{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1221 Esas<br>KARAR NO:2025/207<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:13/04/2022<br>NUMARASI:2018/797 E. - 2022/210 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; alacağın temlik alındığını, alacağın temlikinin karşı tarafça kabulü ile sona erdiğini, artık sorun varsa bu temlik edilen alacağın borçlusu ile alacaklı arasında olduğunu, müvekkili şirketin sorumlu tutulmadığını, alacaklı ancak temlik aldığını, alacağın borçlusuna müracaat edebildiğini, defter ve belgeleri kesin delil niteliğinde olduğunu, defter ve belgelerinde böyle bir ilişki ve borç gözükmemekte olduğunu, borç tarihi 16/08/2018 olarak belirtilmesine rağmen senette vadenin 13/08/2018 tarihi olarak doldurulmuş olduğunu, iyi niyetten uzak hareket edildiğini, borcun alacağın temlik edilmesi ile kapandığının anlaşıldığını, karşı tarafın ödemelerini geç yapıldığı nedenini ileri sürerek keyfi olarak borç çıkararak teminat olarak verilen senedin takibe koyulduğunu, ayrıca iddia edilen borç için düzenlenmiş ve tebliğ edilmiş bir faturada bulunmadığını, alacak hakkı doğmadığı borcu kabul etmediklerini,  istenen faizin yüksek olduğunu, borcun tarihi ihtarda 16/08/2018 olarak belirtilmiş olmasına rağmen 13/08/2018 tarihinden itibaren faiz uygulanmış olduğunu, alacak geç ödeme nedeni ile faiz alacağına ise faize faiz uygulanamayacağını, borçtan ve tüm ferilerinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığının tespitini talep ettiklerini, ... sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitini,  takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı dava konusu senedin sonradan doldurulduğunu iddia etmekte olduğunu, bu iddiasını ispat edecek bir delili bulunmadığını,  ihtarname ile bono üzerindeki vade tarihi arasında fark olması sadece maddi hatadan ibaret olduğunu, kambiyo senedine karşı itirazda bulunan davacının iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerekmekte olduğunu, davacı iddiadan öteye bir belge ibraz etmediğini, davacının senedin sonradan doldurduğu iddiası gerçeği yansıtmamakta olduğunu, nitekim teminat senedi bir sözleşmeye güvence olarak ileri sürülen sözleşme konu olan iş eksik veya hiç yapılmazsa karşı tarafın zararını tazmin etmek üzere karşılıklı menfaat ilkesine göre hazırlanmış güvence belgesi olduğu borç seneti herhangi para veya mal borcuna ilişkin vadesi, tutarı belirlenmiş tarafların bilerek, isteyerek vardığı anlaşma üzerine ödeme sözü niteliği taşıyan imzalı kıymetli evrak bono olduğunu, teminat senedine bağlı alacak likit muayyen bir alacak olmadığını, teminat senedine bağlı alacaklar yargılama ile tespit edilebilecek alacak olduğunu, davacının faize ilişkin itirazlarının dayanağı bulunmamakta olduğunu, ticari işlerde uygulanan avans faizi talebi usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı müvekkili tarafından yapılan maddi hatanın arkasına sığınmak sureti ile pay çıkarmaya çalışıldığını, borcun vade tarihi bono ile sabit olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br> İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince \"Dava konusu 23/09/2013 düzenleme tarihli keşidecisi ..., .... Şti imzasını içeren ... A.Ş. veya emrine ödenmek üzere düzenlenen 13.08.2018 vadeli 500.000,00TL bedelli kambiyo senedinin, 23.09.2013 tarihli-azami faktoring hacmi 500.000,00-TL limitli akdedilmiş ... Sözleşmesinden doğan borç ilişkisinden bağımsız olarak, kefalet teminatına ilaveten yeni bir ilişki tesis edilmek, ek teminat sağlamak ve hak doğurmak suretiyle kanuni şekil şartlarına uygun olarak düzenlendiği,  taraflar arasındaki bir diğer ilişki olan Sözleşmesel edimlerden kaynaklanan davacı şirketin davalı ... şirketine kefaleten 16.08.2018 ihtar bakiye tarihi itibariyle 139.675,64-TL tutarında nakdi borcu bulunması sebebiyle de,  faktoring alacağının tahsiline yönelik olarak kambiyo senedi üzerinden başlatılan takipte herhangi bir mükerrer işlem ve tahsilat bulunmadığı, davalı ... şirketinin ... sayılı icra dosyası kapsamında takibe konu davacı borçlunun imzasını taşıyan 13.08.2018 vadeli 500.000,00-TL tutarlı kambiyo senedinin, ödenmeyen 139.675,64-TL’lik kısmından doğan 28.08.2018 takip tarihi itibariyle toplam 141.677,18-TL tutarında alacağı olduğu, dolayısıyla davacının borçlu olunmadığı iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine\" şeklindeki gerekçeleri ile;-Davanın REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafça keşide edilen Beyoğlu 18 Noterliği'nin 17/08/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine konu edildiği üzere müvekkili şirkete 139.675,64-TL borç çıkarıldığını ve teminatların takibe konulacağı beyan edildiğini, müvekkili şirket aleyhinde... sayılı icra dosyası nezdinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, huzurdaki dava ikame edilerek müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti talep edildiğini, mahkemece red kararı verildiğini,  müvekkili şirketin sorumluluğunu alacağın temlikinin davalı tarafça kabul edilmesi neticesinde tümüyle sona erdiğini, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporarında bu hususlarda herhangi bir inceleme yapılmadığını, müvekkili şirketin, faktoring sözleşmesini, kefil olarak, azami 500.000,00-TL limitle, belirli ve sınırlı olarak imzaladığını, davalı tarafın, temlik konusu alacağı, tahsil ettiğini, bu sebeple temlik edilen alacağın borçlusu tarafından geç ödeme yapılması nedeniyle zarara uğrandığı iddiasıyla, nasıl hesaplandığı dahi belirli olmayan bir takım miktarların müvekkili şirketten talep edilmesi mümkün olmadığını, temlik edilen alacağın, yani müvekkili şirketin kefil olduğu  miktarın, ödemesinin alındığının açıkça anlaşıldığını, ... sözleşmesini belirli ve sınırlı şekilde, kefil olarak imzaladığı gözüken müvekkili şirketten; geç ödeme nedeniyle zarara uğrandığı iddiası ile bir takım bedellerin talep edilmesi hukuken mümkün olmadığını, temlik konusu alacak; davalı tarafça tahsil edildiğine göre müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, davalı tarafça; temlik konusu alacağın borçlusu tarafından geç ödeme yapıldığını, oluştuğu iddia edilen riskin varlığı ve oluşan zararların ispatı adına dosyaya sunulmuş herhangi bir bilgi ve belge de mevcut olmadığını, temlik edilen alacağın borçlusunun geç ödeme yapmasının müvekkili şirketin kusurundan kaynaklanmadığını, tüm bu hususlar dikkate alınmaksızın, eksik ve yetersiz incelemeye dayanan bilirkişi raporları esas alınarak davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını  , davalı tarafça oluştuğu iddia edilen riskin varlığının hiç bir  şekilde ispat edilemediğini, davalı tarafça talep edilen bedelin hangi belgelerden kaynaklandığı, nasıl hesaplandığı vb. hususlarda hiç bir inceleme yapılmadığını, dolayısı ile söz konusu talep edilen alacağın varlığı, hangi belgelere dayandığı, nasıl hesaplandığı araştırılmaksızın davalı tarafça tek taraflı olarak düzenlenen ihtarname ve hesap bakiyesine dayanarak şirketin talep edilen tutar kadar borçlu olduğuna kanaat getirilmesi haksız olduğunu, müvekkili şirket ticari defter ve kayıtlarında böyle bir borç tutarı kesinlikle mevcut olmadığını, davalı tarafça talep konusu edilen miktarlar ile alakalı müvekkiline gönderildiği ve herhangi bir fatura vb. belge dahi bulunmadığını, müvekkili şirketin dava konusu borç nedeniyle sorumluluğu bulunmadığını, davalı tarafça müvekkili şirket aleyhinde başlatılan ... sayılı icra takibinin müvekkili şirket yönünden iptaline karar verildiğini, davalı tarafça müvekkili şirket aleyhinde başlatılan ... sayılı dosyasında teminat senedi hukuka aykırı şekilde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe konu edildiğinden; tarafça takibin iptali talebi ile dava ikame edildiğini, İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/767 Esas sayılı, 2021/390 Karar sayılı ve 22/04/2021 tarihli kararı neticesinde takibin iptaline karar verilmesi davalı tarafça kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça müvekkili şirket aleyhinde haksız yere ikame edilen ... sayılı icra dosyasına konu edilen borç nedeniyle; -her ne kadar takibin iptaline karar verilmiş ise de- icra tehdidi devam ettiğinden; müvekkili şirketin ... sayılı dosyasına konu edilen borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti amacıyla huzurdaki davanın müvekkili şirket yönünden kabulü gerektiğini, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/797 Esas sayılı, 2022/210 Karar sayılı ve 13/04/2022 tarihli haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun nitelikteki davanın reddine  kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile müvekkili şirketin ... sayılı dosyasına konu edilen borçtan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve karşı tarafın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı yanca müvekkilinin sorumluluğunun alacağın temliki ile sona erdiği iddia edildiğini, iş bu iddianın kabul edilebilmesi mümkün olmadığını, müvekkili faktorün müşterisinin ...'nün Yalova Belediyesinden olan alacağını temlik aldığını, yapılan temlik işlemi kapsamında müşteri tarafından alacağın garantisi olarak davaya konu senet müvekkiline verildiğini, davacı yanca, temlik ilişkisi ile borç ilişkisinin ortadan kalktığını iddia etmişse de bu iddianın kabul edilebilmesi mümkün olmadığını,  müvekkili ile müşteri arasında imzalan temlik sözleşmesi alelade bir temlik sözleşmesi olmayıp faktoring hukukuna özgü kuralları içinde barındıran bir sözleşme olduğunu, temlik işlemi de müvekkili ile müşteri arasında imzalanan ... sözleşmesi kapsamında gerçekleştirildiğini, ... işlemini yapan, yani müşterinin mal veya hizmet satışlarından doğmuş ya da doğacak, fatura veya benzeri bir belgeye dayanan alacaklarını devralarak, karşılığında ... hizmeti sunan şirket olduğunu, ... sözleşmesi ise; müşterinin mal ve hizmet satışından doğan alacaklarını faktoring şirketine genellikle global olarak devrettiği ya da söz konusu alacakların devrini vaat ettiği sözleşme olduğunu, faktoring sözleşmesi her iki tarafı da borçlandıran karma nitelikli bir sözleşme olduğunu, faktoring sözleşmesi içeriğine göre çeşitli gruplara ayrıldığını, bu gruplar ise gerçek ve gerçek olmayan ..., rüculu ve rücusuz faktoring, açık ve gizli ... gibi türleri bulunduğunu, davacı vekili, temlik kapsamında ödemelerin gecikmesinde kaynaklı olarak faiz ve komisyonun müvekkilinden talep edilemeyeceğini iddia ettiğini, davacının müvekkiline borçlu olduğunu kabul ettiğini beyan ederek, davacının usul ve yasaya aykırı istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır... sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlular ... Ltd. ve ... aleyhine 500.000,00 TL bedelli bonoya istinaden toplam 140.557,86 TL nin tahsili amacı ile 10/01/2020 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Takibe konu bononun, tanzim tarihi 23/09/2013, vade tarihi 13/08/2018, bedeli 500.000,00 TL., lehtarı  ... A.Ş., borçlusu  ..., kefil borçlusu ...Ltd. ve... olduğu görülmüştür.Davacı tarafından 10/09/2018 tarihli  dava dilekçesi ile  dava konusu senedin teminat senedi olduğu, ...sözleşmesinde kefil olduğu alacağın temlik edildiği için borcunun olmadığı asıl borçlu tarafından yapılan geç ödeme nedeni ile kendisinden faiz istenemeyeceğini belirterek icra dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini  talep etmektedir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 13/02/2020 tarihli raporunda muhasebe bilirkişisi raporunda özetle; \"taraf defterlerinin tam ve mevzuata uygun oldukları, davacı ....Şti. defterlerinde Davalıya borç olduğuna dair bir kayda rastlanılmadığı, davalı ...'nin Davacı Taraftan olduğunu iddia ettiği alacak, karşılıklı yapılan bir işlemden dolayı değil, müşterek borçlu ve müteselsil kefillikten doğan bir alacak olduğu, Bu nedenden dolayı, bu şekildeki bir alacağın Davacı defterlerinde olmamasının olağan olduğu, davalı ...'nin defter incelemeleri - neticesinde; davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu Dava ...'ün  son işlem tarihi olan 16.08.2018 tarihindeki Davalı ...Ş.'ye borç bakiyesi 138.271 ,51.-TL olduğu, davalı ...Ş.'nin takip talebinde yazılı çıplak alacağının 439.675,64.-TL olduğu, yasal defterlerinde yer alan çıplak alacak bakiyesinin ise 138.271,51-TL olduğu, Sayın Mahkemece 1138.271,51.-TL'nin esas alınması gerektiği, 23.09.2013 tarihli Faktoring sözleşmesinde bulunan \"“Müteselsil Kefiller” bölümünde hem dava dışı ... hem de Davaci ....Şti.'nin imzalarının mevcut olduğu,... ve Davacı ....Şti.'nin imzalarının aynı olduğu, ... aynı zamanda Davacı ....Şti.'nin kanuni temsilcisi olduğu, Davalı ...'ye verilen senette de müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak ... ve Davacı ....Şti.'nin birlikte imzalarının olduğunun görüldüğü, işleme konu senedin tarafımızca görüldüğü, Senedin düzenleme tarihinin 23.09.2013 olduğu, vade tarihinin 13.08.2018 olduğu, senette vade tarihinin sonradan doldurulup doldurulmadığı konusunun Mahkemenin  takdirinde olduğu\" belirtilmiştir.01/02/2022 tarihli bilirkişi heyeti (Muhasebeci ve Finans uzmanı) raporunda özetle,\" taraflar arasındaki uyuşmazlığa ve takibe konu olan 23.09.2013 düzenlenme tarihli- borçlular ..., ... ve .... Şti. imzasına havi ... veya emrühavalesine ödenmek üzere düzenlenen  13.08.2018 vadeli 500.000,00-TL tutarlı kambiyo senedinin, 23.09.2013 tarihli-azami ...hacmi 500.000,00-TL limitli akdedilmiş ... Sözleşmesinden doğan borç ilişkisinden bağımsız olarak, kefalet teminatına ilaveten yeni bir ilişki tesis edilmek, ek teminat sağlamak ve hak doğurmak suretiyle kanuni şekil şartlarına uygun olarak düzenlendiği, taraflar arasındaki bir diğer ilişki olan Sözleşmesel edimlerden kaynaklanan davacı şirketin davalı ... şirketine kefaleten 16.08.2018 ihtar bakiye tarihi itibariyle 139.675,64-TL tutarında nakdi borcu bulunması sebebiyle de,  ... alacağının tahsiline yönelik olarak kambiyo senedi üzerinden başlatılan takipte herhangi bir mükerrer işlem ve tahsilat bulunmadığı,  davalı ... şirketinin ... sayılı icra dosyası kapsamında takibe konu davacı borçlunun imzasını taşıyan 13.08.2018 vadeli 500.000,00-TL tutarlı kambiyo senedinin, ödenmeyen 139.675,64-TL’lik kısmından doğan 28.08.2018 takip tarihi itibariyle toplam 141.677,18-TL tutarında alacağı olduğu\" belirtilmiştir. Taraflar arasında 23/09/2013 tarihinde ... sözleşme no ile ... Sözleşmesi tanzim edildiği, sözleşme miktarının 500.000,00 TL bedelli olduğu, davacı şirketin borçlu- müteselsil kefil olduğu görülmüştür.... şirketi tarafından Beyoğlu ... Noterliği'nin 13/03/2014 tarihli ... yevmiye nolu Temlikname ile ... tarafından davadışı Yalova Belediyesi adına düzenlenen 07/02/2014 tarihli KDV dahil 925.766,82 TL bedelli fatura karşılığı, YALOVA Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü nezdinde doğacak alacaklardan 862.093,50TL kısmının davalı şirkete gayrı kabili rücu devir ve temlik edildiği belirtilmiştir.Taraflar arasında görülen ... sayılı kararı ile verilen karar İstanbul BAM 22. HD 'nin 2024/1287Esas, 2024/1400 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına ve şikayetin kabulü ile ... sayılı takibin davacı borçlu ...Ltd. Yönünden iptaline kesin olmak üzere  karar verilmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkilinin... sayılı icra dosyasından borçlu olmadığının tespiti davası açıldığı, davacının takip nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitini talep etmişse de; ... sayılı dosyası ile yürütülen icra takibinin, İstanbul BAM 22. HD 'nin 2024/1287Esas, 2024/1400 Karar sayılı kararı ile davacı borçlu ...Ltd. yönünden iptaline karar verildiği, ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığı anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK 114/h maddesi gereğince \"Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması\" dava şartı olup, hukuki yarar dava şartının yargılamanın devamı boyunca bulunması arandığından ve takibin iptali ile hukuki yarar dava şartı ortadan kalktığından bu husus HMK 355. Madde gereğince resen gözetilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının  hukuki yararı bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun  6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince KISMEN kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, Davanın HMK 114/1-h maddesine göre  hukuki yarar yokluğundan usulden reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin  KISMEN KABULÜ ile, 2- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/04/2022 tarih, 2018/797 E., 2022/210 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile  yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın HMK 114/1-h maddesine göre  hukuki yarar yokluğundan USULDEN REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcının peşin alınan 2.419,76-TL harçtan mahsubu ile artan ‭1.804,36‬-TL karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ee442d52d6f1606","SID":"74b8b8aa34aea863"}}