayacak ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde  18.07.2016-18.07.2017 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu,  sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, geçici bakıcı zararının poliçe teminat kapsamında olmadığını bu sebeplerden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile davacının  31.978,28 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 4.232,16 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihi olan 04.12.2019 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının iddia edildiği gibi işgücü ve vücut fonksiyon kaybına uğradığı sabit olmadığını ve ayrıca tespite muhtaç olduğunu, maluliyet raporuna hem cevap dilekçesinde hem bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde itiraz edildiğini ve  Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun yeni bir maluliyet raporu aldırılması talep edildiğini ancak mahkemece  maluliyet raporuna itirazlar değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile başvuru sahibinin poliçe teminat kapsamında olmayan zararları ile ilgili olarak sigorta mevzuatı ile Yargıtay kararına aykırı şekilde hüküm kurulduğunu, geçici bakıcı gideri zararı poliçe teminat kapsamında olmadığını, Trafik Sigortası Genel Şartları ve Karayolları Trafik Kanunu gereği trafik poliçesi teminatı kapsamı dışında olup SGK tarafından ödenmesi gerektiğini, yeni genel şartlar uyarınca maluliyet zarar hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı ile yapılması gerektiğini, geçici bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihi yasal mesnetten yoksun olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 16.09.2016 günü saat 14.30 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile su kanalı istikametinden Ağaköy Köyü istikametine doğru seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, idaresindeki kamyonet ile; seyir istikametine göre sağ tarafından karşıdan karşıya geçmeye çalışan 2012 doğumlu yaya ...'a çarpması sonucu  meydana gelen kazada davacının yaralanması nedeniyle maddi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda  hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474  K.,  2023/12136  E. -  2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K., 2021/16078  E. - 2022/10550  K., 2021/13398 E. - 2022/10498 K. sayılı kararları). TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalının  sorumluluğunun sona erdiğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K.  sayılı kararları). Yargıtay 4. ve 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları gereğince geçici bakıcı ücretinin hesaplanmasında kaza tarihindeki asgari ücretin brüt tutarının (tamamının) esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda; davacı tarafından davalıya 22.11.2019 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan 04.12.2019  itibariyle davalı ... şirketi temerrüde düşmüştür. Sigortacı yönünden bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Yargıtay  4. Hukuk Dairesinin  2022/13931 E. ve  2024/11529 K. sayılı kararında ; \"... Her ne kadar Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şarları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20/2/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmeliğin 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi aynı zamanda yönetmeliğin EK.3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu oysa TBK 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının  belirlenerek  buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.\" açıklamasına göre  Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin somut uyuşmazlıkta uygulanma imkanın olmadığından bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  534,7 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.23/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fa0cf91ec9478bf5","SID":"d94af398d9e8e318"}}